Üsküdar Vapuru Faciası: Körfezde Yarım Kalan Hayatlar

Yayınlanma: 01.03.2026 10:21 Güncelleme: 01.03.2026 10:34

Türk denizcilik tarihinin en acı sayfalarından biri olan Üsküdar Vapuru Faciası’nın üzerinden yıllar geçse de, 1 Mart 1958 sabahı İzmit Körfezi’nde yaşananlar..

Türk denizcilik tarihinin en acı sayfalarından biri olan Üsküdar Vapuru Faciası’nın üzerinden yıllar geçse de, 1 Mart 1958 sabahı İzmit Körfezi’nde yaşananlar hafızalardaki yerini koruyor. İzmit’ten Gölcük ve Değirmendere yönüne yolcu taşıyan Üsküdar vapuru, şiddetli lodos ve olumsuz hava koşullarına rağmen sefere çıktı. Kalkıştan kısa süre sonra dalgalar arasında dengesini kaybeden vapur, kısa sürede alabora olarak battı. Resmî kayıtlara göre kazada 392 kişi hayatını kaybetti. Ancak dönemin tanık anlatımları ve kayıt sistemindeki eksiklikler nedeniyle gerçek can kaybının daha yüksek olabileceği ifade ediliyor. Hayatını kaybedenlerin önemli bir bölümünü okula gitmek üzere vapura binen öğrenciler oluşturuyordu. Kötü hava, aşırı yük ve yetersiz önlem Facianın ardından yapılan incelemelerde, vapurun kapasitesinin üzerinde yolcu taşıdığı, hava şartlarının sefere uygun olmadığı ve güvenlik ekipmanlarının yetersiz kaldığı yönünde tespitler yapıldı. Can yeleği eksikliği ve yolcu listelerinin sağlıklı tutulmaması da arama kurtarma çalışmalarını zorlaştırdı. Kaza sonrası sorumlular hakkında yargı süreci başlatıldı. Olay, Türkiye’de deniz ulaşımında güvenlik standartlarının yeniden ele alınmasına yol açtı. Körfezin hafızasında bir yara Üsküdar Vapuru Faciası, Cumhuriyet tarihinin en büyük deniz kazalarından biri olarak kayıtlara geçti. İzmit ve çevresinde her yıl 1 Mart’ta anma törenleri düzenleniyor. Körfezde o sabah yükselen çığlıklar bugün yerini sessiz bir hatıraya bırakmış olsa da, 1958’in o soğuk mart gününde yarım kalan hayatlar Türkiye’nin kolektif hafızasında yaşamaya devam ediyor.

Devamını Okumak İçin Tıklayınız