İran, Hürmüz Boğazı'nda bir Amerikan tankerini durdurdu.
Salı günü Hürmüz Boğazı ve çevresindeki sularda yaşanan iki ayrı olay, ABD ile İran arasındaki gerilimin deniz yollarına yansıdığını bir kez daha ortaya koydu.
Salı günü Hürmüz Boğazı ve çevresindeki sularda yaşanan iki ayrı olay, ABD ile İran arasındaki gerilimin deniz yollarına yansıdığını bir kez daha ortaya koydu. Trump yönetiminin Tahran üzerindeki baskıyı artırdığı bir dönemde meydana gelen gelişmeler, bölgedeki deniz güvenliği risklerinin boyutunu gözler önüne serdi. ABD Uçak Gemisine Yaklaşan İHA Düşürüldü Günün ilk olayı, İran kıyılarına yaklaşık 800 kilometre mesafedeki Arap Denizi’nde yaşandı. Pentagon sözcüsünün açıklamasına göre, İran’a ait bir insansız hava aracı (İHA), bölgeye yeni intikal eden USS Abraham Lincoln uçak gemisine “saldırgan şekilde” yaklaştı. Bunun üzerine geminin hava kanadına bağlı bir F-35C savaş uçağı, İHA’yı “meşru müdafaa kapsamında” düşürdü. Olayda ABD personeli zarar görmedi. Amerikan Tankeri Taciz Edildi İkinci olay ise birkaç saat sonra Hürmüz Boğazı’nda meydana geldi. Birleşik Krallık Deniz Ticaret Operasyonları (UKMTO), 3 Şubat sabahı erken saatlerde çok sayıda küçük silahlı botun VHF telsiz üzerinden kimliği belirsiz bir gemiye çağrı yaparak durmasını istediğini duyurdu. Deniz güvenliği danışmanlık şirketi Vanguard Tech, taciz edilen geminin ABD bayraklı ve ABD mürettebatlı Stena Imperative adlı tanker olduğunu açıkladı. Şirketin değerlendirmesine göre, makineli tüfeklerle donatılmış üç çift İran botu tankere yaklaşarak kaptandan makineleri durdurmasını ve “ele geçirilme hazırlığı” yapmasını talep etti. Kaptanın bu çağrıyı dikkate almadan seyrine devam etmesi üzerine, kısa süre sonra bir ABD Donanması savaş gemisi tankere refakat etmeye başladı. Olay Uluslararası Sularda Yaşandı Tacizin, Musandam Yarımadası’nın kuzey ucu açıklarında, uluslararası alanda tanınan Trafik Ayrım Şeması’nın güneyinde, Umman karasularının hemen içinde gerçekleştiği bildirildi. Bu durum, olayın İran karasularının dışında meydana geldiğini gösteriyor. Bölgede seyreden ticari gemilerin, İran sularına girdiklerinde İran Donanması, Devrim Muhafızları Donanması ve İran Sahil Güvenliği tarafından çağrılmasının yaygın bir uygulama olduğu biliniyor. Ancak gemiler Umman sularındayken bu çağrılara yanıt verme zorunluluğu bulunmuyor ve Umman makamları bu tür çağrıları genellikle engelliyor. İran İçinde Görüş Ayrılıkları Uzmanlara göre, yaşanan olaylar Devrim Muhafızları Donanması unsurlarının, ABD’nin artan askeri baskısına karşı güç gösterisi olarak yorumlanabilir. İran yönetimi içinde bazı unsurlar gerilimin düşürülmesi ve müzakere çağrısı yaparken, sertlik yanlısı kanadın daha meydan okuyucu adımlar atması dikkat çekiyor. İran’ın kısa süre önce Hürmüz Boğazı’nda iki günlük canlı atış tatbikatı yapacağını duyurup ardından bu tatbikatı iptal etmesi de bu ikili yaklaşımın bir yansıması olarak değerlendiriliyor. Bölgedeki Askeri Hareketlilik Öte yandan, ABD Merkez Komutanlığı’nın İran açıklarındaki deniz gücü varlığında kayda değer bir artış tespit edilmedi. Diego Garcia’daki faaliyetlerin rutin düzeyde olduğu, bölgede bir C-17 ağır nakliye uçağı, iki sivil charter uçak ve ABD bayraklı genel kargo gemisi SLNC Star’ın bulunduğu bildirildi. Ayrıca Diego Garcia’da demirli bulunan 290 metrelik bir Watson sınıfı RO/RO gemisinin de ABD Askeri Deniz Ulaştırma Komutanlığı’na ait olduğu belirtiliyor. Gelişmeler, Hürmüz Boğazı’nda seyrüsefer güvenliğinin önümüzdeki dönemde de denizcilik camiasının en yakından takip edeceği başlıklardan biri olmaya devam edeceğini gösteriyor.