banner191

banner148

banner179

banner176

Yunanistan Atıyor, Türkiye Alıyor

TÜRKİYE'nin geçen yaz sipariş verdiği U-214 tipi denizaltılarını Yunanistan'ın gözden çıkardığı ve satmak istediği ortaya çıktı.

BAHRİYE 09.02.2009, 01:45
Yunanistan Atıyor, Türkiye Alıyor


Yunanistan Atıyor, Türkiye Alıyor

Yunanistan, Türkiye'nin alacağı denizaltılardan kurtulmaya çalışıyor.


TÜRKİYE'nin geçen yaz sipariş verdiği U-214 tipi denizaltılarını Yunanistan'ın gözden çıkardığı ve satmak istediği ortaya çıktı. Yunanistan Deniz Kuvvetleri, Almanya'dan satın aldığı bu denizaltıları teknik sorunlar nedeniyle kullanmadığını açıklamıştı.

Başbakan Tayyip Erdoğan başkanlığında Temmuz 2008'de toplanan Savunma Sanayi İcra Kurulu (SSİK) Alman HDW firması tarafından üretilen denizaltılardan 2,5 milyar euro bedelle 6 tane alınmasına karar verdi. Denizaltıların 2015 yılından itibaren yılda bir tane teslim edilmesi istendi.

Yunanistan ve Güney Kore'nin aynı denizaltıdan sipariş vermesi U-214'ü başta tercih edilir hale getirirken Yunanistan'dan gelen haberler alım kararı için eleştiri kaynağı oldu. Buna göre Yunanistan ilk denizaltıyı denge sorunu nedeniyle beğenmediğini ve sorun çözülünceye kadar teslim almayacağını açıkladı.

Bunun üzerine savunma kulislerine Almanya'nın denge sorununu çözdüğünü ve Türkiye'de benzer sorunların yaşanmayacağı garantisini verdiği bilgisi yayıldı. Aradan geçen zaman içinde Yunanistan, denizaltılar için müşteri arayışına girdi. İddialara göre şimdi Yunanistan, Alman Kiel tersanelerinde hazır olarak bekleyen ilk denizaltıyı kullanmak yerine Polonya'ya satmayı düşünüyor.

ALMANYA AKSİNİ DÜŞÜNÜYOR

İsminin gizli kalmasıyla Hürriyet'e konuşan Alman yetkililer ise denizaltının performansında aslında sorun olmadığını, Yunanistan'ın mali gücünün düştüğünü ve denizaltıları daha ucuza almak için böyle bir yolu izlediğini savunuyor.
 

Yorumlar (2)
Cüneyt Yılmaz 11 yıl önce
http://www.savunmasanayi.net/yunan-denizaltisi-papanikolis-muslumanmi-oluyor/yunan-denizaltisi-papanikolis-muslumanmi-oluyor/



www.savunmasanayi.net



Son manset:





Geçtiğimiz hafta Türk Deniz Kuvvetleri yakın tarihinin en önemli denizaltı alımı kararının haberini siz SSNet okuyucularımıza manşetten vermiştik.



Nitekim dünyanın en büyük askeri gemi üreticilerinden Alman Thyssen Krupp Marine Systems (TKMS) A.Ş. ve Marine Force International (MFI)’e ait Howaldtswerke-Deutsche Werft (HDW) ltd. şirketine, 6 adet havadan bağımsız tahrik sistemli (AIP) Tip 214 sınıfı denizaltı siparişinın verildiğini de söz konusu haberle duyurmuştuk.



Başlıktaki yoruma geçmeden önce, donanmamızın denizaltılarına kısaca değinmekte fayda vardır. Bugün itibariyle Türk donanması 14 adet modern denizaltıya sahiptir.



Söz konusu gemilerin tamamı yukarıda adı geçen Alman üretici HDW orijinlidir. Bu denizaltıların:



6’sı Atılay (Tip 209/1200), 4’ü Preveze (Tip 209/1400) ve 4’ü de Gür (Tip 209/1400 Mod) sınıfı gemilerdir ve 70’li yıllarda teslim alınan ilk üç gemi doğrudan Almanya tersanelerinde üretilmiş ve 1976-78 yıllarında donanmamıza teslim edilmiştir.



Geri kalan 11 gemininse kit ve çeşitli parçaları Almanya’da üretilerek deniz yoluyla Türkiye’ye nakledilmiş ve bu gemilerin tamamının montaj üretimi Türkiye’de yapılarak, 80’li yıllarda, özellikle de 90’lı ve 2000’lı yıllarda donanmamıza teslim edimişlerdir.



Türk Deniz Kuvvetleri, bugün dahi Karadeniz ve Ege dahil Akdeniz’de, Rusya’dan sonra bölgesinin en büyük ve modern denizaltı filosuna sahiptir.



Son 6 adetlik Tip 214 sınıfı siparişle, Türk donanmasına en geç 2023 yılına kadar, bu altı adet yeni sınıf modern ve son derece sessiz gemiler katılmış olacaktır. Herşeyden önce bu denizaltıların havadan bağımsız tahrik sistemleri sayesinde, söz konusu gemiler haftalarca su yüzüne çıkmadan su altında kalabilmekterdirler. Pratikte bu sınıf gemilerin kolaylıkla iki hafta kesintisiz su altında kalabildiği kanıtlanmış olmakla birlikte, teorik olarak bu denizaltıların gerekirse dört hafta kadar yine kesintisiz su altında kalabilecekleri dile getirilmektedir.



Zira HDW yapımı AIP özellikli denizaltıların yakıt hücresi elektro-kimyasal prensiple çalışır ve Tip 214 sınıfı bir denizaltı su yüzüne çıkmadan suyun derinliklerinde elektrik üretebilmektedir.



Kısacası şu ana kadar donanmamızda hizmet vermekte ve tamamına yakını gelecekte de verecek olan modern Atılay, özellikle de Preveze ve Gür sınıfı gemiler de modern ve son derece sessizlerdir fakat bunların ebatları yanında esas fark arz eden özellikleri, elektrik üretmek için kısa bir zaman zarfında su yüzüne çıkma gereksinimi duymalarıdır.



Söz konusu AIP kabiliyeti ile bu gereksinim ortadan kalkmaktadır ve Tip 214 denizaltıları için bu yüzden havadan bağımsız tahrik sistemli denilmektedir.



Dolayısıyla itki gücü bu gemilerde de dizel-elektrik kaynaklıdır fakat AIP sistemli olduklarından, burada taktik açıdan bir çarpıcı özel kabiliyet söz konusudur.



Tip 214 sınıfı gemiler tamamen elektro-kimyasal prensiple elektrik ürettiğinden, sistem son derece sessiz ve yüksek ısıya yol açmadan çalışabilmektedir. Bir başka avantajı da bakım gereksiniminin olmamasıdır ve geminin atığı sadece tatlı sudur.



Bazı uzman çevreler, AIP özellikli denizaltılar için konvansiyonel denizaltı tanımlamasından kaçınmakta ve söz konusu gemilerin stratejik özelliklerini ön plana çıkararak vurgulama amaçlı, bu gemilere: ‘gayrı-nükleer stratejik denizaltı’ yakıştırmasını yapmaktadır.



Alman HDW orijinli denizaltılara dönecek olursak, bugüne dek HDW menşeli AIP özellikli denizaltılardan:



Tip 214 (Yunanistan, G. Kore, Portekiz, Türkiye), 212A (Almanya, İtalya), 209PN (Portekiz), Dolphin (İsrail), Tip 209/1400-AIP (Yunanistan).. sınıfları gibi 36 adedi üretilmiş ya da inşa halindedir.



Geçtiğimiz günlerde, TKMS firması, SSNet’i birinci elden yazılı olarak konuyla ilgili resmen bilgilendirmiştir:



Türkiye’nin sipariş ettiği altı adet denizaltı ile, Tip 214 sınıfı denizaltı sipariş eden ülkelerin sayısı dörde, toplam sipariş sayısı da 21’e çıkmıştır. Nitekim bu denizaltının ilk müşterileri arasında yer alan Yunanistan, G. Kore ve Portekiz donanmalarına Türkiye’de katılmıştır.



Bu bağlamda Yunanistan’ın Papanikolis macerasına değinmekte de fayda vardır.



İlk defa 1981 yılında Avrupa Ekonomik Toplulugu’na (AET), bugünkü adı ve yapısıyla Avrupa Birliği’ne (AB) üye olan Yunanistan, özellikle 80’li ve 90’lı yıllarda Avrupa Birliği büyümeden önce, İrlanda ve Portekiz’le birlikte AB’nin en fakir ülkeleri arasında yer alıyordu.



AB’ye üye olduğundan beri on milyarlarca dolar ekonomik yardımını bütçesine dahil eden Yunanistan, adeta paranoyaya varan Türkiye fobisi yüzünden, gerek savunma, gerekse de gerektiğinde saldırı amaçlı, 80’li, 90’lı ve 2000’li yıllarda, nüfusu ile orantısız derecede astronomik askeri yatırımlar yapmıştır.



AB’nin büyümesi ile ekonomik yardımlarının boyutu bir miktar azalan Yunanistan ekonomisi bugün itibariyle son derece olumsuz bir vaziyettedir. O kadar ki, bir dönem Yunanistan’ın AB nezdinde mali bütçesi muhasebelerinde hile yaptığı bile AB merkezli Brüksel tarafından kanıtlanarak mevzu sabitlenmiştir. Yunanistan, 2004 Atina Yaz Olimpiyatları’ndan da büyük zarar etmesiyle, düşünülen Eurofighter uçağı alımı planları dahi iptal edilmek zorunda kalınmıştı.



1986 yılında, Yunanistan’dan beş yıl sonra AB’ye giren bir İspanya bile, bugün gelişmiş bir endüstri ülke olmayı yakalamışken, Yunanistan, ‘çar çur’ ettiği ve özellikle de hazır silah platform ve sistemleri alımlarına yatırdığı milyarlarca dolarlık AB yardımları yüzünden, bugün büyük bir ekonomik kriz içerisindedir.



Tip 214 denizaltısının ilk müşterisi olan Yunanistan’dır ve 2000 yılında üç gemiyi Alman HDW firmasından sipariş etmiş, bu yetmezmiş gibi 2002 yılında bu siparişlere bir gemi daha ekleyerek toplam dört adet Tip 214 alımı için anlaşma sağlanmıştır.



İlk gemi Papanikolis 22 Nisan 2004 tarihinde suya indirilmiş ve böylelikle bu dört geminin Yunan sınıfı, aynı adlı gemiden ismini almıştır. 2006 yılında ilk geminin testleri sırasında bazı „bebeblik hastalıkları” nitelikli:



Gemi balansı, periskop vibrasyonundan kaynaklanan stabilizasyon, sonar ve hidrolik sistem korozyonu.. gibi teknik sorun ve problemler yaşanmıştı.



Tüm bu askeri projeleri nasıl finanse edeceğini şaşıran Yunanistan, bu sorunları fırsat bilerek ilk gemi Papanikolis’in parasını ödememekle kalmamış, Ekim 2008 tarihinde tüm teknik sorunlar giderildiği ve gerek Alman, gerekse de Yunan taraflarının herhangi bir bir teknik sorunun kalmadığını teyit ettikleri halde Yunanistan gerek parasızlıktan, gerekse geminin uzun süredir Almanya’da tersaneye çekili halde kullanılmamış olmasından, gerekse de psikolojik sebeplerden dolayı, parası zaten ödenmediği içinde bu gemiyi almamakta hala ısrar etmektedir.



Fakat bir yandan da aynı Yunanistan, inşa halinde olan diğer üç Tip 214 (Papanikolis) sınıfı gemiye yüksek motivasyonla odaklanmış, hatta artı iki adet daha, benzeri tip geminin siparişini yine HDW’ye vermiştir. Yunanistan bu çelişkiyi sembolik olarak aşabilmek içinde, gemilerin özellikleri hemen hemen aynı olmasına rağmen bunları Tip 214 olarak değil, Tip 209/1400 (AIP) olarak niteleyerek sınıflandırmaktadır.



Görüldüğü gibi Yunanistan Tip 214 sınıfı gemilerden bal gibi memnundur. Güney Kore gibi bir dünya ticari gemi üretici devi bile, üç adet Tip 214 sınıfı denizaltının üretiminden sonra, geçtiğimiz 8 Ocak 2009 tarihinde aynı sınıftan altı geminin daha siparişini vermiştir. Dolayısıyla Güney Kore donanması, 9 gemi ile dünyanın en büyük Tip 214 kullanıcısıdır.



Yukarıda da görüldüğü ve birazdan fiyat açısından Pakistan’a yapılan teklifte de görüleceği gibi, Türkiye imzaladığı son denizaltı anlaşmasıyla büyük bir başarı sağlamış, offset oranı % 81 gibi muazzam bir seviyeye çıkarılabilmiş, kaynak kodları dahil teknoloji transferi ve herşeyden önce altı adet stratejik denizaltının 2.5 milyar Euro’ya temin edilmesi sağlanabilmiştir.



Fakat Türk basını maalesef, F-16 projesi gibi basit bir mevzu da dahil olmak üzere, hemen her askeri teknolojik konuda olduğu gibi, bu denizaltılar hususunda da geçtigimiz aylarda daramatik ve ağlanacak yanlışlarına bir yenisini daha eklemeyi yine başarmıştır.



Genelde bilgili, donanımlı herhangi bir savunma sanayii teknolojileri ve askeri uzmana sahip olmayan ve çoğu zaman „Google/Vikipedi..” bazlı çalışan sivil Türk medyasının sanal askeri uzmanları, sırf yukarıda açıklanmaya calışılan özel Yunan Papanikolis sorunu yüzünden, örneğin 8 Şubat 2009 tarihinde de olduğu gibi:



„Yunanistan atıyor, Türkiye alıyor”



gibi başlıklar altında ne kadar „bilgili/donanımlı” ve/veya okuyucuyu tiraj maksatlı yanıltıcı olabildiklerini bir kez daha gözler önüne sermişlerdir.



Burada bilgisizlik ya da kasıttan kaynaklanan motifle verilmek istenen mesaj bir nevi:



„Yunanistan’ın hurdaya çıkardığı Tip 214 sınıfı denizaltıyı Türk donanması alıyor”



dur ki bu kararda siviller kadar Türk askerinin de çok önemli rol oynadığı göz ardı edildiği gibi, hem Türk Silahlı Kuvvetleri’ne dolaylı olarak saygısızlık yapılmış, hem de caydırıcılık unsuru haksız yere isabetsiz ve yüzeysel bir değerlendirme ile baltalanmıştır.



Yukarıda dile getirilen bilgiler ya bilgisizlikten, ya da umursamazlıktan bir çırpıda okuyucudan saklanarak, haber eksik sunulmuş ve bu son derece yanıltıcı ve hiç şık olmayan başlık ve haberi ortaya çıkmıştır.



Yunan Papanikolis denizaltısının başlıkta ima edilen mevzusuna dönelim.



Almanya‘nın ciddi yayınlarından, haftalık 1 milyon 50 bin üzeri satış tirajlı “Der Spiegel” (Ayna) dergisinin son haberine göre, Pakistan‘ın bir kaç yıldır Almanya‘dan Tip 214 sınıfı denizaltı isteği doğrultusunda tüm pürüzlerin giderildiği ve mevcut Federal Alman Hükümetinin satışla ilgili gerekli resmi onayı önümüzdeki yasama döneminde, dolayısıyla 27 Eylül 2009 federal seçimleri sonrası, en erken bu sonbahardan sonra vereceği dile getiriliyor.



Konuyla bağlantılı olarak geçtiğimiz Nisan ayında Pakistan‘dan bir delegasyon Almanya‘ya gelmiş ve AIP özellikli Tip 214 denizaltıları ile ilgili son müzakereleri birinci elden yürütmüştü.



Pakistan adına müzakereler sırasında söz konusu delegasyon, özellikle finans sorunları yanında, üç adet Tip 214 denizaltısı için 1.2 milyar Euro (yaklaşık $ABD 1.7 milyar)’yu ödemede zorluk duyacaklarını dile getirmiş ve finansman için Alman kredi faizini yüksek bulmuş ve bu finansmanın beş senede değil, 20 seneye esnetilerek ödenmesini rica etmişti.



İşte Papanikolis denizaltısı burada devreye giriyor.



Almanya‘nın, bu Yunan denizaltısı ile bağlantılı olarak Pakistan‘a yaptığı teklifini modifiye etmesi ve yeni teklife Papanikolis‘in de dahil edebileceği dile getiriliyor. Dolayısıyla Almanya‘nın Pakistan‘a satışını onaylayacağı iki ila muhtemelen üç adet Tip 214 sınıfı denizaltıdan birinin Papanikolis olma ihtimali kuvvetlenmiş gözüküyor.



Eğer orta vadede, daha önceleri iddia eildiği gibi Polonya yerine Papanikolis gemisine sahip olacak olan gerçektende Pakistan olursa, bu Yunanistan açısından aynı adlı sınıfı ismen lağvederek örneğin bu sınıftaki diğer gemi Pipinos olarak değiştirilmesi gerekebilir.



Fakat bu işin sembolik yanı. İçin asıl ilginç yanı bu durumun taktik açıdan Türkiye’nin lehine olabilmesi, dolayısıyla Yunanistan perspektifinden oldukça sakıncalı bir hal alabilmesidir.



Her ne kadar Tip 214 sınıfı gemiler, dizel-elektrik motorları, havadan bağımsız takat sistemleri, ebat, dizayn/konstrüksiyon, materyal, donanım.. açısından hemen hemen aynı olsalar da, her ülkenin kendine has spesifik teknik şartname ve detay kriterleri mevcuttur.



Dolayısıyla burada spesifik Yunan ve Türk konfigürasyonlarından bahsetmek mümkündür.



İşte burada Türkiye olası bir taktik avantajı kaçırmayarak, Pakistanla olan iyi düzeydeki ikili askeri ilişkiler kapsamında Papanikolis’i iyi değerlendirmelidir.



Pakistan ve Türkiye aynı sınıf bu denizaltılarla 2010′lu yıllarda Akdeniz’de veya Hint Okyanusu’nda tatbikat ve manevralara müştereken katılırlarmı şimdilik bunu söylemek umulsada çok güç.



Fakat her halükarda Türk askeri uzmanlarının Pakistan’a gönderilerek ve bu Yunan teknik şartnamesine göre inşa edilen Papanikolis gemisi kapsamlıca enine boyuna incelenerek, Yunan tarafına karşı gerek reel anlamda, yani objektif, gerekse de piskolojik bir avantaj sağlanarak, donanmamızın söz konusu stratejik caydırıcılığı bu tür taktiklerle de çarpılabilir.



Özge Kılınç



Yayın Danışmanı ve Kurul Başkanı
Prof.Dr. Aydın ŞALCI 11 yıl önce
T.C. Deniz Kuvvetleri Komutanlığı, Denizaltıcılık ve Denizaltı dizaynı ve inşaatı konularında üst derecede bilgi düzeyine sahiptir. GÖLCÜK tersanesinde bulunan kapalı denizaltı yapım fabrikasını görmeyenler fikir yürütemezler. Denizaltılar konusunda alınmış kararlar yerinde ve doğrudur. Bu olayı fırsat bilerek, bazı hainler TSK yı yıpratmaya çalışmaktadırlar. Bilgi sahibi olmayanların fikir beyan etmeye hakları yoktur.

Saygılarımla...



Aydın ŞALCI (Gemi İnş. ve Mak. Y.Müh.)
24°
açık
Günün Anketi Tümü
DenizHaber.Com Tema güncellemesi yaptık. Yeni site dizaynımızı nasıl buldunuz?
DenizHaber.Com Tema güncellemesi yaptık. Yeni site dizaynımızı nasıl buldunuz?