banner246

banner176

banner242

banner191

banner249

banner148

banner244

banner179

banner248

banner145

"Kılavuz Kaptanlar bilgili, tecrübeli, cesur"

Lütfü Berk'i Anma Paneli açılışında konuşan Denizcilik Müsteşarı Hasan Naiboğlu; "Türk kılavuz kaptanlar her zaman bilgili, tecrübeli ve cesur meslek adamları olmuştur" dedi.

GÜNCEL 28.12.2008, 00:55
2642

Müsteşar Naiboğlu: "Kılavuz kaptanlar bilgili, tecrübeli ve cesur meslek adamlarıdır"

Türk Kılavuz kaptanlar Derneği tarafından 2. si bu yıl Türkiye Denizcilik İşletmeleri ile birlikte ortaklaşa düzenlenen Kaptan Lütfü Berk'i Anma Semineri, IMEAK Deniz Ticaret Odası Meclis Salonunda dün saat 1030-1630 arasında yapıldı.

Panele, Denizcilik Müsteşarı Hasan Naiboğlu; Türkiye Denizcilik İşletmeleri Genel Müdürü Burhan Külünk; Denizcilik Müsteşarlığı İstanbul Bölge Müdürü Cemalettin Şevli; Denizcilik Müsteşarlığı Çanakkale Bölge Müdürü Ender Kurt, Denizcilik Müsteşarlığı İstanbul Bölge Müdür Yardımcısı Cengiz Özkan, İstanbul Liman İşletmesi Müdürü Mehmet Ali Yığcı, Müdür Yardımcısı Nihat Bozkurt, IMEAK DTO Genel Sekreteri Murat Tuncer, Türkiye Denizciler Sendikası Genel Başkanı Turhan Uzun, Genel Sekreter Şükrü Akardaş, Denizcilik Fakültesi Mezunlar Derneği Başkanı Selçuk Şenkal, TMMOB Gemi Makineleri İşletme Mühendisleri Odası Başkanı Muammer Yağız, Türk Kılavuz Kaptanlar Derneği Başkanı Şükrü Arık, Uluslararası Kılavuz Kaptanlar Birliği Başkan Yardımcısı Cahit İstikbal, İTÜ Denizcilik Fakültesi Mezunları Derneği Vakfı Başkanı Saim Oğuzülgen,  ARPAŞ Genel Müdürü Altan Köseoğlu, DEKAŞ Genel Müdürü Aykut Erol, Denizcilik Sektörü duayenlerinden Kaptan Ferit Biren ve çok sayıda davetli katıldı.

Panel Konusu: Kılavuz Kaptan ve Hukuktaki Yeri Yönetici: Prof. Dr. Selim Ataergin

"Kılavuz kaptan ve Hukuktaki Yeri" konusunun işlendiği paneli Prof. Dr. Selim Ataergin yönetti. Prof. Dr. Selim Ataergin; Kılavuz kaptanların hukuki sorumlulukları ile kurtarma hizmetine karıştıkları taktirde kurtarma ücreti isteyebilip isteyememeleri hakkında bir bildiri de sundu. Panlin tartışma bölümünde ayrıca Galatasaray Üniversitesinden Prof. Dr. Yalçın Çakalır da katkıda bulundu.

Panelist olarak ise TDİ Hukuk Müşaviri Naci Abacı, Prof. Dr. Necmettin Akten, TKKD Genel Sekreteri Kaptan Ali Cömert, DEFAV Başkanı Kaptan Saim Oğuzülgen, IMPA Başkan Yardımcısı kaptan Cahit İstikbal katıldılar.

Program sunumunu ise Muhammer Arslantürk gerçekleştirdi.

Kaptan Lütfü berk'i Anma panelinin açılışında görevi başında şehit olan kılavuz kaptanlar için saygı duruşunda bulunulduktan sonra anma konuşmaları yapıldı.

Şükrü Arık: "Bizden önceki Yönetimin başlattığı girişimi devam ettiriyoruz"

İlk anma konuşmasını yapan Türk Kılavuz Kaptanlar Derneği Başkanı Şükrü Arık, anma gününde kendilerini yalnız bırakmadıkları için katılımcılara teşekkür etti.

Arık, Anma Panellerinin ilkinin önceki yıl kaptan Lütfü Berk anısına kendilerinden önceki yönetim tarafından başlatıldığını hatırlatarak, kendilerinin bu geleneği devam ettirmek amacında olduklarını vurguladı.

Şükrü Arık bu sene panelin kapsamının genişletilerek şehit Kılavuz kaptan Vahit İğneci ve yine denizcilik sektöründen hayatını kaybeden Erdoğan Baykal'ı da katarak tüm deniz şehitlerini anma paneli olarak düşündüklerini kaydetti.

Başkan Arık, kılavuz kaptanlık mesleğinin kamuoyunda yeterince tanınmadığını, bu tanıtımı sağlamak için gerek Türkiye'de gerekse dünyada aralık ayının 3. haftasını kılavuz kaptanlar haftası olarak ilan etmeye çalışacaklarını bildirdi.

Cahit İstikbal: Kılavuz kaptanlar sayıca az ama önemleri büyük

Türk Kılavuz kaptanlar Derneği Başkanı Şükrü Arık'tan sonra söz alan Derneğin önceki başkanı ve Uluslararası Kılavuz Kaptanlar Birliği Başkan Yardımcısı Cahit İstikbal; 20 Aralık 2006 tarihinde Kaptan Lütfü Berk'i elim bir çarmıh kazasında kaybettiklerinde, bir gün sonra 21 Aralık günü Hilton Otelinde yapacakları "Kılavuzluk ve Mevzuat" paneline hazırlanmakta olduklarını belirtti.

Yaşadıkları şoktan sonra bir an "Acaba paneli iptal mi etsek" düşüncesini akıllarından geçirdiklerini ama bundan hemen vazgeçtiklerini kaydeden İstikbal; "Lütfü baba için yapacağımız en güzel şeyin bu panelden vazgeçmek değil paneli yapmak olduğunu düşündük" dedi. İstikbal, şöyle devam etti:

"Kılavuz kaptanlar sayıca çok olan bir meslek grubu değiller. Baktığımız zaman Türkiye ölçeğinde aktif 250 kılavuz kaptan, dünya ölçeğinde 12 bin civarında kılavuz kaptan olduğunu görüyoruz. Ama kılavuz kaptanların sektör içerisinde sayılarıyla oranla çok daha büyük ağırlıkları var. Bunun da nedeni kılavuz kaptanların çok önemli bir alanda, deniz emniyeti alanında görev yapmalarıdır"

Deniz emniyetinin hep kazalardan sonra akıllara geldiğine vurgu yapan İstikbal, "Deniz kıyısında sakin denizi seyreden bir kişiye denizin fırtınalarını kolayca anlatamazsınız. Ama o kişiyi fırtınada ceviz kabuğu gibi sallanan bir gemiye koyarsanız, hemen can filikası, can yeleği aramaya koyulur. Hiç olmadı kendisini kurtarması için Allah'a dua etmeye başlar" dedi. İstikbal, deniz emniyetinin de sağlık gibi kıymeti kaybedildikten sonra daha iyi anlaşılan bir kavram olduğunu kaydetti.

İstikbal, Aralık ayının 3. haftasının "kılavuzluk haftası" ilan edilebilmesi için bu konunun içerisinin doldurulması, sektör ve İdare olarak buna destek olunması gerektiğinin altını çizerek, kendisinin de uluslararası ölçekte bu haftanın ilanının sağlanması için IMPA içerisinde destek vereceğini kaydetti.

Turan Uzun: "Denizciler zor şartlarda çalışıyor"

Kaptan Cahit İstikbal'den sonra söz alan Türkiye Denizciler Sendikası Genel Başkanı Turan Uzun; tüm deniz şehitlerine Allah'tan rahmet dilerken, toplantıyı bu amaçla düzenleyenlere de teşekkür etti.

Turan Uzun; dünyada yeraltı maden işçilerinden sonra ölüm riskini en çok taşıyanların deniz emekçileri olduğunu kaydetti. Uzun; "Denizciler bir demir yığınının içinde, 5-10 kişi bir arada, sadece  birbirlerini görerek, aylarca deniz üzerinde analarını babalarını kardeşlerini eşlerini çocuklarını yani en sevdiklerinin acı ve tatlı günlerinde yanlarında olamayarak yaşamlarını sürdüren insanlardır. Çetin tabiat koşulları altında sürdürülen denizcilik mesleğinin en zor en meşakkatli dallarından birisi de kılavuzluk hizmetleridir. Kılavuz kaptanlarımız ellerindeki sınırlı imkanlarla bugüne kadar yıllarca elde ettikleri deneyimle dünyanın en tehlikeli suyollarından biri olan boğazlarımızda bu hizmeti en sağlıklı şekilde yerine getirmekte ve ayrıca ülkemiz ekonomisine önemli ölçüde katkıda bulunmaktadırlar. Dünyada bu hizmetleri veren ülkelere baktığımızda, bu hizmetlerden elde edilen gelirlerin büyük bir bölümünün bu alanda ve bu alanın modernizasyonunda kullanıldığı ve çalışanların refahı içi kullanıldığına tanık olmaktayız. Bizde ise son yıllarda bazı gelişmeler görülse de henüz istenilen seviyede değil. Ancak son iki yılda başta TDİ Genel Müdürümüz olmak üzere yapılan çabalarla istasyonlarımızın yenilenmesine başlandı. Geçen hafta açılışını yaptığımız ve görev şehidi Kaptan Lütfü Berk adını verdiğimiz kılavulluk istasyonumuz hepimizin gururu olmuştur. Bu alanda çalışanların yaşam koşullarının düzeltilmesi yanında bu görevi yapan arkadaşlarımızın da ücretlerinin dünya standartları düzeyine getirilmesi gerekmektedir. Bu alan yapılan yatırımlar ülke olarak itibarımızın artmasına neden olacak ve bu alandan elde ettiğimiz gelirlerin daha da artmasına neden olacaktır. Dolayısıyla acilen hükümetiyle işvereniyle işçisiyle elele vererek bunu başarmamız gerekmektedir. bundan geç kaldığımız her gün ülkemiz için önemli kayıplara sebep olmaktadır. Bu toplantılar sorunlarımızın tartışılması ve kılavuzluk mesleğinin kamuoyuna tanıtılması açısından önem arzetmektedir." dedi.

Burhan Külünk: "Anma gününü uluslararası nitekliğe kavuşturmalıyız"

Anma gününde konuşan TDİ Genel Müdürü Burhan Külünk; kılavuz kaptanlık görevini ifa ederken şehit verilen Lütfü Berk için anma günü düzenlendiğini, ancak bunun Türkiye ölçeğinde kalmaması gerektiğini belirtti.

Külünk; "Eğer bu Türkiye ölçeğinde kalırsa bunu ben birşeyleri başaramamak olarak görürüm. Bunu daha da büyük düşünelim. Denizci dediğimizde bunun Türkü, Yunanı, Romeni olmaz. Denizci denizde aynı fırtınayı yaşıyor, aynı tehlikelere maruz kalıyor. Bizde olduğu gibi diğer ülkelerde de muhakkak ki kılavuz kaptanlardan hayatını kaybedenler vardır. 23 Nisan nasıl uluslararası bir bayram haline geldiyse, bunu da uluslararası gündeme getirmemiz lazım, uluslararası alanda kaybedilenleri, görevde kaybedilenleri de kapsayacak şekilde uluslararası bir anma gününe getirmemiz gerekir. Kılavuz kaptanlar haftası olarak değil, sadece ve sadece kılavuz kaptanları anma günü yapmalıyız, sadece bir günü ona ayırmalıyız" dedi.

Genel Müdür Burhan Külünk; yapılacak anma gününün görevi başında hayatını kaybeden kılavuz kaptanlar Rahmetli Vahit İğneci, Cevdet Çubukçu ve Lütfü Berk'i de içerecek şekilde uluslararası nitelikte olması gerektiğini belirterek; "Bu konuda en fazla iş belki de Cahit kaptan'a düşüyor, bu konuyu uluslararası alana taşıması için. Biz de ona her türlü desteği vereceğiz, ama bunu uluslararası alana taşımamız lazım, bütün dünyaya taşımamız lazım" dedi.

DTO Genel Sekreteri Murat Tuncer "Hepimiz aynı gemideyiz"

TDİ Genel Müdürü Burhan Külünk'ten sonra DTO Başkanı Metin Kalkavan adına konuşma yapan DTO Genel Sekreteri Murat Tuncer, konuklara hoşgeldiniz dedikten sonra, böyle anlamlı bir gün nedeniyle DTO Meclis Salonunu seçenlere teşekkür etti.

Tuncer; DTO'nun denizciliğin tüm paydaşlarının, alt sektörlerin tamamının her anlamda destekçisi olmaya çalıştığını hatırlatarak; "Biz hepimiz biriz ve hepimiz aynı gemideyiz" dedi. Gemide çalışan herkesin bir görevi ve sorumluluğu olduğuna değinen Tuncer, bunlardan birisinin eksikliğinin toplamda başarıyı engelleyeceğini vurguladı.

Tuncer; paneller serisini başlatan kaptan Cahit İstikbal'e ve devam ettiren Kaptan Şükrü Arık'a teşekkür etti.

Müsteşar Naiboğlu: "Kılavuz kaptanlar yol gösterenlerdir"

Anma gününde son konuşmayı Denizcilik Müsteşarı Hasan Naiboğlu yaptı. Naiboğlu; TDİ A.Ş. kılavuzluk hizmetlerinin 165. yılında Türk Kılavuz Kaptanlar Derneği'nin öncülüğünü ettiği u önemli etkinlikte bulunmaktan mutluluk duyduğunu belirtti. Müsteşar Naiboğlu; şöyle devam etti:

"Bugün aynı zamanda mesleklerini icra ederken şehit olan kılavuz kaptan arkadaşlarımızı anmak için de biraraya gelmiş bulunuyoruz. Her bir şehidimizin acısını ayrı ayrı içinde taşıyan ve onların unutulmaması için gayret gösteren Türk Kılavuz Kaptanlar Derneği ve Türkiye Denizcilik İşletmeleri'ni bu hassasiyetlerinden dolayı kutluyor, şehitlerimize Allahtan rahmet diliyorum."

Denizcilik Müsteşarı Hasan Naiboğlu; kılavuz kaptanların yol gösterenler olduğunu söyleyerek, şöyle devam etti:

"Yol gösteren olmak için bilgili olmak, tecrübeli olmak, cesur olmak gerekir. Türk kılavuz kaptanlarımız bu özelliklerini her zaman göstermişlerdir. Yaptıkları hizmet de kolay bir hizmet değildir. Meşakkatli bir iştir. Bizler de hep onların yanında olmaya gayret etmekte, ve onların daha güven içerisinde hizmet vermeleri için çaba sarfetmekteyiz. Bu gaye ve Türk Denizciliğini geliştirme gayreti içerisinde olan Müsteşarlığımız deniz emniyetini sağlamaya yönelik olarak Türk bayrağını Paris MOU içerisinde çok yüksek risk grubundan gri listeye geçişini hep beraber seektörle işbirliği içerisinde sağlamıştır. Türk Boğazları Gemi Trafik Hizmetleri projesi geliştirlerek gemi trafikhizmetlerine Marmara Denizi ve Kuzey Ege ilavesi yapılmış, Şarköy, Boazcaada ve Armutlu trafik gözetleme istasyonlarının kurulması sağlanmıştır. Gemilerin Ege Denizinden karadeniz'e kadar kesintisiz izlenmesi sağlanmıştır. Gemi Trafik Hizmetleri projesi kapsamında gemi tarfiğinin yoğun ve riskli olduğu tehlikeli yüklerin büyük bir kısmının elleçlendiği, yolcu taşımacılığının yapıldığı İzmit, İzmir, mersin ve İskenderun bölgelerinde deniz emniyetinin arttırılması amacıyla GTH kurulması çalışmalarının da sonuna yaklaşılmıştır. Deniz taşımacılığının güvenliğğine yönelik olarak 9 temmuz tarihinde tüm Türkiye kıyılarında seyir emniyeti ve deniz güvenliğinin sağlanması, deniz kazalarının önlenmesi amacıyla çok kısa sürede tamamlanan Otomatik tanıma Sistemi Ana Merkezi hizmet eaçılmıştır. Seyir emniyetinin sağlanmasından gemilerin standartlarının yükseltilmesine kadar yapılan tüm bu hizmetler kılavuz kaptanlarımızın daha emniyetle seyir yapmalarına da olanak sağlamaktadır. Mesleklerinde çok önemli hizmetlerde bulunmuş değerli denizcilerimiz ve eğitimlerimizin katkısıyla gerçekleştireceğimiz bu panelin çok önemli faydalar sağlayacağına inanıyorum"

Kılavuz kaptanların çok tanınmaması üzerine bir anekdot anlatan Müsteşar Naiboğu; kurban bayramında memlekete gittiğinde küçük kız çocuğunun Denizcilik Fakültesinde okumakta olan oğluna "Metin abi sen kaptan mısın" diye sorduğunu, "evet cevabı aldığında ise "hayır, sen yalan söylüyorsun. kaptan olsan papağanın olur. kancan olur" dediğini anlatarak, kaptanlık mesleğinin eski filmlerden tanındığını ve biraz da modern anlamda bu mesleklerin tanıtılmaya muhtaç olduğunu belirtti.

Şehit Kılavuz Kaptanlar anısına saygı duruşunda bulunuldu.

TKKD Başkanı Şükrü Arık kendilerinin önceki yönetimin başlattığı bir geleneği devam ettirdiklerini söyledi.

IMPA Başkan Yardımcısı Cahit İstikbal Kılavuzluk haftasını  uluslararası alana taşınmasına destek vereceğini söyledi.

Turan Uzun, denizcilerin çileli yaşamını anlattı.

Burhan Külünk, "Kılavuz kaptanları anma günü" olarak uluslararası bir gün önerdi.

DTO Genel Sekreteri Murat Tuncer; sektörde hepimiz aynı gemideyiz dedi.

Müsteşar Naiboğlu kaptan imajının daha fazla modernize edilerek tanıtılması gerektiğini söyledi.

TDİ Basın Müşaviri Naci Abacı panelistler arasındaydı.

Prof. Dr. Necmettin Akten Türk hukukunda kılavuz kaptanın belirgin bir şekilde gemiadamı sayılmadığını anlattı.

Kaptan Ali Cömert kaptan-kılavuz kaptan ilişkisini anlattı.

Saim Oğuzülgen yaptığı teknik sunumda yabancı yazarların kitaplarından örnekler verirken Türk yazarları unuttu.

DEKAŞ Genel Müdürü Kaptan Aykut Erol ve Yönetim Kurulu Üyeleri de katılımcılar arasındaydı.

Panelistler birarada.

Kılavuz kaptanlar panele yoğun bir ilgi göstermediler. Muhammer Arslantürk, Nihat Turan ve Okan Cıncık katılımcılar arasındaydı.

Prof. Ataergin başarılı bir yönetim gerçekleştirdi. Kimsenin sözünü kesmeyerek bir ilki başardı. Prof. Dr. Selim Ataergin; Kılavuz kaptanların hukuki sorumlulukları ile kurtarma hizmetine karıştıkları taktirde kurtarma ücreti isteyebilip isteyememeleri hakkında bir bildiri de sundu. Galatasaray Üniversitesinden Prof. Dr. Yalçın Çakalır da tartışma bölümünde önemli katkıda bulundu.

Başkan Şükrü Arık Panel yöneticisi Ataergin'e hediye sundu.

Kılavuz kaptanlar cezalar konusunda tepkiliydi.

DEKAŞ Yönetim Kurulu Başkanı Zekeriya Altın ve Genel Müdür Aykut Erol

Muhammer Arslantürk kılavuz kaptanlığının yanı sıra  başarılı bir sunucu da olduğunu gösterdi.

TDİ Genel Müdürü Burhan Külünk, Müsteşar Hasan Naiboğlu ve DEFAMED Başkanı Selçuk Şenkal

DTO Genel Sekreteri Murat Tuncer, Denizcilik Müsteşarlığı Çanakkale Bölge Müdürü Ender Kurt ve İstanbul Bölge Müdürü Cemalettin Şevli de katılımcılar arasındaydı.

 

Yorumlar (1)
yıldırım DELİDUMAN 13 yıl önce
“ Aramızdan yarım asır önce ayrılan Yahya Kemal, “kökü mazide olan atiyim” der. Kökü geçmişte olan geleceği konuşuyoruz. Nedir bu? Türkiye Denizcilik İşletmeleri. Kökü mazide geleceği olan bu ülkenin zor gününde, iyi gününde, kötü gününde hep milletinin hizmetinde olmuş, Türk Bayrağını yedi denizlerde dalgalandırmış köklü tarihi bir kuruluşumuzdan söz ediyoruz. 1843 yılından bu yana değişik adlar altında, değişik kurumsal yapılanmayla günümüze kadar gelen Türkiye Denizcilik İşletmeleri’nin işlevi de; ticari denizciliğimizin, deniz kültürümüzün tanıtılması yönünde çok büyük katkıları var. İsmi, dönemi ne olursa olsun değişmeyen bir şey var.



Yurt içinde yurt dışında yolcu yük taşımacılığı, kılavuzluk römorkörlük hizmetleri, limancılık, kıyı emniyeti gemi kurtarma, tersanecilik, sektör bankacılığı, sektör sigortacılığı, deniz sağlık hizmeti, denizcilik eğitimi denizcilikle ilgili Türkiye’nin bugün ne kazanımı varsa temeli buradadır. Burası Türk Denizciliği’nin Osmanlı döneminden günümüze devam eden ocağıdır. İstanbul’da doğup büyüyen ya da yolu düşen herkes sarı bacalı gemileri ve kırmızı çıpayı hatırlar. Denizcilik İşletmeleri denizciliğimi fonksiyonu ve işleyişi değiştiği için buna göre yeniden yapılandırılacaktır. Yeniden yapılanma işi geçtiğimiz 20 yıl içinde başladı ve devam eden bir süreçtir. Bugün bu kuruluşa hizmet eden en üst düzeyde büyüklerimiz var. Bu kuruluşun benim üzerimde de çok büyük emeği var. Gözümü bu kuruluşta gözümü açtım, deneyim edindim, çalıştım. Türkiye’de 2003 yılından beri ulaştırmanın, haberleşmenin hatta uydu ve yayın işleri dâhil olmak üzere çok geniş bir alanda görev yapıyoruz. Denizcilik sektörünün de serbestleşme süreci başladı. Bugün Türkiye Denizcilik İşletmeleri 165 yıllık o tarihi görevini başarıyla tamamlamış olduğunu da ortaya koydu. Bugün Türkiye Denizcilik İşletmeleri esas itibariyle tersane işletmeciliği, tersane konuları yolcu yük taşıma gibi işletmelerden tamamen çekilmiş durumda. Kılavuzluk hizmeti yapıyor ve kendi elinde bulunan tesislerin sevk ve idaresini yapıyor. Bir de kıyı emniyeti var. 165.yılından sonra artık bu iki kuruluş omuz omuza verecek ve bundan sonra kıyılarımızın, limanlarımızın daha emniyetli bir şekilde gerek kabotajda gerek uluslar arası trafikte en iyi şekilde işletilmesi için gereken çalışmayı birlikte yürütecekler. Ve böylece denizciliğimizde doğrudan işletmeci olmak yerine her türlü düzenlemeyi yapan, emniyet konusunda gerek kendi karasularımızda gerekse kuşatan münhasır bölgelerde en iyi şekilde en son teknolojileri kullanarak seyri seferin devamını sağlamak. Bu bakımdan Türkiye Denizcilik İşletmeleri’nin tarihi misyonunun şekil değiştirerek devam edeceğini burada sizlerle paylaşmak istiyorum.“ ULAŞTIRMA BAKANI/TDİ 165.KURULUŞ YILDÖNÜMÜ/LİMAN LOKANTASI/26.11.2008/İSTANBUL



19
parçalı az bulutlu
banner102
Günün Karikatürü Tümü