Tarihi tonozdaki toplantıya TOBB'a bağlı oda ve borsaların yönetim kurulları, ilçe protokolü katıldı. Toplantıda Bergama Ticaret Odası Yönetimi sekiz gündem maddesi ile yöre sorunlarnı dile getirdi.

Bergama Ticaret Odası Başkanı Melih Kahraman, Türkiye'nin en verimli topraklarından biri olarak kabul edilen Bakırçay havzasında bulunan Bergama'nın, ismi ile anılan aynı zamanda marka niteliği taşıyan birçok tarımsal ürünün (pamuk,domates,tütün) yetiştirildiği ilçe olmasına rağmen günümüzde bu potansiyel ismini ve gücünü kaybettiğini dile getirdi. Kahraman, kaybolmaya yüz tutmuş bu ürünlerin, hangi sebepler ile azaldığı, bu ürünlerin eskisi gibi ekonomik bir potansiyel olarak ilçede tekrar nasıl canlandırılabileceği tartışılması gerektiğini vurguladı. Melih Kahraman, pamuk, domates ve tütünde meydana gelen düşüşleri belirtirken, Bergama'ya, ilçenin coğrafi ve iklimsel durumuna göre farklı hangi tarımsal ürünlerin kazandırılabileceği belirlenmesi önerisinde de bulundu.

Açılacak Katip Çelebi Üniversitesi için Bergama'da yerleşke önerilmesi gündem maddesini Bergama Ticaret Odası Başkan Yardımcısı Erkan Evrenkaya dile getirdi. Bergama'nın bir ilkler şehri olduğunu belirten Evrenkaya, bir ilçede kurulacak ilk üniversite olarak istediğini belirterek, Bergama, Dikili, Kınık, Aliağa ve Menemen olarak beş ilçede ilçe özelliklerini taşıyan fakültelerin kurulmasıyla tüm bölgemizin kalkınmasında maksimum fayda elde edeceğini vurguladı.

İzmir Yönetim Kurulu Başkanı Ekrem Demirtaş, Kozak Yaylası'nda yetişen çam fıstığın kalitesinin hiçbir yörede olmadığını belirtti. Demirtaş, Katip Çelebi Üniversitesi için bölge milletvekillerinin de bulunduğu bir toplantı yapılması yönünde karar verdi.

Tarihi miras Kale Mahallesi'nin, turizm teşvik kapsamına alınarak, bölgede butik otelcilik ve pansiyonculuğun geliştirilmesi yönündeki gündem maddesini Bergama Ticaret Odası Muhasip Üyesi Levent Akçay dile getirdi. Akçay konuşmasında 2 bin 500 yıllık bir geçmişi olana Kale Mahallesi, Domuz Alanı mevkii gibi yerlerin yok olmadan İZKA, İl Özel İdaresi ya da Avrupa Birliği fonlarından yararlanarak Türkiye geleceğine ve turizmine kazandırılması gerektiğini vurguladı.

Çandarlı Kuzey Ege Liman Projesinin gerçekleşmesi yönünde çalışmaların hızlandırılması ve bu kapsamda planlanan lojistik köyünün bölgede yapılandırılması yönündeki gündem maddesini Başkan Melih Kahraman açıkladı. Başkan Kahraman, "İzmir Körfezi'nde yaklaşma kanalı dip derinliğinde yaşanan sıkıntıyı aşmak; bölge ve ülke ekonomisinin deniz taşımacılığı pastasından hak ettiği payı almasını sağlamak amacıyla İzmir Çandarlı Körfezi'nde Doğu Akdeniz'in ana aktarma limanı olacak nitelikte liman yapımına ilişkin çalışmalar 1992 yılında başlatılmıştır. 1992-1994 yılları arasında Dokuz Eylül Üniversitesi Deniz Bilimleri Fakültesi tarafından ilk fizibilite çalışmaları yapılmıştır. Devlet eliyle yapılması planlanan Çandarlı Limanı için ÇED süreci başlatılmış ancak 2002 yılında ÇED olumsuz kararı çıkmıştır. Dönemin Başbakanı'nın 19.07.2003 tarihinde İzmir'i ziyaretleri sırasında konu gündeme getirilmiş ve ÇED raporu hususunda destek aranmıştır. Bu vesileyle ÇED raporu hazırlıkları tekrar başlatılmıştır. 2004 yılı Aralık ayında 600 Milyon Euro tahmini maliyeti olan Çandarlı Liman Projesine, Avrupa Birliği fonlarından 450 milyon euro hibe kredi alınması gündeme gelmiş; fizibilite, ÇED ve diğer belgelerin AB standartlarına getirilmesi ve uygulama projeleri ile ihale dosyalarının hazırlanması için çalışmalar yürütülmüştür. 2005 yılında ÇED olumlu kararı çıkmakla birlikte İzmir'in tersane ihtiyacı da göz önünde bulundurularak tersane fonksiyonu projeye eklenmiştir. 2006 yılı Aralık ayına gelindiğinde Çandarlı Limanı'nın yapılması düşünülen alanda dahil olmak üzere Dikili ve Çandarlıyı kapsayan alan Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından hazırlanan 1/25.000 ölçekli planla Turizm (termal) Alanı olarak işaretlenmiştir. Ardından 2007 yılında Çevre ve Orman Bakanlığı tarafından hazırlanan taslak halindeki 1/100.000 ölçekli Manisa- Kütahya-İzmir Çevre Düzeni Planında çok küçük bir alan olarak işaretlenmiştir. Odamızın ve diğer sivil toplum örgütlerinin çabası ile Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından hazırlanan 1/25.000 ölçekli plandaki hata giderilmiş ve Çandarlı Limanı ve art alanı turizm planı dışına çıkarılmıştır. Ayrıca 1/100.000 ölçekli Manisa- Kütahya-İzmir Çevre Düzeni Planındaki hata düzeltilmiştir. 2008 yılında projede yer alan tersane fonksiyonundan vazgeçilmiş ve ÇED olumlu kararı alınarak imar yönünden bir engel kalmamıştır. 2008 yılı Mayıs ayına gelindiğinde Revize ÇED raporu, fizibilite ve kesin proje tamamlanmış ve 1. Ara Rapor DLH İnşaatı Genel Müdürlüğü tarafından ilgili kurumlara ulaştırılmıştır. 2009 yılı Aralık ayı sonuna gelindiğinde Çandarlı Limanı projesi kapsamındaki mendirek inşaatının Ulaştırma Bakanlığı'nın genel bütçe imkanları ile geri kalan imalatların ise Yap-İşlet-Devret modeli ile gerçekleştirilmesi planlanmıştır. 450 Milyon Euro hibe kredi şeklinde verilmesi konuşulan Avrupa Birliği Fonları, belirsiz bir süreçten sonra olumsuz olarak sonuçlanmıştır. Gelinen noktada projenin başlangıcından bu yana 20 yıl geçmiş olmasına rağmen Çandarlı Limanı ne yazık ki henüz yapılamamıştır. Hem yerli hem yabancı denizcilik sektörünün aktörleri ve yatırımcıları, Çandarlı Limanı Projesini ilgi ile takip etmektedir. Çandarlı Limanı Projesi mendirek inşaatı, Ulaştırma Bakanlığı'nın genel bütçe imkanları çerçevesinde DLH İnşaatı Genel Müdürlüğü tarafından yapılacaktır. DLH yetkilileri, Mendirek İnşaatı'nın yapımı işinin 2010 yılı yatırım programına alındığını söylemektedir. Mendirek İnşaatının Bakanlıkça yapılmasının hemen ardından YİD modeli ile ihale edilmesi, ihale sürecinin iyi etüt edilerek olası yargısal süreçlerin ve gecikmelerin önüne geçilmesi ve Limanın en geç 2018 yılına kadar faaliyete geçmesi Türkiye'nin 2023 yılı "500 Milyar Dolar İhracat" hedefi açısından oldukça önem arz etmektedir. Çandarlı Limanı konumu itibariyle yeni nesil çok yüksek tonajlı gemilerin yüklerini daha küçük gemilere transfer edebildiği, Doğu Akdeniz'in ana transit limanı haline gelecektir. Bu nedenle her geçen günün bölge ve ülke ekonomisine zarar yazdığı göz önünde bulundurularak Çandarlı Limanı, en kısa sürede tamamlanmak zorundadır." şeklinde konuşmasını tamamladı.

Ekrem Demirtaş konunun 2011 yılında kesinlik kazanması gerektiğini, projenin hazır olduğunu, denetim kurulunun raporunun beklendiğini bildirdi. Kuzey egeye karadan, denizden ve havadan ulaşımının olması gerektiğini vurguladı.

İzmir Deniz Ticaret Odası Başkanı Geza Dolough, Alsancak limanında çok büyük gelişmeler olduğunu belirterek, her geçen gün denizcilik sektöründe iyi giden bir durum olduğunu ifade etti. Deniz taşımacılığında ve gemi fiyatlardaki artışların olduğunu belirten Geza Dolugh denizcilik sektörünün daha iyi olacağını vurgulayarak 2012ve 2013 yıllarında denizcilik sektörünün altın yılı olacağını belirtti.

Bergama'nın sıkıntı haline gelen hızlı tren ve demiryolu çalışmalarının bölgeye ulaşması yönünde çalışma yapılmasını Başkan Yardımcısı Erkan Evrenkaya gündeme getirdi. Hızlı tren ve demiryolunun güneyde Selçuk ilçemize kuzeyde Bergama'ya kadar ulaşmasının önemi vurgulayarak hattın Bergama ve Efes'e kadar uzatılması ve Bergama'daki Akropol ve Asklepion gibi dünyaca ünlü kültür hazinelerini birbirine bağlayacak metro hattının gerçekleşmesiyle tarihi marka kent oluşumuna önemli bir adım atılacağını belirtti.

Evrenkaya, Bergama Ticaret Odası olarak 2004 yılından bu yana her toplantıda metro hattının Bergama'ya kadar uzatılması konusunu gündeme getirdikilreni, Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım ve Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu'nun eylül ayında iki bölgeyi birbirine bağlayan projeyi desteklediklerini belirten açıklamaları hatırlattı. Evrenkaya, kaybolan zaman şehrimizin turizm gelirlerinden aldığı payın azalmasına sebebiyet verdiğini, tüm yetkililerin fikir birliğine vardığı sorunun bir an önce çözüme ulaşması için yapılabilirliğini görüşülmesi gerektiğini vurguladı.

İzmir Ticaret Odası Başkanı Ekrem Demirtaş, hızlı trenin Bergama'ya gelmesini ilk günden beri savunduğunu belirterek, havaalanının ve oto yolunun da planlanması ve Bergama'ya geliş yolunun 2 şeritten dört şeride çıkarılması gerektiğini vurguladı.

22 Ağustos'ta Göçbeyli beldesinde meydana gelen yangını dile getiren Başkan Melih Kahraman, yangın neticesinde 50 hektar ziraat alanın olmak üzere 445 hektar orman alanının zarar gördüğünü belirtti. Kahraman, "Yangın özel mülkler de olmakla birlikte zarar gören köylümüzün zararlarını tazmin edebilecek güçleri bulunmamaktadır. Yine ilçemiz pamuk ekim sahalarında yapılan kontrollerde yoğun biçimde yeşil kurt zararı görülmüştür. Bölgemizde, diğer il ve ilçelerde bu yıl yeşil kurdun iklim koşullarından dolayı epidemi yapmış olması ve uygun zaman ve dozda farklı aktif maddeli ruhsatlı ilaçlarla yapılan mücadelenin sonuç vermediği gözlemlenmiştir. Bu durumun bölgemiz çiftçileri açısından telafi edilemeyecek oranda büyük ekonomik kayıplara neden olmuştur. 2010 yılında yaklaşık 60.616 da alanda pamuk üretimi yeşil kurttan dolayı ortalama yüzde 25 oranında zarar görmüştür. Söz konusu kayıplar tarım sigortası kapsamında değildir. Çiftçimiz bilindiği üzere hasat üzerinden elde ettiği gelirde yatırımını ve geçimini sağladığı gibi bir sonraki yıl üretimine kaynak ayırmaktadır. Oysaki mevcut hali ile değil gelecek yılı, günü kurtarması mümkün görülmemektedir." diyerek zarar gören köylülerimizin zararlarının tanzim edilmesi konusunda yardım edilmesi gerektiğini vurguladı.

Söz alan Ziraat Odası Başkanı Nuri Taşkıranoğulları, Bergama'nın bir tarım kenti olduğunu vurgulayarak bölgeye zirai anlamda yatırımın olması gerektiğini belirtti. Bu yıl yükselen fiyatlar sevindirmiş fakat meydana gelen yangında vatandaşın zarar gördüğünü belirtmiştir. Zarar gören vatandaşımızın özel idareden ya da devletten yardım edilmesi gerektiğini belirtti.

İzmir Ticaret Odası Başkanı Ekrem Demirtaş, tarım ürünlerinin yok olmasına neden olan yeşil kurt ile baş etmenin mümkün olmadığını, devletin bu yönde çalışma yapması gerektiğini ifade etti. Tarım Bakanlığı ve Ziraat Odaları Birliği bu konuda çalışma yapması gerektiğini belirtti.

Bergama Devlet Hastanesi'nde yaşanılan kadro sıkıntısı nedeni ve bölgenin zorunlu hizmet alanına dönüştürülmesi için çözüm önerileri maddesini Bergama Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi İsmail Birol dile getirdi. Birol, Bergama Devlet Hastanesi toplamda 168 köy, 8 belde, 3 ilçe(Bergama, Kınık, Dikili) olarak yaklaşık 200.000 vatandaşımıza hizmet veren bir bölge hastanesi konumda olduğunu, ancak uzman hekim eksikliklerinden dolayı sağlık hizmet sunumunda aksaklıklar yaşandığını belirtti. Son 6 ayda uzman hekim ataması yapılmasına rağmen kadrolu hekim sayısının yeterli olmadığı branşlarda hastaların İzmir'e sevk edildiğini belirten Birol, geçici görevlendirilen hekimlerin İzmir merkezde ikamet etmeleri nedeniyle ilçemize hizmet için gelip gitme ve sahiplenmesinde zorunlu aksaklıklar yaşandığını belirterek,ilçemize İzmir'in diğer bazı ilçelerinde olduğu gibi zorunlu hizmet kapsamında zorunlu atama listesine alınıp uzman hekim ihtiyacının kalıcı olarak çözümlenmesini vurguladı.