banner246

banner176

banner242

banner184

banner191

banner148

banner179

banner145

banner182

banner263

Endaze: Türkiye'nin gemi yapan adamları

Osman Öndeş'in Endaze adını verdiği eseri Deniz Ticaret Odası tarafından yayımlandı. Bu eser, işlediği konu itibarıyla Türk basınında bir ilki meydana getirmektedir.

DENİZ KÜLTÜRÜ 24.09.2010, 09:35
2721
Endaze: Türkiye'nin gemi yapan adamları

Endaze: Türkiye'nin gemi yapan adamları

Endaze adını verdiğim eserim Deniz Ticaret Odası tarafından yayımlandı. Bu eser, işlediği konu itibarıyla Türk basınında bir ilki meydana getirmektedir. Türkiye Cumhuriyeti tarihi boyunca gemi yapanlar hakkında bütünsel yapıda bir araştırma yapılmamış ve yayınevleri kanalıyla bir kitap yayımlanmamıştır.

2009 yılı başlarında Ord. Prof. Ata Nutku'nun yaşam ve meslek öyküsünü anılarından oluşan dosyalardan hareketle yazmaya başladım. Zamanla Türkiye'nin ilk kuşak gemi yapan adamlarıyla sürdürdüğüm ve Endaze adını verdiğim eserimi tamamladığım günlerde Deniz Ticaret Odası Genel Sekreteri Murat Tuncer telefonla aradı. Diyordu ki: "Yönetim Kurulu Başkanımız Metin Kalkavan yazdığınız eseri yayımlatma görevini odanın üstleneceğini bildirdiler."
Endaze adını verdiğim eserin bugünlere gelen öyküsü böyle başlamıştır.
 
Gemi yapmak bir sevda işidir

TÜBİTAK'ın bir yayınında Ord. Prof. Ata Nutku'nun yaşam öyküsünü özetleyen bir makale vardı. ‘Türkiye'nin Gemi Yapan Adamı' başlığını son derece anlamlı buldum. Ata Nutku'ya ait kendi hazırladığı belgeler üzerinde aylarca çalıştım. Çalışmalarım ilerledikçe Türkiye'de gemi inşa olgusunu tesis eden ilk kuşağın bu eserde yer almasının önemine inandım. Bu nedenle çalışmalarımı genişleterek Prof. Dr. Kemal Karhan, Prof. Dr. Kemal Kafalı, Prof. Dr. Teoman Özalp, Prof. Dr. Mesut Savcı ve Prof. Dr. Tarık Sabuncu bölümleriyle eserde çok daha katmanlı bir anlatımı tesis ettim.

2009 yılı Prof. Dr. Mesut Savcı'nın ve Prof. Dr. Yücel Odabaşı'nın vefatıyla gelen üzücü haberlerle sona erdi.

‘Endaze-Türkiye'nin Gemi Yapan Adamları' adıyla devam ettiğim eserimin bu öyküyü bütünleyici bir senaryo çerçevesinde sona erdirebilmesi için, adeta bir ‘Son Söz'e ihtiyacı vardı. Bu da bunca emeklerle, mücadelelerle tesis edilmiş olan üniversiteden yetişen ilk veya ikinci kuşak mühendislerin bu bayrağı hangi noktalara getirdiklerine ait örneklerden yoksun kalışıydı.

Bu noktadan hareketle, bazı öncü isimleri ve Türkiye'de gemi inşa sanayiindeki evrelere uzun yıllar tanıklık etmiş birkaç ismi bu esere ekledim. Böylece, devlette deniz ticareti alanında Denizcilik Bankası Genel Müdürü olarak çok önemli bir dönemi temsil eden Y. Müh. Nedret Utkan'ı, yine 1974'te Denizcilik Bankası Genel Müdürü olarak görev yapan Y. Müh. Celâl Erol'u, bir diğer efsanevi isim Y. Müh. Sadullah Bigat'ı, Ata Nutku'nun öğrencilerinden Y. Müh. Celal Çiçek'i yaşam ve meslek öyküleriyle aktarırken, ömrünü Pendik Tersanesi'ne ve Pendik Motor Fabrikası'na adamış, bir zamanlar Denizcilik Bankası Genel Müdür Yardımcısı olarak da meslek yaşamının her bir satırı ‘Bir Tersane Bir Hayat' isimli eserinde aktarılmış Y. Müh. Ali Can'ın yaşamından bölümleri kendi anlatımından bu esere ekledim.

Endaze bir geminin adeta bir canlı gibi ana rahmine düşüşüyle başlayan yaşamın ilk ögesi oluyordu. Tüm mesleki birikimlerini gemi dizaynına adamış, gemiye sevdalanmış olan Y. Müh. Bülent Şener'in "Gemi denildiğinde yüreğim çarpıyor" deyişindeki heyecanı duyarak, Endaze'yi bir de böyle bir ustanın görüşleriyle anlatmayı önemsedim.
 
Gemi inşa sanayii, bu sanayinin önemimi takdir edenlerle mümkün olur

Bu eser, Türkiye'de gemi inşa mühendisliği deyiminin bulunmadığı, ama mühendislik mesleğine ‘Sanayi-i Harbiye' denildiği bir dönemden, nice mücadelelerle Gemi İnşa Mühendisliği kavramına ulaşılan bir tarihten başlayarak ‘nereden nereye' geldiğimizi anlatmakta.

Türkiye'nin gemi yapan ilk adamı 68 yıllık bir aradan sonra Ata Nutku olmuştur. Çok çile çekmiştir. Gemi inşa mühendisliğinin bir meslek olduğunu kabul ettirinceye kadar mücadele vermiştir. İşsiz bırakılmaya isyan ederek bakana kadar yazı yazmıştır.
Ord. Prof. Ata Nutku gibi sonraki yıllarda gemi yapan daha nice çilekeş ve inançlı adamlar var. Onları da bu eserin sayfaları arasında saygıyla anmak isterim. Belki bir gün benim gibi bir araştırmacı yazar ortaya çıkar. Bu kez Türkiye'nin gemi yapan diğer adamlarının yaşam ve meslek öykülerini, hiçbir kuşkuya kapılmadan kitap haline getirir.

Deniz Ticaret Odamızın Yönetim Kurulu Başkanı Metin Kalkavan'ı, teknik tüm işbirliğinin tesisindeki unutulmaz başarıyla sürdüren Kaptan Alev Tunç'u ve diğer lider kadrolarını tüm içtenliğimle kutluyorum.
 
Doğruluk, sevgi, aşk

Gemi inşa mühendislerinin mihenk taşı ve düsturu, simgesel bir kelime olan ‘Endaze'dir.

Haddini aşana kızanlar "Endazeyi aştın" derler. Ya da uyarmak anlamında "Endazeyi kaçırma" diye çıkışırlar. Yoldan çıkmış olanlar için hayıflananlar "Vah, endazesini şaşırmış" diye üzülürler, söylenirler. Halk dilinde ‘Endaze' doğruluk için kullanıldığı kadar, sevginin, aşkın, özlemin, armağan vermenin öznesi olmuştur. Bu eserin endazesi bir geminin teknesine biçim veren eğrilerle geminin yan ve üstten görünüş şeklini belirten çizgilerdir. Bir gemi tasarımlanırken modeli yapılır. O model geminin teknesinin endazesi çizilir. Endazesiz gemi olmaz.

Endaze, dürüstlüktür, yaratıcılıktır, başarı ölçüsüdür, güvendir. Sahibine onur verir, gururuna gurur katar. Saygı demektir, sevilmek demektir. Bu kitapta anlatılanlar mesleklerindeki başarılarını endazeye borçlu olanların ilk öncüleridir. Onlardan birçoğunu tanımak bahtiyarlığı bana nasip olduğundan kendimi şanslı sayarım.

Bu makalemle bir sonu duyurmak istiyorum; bugüne kadar gazete sayfalarında tam 28 yılım geçti. Ben dünya denizlerindeki zenginliği anlatmaya çaba sarf ettim. Ülkemizde son derece zor olmasına rağmen istedim ki herkes nasiplensin, sahiplensin. Yine de kitabımın önsözünde yazdığım gibi; endaze, dürüstlüktür, yaratıcılıktır, başarı ölçüsüdür, güvendir. Sahibine onur verir, gururuna gurur katar. Saygı demektir, refah demektir, sevilmek demektir. Endaze kitabını üniversitelerin gemi inşa fakülteleri kütüphanelerine veya öğrencilerine fazla sayıda armağan etmek isterseniz, Deniz Ticaret Odası'ndan Mina Ceylan size bilgi verecektir. Haberleşme için: E-posta: mina.ceylan@denizticaretodasi.org. İMEAK Deniz Ticaret Odası Tel:(212)2520130

Yorumlar (2)
12 yıl önce
Sevgili Osman Öndeş,



Bu kitabı yazmadan önce, biraz kitap karıştırın, hatta ben size bir kaç kitap önerebilirim de isterseniz.



Burada bahsettiklerinizin gemi inşaiye konusundaki çabaları süphesiz takdire şayandır. Ancak yeterli değildir.



Gemi inşaa faaliyetlerinin tarihçesi daha doğru bir şekilde ifade edilebilir. Bizimle aynı kulvardaki Güney Kore ve tersanelerinin 1962 senesinden bu yana performanslarını ve Güney Kore bayrak devletinin tonajının artış hızını inceleyin. Bir de bizimkine bakın



Bu konularda planlamanın ve devlet desteğinin bir takım denizcilik strateji ve politikalarının romantik bir takım zırvalardan ne kadar daha önemli olduğunu görürsünüz.



Endaze kalktı endaze yok artık, onun yerini çok kuvvetli bilgisayarlar Nümerik tezgahlar aldı.



Bu alanda çok büyük başarılara imza atabilen bir ulus olsaydık böyle bir takım fantazileri yaşamaya hakkımız vardı. Hatta haliç tersanesini de müze haline getirir bakar bakat iç geçirirdik ulan biz neymişiz diye



Gemi İnşaiye geriye bakınca utanmamız gereken bir mevzudur. Sanayileşme tarihimizin kara bir sayfasıdır.

Amerikan güdümlü sağ iktidarlar silsilesi ve at gözlüklü generallerin eline kalmıştır.



Son 50 - 60 senede tüm ele geçen plansız programsız kendi halinde yeşeren bir Tuzla tersaneler bölgesidir.



Size durumunu da anlatayım Tuzla tersaneler bölgesinin, Hyundai Tersanesi Ford fabrikası ise Tuzla tersaneler bölgesi Bostancı oto sanayiidir.



Devlet planlama teşkilatındaki bürokratların bilinçaltını buradan bile okumak mümkün. Sayın beyefendiler size şunun garantisini verebilirim : Önümüzdeki çeyrek asır boyunca bile yüklerin yüzer vasıtalarla taşınması ekonomik olarak kalacaktır. O yüzden gemi inşaa sanayii modası geçmiş geçerliliğini yitirmiş bir sanayi türü değildir.



Türk denizcilik sektörü ve gemi inşaa sanayini ayağa kaldıracak bir takım tedbirlere devletin korumaclığına ihtiyacı vardır. Bundan maksat devletin korumacılığından faydalanmak isteyen hırsızların cebine para koymak değildir.

Şu ana kadar olan başarısızdır. Öyleyse üzerini çizip ya da dönüştürerek yola devam etmek lazımdır.



Şu sıralar sektörde eskiye özlemden çok geleceği konuşmak şarttır.



Yazınıza bu yorum şu an ki ihtiyaçlarla tezat oluşturduğu için yapılmıştır.

12 yıl önce
Yeni nesillere gemi inşaiyenin geçmişi anlatılırken. Gençler biz bir sürü aptallıklar ettik. Nah bu listesidir. Sakın siz bunları yapmayın denmelidir. Gençlerin bunları bilmesinde fayda vardır. Çünkü geleceği onlar şekillendirecekler.
17
parçalı bulutlu
banner260
banner102
banner85
Namaz Vakti 25 Mayıs 2022
İmsak 03:39
Güneş 05:31
Öğle 13:06
İkindi 17:04
Akşam 20:31
Yatsı 22:14
Günün Karikatürü Tümü