Lloyd's Shipping Economist Başyazarı Steve Matthevvs' ede görüşlerini değerlendiren İMEAK DTO Yönetim Kurulu Başkanı Metin Kalkavan "Morallerimizi daima yüksek tutacağız ama gerçekleri çok dikkatle görmek zorundayız, Çok ustaca hareket ederek önlemlerimizi zamanında almaya devam etmeliyiz, uyarmalıyız " dedi.

"Yaşadıklarımız güçlü devletlerin ortalığı süpürme dönemidir"

Türk insanının en önemli özelliklerinden birinin teşebbüs ruhu olduğunu belirten Metin Kalkavan 'Ama şu sıralar bu ruhun sıkıntılarını yaşıyoruz. Suçumuz, çok yatırım yapmak' diyor.

Dünya ekonomisinin durumunun iyiye mi, kötüye mi gittiğine denizcilerin öncelikle tanık olduklarını belirten İMEAK DTO Yönetim Kumlu Başkanı Metin Kalkavan, 20 Mayıs 2008' de 19. 670 olan BDI / Baltık Kuru Yük Endeksi' nin Aralık 2008' de 984' e inmiş olmasının müthiş bir gerileme olduğunu vuruluyor.

Metin Kalkavan, "Navlunda yüzde 95' lik bir erime meydana gelmiş olmakta. 11.600lük endeks aynı süreçte 820 olmuş. Bu inanılması çok zor olan bir anlamdaki ekonomik çöküşü işaret etmektedir. 6 ay gibi bir süreçte böyle bir değer düşüşünün yaşanması izah edilemez görünüyor. Dünyada tanık olduğumuz gerçek anlamda inanılması güç gelen değişimler yaşanıyor. Sisteme uyanlar cezalandırılırken, bu sistemi bozanlar ödüllendiriliyor. ABD' den çıkan krizin bedeli tüm dünyaya ödettiriliyor. Bu şişkin piyasalardan biz kazanmadık mı? Kuşkusuz biz de çok kazandık. Ama denge istiyoruz. Biz, onlar gibi toksit maddelerden para kazanmadık ki... Bileğimizin gücüyle, üreterek, risk alarak, kazandığımızı hep yeni yatırımlara yönlendirerek üretim yapmak istedik, istihdamı artırmaya özen gösterdik. Aldığımız bu riskler bugün bizi nerelere getirdi. Şu hale bakınız! Dünyanın büyük güçlerinin ortalığı süpürme sürecinde devletimizin şimdi babalığını göstermesini istiyoruz " diyor.

Tek suçumuz hep yatırım

Türk gemi inşa sanayiinin ülkemizin temel endüstriyel alanlarından biri olduğunu işaret eden Metin Kalkavan şöyle devam etti: " Geçen senenin kasım ayına kadar verilen siparişlerin çok hızlı biçimde gerilediğine tanık olduk. Nitekim Kasım sonunda geriye sadece 9 gemi inşa siparişi kalmıştı. 5 Kasım 2008 itibarıyla gemi inşada 122 olan iptal ve dondurma gerçeği ürkütücüdür. Açıkçası Türk gemi inşa sanayiinden 3.5 milyar dolara yakın bir sipariş yok olmuştur. Denizcilik sektörümüzün bankalarımızdaki toplam rakamları 4.5 milyar dolar civarındadır. Dışarıda Kasım başlarına göre 9 milyar dolar değerinde 208 gemi inşa siparişimiz mevcuttu. Halen bu toplamın yüzde 50' sinden fazlası iptal edilmiştir. Ya da sipariş verilmiş tersanelerden iflas nedeniyle zaten bir kısmı karanlığa bürünmüştür. Peki ne oldu da bu hale geldik ? Bundan önceki dönemde kolayca para kazandığımız bir gerçek. Denizcilik döviz kazandıran hizmetlerin başında gelen ve kemiksiz olarak taşımacılıktan kazandıran bir alandır. Gemi inşa sanayii de yüzde 50 katkı payı getiren ve yoğun istihdam sağlayan bir sanayi alanıdır. Türk insanının en önemli özelliklerinden biri de müteşebbis ruhuna sahip olmasıdır. Ama şu sıralar bu ruhun sıkıntılarını yaşıyoruz. Suçumuz, çok yatırım yapmak. Tasarruf zihniyetimiz maalesef düşük kaldı. Ne kazandıysak hemen hepsini yatırıma dönüştürdük. Buradan bakınca, bizim doğamızdaki var olan müteşebbis olmak ruhumuzun şimdi aşırı kullanılması halinde ne kadar zararlı olabildiğini hepimiz görüyoruz."

"Bu kadar yatırım yapmamak lazımmış"

"O halde, ülkemizde özel sektör bu kadar yatırımı neden yaptı, kendimize sormalıyız " diyen Metin Kalkavan, bu yatırımlar yapılmasaydı Türkiye' nin büyümesinin mümkün olmadığını vurguluyor. Metin Kalkavan, " İnanıyorum ki, maruz kaldığımız bu çok zor tablo hep böyle devam etmeyecek. Şimdi kötü günleri yaşıyoruz,' battık' diye bağırmanın anlamı yok. Çoğu çoğu, sermaye el değiştiryor denebilir. Ancak çok dikkat edilsin. El değiştiren ve bunca özverilerle, yatırımlarla tesis edilen sanayilerin, firmaların sermayeleri kime gidecek. Bize mi ? Hayır ! Bu kriz sadece ekonomik kriz değil. Bizim göremediğimiz çok kapsamlı bir siyasi boyutu da var. Uzun vadede Türkiye' nin üretim yapmadan büyümesi olası değil. Üretimin, hem de milli kaynaklara, insanlarımızın daha fazla istihdamına odaklanmış üretimin muhakkak desteklenmesi lazım" diye konuşuyor.

Asıl 2009 hiç unutulmayacak

Dünyada kartların yeniden dağıtıldığını belirten Metin Kalkavan, " Kimin ne olacağı henüz belirgin değil. Almanya' nın en büyük bankasının yönetim kurulu üyesi geçen martta 2008' in unutulmaz bir yıl olacağını beyan etmişti. Biz de diyoruz ki, asıl 2009 hiç unutulmayacak " dedi.

Amaçlarının bozgun havası yaratmak olmadığını kaydeden Metin Kalkavan, sözlerini şöyle tamamladı : " Morallerimizi daima yüksek tutacağız ama gerçekleri çok dikkatle görmek zorundayız. Bugün 1 TL' ye çözebileceğimiz işi yarın 10 TL' ye çözemeyebi liriz. Kapitalizm yok olacak diye beklemeyin. Aksine devlet eliyle vahşi bir kapitalizm gelecek. Güçlü devletlerin ortalığı süpürme zamanı."