"Devletin Başına Bela Adamlar"

Mesut Yılmaz, bir dönem terörle mücadelede kullanılan isimlerin daha sonra kirli işlere karıştığını söyledi. Yılmaz'a göre Susurluk'ta işte bu hukuksuz yapılanmaların ürünü. Peki tek suçlu Özel Harekat mı?

Rize Bağımsız Milletvekili Mesut Yılmaz, NTV'de Can Dündar'ın sorularını cevapladı. İktidarların bir dönem terör örgütleriyle mücadelede kullandığı bazı isimleri daha sonra korumaya çalıştığını, Susurluk'un da bunun bir uzantısı olduğunu söyledi. İşte Yılmaz'ın canlı yayındaki Susurluk itirafları;

Hukuk dışı mücadele olmaz

Hukuku dışlayarak terörle mücadele yapılamaz. Türkiye'de maalesef hukuk dışı terörle mücadele yolları denenmiştir. Bu iki sonuç doğurmuştur. Buna göz yuman kurumlar her zaman yıpranmıştır. İkincisi bunun ensturmanı olarak kullanılan kişiler, zaman içinde devletin başına bela olmuştur.

Susurluk'ta bu izler yok

Ben bu kadar işlerin içinde olan bir insan olarak İtalya'daki gladyoyla ilgili Susurluk'ta herhangi bir benzerliğe, belgeye rastlamadım. NATO'nun özel harp stratejisi kapsamında, bu Susurluk olayının herhangi bir yerinde ne kurum olarak ne şahıs olarak bir rol aldığını hiçbir şekilde görmedim. Bende böyle bir bilgi yok. Dolayısıyla gladyoyla ilgili kurulan benzerlikler bana göre teorik olarak kalmaktadır.

Susurluk basit bir düzen

Ben çok daha pratik işin çok daha basit bir ihtiyaçdan kaynaklandığını biliyorum. 12 Eylül döneminde ASALA terörüne karşı Emniyet'te özer bir birim oluşturuluyor. Adı geçen kişilerde o birimin nüvesinde yer alan kişiler. Bu o zaman 40-50 kişilik bir birim. Bunlar özel olarak eğitiliyor. yurtdışına falan gönderiliyor. Sonra ASALA terörü bastırılıyor ama 90'lı yıllarda da PKK terörü başlıyor. PKK terörü başladıktan sonra, devlet bir müddet biliyorsunuz bu olaya teşhis koymakta geçikti. Hatta bana kalırsa eksik teşhis. Bunun ufak bir olay olduğu teşhisi koyuldu.

Devletin başına bela oldular

90'lı yıllarda daha sonra bu grup devletin başına bela olmuştur. Daha önce nüvesi teşkil eden bu özel birimi, Özel Harekat Dairesi adı altında, yeniden yapılandırdı. Bu sayısı çok arttı sanırım bir kaç bine yaklaştı. 93-94 döneminde ve bu özel Haraket Dairesi hakikatten, Güneydoğu'da dağlarda terör örgütünü bastırmakta çok önemli bir rol oynadı. Fakat bu söylediğim kural burada işledi yani hukukun dışına çıkılmış olması. Bu insanların bir bölümünün, ufak bir bölümünün işte bu Susurluk dediğimiz, bu rezaletin aktörleri olması sonucunu doğdurdu.

Kurumlar sahip çıktı

Kurumlar daha önce, bunları meşru yollarda destekledikleri için bunları deşifre etmeye, mümkün olduğu kadar sahiplenmeye çalıştılar. En azından bazı şeyler görülmemeye çalışıldı. Sonra malum o kaza oldu. Kamuoyu konunun üzerine gidilmesini istedi. Zamanın hükümeti bunu küçümsedi. O zaman Erbakan'ın falan, bunların fasa fiso olduğunu ifade etti.

Ben üzerime düşeni yaptım

Bunu ben ana muhalefet lideri olarak içeriden bazı bilgiler geldi. Ben hemen Cumhurbaşkanı Demirel'e bildirdim. Sayın Cumhurbaşkanı, Başbakan'a bir mektup yazdı ancak sonuç alınamadı. Sonra hükümet değişti ve biz hükümete geldik. Benim hükümette ilk yaptğım şey, Susurluk konusunda bir inceleme başlatmak oldu.