banner209

banner191

banner148

banner179

banner176

'Gemi inşanın ömrü bir-iki seneyi geçmez'

Türkiye'de denizcilik sektörünün büyük bir tehlike ile karşı karşıya kaldığını belirten Metin Kalkavan, '2011'de birkaç tane gemi inşa edilmiş olacak. 2012'de ise hiç teslim olmaz"

GEMİ İNŞA 11.12.2009, 10:52
'Gemi inşanın ömrü bir-iki seneyi geçmez'

Türkiye'de gemi inşanın ömrü bir-iki seneyi geçmez

Türkiye'de denizcilik sektörünün büyük bir tehlike ile karşı karşıya kaldığını belirten Metin Kalkavan, '2011'de birkaç tane gemi inşa edilmiş olacak. 2012'de ise hiç gemi teslimi olmaz' dedi.
 
Deniz Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Metin Kalkavan, Türkiye'de gemi inşanın ömrünün bir-iki seneyi geçmeyeceğini belirterek, denizcilik sektörünün büyük bir tehlike ile karşı karşıya kaldığını söyledi. Hükümet yetkililerine seslenen Metin Kalkavan, "2011'de birkaç tane gemi inşa edilmiş olacak. 2012'de ise hiç gemi teslimi olmaz. Tersane başına bir tane gemi bile düşmüyor. Bu gerçeği görmezseniz çözme şansınız yok. Bizim çektiklerimizi bilmiyorsunuz. Konuştuğumuz için fırça yiyoruz. Ekonomiye katkımız bittiği gibi ciddi zararımız da var" dedi.
Kapalı kapılar ardında yapılan mücadelede ilk üç yılda büyük başarı kazandıklarını kaydeden Metin Kalkavan, bürokrasi karşısında hür teşebbüs atılımlarının engellerle karşılaştığına işaret ederek şöyle devam etti: "Bürokrasi her şeyi biliyor. Bakanların da işleri çok artmış haldeler. Bu kadar insan alındığı için hepsinin de yeni bir şey yaratmaya çalıştığı ortada. Biz IMO kurallarının önüne geçtik. Bu kuralların yanı sıra bir de maliye olayı var. Biz üçüncü, dördüncü ya da alt malzeme aldığımız taşeron firmaları nasıl takip ederiz. Dünya ticaretin önünü açmak için uğraşırken, biz de zorlaştırmak için uğraşıyoruz. Bu ülke gençlere nasıl iş imkanı sağlayacak. Öyle hale geldik ki, başka dertlerden buralar unutuldu. Ne derdiniz var diye soran yok" dedi.
 

Türk bayrağından çıkın

"Bugün rahat olanlar zamanınızın, yerinizin kıymetini bilin" diyen Kalkavan, bu ülkede üretici olmanın gittikçe zorlaştığını söyleyerek herkesin çok dikkatli olmak zorunda olduğunu belirtti.   "Gemilerinizde Türk bayrağını sevmeyi unutun. Türk bayrağını seviyorsanız götürün evinize asın. Bu koşullarda Türk bayrağında kalmak enayiliktir" diyen Kalkavan sözlerini şöyle sürdürdü: "Şu anda ki çalışma potansiyeliyle, gemilerin gelirlerindeki dökmeciler hariç Türk bayrağında kalmanız enayilik. Çünkü 500 dolar fazla kazanmak sizi artıya götürüyor, kazanmamak ise eskiye götürüyor. Yabancı bayrağa geç 500 dolar al. Sigortadan avantajlısın. Müsteşarlığa gidiyorsunuz sürekli para veriyorsunuz. Bazı şeyleri artık anlamak lazım. Bayrağımızı hepimiz seviyoruz. Vicdan azabı da çekmeyin. Bu gemilere yurt dışında yapılmış yatırım olarak bakın. Bu ülkeye böyle hizmet edecekseniz rekabet dışında kalırsınız. Tavsiyem özel bir mal taşımıyorsanız Türk bayrağından çıkın. Belki o zaman anlayacaklar. Şu anda yönetimde olan arkadaşımızın hem Türk, hem Malta hem İtalyan bayraklı gemisi var, farklarını söylesinler. Bizi iyi görüyorlar, bunlar iyi kazanıyor, cukkaları da var diye düşünüyorlar. Almanya, İtalya, Çin gibi ülkeler deli mi? Hepsi deli mi sektöre yardım yapıyorlar. Süre kazandırıyorlar."
Türkiye'de gemi inşanın ömrünün bir-iki seneyi geçmeyeceğini ve bu politika devam ettiği sürece yan sanayinin ömrünün de belki biraz daha fazla olacağına işaret eden Metin Kalkavan, değerlendirmesine şöyle devam etti: "Yazık olacak. Türkiye'de henüz iflas etmiş ya da kapanan tersane yok. Tuzla'ya, Yalova'ya gidip görün her gün işçi çıkarılıyor. Tersane kazaları ile ilgili o kadar yaygara koparıldı. 26 senede 129 ölü vardı. Bayram tatilinde trafik kazalarında yüzlerce insan öldü. Kimse konuşmuyor. Ben farklı sorunlarınızı dile getirmenizi istiyorum. Bu kadar basit şeylerle verimsiz çalışma lüksümüz yok."
 
Başbakan'a görev düşüyor

Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım'ın krizle ilgili yapacak bir şeyi olamadığını ileri süren Metin Kalkavan, Başbakan'a görev düştüğünü ve bazı önlemleri sağlatabileceğini belirterek, "Biz hiç bir şey yapamayız" dedi.
Metin Kalkavan şöyle devam etti: "Birbirimizin sorununa sahip çıkmazsak hiçbir şey yapamayız. Kurduğumuz sanayiyi meydana getiren bütünlük dağılınca hepsi kaybolacak, yan sanayi çökecek, limanlarda sorunlar yaşanacak ve tersaneler de çökecektir. Bu kadar büyüttüğümüz sektörü bu hale getirmek üzücü olmaktadır. Hangi alanda olursanız olun çok ciddi büyük bir tehlike geliyor. Bu tehlikeden kurtuluş satmak ve gemi inşa etmemektir. Bizim ekonomiye katkımız bittiği gibi ciddi zararımız da var. Geçen sene biz sektör olarak devlete minimum 500 milyon dolar civarında vergi verdik. Çalışmayan adamın vergisi olur mu?"

Yorumlar (5)
murat birecik 10 yıl önce
sevgili kardeşim, değerli gemi işletmecisi ve sayın müşterim

metin kalkavan...



müsaade et de, gemi inşaiyeyi biz düşünelim...



2010/2011 istatistiklerine de kafanı yorma...



biz, çok kara kışlar gördük yine pes etmedik. çok ayrılıklar gördük biz yine yenilmedik...



sana da tavsiyem; darüşşafaka'lı coşkun ağabeyimi ikna edebilmen, onu inandırabilmen! coşkun ulusoy'un, taşıtacak çok yükü var. lakin, güvencini yitirmiş...



saygılarımla

murat birecik

-gemi inşa delikanlısı-
malesef 10 yıl önce
bu ülke ne cekiyorsa devlet dairelerindeki bürokrasiden çekiyor
Ali Deniz 10 yıl önce
Böyle karamsar tablo çizmenin sektöre faydadan çok zararı olur.

İflası yakın denen şirketlere kimse mal vermek istemez, iflas etmeyecek olan da gider...



Kendi ayağımıza kurşun sıkmayalım.. Evet Gemilerden gelen navlunlarla Güneyde ,Otel tatil köyü alma devri artık sona ermiştir. İcabında alınan Oteller,marinalar satılıp gemiler yüzdürülmelidir..



İstanbul'da boğaz manzaralı ODAdan oturarak sen ben bizim oğlan ,herkesle kavgayla bu işler takip edilmez..



Politikacılarla daha yakın temas şart.. Bazı zamanlar Oda başkanının yapamadığını İl başkanı bir telefonla çözüyor..

Kurtoğlu Muslihittin Reis 10 yıl önce
Ali Deniz... Ya da bu rumuzla yazan arkadaş...

Katılıyorum: karamsar tablo çizmek (eğer ortada karamsar tablo yoksa) zarar getirir.

Ama karamsar tablo varken pembe gözlük takmak da belki tuzu kuru olan bürokrasi koltuğundakileri mutlu eder ama; sektörün diline tercüman olmaz.

Kalkavan doğruları söyledi.

Yok; Başbakanımızın istediği gibi doğruları da söylemeyin, yazmayın deme noktasına gelmişsek...

Yandı gülüm keten helva!

Yahu;

Nerede kaldı açık toplum ? Nerede kaldı söz söyleme özgürlüğü?

Dikkat ediyor musunuz? Yalan ve iftiralara ses çıkaran yok artık, eğer hoşa gidiyorsa.

Tek istenmeyen, "gerçeklerin yazılması, söylenmesi" tabii hoşa gitmeyenlerin...

Hoşa giden gerçekleri şişir şişir yaz.

Hoşa gitmeyen kişileri şişir şişir karala-yalan da olsa.

***

Gelelim sektörden elde edilen paralarla güneyde tatil köyü alma işine...

Ali Denizin mantığında bu sektörden para kaçırmak... Öyle anlaşılıyor.

Ama ekonominin mantığında bu "yatırımları çeşitlendirmek" tir ve son derece doğrudur.

Bir işadamının kazandığı paralarla yatırım yapmasını bunu yaparken de çeşitlendirmesini eleştirmek için epey dirsek çürütmek lazım, ama hangi tedrisatta bilemiyorum.

***

Gelelim "politikacılarla yakın temas" meselesine.

"Oda başkanının yapamadığını il başkanı yapıyor" meselesine...

Ey Ali Deniz...

Bu yazdıkların doğruysa olay çok vahim noktalara geldi demektir.

Ne işi var söyler misin, İl Başkanının Oda'nın ilgilenmesi gereken ticaret mesleleriyle?

İl başkanının işi bu mu?

Yoksa ticaret o kadar siyasileşti ki il başkanları ticaret odalarının işini yapar mı oldu?

Senin övmek için dile getirdiğin bu acıklı husus;

Aslında ülkemizde STK'ların meslek örgütlerinin ne kadar pasifize edildiklerini, (iktidardaki) siyasi partinin ticaretin her boyutuna il başkanlığı düzeyinde müdahale ettiğini gösterir ki,

İnşallah doğru değildir.

Doğruysa;

"Ört ki ölem"
10 yıl önce
bu yazıyı okuyınca moral kalmadi umarim devlet bu sektörüde görür
23°
kısa süreli hafif yoğunluklu yağmur
Günün Anketi Tümü
DenizHaber.Com Tema güncellemesi yaptık. Yeni site dizaynımızı nasıl buldunuz?
DenizHaber.Com Tema güncellemesi yaptık. Yeni site dizaynımızı nasıl buldunuz?