banner191

banner148

banner179

banner176

03.11.2007, 14:04

Denizcinin Tanımını Yapalım....

Sevgili Barbaroslar, geçen yıl Mayıs ayında Deniz Ticaret Gazetesinde yayımlanan yazımı bazı değişikliklerle tekrar sizlerle paylaşmak istedim..
 
Öğrencilik yıllarımızda "Denizcinin tanımı" nedir diye sorulduğunda aklımıza  hukuk derslerinden öğrendiğimiz "Gemi adamı ’’ tanımı gelirdi ..

Denize çıktığımız ilk yıllarda ise bu tanım, usta olma yolunda seyir eden denizcinin elindeki hamur gibi yeni biçimler almaya başladı; içine duygular girdi.,düşünceler katıldı… Kendi yorumlarımız ile bu tanım kendimizi  biçimlemeye başladı.. Gemi adamını; bir hizmet akdi ile gemi arasına sıkıştıran tanım denizcinin önce insan olma büyüklüğüne sığmayarak, kağıt üzerinde bir tanım olmaktan çıkıp yaşam bulmaya başladı..

Ne diyor Deniz İş Kanunu gemi adamını tanımlarken " Bir hizmet aktine dayanarak gemide çalışan kaptan, zabit ve tayfalarla ve diğer kimselere ''gemi adamı " denir. Bu kadar..

Hikaye anlatacak hali yok tabii kanun yapıcının...

Hukuki anlaşmazlıkta kimin gemi adamı sayılıp sayılmayacağını basit,kısa ve anlaşılır şekilde belirtmiş..İşin lafzi yanını gayet de iyi yapmış..

Peki ya işin ruhu.?.Yani bu bağlamda hukukçu olmayanlar ya da olanlar denizciyi ezberden çıkıp nasıl tanımlar?

Hukukçu arkadaşlarımızı bilmem ama her denizcinin bu konuda söyleyeceği çok şeyi olduğuna inanarak bende diyorum ki ;

Denizci her şeyden evvel yürekli insandır..Cesurdur...Çünkü başka turlu denizlere kafa tutamaz o...

Denizci yaşadığı ortama, yani gemiye ve çalışma arkadaşlarına karşı merttir..Sözünün eridir..Denizin kendiside merttir.. Yalanı affetmez hemen yüzüne vurur...

Denizci çalışkandır...Tembel denizci bir seferlik yolcudur...

Denizci özlem adamıdır..Özler..Özlenir..Kavuşmanın en büyük ruhsal doyum olduğunu ondan daha iyi kimse bilmez...

Denizci duygu adamıdır..Şairlerin kıskanacağı doğanın en güzel manzaralarını o görür..O yaşar ilk defa görünen ve bir daha görünmemek üzere kaybolup giden güzellikleri denizlerde...

Denizci bilgedir..Çok okur..Hatta yazar. Sürekli yalnızlığı  bazen akil almaz büyüklüğe erişir..Doğanın ihtişamı karşısında kendini aciz hisseder..Tüm bunlar  bilgeliğinin elinde onu hoş görülü ve anlayışlı yapar..İnsanı sever..Yalan ve iftiradan uzak durur..

Denizcinin kalbi sevgi doludur..Onu güçlü kılan sevdiklerine olan bağlılığıdır...

Denizci dosttur..Arkadaştır,,Sefer dönüşü hep o arar arkadaşlarını, dostlarını..Unutulmuşluğunu bilse bile..

Denizci nankör değildir..Milyonlarca çeşit canlıyla paylaştığı denizlerini kirletmez...Onu ibadet yeri gibi temiz tutar..Çevre bilinci yüksektir..

Denizci için emanet kutsaldır..Gemisi ve taşıdığı yük onun namusudur..

Denizci güvenilir adamdır..Binlerce hatta milyonlarca insani ilgilendiren ticari yolculuklar sadece onların ellerine teslim edilir..

Denizci paylaşmayı bilir..Adalet duygusu gelişmiştir..Çünkü denizde yaşamın başka türlü olmayacağını bilir..Adalet  "kutup yıldızı gibidir geri kalan her şey onun etrafında döner" (Eflatun) sözünü iyi bilir..

Denizci iyi bir yurttaştır..Gittiği ülkelerde ülkesini temsil ettiğini unutmaz..O bilinçle hareket eder..

Denizci  varlıgının nedenini kavrayarak ve yaşamın mucizesini anlayarak her gün şükrederek yaşar .Selametini Allahın adıyla anarak dualaştırır..Bunu her gün yapar..

Denizci ismini her gün kucağında uyuduğu, uyandığı hatta canını verdiği denizden almıştır... Çünkü onunla özdeştir artık..Oysa karada çalışanlara karacı denmez..

Hulasa denizci  farklıdır...Ne demişti Yunanlı filozof; insanlar ikiye ayrılır, denizciler ve olmayanlar...Dolayısı ile bu farklılığın önemini algılamak denizci gibi hareket etmek büyük bir sorumluluk gerektirir..

Allah  bütün denizcilere selamet karada çalışıp Türk denizciliğine her kademede her sektörde emek veren arkadaşlarımıza da kolaylıklar versin...
 
İyi bir denizci ve daha da önemlisi iyi bir yurtsever olmanın her zamankinden daha fazla önem kazandıgı şu günlerde Türk denizcisinin ayrışmasına değil birliğine olan öneme dikkat çekerek yazımı sonlandırmak istiyorum.

Sevgiler herkese...

Yorumlar (6)
DENİZE ADAMDÜŞTÜ 12 yıl önce
Bir insanın sürekli ölümü yaşaması veya onu düşünmesi insanı normal yaşamda nasıl etkiler diye düşünüyorum. Denizde son derece sakin bir günde yavaş yavaş hızlanan rüzgarın kaldırdığı dalgaların gemiyi nasıl etkilediğini hiç gördünüz mü? Birbirlerine hissettirmeden yaşam kaygısına düşen denizcileri hiç gördünüz mü, ya da onlarla birlikte bu yaşamın bir parçası oldunuz mu. Sürekli oynayan bir yüzeyde yaşamak zorunda olan bu insanların yaşam biçimlerinin karadaki durağan ortamdan farklı olmasının ne denli doğal olduğunu görmenin ötesinde, düşünmek ve de yaşamak gerekiyor. Özellikle uzun seyirlerin sonunda kalınan liman sürelerinin az olması, alınan maaşın kendi yurduna özgü olmasından kaynaklanan para harcama korkusu ve doğal olarak gittiği ülkede daha da yabancılaşması ve tepkisini zaman zaman sert şekilde dile getirmesi. Bu tepkinin gösterilmesinde de korku, dışlanmışlığın verdiği kompleks yatıyor.

Demek denizci oldun. yalnızlığın adamı olduğunu düşünüyorsun yani. ya da hayatı o kadar umursamıyorsun ki, gittiğin zaman dönünce ne bulacağın seni hiç ama hiç ilgilendirmiyor. bu yüzden de güçlü olduğunu düşünüyorsun. ama sana bir şey söyleyeyim, bir insan ne kadar çok bir şeyler olduğundan bahsediyorsa, o kadar hiçbir şeydir. dolaylı ya da dolaysız.



belki de ne olduğunu bilmediğin bir şeylerden kaçtığını düşündüğün için kabulleniyorsun hayatın seni sürüklediği yeri. bu konuda söylenebilecek klişe ama doğru bir laf biliyorum: aslında kaçtığın kendinsin. belli bir noktaya kadar kaçıp, o zaman kadar güçlenip sonra saldırıya geçeceğini düşünüyorsun. ama böyle bir şey olmayacak. sürekli kaçmaya devam edeceksin çünkü sürekli birileri seni kovalıyor olacak.



artık denizci olduğuna göre, her gece kendinle tam anlamıyla yalnız kaldığında "acaba hata mı yaptım" diye soracağının da farkındasındır. ama denizi, yıldızları ve büyük bir anlam ve haykırışla batan güneşi hiç bir ölümlü insanın göremediği gibi görebileceğin onlarca yıl senin olacak. bakacaksın ve anlayacaksın. tanrın tarafından terk edildiğini anlayacaksın. diğer tüm insanların kaderleri varken seninkinin olmadığını anlayacaksın. o kadar korkmaya başlayacaksın ki üzerinde gezindiğin dünyadan, lumbuzunu açmaya çekinir olacaksın. kendi dünyana çekileceksin. diğer insanlarla paylaşmayacağın, sadece senin bildiğin bir dünya. ortak noktan kalmayacak insanlarla. anlaşamayacaksın hiçbiriyle, hiçbiri anlamayacak seni. "acaba hata mı yaptım" diye soracaksın, tekrar ve tekrar, hayatın renkleri silinirken gözünün önünden. gördüğün ve görmediğin yerleri düşüneceksin. tanıdığın ve tanımadığın, tanıyamadığın insanları hayal edeceksin. ama, ulaşamayacaksın hiçbirine. farkında olmadığın bu işkencenin bitmesi için ard arda yakacaksın sigaraları, ama asla bitmeyecek. evini görebildiğin halde evine gidemeyeceksin. artık rüyalarında gerçek hayatta olduğundan daha mutlu olduğunu fark edeceksin. uyumak için can atacaksın ama gözüne uyku girmeyecek, onun yerine ağrılar girecek başına. umut kırıcı değil mi?



korkmana gerek yok, bunlar her denizcinin sahip olduğu şüpheler. artık denizci olduğuna göre, bu şüphelere de dayanacaksın demektir. kendine dayanabildiğine göre...





"sea is my country, ship is my home, duty is my life, who is my wife."
Erdal Tekin 12 yıl önce
Sevgili, Kemal Kardeşim



Ellerine sağlık;

Düşüncelerin ve harika yazın için en içten Teşekkürler.



Müsaaden ile yazıyı gideceğim bütün gemi salonlarına asacağım.



Selam ve Sevgiler



Erdal Tekin 0533 234 67 64

deniz TEMİZ 12 yıl önce
Kemal Kardeş:



Yapmış olduğun bu tanımların hukuki yönüne diyeceğim yok ama diğer boyutunu kaleme bayağı bir mübalağa sanatını konuşturmuşsun ve idealindeki denizcinin tarifini yapmaya gayret göstermişsin.



Denizde (gemide) çalışan denizci "GEMİ ADAMI" kardeşlerimin edeb-i ahlakı, şahsiyeti ve hayata duruşu nasıl olduğunu tam olarak bilmememle birlikte, karada çalışan denizcilerle, yapmış olduğun bu tanımları karşılaştırdığımda hiç örtüşen bir madde bulamadım.



Ama genede teşekkür ediyorum size belki bu yazınızı okurlar da bundan böyle bu tanımlara layık olmaya gayret ederler.



Saygılarımla



deniz TEMİZ 12 yıl önce
Kemal Kardeş:



Yapmış olduğun bu tanımların hukuki yönüne diyeceğim yok ama diğer boyutunu kaleme alırken bayağı bir mübalağa sanatını konuşturmuşsun ve idealindeki denizcinin tarifini yapmaya gayret göstermişsin.



Denizde (gemide) çalışan denizci "GEMİ ADAMI" kardeşlerimin edeb-i ahlakı, şahsiyeti ve hayata duruşu nasıl olduğunu tam olarak bilmememle birlikte, karada çalışan denizcilerle, yapmış olduğun bu tanımları karşılaştırdığımda hiç örtüşen bir madde bulamadım.



Ama genede teşekkür ediyorum size belki bu yazınızı okurlar da bundan böyle bu tanımlara layık olmaya gayret ederler.



Saygılarımla



Vehbi Kara 12 yıl önce
Sayın Kemal Bey

Bir denizciyi bu kadar güzel cümleler ile ifade eden başaka bir yazıya rastlamadım.

26 yıldır bu işten ekmek yiyorum, gerçekten de yazmış olduğunuz gibi bir meslektir denizcilik.

Eğer dünya denizciliğinde söz sahibi olmak istiyor isek sizin ifade ettiğiniz gibi denizciliği idealize etmek zorundayız. Yani şunu söylemek istiyorum bazı yorumcuların yazdığı gibi yazdıklarınız mübalağa değildir, olması gerekendir.

Allah'tan bütün denizci kardeşlerimize güzel seyirler nasip etmesini diliyorum.
HARUN AKBAS 12 yıl önce
MURAT BEY YAZINIZI COK BEGENDIM.SANKI DENIZCILERI AN AN ANLATMISSINIZ.BU GUZEL YAZINIZA TESEKKUR EDERIM. YENI YILINIZDA SAGLIK BASARI VE MUTLULUKLAR.

HARUN KAPTAN
23°
açık
Günün Anketi Tümü
DenizHaber.Com Tema güncellemesi yaptık. Yeni site dizaynımızı nasıl buldunuz?
DenizHaber.Com Tema güncellemesi yaptık. Yeni site dizaynımızı nasıl buldunuz?