Maersk ve Hapag-Lloyd Kızıldeniz’e Donanma Eşliğinde Dönüyor

Yayınlanma: 04.02.2026 10:10 Güncelleme: 04.02.2026 10:10

Maersk ile Hapag-Lloyd arasındaki Gemini İşbirliği, kademeli normalleşme süreci kapsamında ilk kez Kızıldeniz ve Süveyş Kanalı üzerinden ortak seferlere...

Maersk ile Hapag-Lloyd arasındaki Gemini İşbirliği, kademeli normalleşme süreci kapsamında ilk kez Kızıldeniz ve Süveyş Kanalı üzerinden ortak seferlere başlama kararı aldı. Taşıyıcılar, bu geçişlerin tamamının deniz kuvvetlerinin desteğiyle ve yüksek güvenlik önlemleri altında gerçekleştirileceğini vurguladı. Bir yıl önce hayata geçirilen Gemini Cooperation kapsamında Maersk, bölgeden bazı bağımsız seferler düzenlemiş olsa da, ittifak bugüne kadar Süveyş Kanalı–Kızıldeniz koridorunu kullanmamıştı. Şirketler, Şubat ortasından itibaren Hindistan’ı Orta Doğu ve Akdeniz’e bağlayan hattın bu güzergâha kaydırılacağını açıkladı. Aspides, Ocak 2026'da CMA CMG'nin devlerinden birini destekliyor (EU NAVFOR Aspides) Batı yönündeki ilk sefer Albert Maersk (2025 yapımı, 16.592 TEU), doğu yönündeki ilk sefer ise Astrid Maersk(2024 yapımı, 16.592 TEU) ile gerçekleştirilecek. Bu hatta, Maersk’in yeni inşa edilmiş çift yakıtlı gemilerinin de görev yapacağı bildirildi. Hapag-Lloyd İçin İlk Dönüş Hapag-Lloyd açısından bu adım, 2024 başından bu yana Kızıldeniz rotasına ilk dönüş anlamına geliyor. Gemini Cooperation ayrıca, Asya–Adriyatik limanları ve Türkiye arasında Kızıldeniz ve Süveyş Kanalı üzerinden iki ek servis başlatmayı planladığını duyurdu. Ancak bu aşamada başka bir rota değişikliği öngörülmüyor. Taşıyıcılar ortak açıklamalarında, “Mürettebatın, gemilerin ve müşterilerin yüklerinin güvenliği en yüksek önceliğimizdir. Bölgedeki güvenlik durumu yakından izlenmeye devam edecek ve Gemini hizmetlerinde yapılacak olası değişiklikler Kızıldeniz’de istikrarın sürmesine bağlı olacaktır” ifadelerini kullandı. AB Deniz Kuvvetleri Desteği “Deniz kuvvetleri desteği” vurgusu, AB Deniz Kuvvetleri (NAVFOR) Aspides Operasyonu’nun ikinci yılına denk geliyor. Avrupa Birliği tarafından, Kızıldeniz’de ticari gemileri Husi saldırılarına karşı korumak amacıyla başlatılan operasyonda, yalnızca ocak ayında 1.450’den fazla ticari gemiye destek sağlandığı bildirildi. CMA CGM de bu kapsamda gemilerinin tehlikeli bölgelerden geçişlerinde sık sık refakat aldığını açıklamıştı. Transit Süreler Kısalacak, Riskler Sürüyor Gemini Cooperation, rotaya dönüşle birlikte müşteriler için yaşanan aksaklıkların azaltılacağını, daha kısa mesafeler sayesinde transit sürelerinin ve maliyetlerin düşeceğini belirtti. Maersk ve CMA CGM’nin ardından Gemini’nin de koridora dönmesi, diğer büyük konteyner hatlarının da Kızıldeniz’e geri dönüşünü hızlandırabilir. Öte yandan analistler, bu dönüşün uzun Afrika rotaları nedeniyle devreye alınan ilave kapasitenin serbest kalmasına yol açabileceğini, bunun da sektörde aşırı kapasite riskini ve uzun süredir ertelenen eski gemilerin yeniden hizmete girmesini gündeme getirebileceğini belirtiyor.

Devamını Okumak İçin Tıklayınız