banner191

banner148

banner179

banner176

Çılgın Proje Çıldırttı

2. Boğaz projesine tepki yağdı. Sivil toplum tepkili. Akademisyenler mesafeli. Projenin balık göçünü arttıracağı da iddia ediliyor.

GÜNCEL 29.04.2011, 09:37
Çılgın Proje Çıldırttı

12 Haziran seçimlerine 1.5 ay kala Başbakan tarafından açıklanan ancak tam yeri, hangi kadro tarafından hazırlandığı, üzerinde ne kadar süredir çalışıldığı, maliyeti ve diğer ayrıntıları bilinmeyen çılgın proje, çıldırttı.

Karadeniz’den Marmara’ya kanal açılarak İstanbul’a ‘duble Boğaz’ kazandırılması planına çok sayıda sahip çıktı. Ayrıntıları netleşmeden Yap-İşlet-Devret modeliyle yapılacağı ve yerli yabancı çok sayıda talibinin olduğu ilan edilen ‘proje’ye tepki yağdı. Çevreci sivil toplum örgütleri genel olarak doğaya bu derecede büyük oranda müdahalenin zararlarına dikkat çekiyor. Akademisyenler ise balıkçılıktan ormancılığa, taşımacılıktan su kaynaklarına pek çok alanı ilgilendiren ‘proje’nin ayrıntıları netleşmeden net bir görüş bildirilemeyeceğini vurguluyor.

‘Türler tehlikeye girer’
Greenpeace Akdeniz Genel Direktörü Uygar Özesmi: Bu proje Birleşik Arap Emirlikleri’nin ada kurma-kanal açma gibi projelerini anımsatıyor. Ama BAE bugün dünyada kişi başına en çok kirlilik yaratan ülke. Böyle kanallar açmak için gereksiz yere inanılmaz bir enerji harcanacak. Çimentosu, kumu için doğal alanlar tahrip edilecek.

‘İklim bile değişir’
Yeşiller Partisi Eşsözcüsü Ümit Şahin: Bence bu çılgın proje falan değil, tam anlamıyla delilik. Doğaya ve coğrafyaya yönelik bu kadar büyük çaplı müdahalelerin bedeli ağır olur. Hiçbir ekoksistem bu kadar ani ve büyük bir müdahaleyle başa çıkamaz. Sözü edilen bu projeyle İstanbul’un yerel iklimi bile değişecek.

İÜ Orman Fakültesi öğretim üyesi Adil Çalışkan: Kanalın etrafında ister istemez bir yerleşim oluşacak. Oradaki ormanlık alanlar zarar görecek.

‘Petrol için değer mi?’
İÜ Orman Fakültesi öğretim üyesi Ünal Asan: Ne kadar etkisi olacağına nereden geçeceğine bağlı. Ama bu proje dünya durdukça duracak. Petrol tankerleri açısından doğru bir proje ancak 50 yıl sonra petrolün bu kadar değerli olacağı ne malum?

İÜ Su Ürünleri Fakültesi Deniz Bilimleri ve İşletmeciliği Enstitüsü öğretim üyesi Yard. Doç. Dr. Ahsen Yüksek: Araştırma yapmadan konuşmak son derece sakıncalı. Karadeniz ile Marmara zaten boğazla birleşmiş. Türk boğazları sistemi olmasaydı Karadeniz bugün tatlı su özelliği gösteren bir göl olacaktı.

Bu birleşim doğal olarak var. Ancak insan tarafından böyle bir birleştirilme doğru mu yanlış mı bunun araştırılması lazım. En azından İstanbul Boğazı’ndaki gemi trafik yükünün azalması güzel bir etki.

Ancak proje sonrasında fiziki boyutta neler değişecek bilmiyoruz. Derinlik önemli, projenin detayı olmadan bir şeyler söylemek mümkün değil. Planlanan mühendislik ortaya konulacak. Düşünülen kanalın derinliği genişliği akıntı hızını etkileyecek. Kanaldan günde ne kadar su akacak ve ne kadar hızda akacak? Gemi trafiği azalırsa balık göçleri açısından güzel bir şey.”

Yorumlar (5)
Emin Cansever 9 yıl önce
- afet yönetim merkezi, binaların %70'inin (1.680.000 konut ediyor) güçlendirilmesi gerekiyor, bu 6,5 milyar dolara patlar ve 50 yıl sürer demiş.



- itü, 1.020.000 konutun çok acil güçlendirilmesi gerekiyor, 17 yılda 18,5 katrilyona yapılır demiş. (2002'nin eski tl'siyle, şimdinin 10-15 milyar doları herhalde, sallamış da olabilirim)



rakamlar çok önemli değil aslında. diyelim ki risk taşıyan binaların depreme dayanıklı hale getirilmesi 6,5 değil 65 milyar dolar tutuyor olsun. binaları güçlendirmeye 65 milyar dolarım yok, bari 10 milyar dolara kanal açayım mı demek gerekiyor? yoksa bir yerden başlamak mı?



sizleri bayındırlık ve iskân bakanlığı raporunun son paragrafıyla baş başa bırakıyorum:



"bu çalışmaları yürütmek için istanbul’da ne yeterli kaynak ne de güçlendirme konusunda yeterli sayıda uzman personel bulunmakta ve yapılması gerekenler bir ilin imkanlarını da çok aşmaktadır. bu nedenle bu çalışmaların planlanması, yürütülmesi ve izlenmesi için hükümet düzeyinde belirlenmiş politikalara, uzun dönemli stratejilere ve sağlam kaynakları olan projelere gereksinim vardır."
Abbas Çıtak 9 yıl önce
“bu proje ne işe yarayacak?” sorusuna “boğaz trafiği rahatlayacak” dışında dişe dokunur bir yanıt verilemiyor."



bu projenin boğaz trafiğini rahatlatması dışındaki faydalarını kısaca anlatmaya çalışayım:



bu proje istanbul'un boğaz çevresine sıkışmış nüfusunun dağıtılması, yeni yerleşim alanları olarak lanse edilen kartal ve silivri merkezli iki yeni merkezle beraber yeni bir imar planı olarak düşünülmeli. bu ne demektir? istanbul'un şu an kangren haline gelmiş trafik sorununa geliştirilebilecek en etkili çözüm boğaz çevresine adım başı dikilmiş ve uydu görüntülerini incelediğinizde adeta beton bir şehir görünümü veren görüntüyü oradan kaldırıp, bu alanda yoğunlaşmış nüfusu daha geniş bir alana yaymaktır.



dolayısıyla bu proje aslında iki yeni şehir merkezi projesiyle beraber düşünülmelidir.

bu projedeki amaç istanbul nüfusunu daha geniş bir coğrafyaya planlı bir şekilde yaymak ve bunu yaparken 5-10 milyar dolar gibi bir para harcayarak yeni bir şehir içinden geçen nehir-kanal türü fantastik ve marka değeri oluşturabilecek bir ikinci boğaza kavuşmaktır.



bu proje sayesinde neler olmuş olacak?



boğaz çevresine yığılmış, yığılmaya devam eden gökdelenler, boğaz çevresinin çevresini yok etme konusunda birbiriyle yarısan holdingler, yüksek katlı rezidanslar bu 2 proje sayesinde farklı bölgelere yönlendirilmiş olacak.



oluşmuş olacak iki yeni cazibe merkezi imar planlarında büyük alanların, yeşil alanları düşünülmüş, sanayileşmesi düşünülmüş, yerleşim alanları düzgün planlanmış yeni yerlerin kullanımına imkan verecektir.



bütün bunların dışında paris, londra, barcelona, roma gibi marka olmuş şehirlerde bu işi sağlayan olağanüstü yapılar, tarihi doku, eifel kulesi vb. gibi anıtlar yapma imkanına kavuşmuş olacağız.



böyle bir plan yapmazsak, türkiye olarak istanbul için böyle bir planımız olmazsa ne olur?



eğer böyle bir planla istanbul'u düzenli bir şekilde, topyekün, yeni imar planlarıyla kontrol ederek büyütmezsek zaten gerçekleşecek olan büyüme sadece boğaz çevresindeki şu an uydudan gördüğümüz beton halkasını genişletecek ve bu nedenle 50 yıl sonra 35 milyon nüfuslu istanbul, penceresi güneş görmeyen evlerden kurulu bir çarpık kentleşme örneği olacaktır.



kısacası yapılması gerekenler bu iki projenin açıklanmasıyla ilk defa türkiye'de düşünülmüştür.



türkiye'nin en önemli şehrinin 50-100 yıllık imar planıdır bu. bu şekilde görülmelidir. istanbul gibi bir şehri ancak bu şekilde düşünerek daha iyi bir yer haline getirebiliriz.



dolayısıyla



bu proje 3 gün sonra unutulur demek yerine, bu projeye destek vermek, rant ve çıkar ilişkileri nedeniyle imar planları üzerinde oynanmasını engellemek için şeffaflaşma çağrısı yapmak, planlı bir şekilde istanbul'un daha geniş bir coğrafyada metro, ulaşım ve diğer altyapı çalışmalarıyla beraber yeniden dizayn edilmesine katkı sağlamak size düşen bir vazifedir diye düşünüyorum.



istanbul'u paris ve londra'yla beraber sayılan süper şehirler kategorisine tüm dünya nezdinde sokmaya çalışmak hepimizin görevidir diye düşünüyorum.
Kemal Yılmaz 9 yıl önce
1-gemiler geçecek parayı kırıcaz

nereye kırıyorsun adamlar bedava olan boğaz varken neden kanaldan geçsin. boğazda da kanalistanbunlda da gemi trafiği tek yönlü, zaten hava kötü olmazsa bekleyen bir gemi yok ki. e hava kötü olunca kanalistanbul açık mı kalacak. kaldı ki boğaz gemiler açısından bakarsan çok daha güvenli.



2-etrafına binalar dikicez, vurucaz kırbacı, gökdelenler falan.

lan iki dakika önce boğazdaki riski kaldırmak falan diyordun. 150 metrelik kanaldan dev tanker geçerken etrafında gökdelenler olsun diyorsun şimdi.



3-yeni bir istanbul olacak

iyi de bunun şehircilik açısından hiçbir faydası yok ki. yeni istanbul tamam da eskisini düzeltmedin daha. daha fazla nüfusla keşmekeşe çevireceksin şehri.



arkadaşım yabancı yatırımcı falan diyorsun da adam neden yatırım yapsın riskli bir işe. daha mantığı yok söylediğin şeylerin. en son sabah gazetesi senede 5 milyar dolar geçen gemilerden kazanacağız diyordu, oehh. lan bunun olması için günde 100 gemiyi bedava olan boğaz varken geçirmen ve geçen her gemiden 150.000 dolar alman gerekiyor. senin dediğin fiyata gemiler baltık denizini kullanır be.
Recai Demiryıldız 9 yıl önce
* kanal istanbul, istanbul'un mevcut planlarını bir geçersiz kılar. istanbul'u daha da plansız hale getirir. gerçek bir tehlike olmaktan ancak petrol boru hattıyla kurtulacak olan petrol taşımacılığını tankerlerle götürmek, kentin ekolojisini, topografyasını, kültürel ve sosyal yapısını alt üst eder.



* buna bir proje bile diyemiyorum. başbakan'ın önerdiği fikir, istanbul'un geleceği açısından büyük riskler taşıyor. bu, kentin kurtuluş umudunu ortadan kaldıran, üzerinde çok fazla düşünülmemiş bir öneriden ibarettir.



"hukuksuz bir öneri"

* bu önerinin gerçekleşme şansı yoktur. yaklaşık 450 uzmanın beş yıl çalışarak ürettikleri metropolitan planlama dengelerine aykırıdır. beş yıllık planın reddedilmesi demek, kenti plansız hale getirmek olur. buna yürürlükteki imar hukuku da şehircilik hukuku da engeldir. bu öneri ancak hukukun olmadığı bir ülkede gündeme gelebilir.



* başbakan'ın önerisi, ileri demokrasiyi bırakın normal demokrasiyle de çelişiyor. proje öncesi, istanbul büyükşehir belediye başkanı kadir topbaş'ın görüşü alındı mı? topbaş'ın bu önerilere ne yorum yaptığı sorusuna yanıt bulamıyorum. kadir bey ortada yok.



* normal demokrasilerde böyle bir fikir kentin belediye meclisinde tartışılır, belediye meclisinin kentin planlarıyla ilişkisini doğru kurması için üniversiteler ve meslek kuruluşlarından uzmanlar davet edilir. bırakın demokrasiyi, monarşik bir ülkede bile bir hükümet başkanı "ben karar aldım, böyle bir proje ilan ediyorum, siz gelin, katılın, destek verin" diyemez.



* başbakan "hayalimdeki projeydi" diyor ama bu fikir üç yıldır türkiye'nin gündemindeydi. 70'li yıllarda eski başbakan bülent ecevit de böyle bir proje açıklamıştı. o dönem proje raftan kalktı çünkü petrolün boru hatlarıyla tartışılması dünyanın kabul ettiği bir anlayıştı.



"uluslararası petrol taşımacılığının fikri mi?"

* samsun-ceyhan petrol boru hattı, petrolün boğazlardan geçmeden akdeniz'e aktarılması için düşünülmüş, doğru bir projedir. bunun yerine petrolü tankerlerle taşımaya yönelmek ve bunun için kenti alt üst etmek akla mantığa uygun değil. acaba bu fikir, uluslarası petrol taşımacılığının bir fikri mi?



* kanalın etrafında yeni bir şehir yaratılacağı açıklandı. bunalımda olan inşaat sektöründe yeni olanaklar yaratılacak. ancak istanbul konuta doydu, daha fazla yüklenmemek gerekir. istanbul'a yeni yükler yüklemek, akla uygun olmayan bir fantezidir. bunu bir seçim fantezisi olarak görüyorum. maliyeti bile ortaya çıkmadan ilan edildi.



* bir kentin kurtuluşunu, toplumun gelecek umudunun çılgınlıklara bağlanması, gerçek çılgınlıktır

M. Sönmez 9 yıl önce
hem züğürt, hem çakma ‘çılgın’…



akp iktidarı, 12 haziran seçimlerinde seçmenin önüne ancak istanbul projelerini allayıp pullayarak çıkabiliyor. bunların içinde çok bayat bir hayali projeyi, medya sazanlarını da kullanarak bir hayli merak topladıktan sonra allayıp pullayıp açıkladı. nihayet açıkladı da sepetinde bir pamuğu olmadığı böylece ortaya çıktı.



akp’nin özellikle ekonomi konusunda toplumun beklentisi olan istihdam, gelir adaleti, bölgesel gelişme, sosyal devlet uygulamaları konularında inandırıcı lafı kalmadı. 3 milyonu resmi, 4.5 milyon gerçek işsiz var. bunların 1 milyondan fazlası diplomalı işsiz. şimdi bu kitlenin önüne ne ile çıksın, kendini nasıl dinletsin? kılavuz kargaları istanbul’a sarıldılar. sanayide, asya’nın ihracatçıları ile yarışmaya nefesi yetmeyen türkiye kapitalizmi için artık eldeki tek sermaye istanbul’un kent rantı. kit’ler tükenince, varsa yoksa istanbul’daki kamu arsaları satılıyor, kamu arsaları toki projelerine sermaye yapılıyor. istanbul’a uydu kentler, yeni köprü, tüneller, finans merkezi, yeni bir havaalanı, galataport, haydarpaşaport projeleri öngörülerek, yerli-yabancı sermayeye, sermaye birikimi için istanbul kulvarı gösteriliyor. vitrine çıkarılan son numara da “kanal istanbul”…



oldukça bayat bu “çakma çılgın” projeyi ciddiye alıp tartışanlar, 10-20 milyar dolar harcamayı gerektirecek bu hayali projenin istanbul’un ekolojik dengelerini, kent dokusunu, gelir bölüşümünü nasıl tahrip edeceği bir yana, realize edilme şansı nedir diye düşünürler mi? dönüp türkiye’nin kamu yatırım projeleri ne durumdadır, bunun ne kadarı ne süredir yapılabilmiş ve yapılamamıştır, baktılar mı?



dpt verilerine göre halen irili ufaklı 2 bin 425’i bulan kamu projesi var tezgâhta. bugünün parasıyla 303 milyar tl, dolarla kabaca 202 milyar doları bulan bu kamu yatırımlarının ne kadarı tamamlanabilmiş dersiniz? yüzde 46’sı, yani yarısı bile değil. bırakın hayali istanbul projelerini, yılan hikâyesine dönmüş gap yatırımları bile onlarca yıldır tamamlanamadı. tarım projelerinin yüzde 64’ü bitirilmek için ödenek bekliyor. hayali kanal projeleri ile masal anlatan ve kaynağı nereden bulacağı belli olmayan rte, gap yatırımları için bile elini işsizlik fonu’na attı ve 3 yıldır, yılda ortalama 5 milyar tl’yi işsizlerin bu kaynağından çekip gap’a akıtıyor.



çoğu “duble yol” yatırımı, büyük kent metro yatırımı, otoyol projesi olan ulaştırma yatırımları, kamu yatırımlarının yüzde 40’ına yaklaşıyor. ama bu yatırımların da yüzde 45’i tamamlanmak için ödenek bekliyor. enerjide dışa bağımlılık hızla büyürken kamuya enerji yatırımlarını yasaklayan neoliberal akp iktidarı, süren enerji yatırımlarını tamamlamak için en az 10 milyar dolara ihtiyaç duyuyor.



***



istanbul’un altyapı ihtiyaçları hızla büyüyor ve daha çok kamu yatırımı talep ediyor. hızlı otomobilleşme ile birlikte, ulaştırma altyapısı yetiştirilmeye çalışılıyor. istanbul’un kamu yatırımı projeleri, 16 milyar dolar ile toplam kamu yatırımlarından yüzde 7 pay alıyor. çevre illeri de ilgilendirenlerle birlikte pay yüzde 12’yi buluyor. ama istanbul projeleri de yılan hikâyesi gibi. projelerin ancak yüzde 43’ü tamamlanmış, yarısından çoğu için ödenek bekleniyor. yani 16 milyar dolarlık istanbul projelerini tamamlamak için daha 9 milyar dolara ihtiyaç var. yani bu para bulunacak ki, mevcut metro, yol vb. projeleri tamamlanabilsin.



kamu yatırımları, toplam yatırımların yüzde 20’sini bile bulmuyor. akp iktidarında kamunun borç yükü 148 milyar dolardan 314 milyar dolara çıktı. bunların dörtte biri dış borç. bu borç yükü ile hayali proje hovardalığı hiç mümkün değil. akp, eldeki kamu yatırımlarının yarısını bitirememişken hayali projeler ile bakalım kimlerin daha ne kadar çenesini yoracak...
16°
kapalı
Günün Anketi Tümü
DenizHaber.Com Tema güncellemesi yaptık. Yeni site dizaynımızı nasıl buldunuz?
DenizHaber.Com Tema güncellemesi yaptık. Yeni site dizaynımızı nasıl buldunuz?