banner191

banner148

banner179

banner176

1.237 özel yat Türk bayrağına geçti

Denizcilik Müsteşarlığı, KDV ve ÖTV indirimini düzenleyen Bakanlar Kurulu kararının son tarihi olan 30 Kasım 2009'a kadar bin 237 özel yatın, Türk bayrağına geçtiğini bildirdi.

GÜNCEL 04.01.2010, 21:43
1.237 özel yat Türk bayrağına geçti

"Bin 237 özel yat Türk bayrağına geçti''

Denizcilik Müsteşarlığı, KDV ve ÖTV indirimini düzenleyen Bakanlar Kurulu kararının son tarihi olan 30 Kasım 2009'a kadar bin 237 özel yatın, yabancı bayraktan Türk bayrağına geçtiğini bildirdi.

Ankara- Müsteşarlıktan yapılan yazılı açıklamada, bazı basın yayın organlarında yer alan haberlerdeki karışıklık nedeniyle kamuoyunu doğru bilgilendirilme gereği doğduğu belirtildi.

Açıklamada, Türk Ticaret Kanunu gereği 18 GT üzeri ticari teknelerin sicile kaydının zorunlu, bunun altındaki ticari tekneler ile tüm özel teknelerin gemi sicillerine kayıtlarının ise zorunlu olmadığı ifade edildi. Bu kapsamdaki tekne sahiplerinin teknelerini gemi sicillerine kaydetmedikleri belirtilen açıklamada, geçmişte ticari gemiler Motorlu Taşıtlar Vergisinden (MTV) muaf olmasına karşın özel teknelerden alınan MTV miktarının çok yüksek olduğu bildirildi.

Yıllık ödenen bu verginin, bazen tekne fiyatının yüzde 25'ini bulduğuna işaret edilen açıklamada, 30 Haziran 2009'da yürürlüğe giren 5897 Sayılı Kanun ile özel teknelerden alınan MTV'nin kaldırıldığı hatırlatıldı.

Bunun yanı sıra bu kapsamdaki bütün teknelerin (18 GT altındaki ticari tekneler ile tüm özel tekneler) yeni oluşturulan Bağlama Kütüklerine kayıtlarının zorunlu hale getirildiği kaydedilen açıklamada, bununla kayıt dışı tekne kalmamasının amaçlandığı ifade edildi. Açıklamada, iç sulardakilerle birlikte bu kapsamdaki tekne sayısının yaklaşık yüz bin civarında olduğu bildirildi.

Bu düzenlemeler sonrasında, Türk sahipli olup (çok yüksek oranları bulan MTV yükümlülüğünden kurtulmak için) yabancı bayrak çeken, marinalarda yabancı bayrakla dolaşan, müsteşarlığın tespitlerine göre 2 bine yakın özel tekne sahibinin, Türk Bayrağına geçmek üzere yabancı sicillerden çıkarak, Bağlama Kütüklerine kayıtlarını yaptırmak için harekete geçtiği ifade edildi.

Bin 237 özel yat Türk bayrağına geçti

Bu kapsamdaki teknelerin ithalinde KDV ve ÖTV indirimini düzenleyen Bakanlar Kurulu kararının son tarihi olan 30 Kasım 2009'a kadar bin 237 özel yatın, yabancı bayraktan Türk bayrağına geçtiği bildirilen açıklamada, ''Özel teknelerde yabancı bayraktan Türk bayrağına geçişteki yüzde 60'ın üzerindeki oranla hedefe ulaşıldığı değerlendirilmektedir'' denildi.

Bağlama kütüklerine kaydolması gereken teknelerden 30 bin civarında teknenin bağlama kütüklerine kaydolduğuna, diğerlerinin de kaydolmaya devam ettiğine yer verilen açıklamada, ''Büyük tonajlı ticaret gemilerimizdeki duruma baktığımızda; arzumuz gemi işleticilerimizin işlettikleri tüm gemilerini Türk bayrağı altında işletmeleridir'' ifadesi kullanıldı.

Bunu sağlamak üzere, (vergi muafiyetleri ve yabancı personel çalıştırılabilmesini sağlamaya yönelik) Türk Uluslararası Gemi Sicili Kanunu gibi gerekli mevzuat düzenlemelerinin yapıldığı belirtilen açıklamada, Türk sahipli deniz ticaret filosunun, toplamda 15 milyon DWT üzerindeki tonajıyla dünya sıralamasında 16. sırada bulunduğuna işaret edildi.

Bunlardan Türk bayrağı taşıyan gemilerin toplam tonajının 7 milyon DWT civarında olduğuna dikkat çekilen açıklamada, geri kalan 8.5 milyon DWT yabancı bayrakta olduğu, Türk işletmecilerin kontrolü altındaki yabancı bayrak taşıyan gemi tonajının, toplam tonajın yüzde 56'sını oluşturduğu anlatıldı.

Bu oranın, yüzde 70.8 olan dünya ortalamasının altında olduğu belirtilen kararda, Yunanistan'ın deniz ticaret filosunun yüzde 69'unun, Almanya'nın yüzde 83'ünün, Japonya'nın yüzde 93'ünün yabancı bayrak altında işletildiği bildirildi.

Açıklamada, gemi işleticilerinin, değişik sebepler nedeniyle işletmekte oldukları gemilere farklı ülke bayrağı çektikleri de ifade edildi.

Yorumlar (5)
11 yıl önce
NE ZAMAN EKSİKSİZ YASA ÇIKARACAĞIZ ?

Neden 40.000 tekneden 1.237 tekne TC. bayrağına geçti. Neden bu kadar TC. bayrağına geçiş sembolik rakamda kadı. Bu rakama bile Liman Başkanlıklarının zorlamaları ile gelindiği bir gerçek. Çıkarılan yasada o kadar eksik ve hatalar var ki , Bir yasa çıkıyor. İlgililerine soran yok. Bu sonuç,tek ben bilirim aylayışının neticesidir. Şayet bu teknelerin ve de Türk Bayrağından kaçışların önlenmesi isteniyorsa, ben bilirim anlayışını terk edip bu işin icraatını fiilen yürüten neden ve sorunları bire bir yaşayan Liman Başkanlıklarının görüşleri çerçevesinde ilgili yasada temel değişikliklere gidilmesi gerekir. Sorunu bilmeyenler ne kadar iyi niyetli olsalar bile çözümü bulamazlar.Bu yasaya öncülük edenler, doğru çözümü bulma uğruna yasanın ayrıntıları konusunda Denizcilik Müsteşarlığına ne kadar söz hakkı verilgiğinin öz eleştirisini yapmalıdırlar.Takdir ilgililere aittir.

11 yıl önce
Türk Sahipli yabancı bayraklı teknelerin Türk Bayrağına geçişlerinde ÖTV indirimi 30 kasımla sınırlandırıldı. Bu tür teknelerin Türk Bayrağına geçişleri yeni bir ithal işi değildir. Yabancı bayraklı bu teknelerden Devletin 0 geliri vardır. O halde yasanın yürürlük tarihinden önce Türk sahipli teknelerin sıfır ÖTV ve %1 KDV vergileri kapsamında tarih sınırlaması olmaksızın Türk bayrağına geçmelerine imkan sağlanmalı, prosedürü kolaylaştırılmalı ve de tekne mütemmim cüzi (Telsiz, radar vs ) ile altına alınmalı. teknedeki haberleşme teçhizatlarına ruhsat verilmesi gerekiyor. Vatandaş teknesini Türk Bayrağına geçirse teknesindeki elektronik cihazlara fatura, ithal vergisi gibi nedenlerle ruhsat çıkaramıyor. Bu işler bir bütün olarak ele alınarak yasada değişiklikler yapılmalı. Tür bayrağına geçen tekneler ruhsat ve benzeri belgeleri kolaylıkla bir maliyet ödemeden çıkarabilmeli. Vatandaş her kurumdan farklı taleplerle karşılaşmamalı her şey liman Başkanlıklarının organizasyonunda yapılmalı diğer kurumlar başka şartlar ileri sürmeden liman başkanlığından alınan ruhsata göre başkaca belge bilgi istemeden işlemlerini tamamlamalıdır. Bir sürü mevzuat var bu nedenle mevcut durumda kurumlar birbiriyle anlaşamıyor ki vatandaşın işini yapabilsinler. Çare yasa değişmelidir.
11 yıl önce
Haberi doğru okumak lazım

toplam 40 bin teknenin 1237 si değil 2000 teknenin 1237

si geçmiştir.Haberde yüzde altmış deniyor zaten bu başarıdır

yani toplam 2000 adet yabancı bayraklı Türk sahipli özel tekne

nin yüzde altmışı 1237 si Türk bayrağına geçmiştir.

Bu konuda amaca ulaşılmıştır.

Gönül isterki bir daha indirim yapılarak kalan 700 teknenin de geçmesi sağlansın.Zaten bunların 300 ü işlemlerini yetiştirememiştir.

40 bin olayı ayrı bir olaydır.Bu yeni kurulan ve yerli teknelerin tamamı ile yabancı bayraktan geçenler de dahil tümünün kaydedildiği kütüktür.Bağlama kütüğüdür.Buraya kayıt zorunluluğu olan tüm deniz ve iç sulardaki gemi ,deniz ve iç su araçlarıdır.Bu rakamda beklenti yetmiş -yüzbin arasıdır.Kayıt işlemi bitince ne kadar olacağı anlaşılacaktır.

Umarım konuyu açıklık getirmişimdir.
amator 11 yıl önce
Sabah Gazetesinde Turgay Noyan Yorumu:

Amatör denizciler 'ucube'ye kurban edildi

Yıllardır amatör denizciliğimizin gelişmesi için emek sarf edenlerden biri olarak son geldiğimiz noktanın gerçekten de son derece umut kırıcı olduğunu söylemeliyim. Umudumu kesmemin baş nedeni de; son yıllarda (altını çizerek yazıyorum) devrim niteliğinde işler yapan Ulaştırma Bakanımız Binali Yıldırım ve çalışma arkadaşlarının da son yaşanan sıkıntıların mimarları arasında bulunması. Yani bir yerde mükemmel işler yapan kadro, MTV kaldırılırken kendi yaptıklarını baltalamış oldu. En azından görüntü bu. Bu durumda da içinde bulunduğumuz duruma bakarak "Ulaştırma Bakanımız Binali Yıldırım acaba MTV'yi kaldırmak karşılığında yapılan yanlışları ve bunların sonuçlarını biliyor mu?" diye sormak geliyor. Örneğin...

Deniz Hukukçuları Derneği'nin İstanbul'da DTO'da yapılan toplantısında yeni düzenlemenin bir 'ucube' olarak adlandırıldığını,

Bazı liman başkanlarının küçük kıyı köylerini gezip, tekne sahiplerine, "Yılbaşına kadar kaydolun yoksa teknelerinizi toplayıp kaydedeceğim, sizlere de ceza yazacağım" diyerek tepki uyandırdıklarını,

Yılbaşından sonra bir taraftan denizde SGK botları, diğer taraftan kıyıda liman görevlileri tarafından başlatılacağı söylenilen "Büyük takibin" tekne sahiplerine ne hissettireceğini,

Denizcilik Müsteşarlığı'nın asıl işini yani deniz ticareti ve ulaştırması, gemi inşa ve seyir emniyeti gibi hususları bir yana bırakıp küçük tekne sahiplerinin peşine düştüğü havasını yaratmasının düşünceleri ile çelişki yaratıp yaratmadığını,

Tehdit altında yaşamakla insanların huzurunun iyice kaçtığını, denize çıkmaktan vazgeçmeyi düşünmeye başladıklarını,

Sporun, eğitimde hem araç hem de amaç olduğu gerçeğinin görmezden gelindiğini ve baltalandığını,

İnsanlara denizi sevdirelim derken, onların denizden uzaklaştırıldıklarını,

Kişilerin özel hayatının bir parçası olan kendi teknelerine istedikleri adı koymalarının bile kabul edilmediğini,

Özel tekne sahibi olmanın duygusal bir değerinin giderek kalmadığını,

Satılmak istenen tekne sayısının hayli arttığını,

Var olduğu söylenen 60-70 bin dolayında tekneden henüz sadece 11 bin tanesinin kaydolduğunu,

Kaydolan bu teknelerden 1300 tanesinin bayrak değiştirenler, yaklaşık 1500 tanesinin de şimdiye kadar hiç kaydolmamış, bir anlamda geçmişin kayıp kalmış tekneleri olduğunu,

Varsayıma göre geriye kalan(!) sözde 50 bin teknenin sahiplerine yeni yılla birlikte ceza yağmaya başlayacağını,

"Ne şehittir ne gazi, hep yolundu Niyazi" misali bütün faturanın sadece özel tekne sahiplerine çıkarıldığını,

Denizi/denizciliği sevdirmek uğruna insanlara eziyet edildiğini ve bunun denizciliği geliştirmek olarak sunulduğunu,

Oysa insanların denizi zaten sevdiğini, ayrıca bu denli şefkat(!) görmekten mutsuz olduklarını, denizin özgür ortamını neden özlemek zorunda bırakıldıklarını anlamadıklarını,

Tekne sahibi Türk vatandaşlarının neden dünyadaki diğer tekne sahibi yabancılarla aynı rahatlığı bir türlü paylaşamadıklarını,

Denizcilikte gelişmiş Batı'da işlerin nasıl yürüdüğünün bilinmediği gibi öğrenmek hevesi de olmadığını,

Bir süre denizde çalışıp ardından Ankara'da görev almışlarla denize aşina dahi olmayanlar birlik olup mevzuat hazırlarken, denizde çalışanla denizi kullanan arasındaki farkı öğrenmek yerine gölge edip kurtulmak kolaylığına sığındıklarını,

Üstelik mevzuat hazırlanırken ne meslek kuruluşlarına, ne sivil toplum örgütlerine hiç bilgi verilmediğini, ne düşündüklerinin hiç mi hiç sorulmadığını, söz hakkı istenmesinin dahi yadırgandığını,

Baskı ve tehdit altında yaşatılacak bir denizci tabanının var olamayacağını,

Bu yolda yürümenin vatana bir yarar sağlamayacağını, Atatürk'ün koyduğu 'denizci ülke denizci millet' hedefine böyle ulaşılamayacağını... Bilmiyorsa, durum vahimdir, yanlış bilgi almaktadır. Biliyorsa, durum daha da vahimdir.
11 yıl önce
UCUBE MESELESİ



Türk Dil Kurumu Sözlüğünde bu kelimenin karşılığı 'Çok acayip, şaşılacak kadar çirkin olan' şeklinde ifade edilmektedir.

Hemen belirtmek gerekirki TBMM nin çıkardığı bir yasayı bu kelimeyle nitelendirmek milli iradeye saygısızlıktır.



ikinci saygısızlık bu kanun kapsamında oluşturulan Bağlama kütüğüne Denizcilik Müsteşarlığının 71 liman başkanlığında isteyerek kayıt yaptıran 40 bin tekne sahibine yapılmıştır.Zira 71 limandan hiçbirinde çok çeşitli bölgelerde ve sahillerde bulunan tüm amatör ve ticari tekne sahipleri gönüllü olarak bu kütüğü kayıt yaptırarak mülkiyetlerini kanuni güvence altına aldırmışlardır.



Sanırım bu kütük sisteminden memnun olmayan çok küçük bir azınlık özel yat sahipidir.Onlar da bu ülkenin sahillerini, denizlerini,limanlarını, marinalarını ve kamu imkanlarını kullanıyorlarsa elbette kayıtlarını yaptırarak kanun koyucunun öngördüğü harcı ödeyeceklerdir.



Yine belirmekte yarar varki kanunlar küçük bir azınlık için değil ortalama vatandaş esas alınarak genel duruma göre yapılır.Aksi halde yönetimin adı demokrasi değil zengintokrasi olur.Bunu da hesaba katmak lazımdır.



Herkese esenlikler dilerim
20°
az bulutlu
Günün Anketi Tümü
DenizHaber.Com Tema güncellemesi yaptık. Yeni site dizaynımızı nasıl buldunuz?
DenizHaber.Com Tema güncellemesi yaptık. Yeni site dizaynımızı nasıl buldunuz?