banner244

banner242

banner176

banner246

banner191

banner184

banner148

banner145

banner179

banner248

banner243

İMEAK DTO meclisi yılın son toplantısını gerçekleştirdi

GÜNCEL 10.12.2020, 18:05 10.12.2020, 18:27 Nermin İstikbal
İMEAK DTO meclisi yılın son toplantısını gerçekleştirdi

İMEAK Deniz Ticaret Odası Aralık Ayı Olağan Meclis Toplantısı, Meclis Başkan Yardımcısı Emin Eminoğlu’nun başkanlığında video konferans sistemi üzerinden düzenlendi.

Toplantıda Yönetim Kurulu Başkanı Tamer Kıran, sektörel ve güncel gelişmeler hakkında bilgi verdi.

Piri Reis Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Oral Erdoğan da ekonomik gelişmelerle ilgili sunum yaptı.

Toplantının açılış konuşmasını İMEAK DTO Yönetim Kurulu Başkanı Tamer Kıran yaptı. Kıran, geçtiğimiz günlerde yaşamını yitiren Türk denizciliğinin duayen isimlerinden, babası Turgut Kıran’ın kaybını hatırlatarak, 2020 yılının son günlerini tarif edilemez bir acıyla tamamladığını belirtti. Babası Turgut Kıran’ın ailesi ve ülkesi için çok çalıştığını ve hep daha iyi, verimli olmayı hedeflediğini dile getiren Kıran, “Denizcilik sektörünün ancak iyi eğitilmiş insanlarla ayağa kalkabileceğini her fırsatta dile getirirdi. Eğitime olan inancının simgesi Rize’deki Recep Tayip Erdoğan Üniversitesi Turgut Kıran Denizcilik Fakültesi onun eseridir. Bize emanet ettiği Kıran Holding’in her köşesi onun izlerini taşıyor. Aşıladığı memleket sevgisi, disiplin ve çok çalışma, üstün iş ahlakı, hep daha iyi olma tutkusu yolumuza ışık tutmaya devam ediyor. Babamı büyük bir keder ve üzüntüyle ebediyete uğurlarken Allah’tan rahmet diliyorum. Mekanı cennet olsun. Eksikliğini acısını her zaman yüreğimizde taşırken hiç unutmayacağız” dedi. Kıran, son günlerde yaşamını yitiren denizciliğin sembol isimleri Rabettin Naiboğlu ve Faruk Ürkmez’in sektör için büyük kayıp olduğuna işaret belirterek “Yakın zamanda kaybettiğimiz bu üç insan birer tarihti. Denizciliğin yokluk günlerinden bu günlere gelmiş, zorluklardan yılmamış, ülkesine, milletine değer katan işletmeler yaratmayı başarmış insanlardı. Örnek kişilikleri ve liderlikleriyle bizlere her zaman rehberlik eden büyüklerimizin vefatı dolayısıyla denizcilik sektörü olarak kaybımız büyük. Bu çok kıymetli büyüklerimize Allah’tan rahmen yakınlarına baş sağlığı diliyorum” diye konuştu.

‘Roseline A gemisine yapılan müdahaleyi esefle kınıyoruz’

Başkan Kıran ,Libya’ya ilaç ve gıda malzemesi gödürürken Doğu Akdeniz’de 22 Kasımda  hukuk dışı bir şekilde durdurularak aranan Arkas’a ait Roseline A isimli gemiye ilişkin de değerlendirmede bulundu.Kıran; “Uluslararası sularda ticaret gemilerine müdahale edilebilmesi için bayrak devletinin rızasının alınması esastır. Libya silah ambargosuna dair BM kararları bu yükümlülüğü ortadan kaldırmaz. Silah ambargosunu ihlal etmediği görülen gemimizin saatlerde güzergahından alıkonulmasını, ayrıca denetleme sırasında personele adeta suçlu muamelesi yapılmış olmasını esefle kınıyoruz” dedi.

Ekonomi gündemiyle devam eden Kıran, uluslararası kuruluşların tahminlerine de vurgu yaparak, “Bu yıl dünya ekonomisi covid-19 nedeniyle hem arz hem de talep yönlü şoklarla yüzde 4,5 civarında bir daralma yaşayacak. İlk aşamada hemen hemen tüm sektörleri üretim ve istihdam anlamında olumsuz etkiledi. Online alışverişe de uygun olan imalat sanayi ürünlerinde güçlü bir toparlanma yaşanırken, başta turizm olmak üzere hizmet sektörlerinde ciddi sıkıntılar yaşandı." dedi.

Olumlu gelişmelerle birlikte önümüzdeki 5-6 aylık dönemin hem sağlık hem de ekonomik anlamda zorlu bir dönem olacağının altını çizen Kıran, “Kapanmaların tüm dünya gibi ülkemizde de yılın ilk çeyreğinde bir daralma ve yavaşlama süreci getirme olasılığı yüksek görünüyor. Bu dönemde özellikle hizmet sektöründeki istihdam kaybının önlenmesi için maliye politikalarının uygulanması, reel sektör, devlet ve finans sektörü arasındaki iletişimi güçlü tutarak kontrollü bir borç yapılandırma sürecinin başarılması büyük önem taşıyor. Yılın ikinci yarısında gerek ihracat ve turizm, gerekse ötelenen iç talebin devreye girmesiyle tekrar büyüme sürecine girmemiz olası görünüyor… Bu süreçte enflasyon ile mücadelenin öncelikli olması yılın ikinci yarısında büyümeye geçişi desteklemek açısından büyük önem arz ediyor” şeklinde konuştu.

Prof.Dr. Oral Erdoğan: "2021 potansiyel gerileme sinyali içeriyor."

Başkan Kıran’ın ardından Piri Reis Üniversitesi Rektörü Prof. Oral Erdoğan, “Ekonomi piyasalarında gelişmeler ve beklentiler” isimli sunum yaptı. Dünya ekonomisinde 2020’nin bir resesyon yılı olduğunu bunun bir yıldan fazla sürmesi durumunda tarihi bir depresyon dönemi olarak vurgulanabileceğini belirten Erdoğan, 2021’in de kötü geçmemesi temennisinde bulunarak, “2021’in de ekonomik açıdan tehlikeli geçmesi ihtimali yüksek. Bu yönelik senaryolarımız hazır olmalı” dedi.

IMF’nin 2021 beklentilerini revize ettiğini dile getiren Erdoğan, “Aşı önemli ama ekonomik sıkıntının veya stresin başka boyutlarda da yaşanma gerekçeleri olabilir. Son yüz senenin ekonomik verilerinin gelişme hızına bakarak 2021’de de risk birikiminin bir patlaması veya dışavurumu olasılığı olduğunu düşünüyorum. 2021’in de potansiyel bir gerileme sinyali içerebileceğini öngörüyorum” ifadelerini kullandı.

"Çin’in dünya ticaretindeki payını arttırdı"

Çin’in hem ihracat hem de ithalatta dünya ticaretindeki payını pandemiye rağmen ciddi oranda yükselttiğine dikkat çeken Erdoğan konuşmasında şunları söyledi: “Gerek sağlık, gerekse de ekonomik olarak Çin’in pandemiyle birlikte gücünü arttırdığını görüyoruz. Önceki dönemlerde yaşanan herşeyin arkasında ABD’nin olduğunu belirtiyordum. Fakat son bir yılda değiştiğini görüyorum” dedi. Sunumunda grafikler üzerinden ABD’nin ekonomisini değerlendiren Erdoğan, “Bu ABD’nin önümüzdeki 2-3 yıl boyunca bugünkü politikasının genişlemeci bir şekilde devam edeceğini gösteriyor. Amerika Çin’e karşı büyük gol yedi. Ve bunu temizlemek için 2-3 yılı olduğuna yönelik bir kanaat hakimleşmiş durumda. Bu 2-3 yıl boyunca doların değer kazanma olasılığını çok düşürüyor.

Tüketici Güven Endeksinin sıkıntılı bir seyir izlliyor, ihracat ve sanayi üretiminde dikkat çeken düzeyde canlanma var. Sanayi ve ihracattaki canlanmanın iki ana faktöründen birinin iç piyasada özellikle reel sektöre yönelik ikinci çeyrekte yapılan desteklemeler ve kredi faizlerindeki kolaylaştırmaların etkisi var.Aynı zamanda da üçüncü çeyreğe başlarken, dövizdeki hızlı yükselmelerin etkisiyle ihracatçının canlanmasının etkisi olduğunu düşünüyorum. Sanayi ve ihracat bu şekilde canlanıyor. Fakat bu süreçte hem küresel enflasyonda yıllık yüzde 6’lık döviz bazındaki artış hem de TL’ye karşı dövizin değerlenmesi iç piyasadaki enflasyona tetikledi. Bu da yıllık bazda mal ve hizmet fiyatlarını yüzde 50’nin üzerine çıkardı. Bu durum ise tüketicinin güveninin daraltacak şekilde sıkıntılarını arttırmış durumda. Ki Tüketici Güven Endeksi’de bu anlamda strese işaret ediyor… İç piyasadaki canlanmayı sağlayan faktör bütçede ciddi açık vererek bir anlamda halkı rahat tuttuk. Ve pandemi etkilerine karşı bir nebze ilaç olmuş oldu. Fakat bu sürdürülebilir değil. Kamu bu tip büyük açıkları verebilir ama ekonominin toparlanmasıyla bunun kurtarılabileceğine inanılır. Eğer o toparlanma gelmez ve cari açık ile bütçe açığı birlikte seyreden konuma gelirse yabancı yatırımcının da sıcak bakmadığı bir atmosfer oluşur ve o zaman ekonomide çöküş kaçınılmaz olabilir. Bu anlamda bir endişemiz oluşuyor.”

Erdoğan’ın sunumundan sonra olan şube başkanları, meslek komite başkanları ve meclis üyelerinin sektörel ve bölgesel görüş ve önerileri gündemiyle devam etti. Gemi Brokerleri Derneği Semih Dinçel, söz alarak navlun piyasalarıyla ilgili verileri paylaştı.

Yorumlar (0)
12°
parçalı bulutlu
banner102