Denizcilik sektöründe küresel düzeyde hizmet veren Eskomarine hizmetlerine bir yenisini ekledi.

Boya konusunda her kademede (Uygulama / Satış / Pazarlama / Satın Alma) görev almış, konusunda uzman kurucular tarafından yönetilen ESKOCOAT Boya Danışmanlık Merkezi (Coating Consultancy Center-CCC), beklentiye ve bütçeye göre en uygun boya seçimi konusunda çözüm sunuyor.

Boya seçimi hem riskli hem de yüksek maliyetli bir tercih!

Yaklaşık 1800 gemiye sahip Türk sahipli filo ve tersanelerde yapımı devam eden yeni inşa projeler baz alındığında, yapılan boya seçiminin hem riskli hem de yüksek maliyetli bir tercih olduğunu belirten Eskomarine Kurucu Ortağı ve Yönetim Müdürü Adem Kocadağ; ''Doğru firma/kişilerden, doğru yönlendirmeleri almaz isek hem zamanımız hem firmamızın prestiji hem de paramız ziyan olur. Üstelik bazen öyle yanlış adımlar atarız ki, geri dönüşü pek mümkün olmayabilir ve bu bize çok pahalıya mal olabilir…Bu yüzden uzman bir ekiple çalışmak, uzmanlığa güvenip danışmak her zaman fayda sağlayacak, kazandıracaktır.'' ifadelerini kullandı.

Pazarda ortalama yüzde 15’lik verimlilik artışı hedefi!

ESKOCOAT Boya Danışmanlık Merkezi boya seçiminde; mevsimsel etkiler, yapılacak yüzey hazırlıkları, uygulama fiziki koşulları, zaman, performans, bütçe, üretici garanti formları vb. tüm kriterleri baz alarak, müşteriyi ve müşteri çıkarlarını koruyacak şekilde, tüm bu süreçlerde danışmanlık sağlıyor. Müşterilerinin bu süreçteki bütün ihtiyaçlarını belirleyerek fayda sağlamayı hedefleyen ESKOCOAT Boya Danışmanlık Merkezi, 100 milyon dolarlık pazarda ortalama yüzde 15’lik verimlilik artışı ile 15 milyon dolarlık tasarruf sağlamayı hedefliyor.

Diğer yandan ortaya çıkan ihtiyaçların piyasa ve teknolojinin gelişmesiyle birlikte büyümesi, ürün fiyatlarının önlenemez yükselişi, üreticilerin aşırı rekabete girmesi nedeniyle bazen “amaca uygun” seçimlerin dışına çıkıyor olmaları, danışmanlık sektörünün de gün geçtikçe kapsamını genişletmesine yardımcı olmakta.

Tersaneler boya seçimi yaparken en önemli kriterleri “verimlilik” olmalı!
Adem Kocadağ, global ve rekabetçi piyasa kurallarına bağlı olarak, sektör ve pozisyon fark etmeksizin, marketin büyümesi ve sektörde bulunan firmalara yeni firmalar eklenmesiyle beraber, müşterilerin elde tutulması ve firmanızla çalışmaya devam edilmesi için farklılık yaratmak gerektiğini belirterek; ''Aksi taktirde eşitler arasında herhangi birisi durumuna düşüyorsunuz ki fiyattan başka kıyaslanacağınız bir kriter kalmamış oluyor. Dolayısıyla kendini geliştirmek ve büyütmek isteyen tüm firmalara “farklılık ve farkındalık” şart...” Değişim ve Gelişim” bir arada geliyor. Boya özelinde bu farklılığı her ne kadar yeni çıkan ürünler yapıyor görünse de ürünün bir “comodity” “meta” olmadığı ve hiçbir zaman olmayacağı deniz boya sektöründe, sizin farklılığı bilakis sahada/seçimlerinizde yapmanız bekleniyor, gerekiyor. Tersanelerimizin boya seçimi yaparken en önemli kriterlerinin “verimlilik” olması gerekir. Günümüzde çoğu tersanelerimizin de bu yönde çalışmalar yaptığını görmek sektörümüz açısından sevindirici olmakla beraber, takdir edileceği üzere yüzlerce ürün seçiminden sorumlu bir departman ve/veya arkadaşımızın boya seçiminde “uzman” olması beklenemez.'' ifadelerini kullandı.


Müşteri profiline göre farklılık gösterecektir: Yeni İnşa, Bakım Onarım, Yat Tersaneleri, Armatör Firmalar, Gemi İşletme Firmaları…

Tersanelerin boya seçimi yaparken en önemli kriterlerinin “verimlilik” olması gerekliliğini işret eden Eskomarine Kurucu Ortağı Adem Kocadağ; ''Günümüzde çoğu tersanelerimizin de bu yönde çalışmalar yaptığını görmek sektörümüz açısından sevindirici olmakla beraber, takdir edileceği üzere, yüzlerce ürün seçiminden sorumlu bir departman ve/veya arkadaşımızın boya seçiminde “uzman” olması beklenemez…Zaten bu makale konusu boya seçiminin de yalnızca bir marka veya ürün seçiminden ibaret olmadığı, örneğin “Tüketim/Bütçe Kontrolü” nün önemli safhalardan biri olduğu aşikardır. Özetle olaya bütüncül/verimlilik bazlı bakmazsak, bir kriteri doğru yaptığımızı zannedip diğerlerinde hata yapma olasılığımız artacaktır.‘’Verimlilik’’ten anlaşılması gereken basittir: örnek olarak bir tersane için seçeceğiniz boya, sistem ve dolayısıyla firma: istenen taş işçiliğini, yüzey hazırlığını, boya uygulama zaman ve maliyetlerini, kapalı alanları verimli kullanmanızı, müşteri memnuniyetinizi, projenin karlılığını, şirket imajınızı olumlu veya olumsuz etkileyebilecektir. Tüm bunlar “verimlilik” açısından bakıldığında “salt bütçe” kıyaslamasından daha önemli ve hayati kriterlerdir. Çünkü işlerinizi dolayısıyla tersanenizi uzun vadeli etkileyecek unsurlardır. Hâlbuki tersi, ekonomik “ucuz” diye kabul edilip satın alınan ürünler, size, zaman, işçilik, müşteri memnuniyeti, kazanç ve imaj kaybına mal olduklarında, ekonomik olmaktan çıkıp tam tersine tersaneniz/sizin için çok pahalıya mal olan seçimleriniz haline gelebilecektir. Müşteriler her zaman kaliteyi ve performansı en yüksek alacakları veya alacaklarına “inandıkları” firmalarla çalışmayı isterler, seçmeye çalışırlar. İsteklerin ve beklentilerin de sonu olmadığına göre, firmalar sürekli kendilerini yenilemeli, nasıl daha verimli ve daha iyi bir firma imajı elde edecekleri konusunda devamlı çalışmalar ve aksiyonlar yapmalıdırlar. Aksi halde 3-5 yıl önceki taktiklerle veya yaklaşımlarla aynı başarıyı elde etmeleri mümkün değildir. Bu yaklaşım yalnızca servis veren/ürün tedariki yapan firmalar için değil tersaneler, taşeronlar ve hatta armatör firmalar için de geçerlidir. Armatör firma gemisini/filosunu rakiplerine ve günün gereklerine göre daha verimli işletmezse ya rekabet gücünü kaybedecektir ya da toplamda daha az kazancı kabul edecektir. Gemi boyası gibi birçok değişkeni olan, ödenen bedele göre elde edilen olası düşük performansların tedarikçiler tarafından birçok ürün dışı nedene (bazıları haklı olabilir tabi ki) bağlanabileceği bir seçimde, kriterleri baştan masaya koymak, beklentileri çok açık dile getirmek, olası problemleri daha oluşmadan “pro-aktif” olarak çözmek ve “beklenilen performans süresi sonunda olası sorunların çözümlerine daha henüz boya anlaşması yaparken mutabık kalmak” kritik önem arz ediyor.'' şeklinde konuştu.


Boya seçimi armatör kazancına nasıl etki eder?
Gemi boyalarının sadece estetik, antikorozif koruma, fouling önleyici olmaktan ziyade bunların bütünü olduğunu dile getiren Adem Kocadağ; ''Örnek vermek gerekirse, şu anda yakıt fiyatlarının kademeli şekilde artmasının da etkisiyle global olarak kullanımı artan silikon bazlı ve/veya diğer gelişmiş fouling önleyici sistemlerle, armatörlerimiz, gemi tipine göre değişmekle beraber ideal şartlarda standard ürünlere kıyasla 4-6 %’ ya kadar yakıt tasarrufu sağlayabilmektedir. 
Armatör firmalardan piyasadaki klasik/standard antifouling sistemlere göre, 60 aylık performans için, toplamda yaklaşık “iki kat” yatırım yapması beklenirken, bu gelişmiş sistemleri seçtiklerinde ve usulüne uygun uyguladıklarında yatırımın geri dönüş süresi gemi tipine göre değişmekle beraber 12-18 ay olmakta, kalan 48-42 ayda sözünü ettiğimiz 4-6 %’lık tasarrufları, sefer yakıt sarfiyatlarında görebilmektedirler. Özetle, tüm kriterler baz alınarak, tüm süzgeçlerden geçirilerek “amacına uygun” seçilmiş bir boya sistemi, aslında bir maliyet değil kazanç olarak geri dönebilmektedir. Tersi ise hem alımda hem uygulamada hem de operasyon sırasında, armatöre/işletmeciye çok büyük maliyetlere, hem de her aşamada katlanarak, neden olabilmektedir.'' dedi.

''Boya, armatörlerin ve tersanelerin kazançlarını direkt olarak etkileyen bir “çözüm” olmalıdır!''

Gemi Boya sektörünün “basit bir tedarikçi-alıcı ilişkisi”nin ötesinde değerlendirilmesi gerektiğini belirten Kocadağ; ''Taraflar birbirlerine “Çözüm Ortağı” olarak yaklaşmalıdır. Çünkü boya salt bir meta değil, tam aksine Armatör, Tersane vb. alıcıların kazançlarını direkt olarak etkileyen bir “çözüm” olmalıdır. Bu yaklaşım her iki tarafa da popüler tabirle “kazan-kazan” ı sağlayacaktır. Firmaların karşılıklı birbirlerini eğitmeleri, firmaların birbirlerini daha iyi anlaması, bu iş birliğinin verimliliğini kesinlikle artıracaktır. Farklılık yaratmak isteyen ve devamlı gelişmeyi, verimliliği artırmak amacında olan ESKOCOAT Boya Danışmanlık Merkezi (CCC) de tam burada devreye giriyor. Bu anlamda değerli müşterilerimizden, çözüm ortaklarımız ve müşteri adaylarımızdan beklentimiz; bize, istek ve beklentilerini karşılamak ve bunu teknik ve saha uygulamalarıyla nasıl karşılayacağımızı anlatmak için, her projeleri için zaman ayırmalarıdır. Sonuçta bu prosesten her iki taraf (danışmanlık alan-veren) da kazançlı çıkacaktır. İşin başında doğru planlama için zaman ayırmak, işin sonunda plansızlıktan dolayı zaman ve para kaybından her zaman daha doğrudur. Yeni gemi inşasında örnek ülkeler, Japonya ve Kore modellerinin başarı sırrı “planlama” ve her zaman ve sürdürülebilir verimlilik artışından geçmektedir.

ESKOCOAT Boya Danışmanlık Merkezi (CCC) olarak Çözüm Ortaklarımızla, Yeni İnşa Boya Seçimi, Havuz Bakım Boyaları, Seyir Bakım Boyaları, Planlı Bakım Onarım, Performans Kontrolü & Değerlendirmeleri, Boya Performansına bağlı yapılacak aksiyonlar gibi uzmanlık konularımızda, boya seçim/alım süreci öncesi planlamadan başlayıp, satın alma, uygulama, performans takibi ve beklenen performans süresi sonunda elde edilen sonuca göre yaptırımlara kadar süren uzun bir yolculuğa beraber çıkacağız.'' ifadelerini kullandı.

Detaylı bilgi, istek ve her türlü görüşleriniz için: ESKOCOAT Boya DanışmanlıkMerkezi/Coating Consultancy Center (CCC) 0541 494 62 88 / [email protected]