Körfez'de Savaş Alarmı: Rotalar Değişiyor

Yayınlanma: 28.02.2026 14:42 Güncelleme: 28.02.2026 14:42

ABD ve İsrail'in İran'a saldırıları, Basra ve Hürmüz'deki deniz ticaretini felç etti. Yunanistan gemilerini acil kodla uyardı, küresel kriz derinleşiyor.

Sıcak Çatışmaların Arka Planı  Ortadoğu'da uzun süredir devam eden ve vekil güçler üzerinden yürütülen gerilim, ABD ve İsrail'in İran'ın kritik askeri tesislerine yönelik başlattığı doğrudan saldırılarla yeni ve yıkıcı bir evreye taşındı. İran içindeki stratejik noktaların, balistik füze üslerinin ve askeri altyapının hedef alındığı bu koordineli operasyonlar, bölgesel bir savaşın fitilini resmen ateşledi. İran'ın misilleme yeminleri ve Basra Körfezi'ndeki askeri kapasitesini tam seferberlik haline geçirmesiyle birlikte, karadaki çatışmaların boyutu hızla denizlere sıçradı. Bu sıcak askeri hareketlilik, dünyanın en yoğun enerji ve ticaret yollarını doğrudan çatışmanın merkezine yerleştirdi. Yunanistan'dan Acil Uyarı: Bölgeden Uzak Durun  Savaşın deniz ticaret yollarına yansıyan ilk büyük etkisi, dünyanın en büyük ticari deniz filolarından birine sahip olan Yunanistan'da yankı buldu. Yunanistan Denizcilik Bakanlığı, armatörlere ve gemi kaptanlarına acil bir talimat göndererek Basra Körfezi, Umman Körfezi, Hürmüz Boğazı ve Kuzey Arap Denizi'nden kesinlikle kaçınılmasını tavsiye etti. Yapılan resmi uyarıda, krizin Kızıldeniz ve Aden Körfezi'ne de sıçrama ihtimaline dikkat çekilerek, Yunan bayraklı gemilerin olası füze, insansız hava aracı saldırıları ve liman sabotajlarına karşı teyakkuzda olmaları emredildi. Küresel Tedarik Zincirinde Akut Şok  Çatışmaların dünya petrol sevkiyatının atardamarı olan Hürmüz Boğazı'nı risk altına sokması, denizcilik sektöründe eşi benzeri görülmemiş bir paniğe yol açtı. Dev denizcilik şirketleri, varlıklarını korumak adına rotalarını bir kez daha zorunlu olarak değiştirmeye başladı. Süveyş Kanalı'nın ardından Basra Körfezi'nin de fiilen kapatılmasıyla gemiler Afrika'nın güneyindeki Ümit Burnu'na yönlendiriliyor. Seyir sürelerini haftalarca uzatan bu hamle, yakıt tüketimini ve navlun maliyetlerini astronomik seviyelere taşıyarak küresel piyasalarda yeni bir enflasyon şokunun habercisi oldu. Fırlayan Sigorta Primleri ve Asimetrik Tehditler  Savaşın denizcilik sektörüne vurduğu en sert darbelerden biri sigorta piyasalarında yaşanıyor. Çatışma bölgelerinden geçmek zorunda kalan veya bu bölgelerde mahsur kalan gemiler için uygulanan savaş riski sigorta primleri sürdürülemez rekor seviyelere ulaştı. Kamikaze insansız hava araçları, deniz mayınları ve patlayıcı yüklü otonom teknelerle gerçekleştirilen asimetrik saldırı ihtimalleri, gemilerin tam hasar riskini maksimize etti. Birçok küresel sigorta şirketi bölgeye teminat vermeyi tamamen durdururken, poliçe kesenler ise gemi değerinin çok büyük bir yüzdesi oranında günlük ek bedeller talep ediyor. Elektronik Harp ve Mürettebatın Yaşam Mücadelesi  Bölgedeki yoğun askeri hareketlilik, ticari gemileri sadece fiziki hasarlarla değil, görünmez tehlikelerle de baş başa bıraktı. Kapsamlı GPS karartmaları, sinyal karıştırma (jamming) ve navigasyon sistemlerine yapılan elektronik müdahaleler, dar ve tehlikeli sularda devasa ticari gemilerin kaza yapma veya karaya oturma riskini artırdı. Gemilerin otomatik tanımlama sistemlerini (AIS) kapatarak "karanlıkta" seyretmeye zorlanması sektördeki kaosu daha da büyütüyor. Tüm bu ateş çemberinin ortasında kalan gemi mürettebatlarının can güvenliği tamamen ortadan kalkarken, denizcilik şirketleri bu tehlikeli sularda görev alacak personel bulmakta tarihi bir kriz yaşıyor.

Devamını Okumak İçin Tıklayınız