banner246

banner176

banner242

banner184

banner191

banner148

banner179

banner145

banner182

banner263

10.04.2008, 12:31 23311

Bahar Sarhoşluğu...

Mevsimler de şaşırdı…

Bir bakıyorsun soğuk, yağmur, fırtınayla kış geri geldi sanıyorsun…

Bir bakıyorsun, havanın güzelliği, parlak güneş, ılık öğlenler, birden bastıran sisler ve kuş sesleriyle bahar günlerini yaşıyoruz.

Bütün güzelliğine rağmen böyle zamansız mevsimler derinlerde bir hüznü de kıpırdatıyor….

Terk etmeye hazırlanan sevgilinin son öpüşü gibi, geçmişteki  güzel  günleri insafsızca hatırlatıp geleceğin yalnızlığıyla insanı korkutan bir yanı da var bu zamansız mevsimlerin.

O yüzden, güzel olan bu günlerde hayal kurmaktan bile korkuyorum…

****

Eskiden öyle miydi…

Nisan gelince, içimde bir pencere açılırdı…

Yeni bir kişilikle bakardım dışarı…

Yeşillik, güzellik, iyilik, tatlılık…

Umut vericiydi her ne varsa!

"Mutluluk yaşamın kendisidir " insanoğlu elini uzatsa her şeyi elde edebilir, sanırdım..

Kolaydır, basittir, yakındır özlemler diye düşünürdüm…

Çok uzak değil, geçen baharı hatırlıyorum.

Yepyeni bir insan olmuştum sanki…

Büyük sorunlarım vardı, hiç etkilenmemiştim.

Bütün engeller, güçlükler, bir daha karşılaşmamak üzere silinip gitmişti sanki…

Küçücük mutluluklar bile baharın gücüyle kat kat büyümüştü…
 
Aslında bahar doğanın bir nimetidir bize.

Yılda bir defa insanın değişmesi için fırsat yaratır.

Sanki der ki, "İşte ben sende yepyeni bir güç yaratıyorum. Sana gençleşme imkanı sağlıyorum. Hiçbir şeyin zamanı geçmez, hiçbir şey büsbütün elden gitmez. En yenik düştüğün an bile mutluluk birazcık ötendedir."

Şimdi neden anlamı değişti öyleyse!...

****
 
Nisan'ın bu güneşli günlerinde güçlü olmak istiyorum.

Kısa da olsa bazen bu günler umutlarımı diriltme çabası uyandırıyor bende.

Tedirgin oluyorum, ve hemen umutsuzluklara, mutsuzluklara geri dönüyorum.
 
Neler hatırlatıyor şu nisan günleri?

İstediğimiz halde ulaşamadığımız, bir zamanlar elde etmek için didindiğimiz şeyleri mi?

Neler, neler?..

Hatırlamak, kimi için mutluluk, kimi için mutsuzluktur…

Öyle anılar vardır ki hatırlanması bile acı verir.

O baharın gücüyle kat kat büyüyen mutluluklar, bu baharda üzüyor beni, canımı acıtıyor.

Bir bahar daha gitti gidecek derken bir de bakacağız ki, ne yaz var, ne de sonbahar…

****

Herkes gitmiş Tersanede yapayalnızım..

Pırıl, pırı bir akşamüstü.

İstanbul geceye hazırlanıyor...

Sessizliğin içinde şairin sesi yankılanıyor sanki:

"Bilir misin karanlıkta yürümek zordur,

aşkın yürek içindeki kıpırtısını anlamak da..."

****
 
Evet zordur insan olmak!..
 
Neden yarım bırakılır yaşam, neden konuşamaz insanlar...

Ah yalnızlığın acısıyla uyandığımız sabahlar, o geç bulup da erken yitirdiğimiz aşklar...
 
Son karda yürümeyi, yağmuru, baharda yeniden doğuşa şahitlik etmeyi, yaz sevinçlerini, yolculukları, şarabı geride mi bıraktık ?..

Işıl ışıl olan gökyüzü kararıyor...

Güray Öz'ün dizeleri de "başka ne olsun" diyor...
 
Sen olmasan akşam oluyor
yapraklar dökülüyor,
serin akşamlarda üşüyorum
başka ne olsun...
.......
İyiyim, soluyor duvardaki ince sarmaşık
ben iyiyim, akşamları erken gidiyorum eve
bazen ruhum kararıyor, herkesin ruhu kararır
başka ne olsun
 
selam ediyorum, gözlerinden öpüyorum, seni seviyorum
başka ne olsun.....

Yorumlar (14)
Cahit İstikbal 14 yıl önce
Sevgili Süleyman Abi;



Son zamanlarda okuduğum en güzel yazılardan biri. Beni çok duygulandırdı.



Yazının içerisinde şu kısa ömür serüveninde insan olduğumuzu ve insan olmanın güzelliklerinden uzaklaştıkça mutlu olmaktan da uzaklaşacağımızı bize hatırlattığın için teşekkürler.



Yazın bana ayrıca Atilla İlhan'ın o unutulmaz dizelerini hatırlattı. Aşağıya alıyorum:





ELDE VAR HÜZÜN





söyleşir

evvelce biz bu tenhalarda

ziyade gülüşürdük

pır pır yaldızlanırdı kanatları kahkaha kuşlarının

ne meseller söylerdi mercan köz nargileler

zamanlar değişti

ayrılık girdi araya

hicrana düştük bugün

ah nerde gençliğimiz

sahilde savruluşları başıboş dalgaların

yeri göğü çınlatan tumturaklı gazeller

elde var hüzün



o şehrâyin fakat çıkar mı akıldan

çarkıfeleklerin renk renk geceye dağılması

sırılsıklam âşık incesaz

kadehlerin mehtaba kaldırılması

adeta düğün

hayat zamanda iz bırakmaz

bir boşluğa düşersin bir boşluktan

birikip yeniden sıçramak için

elde var hüzün
FARABİ CİHAN BOZCUK 14 yıl önce
deniz haber sitesine girip yazını dikkatlice birdefa okudum olmadı, ikinci defa okudum.yazıda kendi geçmişimide gördüm. tam bir SAVAŞ SÜLEYMAN SAVAŞ klasiği.Tebrik ederim ellerin dert görmesin.yazılarının devamını bekliyorum.ayrıca 1978 yılında beraber sen ikinci, ben üçüncü müh.çalıştığımız general zeki doğan gemisinin makina jurnalinin senin vardiyanda olan kısmının temizlik ve nizamınıda hiç unutmuyorum.sağlık ve esnlikler dilerim.
Gökalp Gündoğdu 14 yıl önce
Kaleminize gönlünüze sağlık.Baharda şiir yazası geliyor insanın.Veyahut bir başka şairin yazdıkları bunca yoğunluğun,sacın,demirin içinde rahatlama yaratıyor aynen.



Sevgileri yarınlara bıraktınız,

Çekingen,tutuk,saygılı,

Bütün yakınlarınız sizi yanlış tanıdı,

Bitmeyen işler yüzünden,

Siz böyle olsun istemezdiniz,

Bir bakış bile yeterken anlatmaya herşeyi,

Kalbinizi dolduran duygular kalbinizde kaldı,

Siz geniş zamanlar umuyordunuz,

Çirkindi dar vakitlerde bir sevgiyi söylemek,

Yılların telaşlarda bu kadar çabuk geçeceği aklınıza bile gelmezdi,

Gizli bahçenizde açan çiçekler vardı,

Gecelerde ve yalnız

Vermeye az buldunuz yahut vakit olmadı...



Behçet Necatıgil
Kemal Guler 14 yıl önce


Süleyman Agbi, ellerine sağlık..



Kemal Murat Güler
SEAGULL 14 yıl önce


YAVAŞÇA ÖLÜR ONLAR



Yavaş yavaş ölürler

Seyahat etmeyenler,

Yavaş yavaş ölürler okumayanlar,

müzik dinlemeyenler,

vicdanlarında hoşgörü barındırmayanlar.



Yavaş yavaş ölürler,

İzzetinefislerini yıkanlar

Hiçbir zaman yardım istemeyenler.



Yavaş yavaş ölürler

Alışkanlıklara esir olanlar,

her gün aynı yolları

yürüyenler,

Ufuklarını genişletmeyen ve

değiştirmeyenler,

Elbiselerinin rengini değiştirme riskine bile

girmeyen

veya yabancı ile konuşmayanlar.



Yavaş yavaş ölürler

İhtiraslardan ve verdikleri heyecanlardan

kaçınanlar,

tamir edilen kırık kalplerin gözlerindeki pırıltıyı

görmek istemekten kaçınanlar

yavaş yavaş ölürler.



Yavaş yavaş ölürler

Aşkta veya işte bedbaht olup istikamet

değiştirmeyenler,

Rüyalarını gerçekleştirmek için risk

almayanlar,

Hayatlarında bir kez dahi mantıklı tavsiyelerin

dışına çıkmamış olanlar

Yavaş yavaş ölürler.





PABLO NERUDA



buse akbal 14 yıl önce
dedeciğim çok güzel yazmışsın !!! ellerine sağlık seni çok seviyorum
Kpt.Alev TUNÇ 14 yıl önce
Pablo NERUDA "yavaşça ölür onlar" demiş ama bence çok yanlış demiş çünkü "yaşayanlar ölür" ölüler tekrardan ölmez... şiirde bahsedilenler bence hiç yaşamadılar, yaşamıyacaklar. sevgiyle kalın
Kpt.Alev TUNÇ 14 yıl önce
Süleyman Ağabey, romantik olmuş çok romantik...insanız yani insan...anlayana...anlamayanlar zaten Neruda'nın şiirinde yazdığı nasiplerini alıyorlar; özür dilerim Onlar yaşamıyordu, zaten yoklardı değil mi? gönlünce mutlu günler dilerim, sevgilerimle,
Bütün Yorumları Görmek İçin Tıklayın
23
az bulutlu
banner260
banner102
banner85
Namaz Vakti 13 Ağustos 2022
İmsak 04:26
Güneş 06:04
Öğle 13:14
İkindi 17:04
Akşam 20:14
Yatsı 21:45
Günün Karikatürü Tümü