"Geminin neden battığını çok merak ediyorum"

BALIKESİR'in Bandırma İlçesi'nde batan, 4 kişinin ölümüne 1 kişinin ise kaybolmasına neden olan ‘Hayat-N' isimli Ro-Ro Gemisinin kaptanlarının yargılanmasına başlandı. Çıktıkları ilk duruşmada olayın iş kazası olduğunu söyleyen Ro Ro'nun 1'inci Kaptanı, 54 yaşındaki Mithat Altın, “Bu bir iş kazası. Gemide sorun yoktu. Neden battığını ben de çok merak ediyorum” dedi.

Bandırma Limanı'nda geçen 14 Eylül akşamı meydana gelen olayda, 73'ü kamyon 2'si otomobil olmak üzere 75 araç ile 106 yolcu ve mürettebatla yola çıkan ‘Hayat-N' isimli Ro-Ro gemisi, limandan ayrıldıktan kısa süre yanlış yükleme iddiasıyla batmıştı.

Kazada boğularak ölen Özer Erdoğan, Necati Kalın, Murat Karaca ve Yahya Özoğlu'nun cesetleri çıkartılırken, Şevki Gönüllü adlı muavine ulaşılamamıştı.

Olaydan sonra çıkartıldıkları ‘Dikkatsizlik ve tedbirsizlik sonucu ölüme neden olmak' suçundan tutuklanan 1. Kaptanı Mithat Altın, 2'nci Kaptan 33 yaşındaki Uğur Kalkavan ve tutuksuz sanık Hüseyin İnceris'in yargılanmasına Bandırma 1'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde bugün başlandı. Duruşmada haklarında 8'er yıla kadar hapis cezası istenen tutuksuz sanık Hüseyin İnceris'in katılmadığı duruşmada tutuklu sanıklar ile ölenlerin yakınları hazır bulundu.

Mahkemede kendisine yöneltilen suçlamayı kabul etmeyen Kaptan Mithat Altın, şöyle dedi:

“Gemide yapılan yüklemenin sorumlusu 2'nci kaptandır. Bana yükleme esnasında problem olduğu bildirilmedi. Söylense gereğini yapardım. 2 yıl önce İspanya'dan alındıktan sonra Ro Ro ile Bandırma- İstanbul Ambarlı arasında bu gemi ile tam 350 sefer yaptım. O sefer 351'inci olacaktı. Limandan ayrılmadan önce yükün dengesiz olmasından dolayı gemide var olan eğimi giderdim. Balans tanklarını denklemek için su basılmasını söyledim.

Mendirek çıkışında gemi iskeleye doğru yan yattı. 3'üncü kaptan yanıma geldi. Geminin alabora olduğunu anlayıp hemen yardım istedim. İçeriden sesler geliyordu. İnsanların denize atlamaması için onları uyarıp römorklarla sahile çıkacağımızı kendilerine söyledim.

Gemi kazasından dolayı ölen yok. Ölen 4 kişiden 1'i denize atladığı için diğer 3'ü ise talimatlara uymayıp araçların içersinde bekledikleri için yaşamlarını yitirdi. Yaşanan iş kazası. Keşke olmasaydı" dedi.

Duruşmada savunmasını yapan tutuklu sanık 2. kaptan Uğur Kalkavan’da yöneltilen suçlamayı kabul etmedi. Emrinde bulunan 7 personel ile gemide yüklemeyi usulüne uygun olarak yaptıklarını açıklayan Kalkavan, “Araçların sabitlenmemesi nedeniyle kaydığı ve geminin battığı iddiaları doğruyu yansıtmıyor. Sabitleme her zaman olmuyor. Fırtınanın şiddetine göre gerçekleşiyor. O gün sabitleme yapmak için hava koşulu elverişliydi. Fırtına olsaydı, liman işletmesi yolculuk için doğal olarak izin vermiyor” diye konuştu.

Hakimde Şaşırdı

Ölenlerin yakınlarının şikayetçi olduğu duruşmada Mahkeme Başkanı Oktay Dayı, “Her şey normal. Bütün kurallara uyulmuş. Hareket sırasında da kusur yok. Ama bu gemi batmış. Bu gemi neden battı. 4 ölen var” diye sordu.

Mahkeme başkanının sorusu üzerine kaptan Mithat Altın bilirkişinin ilk hazırladığı raporun doğruyu yansıtmadığını anlatırken, “Hakim bey ben de sizin gibi hayretler içerisindeyim. Geminin neden battığını merak ediyorum” yanıtını verdi.

Mahkeme heyeti davayı  eksik evrakların beklenmesi için Mart ayına ertelenirken sanıkların tutukluluk durumlarının devamına karar verildi.                                                  Nail KAHRAMAN- Erdem ÖZCAN/BANDIRMA (Balıkesir), (DHA)