banner191

banner148

banner179

banner176

"Kanal İstanbul"a Farklı Yaklaşım

Dr. Şener Üşümezsoy, Karadeniz ile Marmara’yı bir kanalla birleştirme fikrine farklı yaklaşarak, İstanbul yerine Karasu ile Gölcük arasında olmasını önerdi

GÜNCEL 26.01.2012, 10:33

Jeoloji uzmanı Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, Karadeniz ile Marmara’yı bir kanalla birleştirme fikrine farklı yaklaşarak, kanalın İstanbul yerine toprağı kazı yapılmaya uygun olan Karasu ile Gölcük arasında olmasını önerdi.
Jeoloji Mühendisleri Odası, İstanbul Üniversitesi ve İBB tarafından İstanbul Üniversitesi Mühendislik Fakültesi’nde düzenlenen “İstanbul’un Büyük Mühendislik Projeleri ve Jeolojik Etkileri” konulu sempozyumda en çok Kanal İstanbul tartışıldı. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Nisan 2011’de açıkladığı ve yaklaşık 10 milyar dolara mal olacağı hesaplanan “Kanal İstanbul” projesinde 152 milyon metreküp hafriyata karşılık, kaba inşaatı için 7 milyon 875 bin metreküp beton kullanılması gerekecek. 40-50 kilometre uzunluğunda, 25 metre derinliğinde ve 150 metre genişliğinde düşünülen kanal için 1 milyon 395 bin ton demir kullanılacağı öğrenildi.
Panelde konuşan uzmanlar, Kanal İstanbul’un hayata geçirilmesiyle, kentin doğasının tahrip edileceğini ve uluslararası gemilerin, İstanbul Boğazı’ndan ücretsiz geçiş yapıldığı için burayı tercih etmeyeceğini belirtti.

“Mutlaka gerekliyse...”

Kanalın açılmasının planlandığı bölgelerde toprak ve kaya yapısının hiç uygun olmadığını söyleyen Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, Karadeniz’den Marmara’ya 50 kilometrelik dümdüz bir hattın kazılamayacağını öne sürdü. Üşümezsoy, sulak alanların da içinde olduğu doğal ve yumuşak alanların takip edilmesiyle kanal açılabileceğini belirtirken, Silivri’den açılacak kanalın jeolojik engellerden ötürü çok zor yapılacağını vurguladı.
Üşümezsoy, Karadeniz ile Marmara’yı birleştirme konusunda ısrarcı olunacaksa bunun Sakarya ile Kocaeli arasında olmasını önerdi. Üşümezsoy şunları söyledi: “Karadeniz’den Marmara’ya bir kanal açılacaksa, jeolojik ve morfolojik olarak bize en uygunu, doğanın izin verdiği alandır. İstanbul’da deprem riski taşıyan kırılmamış tek fay, Kumburgaz çukurunda yani Büyükçekmece ile Silivri arasındaki 35-40 kilometrelik faydır. Oysa Karasu’dan açılacak kanal Söğütlü üzerinden Gölcük’e uzanabilir. Böylece toprağı kazıya daha uygun bir alanda çalışılarak daha az masraf edilebilir. Kanal açmaya uygunluğu yamaç duyarlılığı ve toprağın yumuşak olmasıdır. Silivri’den çıkan kanal Istranca nedeniyle büyük yarmaya neden olur. Büyükçekmece bölgesi ise heyelanlar içindedir ve çok yüksektir. Gerçekten bir kanala mecbursak Sakarya’da topografik eğim sıfır düzeyinde. Toprak yapısı uygun. Tek dezavantajı, tarım arazisi olmasıdır. Kalın bir alüvyon olduğu için çabuk kazılabilir, temel kayaları derinde kaldığı için kolayca aşılabilir.”

Sızıntı olursa yandık!
Ziraat Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi Başkanı Ahmet Atalık ise, 50 kilometrekarelik tarım alanının Kanal İstanbul ile kullanılamaz hale geleceğini, bunun balık göçlerini, iki deniz arasındaki sıcaklık ve tuzluluk değişimini etkileyeceğini söyledi. Atalık, Karadeniz’e kıyısı olan diğer ülkelerin de balık stoklarındaki değişiklik üzerine diplomatik sorun çıkarabileceğini vurguladı. Atalık, “İstanbul’da tarımın yapıldığı bölge, kanalın geçirilmek istendiği yerdir. Yeraltı sularının yoğunluğu da Silivri’de. Kanalda sızıntı olursa yeraltı sularını kullanamaz hale geliriz, kurulacak şehir kuzeyde olursa orman arazileri, güneyde olursa tarım arazilerini kaybederiz. Kanal gemiler tarafından tercih edilmezse Formula 1 pisti örneğini yaşayabiliriz” dedi

Yorumlar (9)
dursun k. 8 yıl önce
kanal istanbula bende karşıyım şayet böyle bir kanal açılacaksa karasu tarafından izmit körfezine açılmalıdır bunu hangi denizciye sorarsanız sorun aynı cevabı alacaksınız.
Doğan Güneş 8 yıl önce
Sanırım Sokullu Mehmet Paşa döneminde bu fikir ortaya atılmış ve hatta kazı işlemlerine de başlanmış. Daha sonra savaşlar nedeniyle proje yarım bırakılmış diye hatırlıyorum. Ve hatta insan gücü ile açılmaya başlanan kanalın izlerinin de yöre de var olduğu söyleniyor.
veli g. 8 yıl önce
aklı başında fantezi aramayan bir adam açıklama yapmış.kanal istanbul pratikte deniz taşımacılığı ve boğazlar için hiç bir avantaj getirmez ancak emlak açısında gelir getirir ve rant sağlar.beyana göre kanalda bir gemi gecişi bitirdikten sonra diğer gemi geçicek. peşpeşe belli mesafade geçiş sağlanmazsa ,basit hesaba göre bu günde 8 gemi eder.nasıl olacakta bu uygulama bogaz trafiğini azaltacak ve istanbulu tehlikeden koruyacak.
8 yıl önce
annaşalım arkadaşlar

gelin samsun dan iskenduruna baglayalım şu kanalı
kpt.şevket özdemir 8 yıl önce
mutlaka kanal gerekliyse yeri gerçekten izmit körfezi-karasu olmalıdır.maliyeti çok çok daha düşük olur.

denizci 8 yıl önce
istanbul a bir kanal açılacaksa bu haliç üzerinden açılmalıdır.ve bu kanal ticari amaçlı kullanılmamalıdır.
Barış Atasoy 8 yıl önce
Bu yazıyı yazmamın amacı Kanal İstanbul adını alacak kanala ne kadar ihtiyaç duyulduğunu ekonomik açıdan ortaya koymak olacaktır. Bu amaçla yazıda gemi işletmeleri hakkında birkaç bilgi de bulacaksınız.



Dünya ticaretinin %90’ı * deniz taşımacılığı tarafından gerçekleşmektedir. İstanbul Boğazı da deniz taşımacılığında önemli bir yerdedir. http://www.gemitrafik.com/trafik.htm adresinden Yenikapı’da bekleyen gemileri görebilir ayrıca bütün dünya limanlarında bekleyen sisteme kayıtlı gemileri görebilirsiniz.



Gemi kiralamada 2 yöntem uygulanır. Birisi zaman süreli kiralama (time charter) diğeri ise sefer üzerine kiralamadır (voyage charter). Zaman süreli kiralamada gemi personeli ile birlikte kiracıya teslim edilir ve belli bir kira bedeli üzerinden aylık kirası Gemi sahibine ödenir. Bu durumda geminin en önemli giderlerinden olan yakıt gideri ve liman giderleri kiracıya aittir. Çünkü armatör kiracıya gemisini vermiştir ama gemiyi yavaş ya da hızlı bir şekilde limanlar arası hareket etmesini sağlamak sözleşme şartlarına bağlı olarak kiracıya aittir.



Sefer üzerine kiralamada ise kiracı armatöre a limanındaki yükünü b limanına götürülmesi için bir anlaşma yapılmıştır ve geminin yakıtı ve limanlarda yapılacak ödemeler armatöre aittir. Kiracı X tutarındaki gideri ile yükün maliyetine ekleyerek kolay bir maliyet yöntemi bulmuştur. Yükün taşınması ile ilgili ekstra masrafların olmayacağını bilir. (Boğaz geçişi hariç.)



Gemiler İstanbul Boğazından geçip Karadeniz’e ya da Akdeniz’e doğru ilerleyecekleri zaman kafalarına göre boğazdan geçememekteler ve belirli zamanlar dahilinde geçişlerine izin verilmektedir. Gemilerin boğaz girişlerinde beklemelerinde zaman süreli kiralamalarda kiracı fazladan gün kaybetmekte, sefer üzerine kiralamada ise armatör firma boğaz geçişi için beklenen süreler için kiracıdan ekstra para almaktadır.



Gemilerin ortalama 3 gün süre ile boğaz geçişini beklemesiyle armatörler kiracılarından sözleşme başlangıcında belirledikleri tutar çarpı boğaz geçişinde beklenilen süre kadar armatöre bir ödeme yapmaları gerekecektir. Örneğin kira sözleşmesinde günlük 25.000 USD belirlenmişse 4 gün bekleme için kiracı armatöre normal taşıma bedeline ek olarak 25.000 USD X 4 = 100.000 USD ödeme yapacaktır. Kiracı yükünü boşaltma limanına hem geç ulaştıracak hem de fazladan para ödemek zorunda kalacaktır.



Aşağıda İstanbul Boğazından geçiş yapan gemi sayılarını göreceksiniz.** Tablodan da görüleceği üzere günde ortalama 140 gemi İstanbul Boğazından geçmektedir. Kanal İstanbul yapılınca bu gemilerin birçoğunun hiç beklemeden direkt olarak boşaltma limanına ulaşmak için Kanal İstanbul’u kullanacaklardır. Firmalar Armatörlere ortalama 100.000 USD ödemek yerine 100.000 USD’yi Kanal İstanbul’a ödemeyi kabul edeceklerini düşünmekteyim. Sonuçta bu para bir şekilde kiracıdan çıkacak. Ya armatöre ödenecek ya da Kanal İstanbul’a ödenip yükünü daha erken ulaştıracak.











50.871 geminin sadece %20 Kanal İstanbul’u kullansa dahi 50.871 * 0,20 = 10.174 gemi kullanacak ve Kanal İstanbul geçişinin de 50.000 USD olacağını düşünürsek 10.174 * 100.000 USD = 1.017.400 USD gelir elde edilecektir. Maliyetinin ne kadar olacağı planı çıkartıldıktan sonra iyi bir piyasa araştırması ile dünya üzerindeki çeşitli büyük firmalar ile görüşülüp Kanal İstanbul daha yapılmadan pazarlanmaya başlanılmalı ve faydaları anlatılmalıdır.



Kanal İstanbul, İstanbul için oluşturacağı ekonomik diğer faydaların yanında kendisi biz zati bir katma değer sağlayacaktır. Fakat bütün bunlar yapılırken bunu Türkiye Cumhuriyeti kendisi yapmak yerine yap-işlet-devret mantığı ile gerçekleştirilmesi ve bu işin maliyetinin Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına yükletilmemesi gerekmektedir.



Umarım Kanal İstanbul projesinde en kısa zamanda somut adımlar atılır.



Güncelleme 30 Aralık 2011: Bugün Hürriyet gazetesinde petrol trafigi ile ilgili bir grafik gördüm. Yazımıza katkı olacağını düşünüyorum.











Not: Panama kanalı 2007’de geçiş ücreti 100.000 USD’dir. ***



* http://www.denizhaber.com/index.php?sayfa=yazar&id=11&yazi_id=100107

** 2010 Deniz Sektörü Raporu, Deniz Ticaret Odası, http://www.denizticaretodasi.org

*** http://www.denizhaber.com/HABER/7700/2/ics-39e-gore-panama-gecis-ucretleri-yuksek.html



Suez Kanalı geçişi için; http://suezcanal.gov.eg/calc.aspx adresi kullanılabilir. Süveyş Kanal idaresi 2006 yılında 3,82 milyar dolar gelir elde etmiştir.
Bener Güler 8 yıl önce
'Kanal İstanbul'un ardından bir çılgın proje de Bakırköy Belediye Başkanı Ateş Ünal Erzen'den geldi.



Erzen, Ayamama Deresi'ni kanal haline getirip tekne ulaşımına açmak için bir proje hazırladı ve Başkan Kadir Topbaş'a iletti... Projenin öncelikli amacı, bölge trafiğini, özellikle de havaalanı trafiğini rahatlatmak.



İşte Ateş Ünal Erzen'in hayata geçirilmesini istediği Kanal Bakırköy projesinin detayları...



*Ayamama Deresi genişletilecek, denizden su basılarak kanal haline getirilecek.



*Tekne ulaşımına açılacak dereden ilk aşamada Yeşilköy Dünya Ticaret Merkezi'ne yolcu taşınacak. Böylece Uluslararası fuarların düzenlendiği Dünya Ticaret Merkezi'nin yarattığı trafik yoğunluğu azaltılacak.



*İkinci aşama ise kanaldan Atatürk Havalimanı'nı ulaşım. Havaalanına yakın bir noktaya teknelerin yanaşabileceği küçük bir liman yapılacak. Anadolu Yakası'ndan da havaalanına direkt tekne seferleri konulacak. Anadolu Yakası'ndan tekneye binen yolcu, kesintisiz bir şekilde kısa sürede havaalanına ulaşmış olacak. Böylece hem havaalanının yoğun trafiği nefes almış olacak hem de turizm potansiyeli yaratılacak.
Bütün Yorumları Görmek İçin Tıklayın
16°
kapalı
Günün Anketi Tümü
DenizHaber.Com Tema güncellemesi yaptık. Yeni site dizaynımızı nasıl buldunuz?
DenizHaber.Com Tema güncellemesi yaptık. Yeni site dizaynımızı nasıl buldunuz?