banner209

banner191

banner148

banner179

banner176

“Kıbrıs ve Doğu Akdeniz” paneli gerçekleşti

Ankara Çankaya Belediyesine ait Zülfü Livaneli Konferans salonunda ANKA Enstitüsü tarafından, ‘‘Kıbrıs ve Doğu Akdeniz’’ konulu bir panel düzenlendi.

GÜNCEL 24.01.2019, 21:35 Nermin İstikbal
“Kıbrıs ve Doğu Akdeniz” paneli gerçekleşti

“Kıbrıs ve Doğu Akdeniz” paneli gerçekleşti

Ankara Çankaya Belediyesine ait Zülfü Livaneli Konferans salonunda ANKA Enstitüsü tarafından, ‘‘Kıbrıs ve Doğu Akdeniz’’ konulu bir panel düzenlendi.

Deniz hak, çıkar, alaka ve menfaatlerimizle ilgili hassasiyetlerimizin ortaya konularak, özellikle Doğu Akdeniz ve Kıbrıs ile ilgili kamuoyundaki durumsal farkındalığı artırmayı amaç edinen panele; konuşmacı olarak, emekli Tümamiral Deniz Kutluk, Doç.Dr.Behçet Öznacar, Dr.Ahmet Zeki Bulunç ve Dr.Volkan Özdemir katıldılar. Bahse konu panelin moderatörlüğünü ise emekli Deniz Albay Alp Kırıkkanat yaptı.

Panelde öncelikle; Doğu Akdeniz’deki yetki alanları meselesinin KKTC’den nasıl göründüğü ve ne şekilde değerlendirildiği tartışıldı. Konuyla ilgili olarak, 2017 yılında sona eren Crans Montana sürecinde Rumların garanti ittifak, siyasi eşitlik gibi konularda takındıkları olumsuz tavrın, deniz yetki alanları konusunda da devam ettiği belirtildi. Bundan sonra, adadaki iki toplum arasında sürmesi beklenen olası görüşmelerin, iki ayrı eşit ve egemen devlet temelinde yürütülmesi gerektiği katılımcılar tarafından özellikle ifade edildi. Ayrıca, Türkiye’nin garantörlüğünün olmadığı bir anlaşmanın da mümkün olmayacağı belirtilerek, aslında Kıbrıs meselesinin 1974 yılından itibaren çözüldüğü ve bu konuda GKRY’nin ne düşündüğünün çok fazla bir öneminin de olmadığı ifade edildi. Bununla birlikte, bölgenin Türkiye açısından jeopolitik ve jeostratejik önemi vurgulanırken; Kıbrıs adası güneyinden boru hatlarıyla Yunanistan’a ve oradan da Avrupa’ya enerji aktarımının hedeflendiği East-Med projesinin ekonomik gerçekliğinin olmadığı belirtildi.

Diğer yandan Mısır’a ait Zohr sahası ile İsrail’e ait Leviathan sahaları dışında, ada güneyinde hatırı sayılır herhangi bir rezerv tespitinin de henüz yapılamadığı ifade edildi. Türkiye’nin bölgedeki askeri gücünün, bu bölgede yaratılmak istenen oldu bittilere karşı koyabilecek yetenekte olduğu vurgulanırken; ülkemizin kıta sahanlığı ve münhasır ekonomik bölge sınırlarını belirlemesi ve BM’e deklare etmesinin önemi üzerinde de duruldu.

Ayrıca, İtalya, Yunanistan, GKRY, İsrail ve Mısır’ın uygulamaya çalıştığı siyasi, ekonomik ve askeri iş birliğine karşılık olarak, ülkemizin diğer bölge ülkeleriyle ve özellikle Libya ile deniz yetki alanları konusunda karşılıklı görüşmelere başlanmasının fayda sağlayabileceği üzerinde görüş birliğine varıldı.

Başkentte kamuoyuna açık bir şekilde yapılan panele, Ankaralı çok sayıda izleyici katıldı.

Yorumlar (0)
21°
açık
Günün Anketi Tümü
DenizHaber.Com Tema güncellemesi yaptık. Yeni site dizaynımızı nasıl buldunuz?
DenizHaber.Com Tema güncellemesi yaptık. Yeni site dizaynımızı nasıl buldunuz?