Ukrayna, Altura’ya yönelik saldırının sorumluluğunu üstlenmedi
Ukrayna, son dönemde Rus petrol altyapısına yönelik operasyonlarını artırmasına rağmen şu ana kadar ne Kiev ne de Moskova tarafından saldırıya ilişkin resmi...
Ukrayna, Altura’ya yönelik saldırının sorumluluğunu üstlenmedi. Şu ana kadar ne Kiev ne de Moskova tarafından saldırıya ilişkin resmi bir sahiplenme yapılmazken, Ukrayna tarafı son dönemde Rus petrol altyapısına yönelik operasyonlarını artırmasına rağmen Altura özelinde “biz yaptık” yönünde bir açıklama yapmadı. Türkiye ise saldırının kendi Münhasır Ekonomik Bölgesi (MEB) içinde gerçekleştiğini açıkladı. Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Öncü Keçeli, olayın uluslararası hukukun ihlali anlamına geldiğini belirterek, savaşın Karadeniz’e yayılmaması için taraflarla temas halinde olunduğunu vurguladı. Öte yandan Rus askeri uzmanlar ve bazı medya organları, saldırının arkasında Ukrayna’nın bulunduğunu öne sürüyor. Rossiya-1 gibi yayın organlarında yer alan değerlendirmelerde, Altura’nın “Rus gölge filosu” kapsamında değerlendirilen ve yaptırım listelerinde yer alan gemilerden biri olabileceği, bu nedenle hedef alınmış olabileceği ifade ediliyor. Ukrayna, Altura’ya yönelik saldırının sorumluluğunu üstlenmemiş olsa da, son bir haftada Rus petrol altyapısına yönelik saldırıların temposunu önemli ölçüde artırdı. Reuters’ın analizine göre, Ukrayna’nın Rus petrol limanları ve boru hatlarına düzenlediği saldırılar, ülkenin ham petrol ihracat kapasitesinin yaklaşık yüzde 40’ını devre dışı bıraktı. Rusya, petrolünü boru hatlarıyla Çin, Macaristan ve Slovakya’ya; tanker sevkiyatlarıyla ise başta Çin, Hindistan ve Türkiye olmak üzere küresel pazarlara ulaştırıyor. Ukrayna ise bu ihracat ağının batı kısmını hedef alarak sistematik saldırılar düzenliyor. Ukrayna topraklarından yüzlerce kilometre uzaktaki enerji tesislerine insansız hava araçlarıyla derin saldırılar gerçekleştirildi. Kozmino’daki Pasifik terminali saldırı menzili dışında kalırken; Tuapse ve Novorossiysk’teki Karadeniz terminalleri ile Primorsk ve Ust-Luga’daki Baltık terminalleri Ukrayna’nın hedefi oldu. Söz konusu dört terminale de birden fazla saldırı düzenlendi. Reuters’a göre, son saldırıların ardından Novorossiysk’teki iç liman terminalinde yükleme faaliyetleri normalin altında seyrediyor. Ust-Luga ve Primorsk terminalleri ise bu haftaki saldırılardan ciddi şekilde etkilendi. Yangın söndürme ve hasar tespit çalışmalarının sürdüğü, terminallerin geçici olarak kapatıldığı bildirildi. Sosyal medyada paylaşılan görüntüler, Ust-Luga’daki Novatek doğalgaz kondensat terminalinde ciddi hasar oluştuğunu ve bu hasarın iskelede bulunan iki tankeri de etkilemiş olabileceğini gösteriyor. Ukraynalı yetkililer, limanlardaki aksamalara ek olarak, Ukrayna üzerinden geçen Druzhba petrol boru hattının bir bölümünün Rus saldırıları sonucu hasar gördüğünü öne sürüyor. İlk hasar bildiriminden yaklaşık iki ay sonra hattın hâlâ kapalı olduğu belirtiliyor. Macaristan ve Slovakya ise bu durumu Ukrayna’nın kasıtlı müdahalesi olarak değerlendiriyor. Reuters’a göre, kapalı limanlar ve boru hattı birlikte Rusya’nın ihracat kapasitesinin yaklaşık yüzde 40’ını oluşturuyor. Ukrayna’nın enerji altyapısını hedef almasının bir diğer nedeni ise Batı’nın Moskova’ya yönelik yaptırımları gevşetme eğilimi. Petrol fiyatlarındaki artışın ardından Beyaz Saray’ın Rus ve İran petrolüne yönelik bazı kısıtlamaları geçici olarak kaldırma kararı aldığı, bu adımın eleştirilere yol açtığı bildirildi. Ukraynalı doğalgaz şirketi Naftogaz’ın üst düzey yöneticilerinden Oleksii Riabchyn, Politico’ya yaptığı açıklamada, “Bu yanlış bir yaklaşım. Ellerinde ne kadar fazla kaynak olursa, İran’a o kadar fazla insansız hava aracı veya füze sağlayabilir ya da bize yönelik saldırılarını artırabilirler” dedi. New York Times’a göre, Senatör Jerry Moran, Senatör Roger Wicker, Senatör Chuck Grassley ve Temsilci Don Bacon dahil bazı Cumhuriyetçi isimler de yaptırımların gevşetilmesine karşı çıkıyor.