Açıklama aynen şöyle:

Ülkemizde işçi hareketi son yıllarda önemli ölçüde kan kaybetmiş, sendikamızda bu kan kaybından nasibini almıştır.

Sendikamızı geleceğe taşımak için, bazı önlemler alınması ihtiyacı duyulmuştur.

Öncelikle; Şube başkanları dışında ki şube yöneticilerinin belirli bir süre Amatör olarak hizmet vermeleri gündeme getirilmiş, ancak bu önerimiz Deniz Nakliyat Armatörler ve Şehir Hatları Şubesince kabul görmemiştir.

Bu önerimiz kabul görmeyince, Genel Merkez Yönetim Kurulunca üyesi az olan Deniz Nakliyat Armatörler Şubesinin, Limanlar Şubesi ile birleştirilmesi ve bunun için Olağan üstü genel kurul yapılması kararı alınmıştır.

11.Ağustos.2007 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurulda delegelerimizin 161 Evet ve 53 Hayır oyuyla anılan şubelerin birleştirilmesi kararı alınmış ve uygulamaya konulmuştur.

Bu uygulamadan sonra; koltuklarını kaybedenler feryada başlayarak, Sendikamızı ve şahsımız aleyhine yolsuzluk iddialarıyla yargıya başvurmuşlardır.

Bu yargı süreci hala devam etmektedir. Yargıya intikal eden olaylar ile ilgili olarak, sendikanın yaptığı tüm harcamalar belgelendirilerek, ilgili yerlere gönderilmiştir.

Yargı sonucunda istediklerini elde edemeyeceklerini anlayanlar, bu sefer sendikayı olağan üstü genel kurulu götürmek için çalışmaya başlamışlardır.

İhanet çevrelerinin başlattığı olağanüstü genel kurul çalışmaları sonucunda, sendikalar yasası ve tüzüğümüze göre, süren davalar bahane edilerek delegelerimiz 1/5 imzayı toplayarak olağanüstü genel kurul yapılması için sendikamız genel merkezine müracaat etmişlerdir.

Bunun üzerine anılan ihanet çevrelerince tekrar yargıya başvurulmuş, sendikamıza kayyum atanması için talepte bulunulmuştur.

30.12.2008 tarihinde Beyoğlu 1 inci İş Mahkemesinde görülen dava sonucu, Sendikamıza olağanüstü genel kurul yapılması için kayyum atanması uygun görülmüştür.

Dolayısıyla kayyum atanmasının yolsuzluk iddialarıyla hiçbir ilişkisi bulunmamaktadır.

Beyoğlu 1 inci İş Mahkemesinin bu kararına gerekli itiraz yapılmıştır.

Kendi çıkarlarından başka bir şey düşünmeyen ihanet çevreleri bu kararla, toplu sözleşme dönemine girdiğimiz bu günlerde, temsil ettiğimiz, hak ve menfaatlerini korumakla görevli olduğumuz üyelerimizin çıkarlarının korunması ve kotarılmasına darbe vurmuştur.

Toplum menfaatini hiçe sayarak, kendi çıkarları için sendikaya kayyum atanmasını sağlayanlar üyelerimize karşı bunun cevabını nasıl verecektir.

Ayrıca uzun yıllardır ( 1992 den beri ) beraber çalıştığımız bu ihanet çevreleri ortaya attıkları yolsuzluk iddialarını bu güne kadar neden gündeme getirmemişler, susmuşlardır.

Namuslu dürüst insan bu güne kadar susmaz, gereğini yapardı.

Takdiri siz değerli kamu oyunun vicdanına bırakıyoruz.

TÜRKİYE DENİZCİLERSENDİKASI YÖNETİM KURULU