banner246

banner176

banner242

banner184

banner191

banner148

banner179

banner145

banner182

banner263

02.04.2010, 20:52 17400

Atatürk’ün vatan toprağına bakışı

Stalin, Ekim Devrimi'nin yıl dönümünde verdiği demecinde;

"Herkes bilsin ki, Rus Milleti Boğazlarla, Ardahan'ı ele geçirmekten asla vazgeçmeyecektir. Çok yakın bir zamanda bu davalarımızı halletmiş olacağımızı şimdiden müjdeliyorum. .." açıklamasında bulunur.

Atatürk, gece yarısına doğru Stalin'in bu demecinden haberdar olur ve  vakit kaybetmeden Sovyet Elçiliği’ ne gider.

Kendisini karşılayan Büyükelçiye;

"Ajanstan öğrendiğime göre,  Stalin, Ardahan'la Boğazları istemiş, kararı katiymiş. Yakın bir gelecekte bu kararını uygulayacakmış. Tam böyle söyleyip söylemediğini bilemem ama buna benzer şeyler söylemiş. Tabii ki bu nutkun  bir sureti sizde vardır. Getirin bakalım şunu da işin aslını iyi anlayalım."

Stalin'in nutku getirilir.

Atatürk metnin o kısmını yanındakilere tercüme ettirir.

Nutuk ajanstan geçen metin ile aynıdır.

Bunun üzerine Atatürk Büyükelçiye;

"Telsizinizden derhal Stalin'i bulduracaksınız. Bu beyanatından vazgeçip geçmediğini sorduracaksınız. İstediğim cevabı almadan sefaretinizden dışarı adım atmam. Eğer cevap istemediğim şekilde gelirse bilinsin ki buradan çıkıp doğru Rus sınırına gideceğim..."  der.

Elçi Atatürk'ün söylediklerini aynen ülkesine nakleder.

Stalin'den gelen cevap Atatürk’ ü tatmin eder.

Cevapta  şöyle söylenmektedir.

"Stalin sürçü lisan eylemiştir. Boğazlar'la Ardahan'ı almak gibi bir arzusu katiyetle yoktur..."

Atatürk cevabı okuduktan sonra Rus Büyükelçisi’ ne; 

"Seni geri çağırırlar ve yaşatmazlar. Uzun süredir tanışıyoruz, istersen bize iltica et."  der.

Elçi, bu teklife olumsuz cevap verir ve bir telgrafla geri çağrıldığını açıklayarak:

"Teşekkür ederim. Sizi tanımış olmam bile kafidir ancak memleketinizdeki vazifem sona ermiştir. Yarın hareket edeceğim."  der.

Atatürk  Çankaya'ya döner.

On gün sonra  Sovyetler Birliği'nin eski Ankara Büyükelçisi  idam edilir.

Bu anı Atatürk’ ün bağımsızlığa verdiği önemi ifade eden başlıca örnek olaylardan birisidir.

Bu örnek, ülkemizin bir bölümünü farklı haritalarla ifade edenlere tepki göstermeyen, görmezlikten ve duymazlıktan gelen bazı yöneticilerimize ders olmalıdır.

Türk milletini Atatürk' ten uzaklaştırmaya gayret eden çalışmaların ana hedefiinin vatan toprakları olduğu unutulmamalıdır.

Yorumlar (4)
Hamdi Temiz 12 yıl önce
Şimdi hükümetde Ermeni tasarısı nedeniyle elçiyi ABD'den geri çağırıp atar tutar ama 12 gün sonra geri göndermeye kara verdiğini açıklar.Aradaki farkı görüyoruz.
12 yıl önce
Sayın yazar, bu anlattıklarınız sadece bir söylentidir..Böyle ciddi konularda, konu ile ilgili biraz araştırma yapmanızı tavsiye ederim..Stalinin boğazlar konusunda öyle bir konuşma metni yoktur.Zamanın T.C Dışişleri müşaviri daha sonraki yıllarda yazdığı anılarında bu konuya değinmiş,olayı ayrıntılı olarak anlatmış ve böyle bir konuşma metninin olmadığını yazmıştır.O söylentinin nerden kaynaklandığını ve nasıl bilinçli bir şekilde balon bir haber olarak yayıldığı pek çok diplomat ve yetkili tarafından sonraki yıllarda açıklanmıştır..Konu ile ilgili olarak Havas yayınlarının Turk-Sovyet ilişkilerini konu alan belge kaynaklı araştırmalarını öneririm..Dedikodu tarihçiliği yapacaksanız bir şey diyemem..Ama lütfen ayrıntılı bilgiye sahip olmadığınız konularda biraz daha dikkatli yazı yazmanızı saygılarımla öneririm...
Erol Altunoglu 12 yıl önce
Sayın Okurumuz;



Gazetemize ve yazıma olan ilginiz için teşekkür ederim.



Yazıma konu olan hikayenin varlığı hakkında çok sayıda tarihçinin, diplomatın, siyaset adamının mutabakatı bulunmaktadır.



Stalin de dahil olmak üzere Sowyetler yıkılana kadar ülke toprakları üzerinde daima rus yöneticilerinin Türkiye' nin Sowyet' e dahil edilmesi fikri hakimdi.



Bu fıkre ülkemizde karşı olanlar olduğu gibi destek olanlar da vardı.



Atatürk bu fikre karşı olanlardandı.



Çünkü o Sowyet' ın uzun süre yaşayamayacağını ve ülkenin Sowyet' e dahil olması halinde komunizm nedeniyle tam bağımsızlığının ortadan kalkacağını düşünüyordu.



Bu nedenle varlığından kuşku duyduğu Sowyet tehlikesi nedeniyle Sadabat Paktı' nın kuruluşuna öncülük yapmıştır.



Ben bu yazımda Atatürk' ün vatan toprağı söz konusu edildiğinde ortaya koyduğu tepkiden bu gün ders alınabilmesi için kendi düşüncelerimi ifade ettim.



Farkına varmadan sınırlarımı aştıysam başta siz olmak üzere bütün okurlarımızdan özür dilerim.



Eleştirilerinizi bundan sonraki yazılarımda mutlaka dikkate alacağım.



Saygılarımla



Erol Altunoğlu



Hamit Yüceay 12 yıl önce
atatürk; “gel tahsin* seni bir yere götüreceğim fikrini almak istiyorum” der.



giderler, tahsin bey atatürk'ün gösterdiği yere bakar. bataklık, sivrisinek salgını, hayvan leşlerinin olduğu berbat bir arazidir.



“paşam hayrola?” der.

atatürk; “buraya bütün masrafı cebimden olmak üzere bir orman çiftliği yapmak istiyorum” der.



coşkan ise; “paşam buranın ıslahı ya sizin paranızı tüketir, ya da zamanınızı, neden bu kadar mümbit topraklar varken gelip de burayı tercih ettiniz?” der.



atatürk’ün cevabı atatürk’çedir. der ki; “ben en zor olanı yapayım da, siz arkamdan kolayları nasıl olsa yaparsınız.”



ne bilsin ki en kolayları bile çabuk yıkabildiğimizi ama, bu arada tahsin çoşkan; “paşam burda hiçbir şey yetişmez, pek uğraşmayın” der.



ama dinleyen kim. “tahsin buraya ziraatçileri getir ve incele bana burasıyla ilgili resmi bir yazı getir” der.



bir süre sonra tahsin coşkan, kendi dediği çıktı diye çok mutludur, üzerinde “burada hiçbirşey yetişmez...”yazılı, altında da ziraatçilerin imzasının olduğu bir belgeyi mustafa kemal’in önüne koyar.



atatürk biraz mütebbessim okur bu yazıyı. kalemi alır, bu kağıdın yanına aynen şunları yazar; “burası vatan toprağıdır, kaderine terk edemeyiz”



atatürk; “gel tahsin* seni bir yere götüreceğim fikrini almak istiyorum” der.



giderler, tahsin bey atatürk'ün gösterdiği yere bakar. bataklık, sivrisinek salgını, hayvan leşlerinin olduğu berbat bir arazidir.



“paşam hayrola?” der.

atatürk; “buraya bütün masrafı cebimden olmak üzere bir orman çiftliği yapmak istiyorum” der.



coşkan ise; “paşam buranın ıslahı ya sizin paranızı tüketir, ya da zamanınızı, neden bu kadar mümbit topraklar varken gelip de burayı tercih ettiniz?” der.



atatürk’ün cevabı atatürk’çedir. der ki; “ben en zor olanı yapayım da, siz arkamdan kolayları nasıl olsa yaparsınız.”



ne bilsin ki en kolayları bile çabuk yıkabildiğimizi ama, bu arada tahsin çoşkan; “paşam burda hiçbir şey yetişmez, pek uğraşmayın” der.



ama dinleyen kim. “tahsin buraya ziraatçileri getir ve incele bana burasıyla ilgili resmi bir yazı getir” der.



bir süre sonra tahsin coşkan, kendi dediği çıktı diye çok mutludur, üzerinde “burada hiçbirşey yetişmez...”yazılı, altında da ziraatçilerin imzasının olduğu bir belgeyi mustafa kemal’in önüne koyar.



atatürk biraz mütebbessim okur bu yazıyı. kalemi alır, bu kağıdın yanına aynen şunları yazar; “burası vatan toprağıdır, kaderine terk edemeyiz”



20
açık
banner102
banner93
Namaz Vakti 28 Mayıs 2022
İmsak 03:36
Güneş 05:29
Öğle 13:06
İkindi 17:04
Akşam 20:33
Yatsı 22:18
Günün Karikatürü Tümü