banner209

banner191

banner148

banner179

banner176

İstanbul'a İkinci Boğaz Geliyor: Kanal İstanbul

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, “çılgın projem” olarak adlandırdığı projesini slaytlar ve animasyonlar eşliğinde açıkladı.

DENİZ TV 27.04.2011, 11:58
İstanbul'a İkinci Boğaz Geliyor: Kanal İstanbul

İşte Erdoğan'ın merakla beklenen 'çılgın projesiyle' ilgili açıklamaları:

HAYALLER KURDUK

Bir İstanbul aşığı olan, İstanbul’u hayal şehir, bu şekilde tanımlayan Yahya Kemal özellikle İstanbul üzerine yazmış olduğu deniz adlı şiirini şu dizeleriyle bitiriyor:

“Çıktığın yolda bugün yelken açık yapayalnız. Gözlerin arkaya çevrilmeyerek pervasız. Yürü, hür maviliğin bittiği son hadde kadar. İnsan alemde hayal ettiği kadar yaşar.”

İnsan alemde hayal ettiği kadar yaşar. Alparslan bir hayal kurmuş, Anadolu’nun kapılarını aydınlığa aralamıştır. Fatih Sultan Mehmet hayal kurmuş, gemileri karadan yürütmüş. Süleymaniye Mimar Sinan’ın önce hayallerini süslemiş, ardından İstanbul’un incisi olmuştur. Selimiye Edirne’nin, Türkiye’nin dünyamızın incisi olmuştur.  Bütün büyük adımlar bir hayalle başlamıştır. Bütün büyük zaferlerin, medeniyetlerin temelinde önce hayal vardır. İşte biz de ülkemiz için milletimiz için hayaller kurduk.

Üstad Necip Fazıl ne güzel söylemiş İstanbul için:

“Ruhumu eritip de kalıpta dondurmuşlar; Onu İstanbul diye toprağa kondurmuşlar. İçimde tüten birşey; hava, renk, edâ, iklim; O benim, zaman, mekân aşıp geçmiş sevgilim. Çiçeği altın yaldız, suyu telli pulludur; Ay ve güneş ezelden iki İstanbulludur. Denizle toprak, yalnız onda ermiş visale, Ve kavuşmuş rüyalar, onda, onda misâle.”

KİM ÇEVRECİ? CHP Mİ BİZ Mİ?

İşte böyle bir İstanbul’un hayaliyle iş başına geldik. Gecesi sümbül kokan bir İstanbul için kolları sıvadık. Biz hayalleri gerçeğe dönüştürmek için koştuk. Çöp dağları vardı. İktidarda CHP vardı. Çöp dağlarında hayallerin tükendiği bir İstanbul’u, Ümraniye’de çöp dağlarının patladığı ve 39 vatandaşımızın öldüğü şu Ümraniye’de iktidarda CHP vardı. Çöpten çöp dağlarından kurtararak buraları park alanlarına dönüştürdük. İstanbul’u suyla buluşturduk. Temiz bir Haliç isteniyordu. Kime gittiysek bize Haliç temizlenmez diyorlardı. Kayalarla toprakla dolu bir Haliç. Düşünebiliyor musunuz? Bunun söyleyenler bize artık danıştığımız o koskoca hocalarımızdı. Onlar bize böyle söylüyorlardı. Fakat biz aradık araştırdık ve Haliç’in temizlenebileceğini öğrendik. Haliç’in içinden bütün çamuru aldık ve onu 9,5 km uzaklıktaki Alibeyköy’deki taş ocaklarına taşıdık. Kamyonlarla taşımıyorduk, oraya adeta petrol boru hattı gibi borular döşemiştik. Orada kendimize 650 bin metrekarelik bir park meydana getirdik. Kim çevreci? CHP mi biz mi?

İstanbul sevdamız bizi buralara getirdi. Yılmadık, umudumuzu kaybetmedik. Hayallerimizi hiç yitirmedik. Aylar boyunca özgürlüğün hayalini kurduğumuz kadar büyük Türkiye’nin hayallerini kurduk orada. 14 Ağustos 2001’de işte o hayallerin peşine düştük. Biz konuşan düşüncelerini özgürce ifade edebilen korkmayan korkutulmayan hiçbir ferdi dışlanmayan ötelenmeyen bir Türkiye hayalini kurduk. Bunu başardık, başaracağız.

ÇANAK ÇÖMLEK ÇIKTI DİYE MARMARAY'IN BİTİŞİ 4 YIL ERTELENDİ

Çok enterasan üçüncü köprü dedik. CHP’lilerin hemen eteği tutuştu. Açıklama yaptılar karşıyız. E sizden zaten başka bir şey beklenmez ki? Bu zihniyet sevgili kardeşlerim birinci köprüye de karşıydı, ikinci köprüye de karşıydı. Bu zihniyet Marmaray’a da karşıydı. Zaten bu zihniyet Marmaray’ın bitişini 4 yıl erteletti bize. Neden biliyor musunuz? Orada çanak çömlek çıkmış bu. Lafa gelince insandan değerli bir şey yok. Ama 4 yıl bir proje geciktirilmez. İnsanımın 4 yıl yaşamında, İstanbul’un ulaşımında artılarla eksileri bunların hesaplama durumu yok. İnsan öncelikli bakmadı bunlar, her zaman ideolojik yaklaştılar.

BU PROJE YÜZLERCE YIL ÖNCESİNİN DE HAYALİ

İstanbul Türkiye’nin özetidir. Güzelliğiyle, potansiyeliyle sadece Türkiye’nin değil dünyanın göz bebeğidir. İstanbul’a yapılan her hizmet, Anadolu’ya Trakya’ya yapılan bir hizmettir. İnsanlığa yapılan hizmettir.

İşte bugün bu muhteşem şehre yeni bir hizmeti yeni bir eseri kazandırmanın milletçe heyecanını yaşıyoruz. Şunu özellikle ifade etmek istiyorum. Bugün açıklayacağım bu muhteşem proje, şahsımın olduğu kadar arkadaşlarımın olduğu kadar, yüzlerce yıl öncesinde İstanbul’un sakinlerinin de aslında bir hayalidir. İstanbul’a Büyükşehir belediye başkanı olduğum zaman, bu özellikle Independent olayını yaşadığımızda, çok ciddi rahatsızlıklar geçirmiştik. Böyle bir felaketle baş başa kalırsan ne yaparız, aylarca bu yangın sürmüştü. Ne yaparız diye kendi kendime soruyordum. Zaman zaman bunları konuşuyordum.

Başbakan olduktan sonra, Ulaştırma Bakanım ve Belediye Başkanımla helikopterle zaman zaman dolaştık. Türkiye bunu başaracak güce ulaşmıştır dedik. Artık kaynaklar noktasında da sıkıntımız yok. Milli kaynaktan olmasına yönelik bir sıkıntı da yok. Türkiye 2023’e böyle büyük, çılgın ve muhteşem bir projeyle girmeyi hak etmektedir dedik ve bunun adımını attık.

AYNI ZAMANDA ENERJİ PROJESİ

Bu proje çok boyutlu bir projedir. Aynı zamanda enerji, ulaştırma, barındırlık, eğitim, istihdam projesidir. Bu proje bir şehircilik projesi, aile projesi, konut projesidir. En önemlisi de bu proje bir çevre projesidir. İstanbul’u ve çevresini, tabiatı, denizi, su kaynaklarını, yeşili, hayvan ve bitki yaşamını koruma projesidir.

PROJENİN TAM YERİ GİZLİ TUTULACAK

İki hususun altını çiziyorum. Biz çok uzun bir süredir bu projenin üzerinde büyük bir titizlilikle çalıştık. Birkaç grubu dar çerçevede çalıştırdık. Her türlü haksızlığı önlemek adına, projenin tam olarak yeri ve maliyeti konusunu gizli tutmaya devam edeceğim. Onu açıklayacak değilim.

ETÜT ÇALIŞMASI 2 YIL SÜRECEK

Projenin yeri ve maliyeti üç aşağı beş yukarı belirlenmiş durumdadır. Sadece etüt çalışmaları iki yıl sürecek. Böyle devasa bir projenin süreç içinde yer ve maliyet açısından bazı değişikliklere uğrayacak olması da son derece tabiidir.

ÇILGIN PROJENİN ADI: KANAL İSTANBUL

Dünyada içinden nehir geçen nice şehirler vardır. İçinden deniz geçen yegane şehir İstanbul’dur. Başlattığımız projemizde, İstanbul artık içinden iki deniz geçen bir şehre dönüşüyor. Bu projeyle beraber iki yarımada bir ada oluşuyor. Anadolu Yakası zaten bir yarımada.

Fakat şimdi bir ada oluşacak. Bu projeyle beraber bir yarımada daha oluşacak. İstanbul’un Avrupa yakasında, İstanbul’un batısında, Karadeniz ile Marmara denizinin arasına yaklaşık 45-50 km uzunluğunda bir kanal yapıyoruz.  İstanbul’umuza Kanal İstanbul’u kazandırıyoruz. Yüzyılın en büyük projelerinden biri için bugün kolları sıvıyoruz.

SU DERİNLİĞİ 25 METRE OLACAK

Kanalın su derinliği yaklaşık 25 metre olacak. Su yüzeyinde genişlik yaklaşık 145-150 metre civarında olacak. Kanaldan bugün dünyadaki en büyük gemiler geçebiliyor. Ama bizim kanallardan 300’lük gemiler geçebilecek. Kanal üzerine inşa edeceğimiz köprülerle kara ve demir yolu ulaşımı hiçbir kesintiye uğramayacak. Üçüncü köprü de bu kanalın üzerinden geçecek. Kanalın inşası sırasında, milyonlarca metreküp hafriyat çıkarılacak. Kazı malzemesi büyük bir liman ve havalimanı yapımında, bunun yanında da sönmüş maden ocakları var, bu maden ocakların bir kısmını göller olarak kullanırken, bir kısmının da kapatılma noktasında değerlendireceğiz. Bu proje İstanbul’u Türkiye’yi başta ülkemiz olmak üzere dünyayı yakından ilgilendirmektedir.

BOĞAZ TRAFİĞİ SONA ERECEK

Zaman zaman meydana gelen kazalar Boğaz'ı adeta cehenneme çevirdi. Türkiye milli gelirinin yüzde 40’ını sağlayan İstanbul’u böyle büyük bir tehditten kurtarıyor, İstanbulluların can güvenliğini sağlamak, kültür varlıklarımızı muhafaza etmek adına bu buyük adımlarımızı atıyoruz. Kanal İstanbul ile boğaz trafiğini tamamen sona erdiriyoruz.

GÜNDE 150-160 GEMİ GEÇECEK

İstanbul Boğazı, su sporlarının yapılacağı, kent içi ulaşımın kolaylaşacağı bir tabiat varlığı olarak eskiye geri dönecek. Marmara’da demirleyen gemilerden artık büyük oranda kurtuluyoruz. Çeşitliliği de böylece muhafaza altına alıyoruz. Kanal İstanbul’dan günde 150-160 gemisinin geçmesini hedefliyoruz. Kanal gemi trafiğini yavaşlatmayacak, tam tersine hızlandıracaktır.

KANALIN SUYU DURGUN OLMAYACAK

Tabi bunlar düzenlemede çok daha farklı ölçütlerde olacak. Kongre, festival, fuar merkezleriyle, spor tesisleriyle, konutlarıyla yeni bir yaşam merkezinin ortaya çıkmasını sağlayacak. İstanbul’un en büyük havalimanını bu bölgede gerçekleştireceğiz. Hedefimiz 60 milyon yıl kapasiteye sahip bir havalimanı. Kanal ve çevresi turistleri cezBederken, bu yeni projeyle birlikte İstanbul Boğazı’da eskisinden çok farklı çekim alanı oluşturacak. Kanalın suyu durgun olmayacak. Kanal İstanbul’un yer altı ve yer üstü kaynaklarına zarar vermeyecek. İstanbul’da bir su sorununa asla sebep olmayacak.

FİNANSMAN SIKINTISI YOK

Kanalın finansmanı konusunda hiçbir sıkıntı söz konusu değildir. Yaklaşık iki yıl boyunca etüd çalışmaları yapılacak bu çalışmalarda mimarlarından mühendisine bütün arkeologlarına kadar çok sayıda bilim adamı ve uzman bu projede görev alacak. Kanalın inşaatı da on binlerce vatandaşımıza iş imkanı sağlayacak. Etüd çalışmalarında her türlü olumlu öneri alınacak. STK’larımızla, üniversitelerimizle ortak proje yürüteceğiz.

SEÇİMLERDEN SONRA ETÜD ÇALIŞMASI YAPACAK

Şu an itibariyle kanalla ilgili bir çok ayrıntı ortaya çıkmış durumda. Maliyet hesaplarının bir kısmı yapılmış durumda. Ancak spekülasyonlara meydan vermemek adına şu an onlara girmeyeceğim. 12 Haziran seçimlerinin ardından etüd çalışmalarını başlatacak, ve ağırlıklı hazine arazileri kullanılmak suretiyle bunu gerçekleştiriyoruz.

İstanbul’un Türkiye’nin dünyanın hizmetine böyle bir projeyi sunmak inşallah Ak Parti’ye nasip olacaktır bunu öyle görüyorum. Ben bu muhteşem projenin bu çılgın projenin ülkemize milletimize İstanbul’umuza hayırlı olmasını rabbimden temenni ediyorum.

 

Fotoğraflar: Sabah Gazetesi

Yorumlar (9)
Emir Üstünay 9 yıl önce
İstanbulun 2.bir boğaza ihtiyacı yok . Projenin maliyeti niçin açıklanmıyor . Her aileye 600 tl geçim yardımı için kaynak sorarken bu projenin kaynağını nereden bulacaksınız. Ayrıca kanalın geliri maliyetini karşılayacakmı ? İstanbul Boğazından pilotsuz olarak geçmek varken hangi gemi bu kanaldan geçmeyi kabul eder. Montreux sözleşmesi gereği gemileri oradan geçmeyede zorlayamazsınız. Böylesine bir projeyle torunlarımızın torunlarınıda borç altına sokmayın , ülkenin geleceğini karartmayın.
murat bayram 9 yıl önce
emir beye birşeyler demek istiyorum.istanbulun kesinlikle bir kanala,gemilerin gececeği bir yere daha ihtiyaçı vardır.çünkü trafikten dolayı gemiler kuzeydede güneyde sıra bekliyorlar.seferlerinde 1-2 günlük geçikmeler oluyor bunlarda şirketlere zarar veriyor.belki gemi 1 gün daha erken seferini bitirebilse idi başka bir sefer için anlaşma sağlayacak birsürü para kazanacaktır.istanbul boğazını gündemi takip ederseniz altın frank sistemine geçirmeye yönelik çalışmalar var.bu çalışmalar ile boğaz geçiş maaliyeti artacaktır.kısacası tüm bunları düşündüğümüzde fayda-maaliyet-kar analizi yapıldığında bir çok gemi kanaldan gitmeyi tercih edecektir.
Hoppala 9 yıl önce
Şayet bu projeye yatırım yapılır ve gerçekleşirse Türkiye'nin lehine olacağı kanısındayım.



İstanbul boğazı trafiği herkesin de bildiği gibi yoğun. Kosteleri saymaz isek her gelen gemi, gerek kuzeyden, gerekse de güneyden olsun boğazda sıra beklemektedir. İkinci bir boğaz açılır ve süveyş kanalındaki gibi yüklü bir miktarda geçiş ücreti alınarak, gemileri bekletmeden geçirirlerse işte o zaman bu çılgın projeye dahihane bir proje denilir...



Kaç seneden beri daha marmaray'ı bitiremediler. Bu projeye başlasalar ancak torumlarımızın torunları reşit olduğunda biter...
Ahmet Yasin Şenay 9 yıl önce
Türkiye Asya petrollerini boru hattı ile Akdenize indirecekti, şimdi kalkmış Rusyanın ihraç ettiği petrolü taşıyan tankerler için kanal inşa ediyoruz. Putin ve petrolcüler sevinmiştir.



ABD Montrö antlaşmasını nasıl zorlarım diyordu, al sana boğazlar rejimi dışında bir geçiş imkanı , istediğin zaman Karadenize çık!



İstanbulda korkunç bir yoğunluk yarat, Anadoluyu İstanbula taşı. Ne oluyoruz? doğuda bir yerleri boşaltıp birilerine mi terk edeceğiz?



Bu hükümet inşaatçıları- kim olduklarını siz biliyorsunuz - besleyerek yerini sağlamlaştırıyor, al sana ballı börekli bir proje.



Valla ben bir tarak gemisi alıp karadeniz ağzında kanalı taramaya talibim , malum, akıntılar kumları devamlı kanala dolduracak. Ben de kıyısından sebeplenirim.



Yaşasın çılgın proje...!!!
Kaptan Amca 9 yıl önce
Bu proje ilk bakışta etkileyici görünse de denizcilik tekniği göz önüne alınmamış. Nedenleri:

1- Uluslararası Montrö Sözleşmesi gereği tüm gemilerin boğazdan geçme hakkı var. Bu hakkı gemilerin elinden alma hakkımız ve onları dar bir kanala yönlendirme hakkımız ise yok. Bu kanalda kaza veya hasar olursa kim sorumlu olacak? Yeni bir Montrö yapmaya da imkan yok, olsaydı zaten mevcut anlaşma değiştirilebilirdi.

2- İki büyük gemi 150 metre genişliğinde bir kanaldan yan yana geçebilir mi? Geçerse hangi süratte geçer? 50 Km boyunca gidebileceği, dönebileceği, demirleyeceği bir yer olmadan adeta tek yönlü bir tünel içine gemiler girer mi?

3- Devamlı kuzey-güney geçişi sağlanamayacağı için gemiler mecburen yine beklemeyecek mi veya İstanbul boğazını kullanmayacak mı?

4- Kaptan, armatör veya kılavuz olsanız 50 km uzunluğunda ve 150 metre genişliğinde, çift yönlü trafik olan, iki yanında milyonlarca insanın yaşadığı böyle bir tüp içine 300.000 ton petrol veya 50.000 ton kimyasal madde yüklü bir gemiyi sokabilir misiniz?

4- Gemilerin İstanbul boğazından geçmesi tehlikeli ise böyle bir kanaldan geçmesi tehlikesiz midir? Bu kanal etrafında yerleşim olmayacak mı? O zaman bu kanal ne işe yarayacak?

5- 1500 metre genişliğinde boğazda 7 mil süratle akan Karadenizin suları 150 metre genişliğindeki bu kanalda nasıl bir akıntı hızı ile Marmara'ya akacak?

6- Kanalda bir gemi kaza veya arıza yaparsa arkasındaki diğer gemilerin durumu ne olacak?



30 yıllık denizci olarak benim vizyonum bu projeyi anlamaya yetmiyor ama birilerinin aklına yatmış. Hayırlı olsun. Aman kanal kıyısından ev almayın :))
Emir Üstünay 9 yıl önce
Büyük tonajlı gemilerin 24 saat beklemek yerine bu kanalı kullanmaları tercih edilebilir ama küçük tonajlı gemilerin burayı tercih edeceklerini sanmıyorum . Boğazları kullanan gemilerin % 70 i küçük tonaj olduğundan günde 150 geminin bu kanalı kullanacağını bekleyemeyiz.
Ahmet Yasin Şenay 9 yıl önce
Kanalın yüzeyde 150 metre genişliğinde olacağı söyleniyor. Büyük ihtimalle trapezoid kesitli - ters üçgenin tepesi kesilmişi - kenarlar 45 derece olsa ( ki daha yatık olması beklenir ) 25 metre derinliği olan kanal ortası 100 metre yapar.Bu da kanal tek yönlü demektir.
9 yıl önce
suez kanalında olduğu gibi kanalın kuzey ve guney yakasında gemılerın bekleyebılmesı ıcın demir bolgelerıde olusturulmalı ve derinlik max 80-90 metre olabılır. buna uyan yerlerden baslangıc ve bitiş noktaları belli olabilir.



150 metre genıslıkte bır yerden eger 2 gemi yanyana gecemesse yuh derim.bazı arkadaslar yazmıs 2 gemı nasıl gecer diye.ustelık denizci arkadaslar. Acaba amerıkada kanallarda yan yana nasıl gecmısler dıger gemılerle? denizci olan arkadaslar bılırler.orneklerı mevcut.



ınsanlar ıyı projelerı desteklemelı.sabıt fıkırlılıkle bir yere varılamaz sadece mantık çerçevesinde hareket edılmelıdır.hemen ınsanlar baslamıs yok bundan olmaz sundan olmaz bal gıbıde olur adamlarda yapar sende gemını ordan gecırırsın.bu kadar basit.yapılınca görürsün arkadaş.
Bütün Yorumları Görmek İçin Tıklayın
15°
kapalı
Günün Anketi Tümü
DenizHaber.Com Tema güncellemesi yaptık. Yeni site dizaynımızı nasıl buldunuz?
DenizHaber.Com Tema güncellemesi yaptık. Yeni site dizaynımızı nasıl buldunuz?