İçinden Deniz Geçen Türk Şiirleri
Sevgili Deniz Haber Okuyucuları,Öncelikle, yazılarıma gösterdiğiniz ilgiden dolayı çok teşekkür ederim. Şimdiye kadar sizlerle denizciliğe ilişkin teknik konuları paylaştım. Sanat, müzik, edebiyat ve felsefenin teknik konulardaki düşünce ve öngörü yelpaze
Sevgili Deniz Haber Okuyucuları, Öncelikle, yazılarıma gösterdiğiniz ilgiden dolayı çok teşekkür ederim. Şimdiye kadar sizlerle denizciliğe ilişkin teknik konuları paylaştım. Sanat, müzik, edebiyat ve felsefenin teknik konulardaki düşünce ve öngörü yelpazesini açtığı ve konulara farklı pencerelerden bakmamızı sağladığı konusunda benimle hemfikir olduğunuzu düşünüyorum. Bu yazımda ben de, denize farklı bir pencereden bakmak ve bunu sizlerle paylaşmak istedim. “Her yüzyıla damgasını vuran olaylar ve belirli coğrafya sınırları içinde ona rengini veren olgular vardır. Geçmişi değerlendirme çabasında bugünden geçmişe bakarken bunlar, tarihsel dönemleri-“çağları”-ayırmada ve insanlığın serüvenini serimlemede sınır taşı işini görürler. Ne var ki, içinde yaşanılan çağın özelliğini oluşturan olgular, ancak olaylardan ayıklanıp kandırmacasız ortaya konunca-adları takılınca fark edilir. Bu işi yapanlarsa, çağı görenler ve o çağda yeni olanaklara-bakış, yaşantı ve eylem olanaklarına-işaret edenlerdir: ozanlar ve filozoflardır”(1). Kuğu gibi süzülen gemiler, uykuya dalan yelkenliler, gücünü azgın dalgalarıyla kanıtlamak isteyen okyanuslar, sevgi ile kucağına çağıran sessiz koylar, ahenkli bir tınıyla kumsallara savrulan dalgalar; şiirlerde dile gelmiş, şarkılarda ses bulmuş, resimlerde gerçekliğini kanıtlamış, denizcilere özlem, sevenlere, sevilenlere hasretle bekleyiş, sevdalara ilham kaynağı olmuş. Resimlerinde deniz temasını da işleyen Fransız ressam Claude Monet (1840-1926), resmi dört duvar arasından çıkarıp doğaya açılan,güneş ışığıyla tanıştırmıştır. Claude Monet, “The Port at Argentuil” İtalyan ressam Fausta Zonaro (1854-1829), Türkiye’de resim sanatının gelişmesine yardım etmiş, deniz ve Boğaziçi’ni canlandıran renkli resimler yapmıştır. 19. yüzyıl empresyonist ekolünde eserler veren Fransız ressamlarından Boudin Eugenenin (1824-1898), Caillebotte, Gustave (1848 - 1894) ve Camp, Joseph Rodefer de (1858 – 1923), romantizm ekolünde eserler veren İngiliz ressam Constable, John (1776 - 1837), Norwich ekolünün en parlak temsilcilerinden biri olan İngiliz ressam Jhon Cotman resimlerinde deniz temasını işlemiştir. Deniz temasını işleyen Türk ressamlarımız ise; Batılı anlamdaki Türk resminin ilk temsilcilerinden olan gemi inşaat mühendisi Bahriyeli İsmail Hakkı (1863-1920) “Baltık Denizi’nde Fırtına” tablosunda “Baltık "Denizi”ni başarıyla betimlemiş en önemli deniz ressamlarımızdandır. Ressam, “Yavuz Zırhlısı”, “Fırtınada Bir Savaş Gemisi” konulu tablolarında, gemileri belgeselci bir tutumla resimler. Deniz ressamlarımız içerisinde tanınan yağlıboya ressamı olan Osman Nuri Paşa deniz sevgisini “Ertugrul Fırkateyni Japonya Yolculuğunda” tablosuna yansıtmıştır. Bahriyeli İsmail Hakkı “Baltık Denizinde Fırtına”, Arkas Koleksiyonu Resmettiği günbatımı ve fırtınalı deniz tabloları ile bilinen, 1817 yılında Kırım Bölgesindeki Feodosya kentinde doğan Ermeni ressam Ivan Aivazovski en çok donanma ve deniz resimleriyle fırtınalı denizlerin romantik ressamı olarak tanınmaktadır. Ivan Aivazovski View of Odessa by Moonlight. 1846. Oil on canvas. The Russian Museum, St. Petersburg, Russia. Müziğinde doğayı ustalıkla işlemiş Fransız besteci Claude Achille Debussy’in denize olan sevgi ve özlemini, denizci olamayışından yakınmasını “La Mer” bestesinde, Vivaldi deniz sevgisini “Deniz Fırtınası” eserinde ifade etmiş, 1961’de Azerbeycan’da doğan Mirzayev ise deniz tutkusunu “Üç Denizin Senfonisi”nde yansıtmıştır. Türk bestecileri deniz üzerine birçok besteler yapmıştır. Deniz türkülerinden birkaç örnek verecek olursak; Sadettin Kaynak’ın “Hoy Gemici Hoy”, “Gemi İster Yedek”, “Gemim Gidiyor”; Şemsettin Ziya Bey’in “Denizin Dalgasını Bekliyorum”; Hacıbeyli Üzeyir Bey’in “Çırpındı Karadeniz Bakıp Türk’ün Bayrağına” türküleridir. Daha nice şairler, yazarlar deniz üzerine şiirler, romanlar yazmış; ressamlar deniz tutkusunu, sevdasını resmetmiş, besteciler denize olan özlemlerini, sevgilerini bestelerine yansıtmıştır. Bu yazımda, 1869-1974 dönemini kapsayan; denizcilerimizin, denizi sevenlerin kendinden, yaşadıklarından, duygularından, tutkularından bir şeyler bulabileceği “İçinden Deniz Geçen Türk Şiirleri’nden birkaç mısra aşağıda yer almaktadır. Ayrıca, Türk Edebiyatına değerli katkılarda bulunmuş ve şu anda hayatta bulunmayan Türk şair ve yazarlarını rahmetle, hayatta olanları da saygı ve sevgi ile anıyorum. Hüseyin Sirat ÖZSEVER (1872-1959): Şiirlerinde özellikle aşk, kadın, doğa ve gurbet temalarını işlemiştir. Şairin “BOĞAZİÇİ NOTLARI” şiirinden birkaç mısra: Akşamın rengi soldu gün gideli, Bah maziye açtı bir dehliz Yaşlı bir levha şimdi mavi deniz Abanoz gölgelerle çerçeveli Ziya GÖKALP (1876-1924): Didaktik şiir, manzum destan ve masal türünde eserle veren Ziya Gökalp’in “BULUT’A” şiirinden birkaç mısra: Bulut, bulut karadan, Denizden geliyorsun Pembe kanatların var... Jhon Cotman, “Cotman, John Sell” Yahya Kemak BEYATLI (1884-1958): Türk şiirinin önde gelen şairlerinden olan Beyatlı, şiirlerinde özellikle tarihi değerler, İstanbul ve Boğaziçi, aşk, deniz ve ölüm temalarını işleyen şiirleri ile tanınmaktadır. Şairin “ITRİ” şiirinden bir mısra: Öyle bir musukiyi örten ölüm, Bir teseli bırakmaz insanda, Muhtemel görmüyor henüz gönlüm; Çok saatler geçince hicranda, Düşünülür bir hayale, zevk alınır Belki hala o besteler çalınır, Gemiler geçmiyen bir ummanda. Şairin “AÇIK DENİZ” Şiirinden birkaç mısra: Birgün dedim ki “isterim artık ne yer ne yar” Çıktım sürekli gurbete, gezdim diyar diyar; Gittim son diyara ki serhadir yerin, Hala dilimdedir tuzu engin denizlerin “DENİZ TÜRKÜSÜ”’nden birkaç mısra: Çıktığın yolda, bugün, yelken açık yapyalnız, Gözlerin arkaya çevrilmeyerek, pervasız, Yürü! Hür maviliğin bittiği son hadde kadar! İnsan, alemde hayal ettiği müddetçe yaşar. Claude Monet, "The Seine at Argenteuil” “SESSİZ GEMİ” Artık demir almak günü geçmişse zamandan Meçhule giden bir gemi kalkar bu limandan ... Birçok giden memnun ki yerinden Birçok seneler geçti dönen yok seferinden Ahmet HAŞİM (1885-1933): Türk şiirinde sembolizmin temsilcisi ve Fecr-i Ati akımının önde gelen şairlerinden biri olan Haşim aşk ve doğa şiirleri ile muziksel bir ahenk yaratmıştır. Şairin “O BELDE” şirinden birkaç mısra: Denizlerden Esen bu ince hava saçlarınla eğlensin .... Sen ve ben ve deniz Ve bu akşamki lersesiz, sessiz Topluyor bu-yi ruhunu güya, Uzak ve mavi gölgeli bir beldeden cüda kalarak Bu nefyü hicre muabbed bu yerde mahkumuz. Ali Cenap YÖNTEM (1887-1967): Yöntem Genç kalemler Dergisi başyazarlarından Ziya Gökalp ve Ömer Seyfettin ile birlikte yeni lisan akımının savunucularından ve hece ölçüsüyle yalın şiiriler yazdı. Şairin “EYLÜL’ÜN DENİZİ” şiirinden birkaç mısra: Dalgalar, ey büyük deniz dalgalar, Dualar indirsin sana göklerden. Benim dalgalarda çarpan kalbim var, Bir şeyler haykırır uzak bir yerden. Constable, John, Brighton Kumsalı ve Yelkenliler Halit Fahri OZANSOY (1891-1971): Şairin “DENİZDE AY” şiirinden birkaç mısra: İndi solgun ve ılık, Ay ışığı denize Bal rengi bir tatlılık Çöktü gözlerimize Edip AYEL (1894-1957): Divan şiirini çağda dil ve duygularla yeniden yazmayı amaçlayan günümüz Türkçesini aruz ölçüsü içinde uygulamaya çalışan şairin “MAVİLİK” şiirinden birkaç mısra: Bulanma gökyüzünün lacivert olan denizi Acımla rengine daldım, açılda gizle bizi! Ali Mümtaz AROLAT (1897-1967): Şair, şiirlerinde doğa ve aşk temalarını işleyen hece ölçüsündeki şiirleri ile tanınmaktadır. Şairin “BİR GEMİ YELKEN AÇTI” şiirinden; Bir gemi yelken açtı hayal iklimlerine, Civarından çığlıkla yorgun martılar kaçtı; Rüzgar sürüklenirlen derinlerden denize Hayal iklimlerine yeni bir gemi yelken açtı. Faruk Nafiz ÇAMLIBEL (1898-1973): “Hecenin Beş Şairi” hareketinin temsilcisi olan şairin “NAZ” şiirinden alıntılar: Ben ki, her damla derdim Deniz olsun dilerdim İpi elimle verdim Benliğimi alsana Ömer Bedrettin UŞAKLI (104-1946): Uşaklı, şekil olarak hecelere bağlı görünse de lirik bir şairdir. Şairin “DENİZDE AKŞAM” şiirinden birkaç mısra: Akşamı süzme deniz, Renginden gözüm yandı! Koydaki alevden iz, Gönlümde halkalandı! “DENİZ HASRETİ” şiiri: Gözümde bir damla su deniz olup taşıyor, Çöllerde kalmış gibi yanıyor, yanıyorum Bütün gemicilerin ruhu ben de yaşıyor Başımdaki gökleri bir deniz sanıyorum Nasıl yaşayacağım ey deniz, senden uzak? Reşat EKREM KOÇU (1905-1975): Koşu Osmanlı tarihiyle ilgili araştırmaları, romanları ve özellikle İstanbul’u tüm yönleriyle ele aldığı İstanbul Ansiklopedisi eseriyle tanınır. Şairin “KIZ KAYASI” şiirinden birkaç mısra: İşte... Bir güzel şey ile korsanı, Soyunuk ki can Zehir gibi, çelik gibi, tığ gibi, Ama biri denizin üstündeki nur, Biri denizin dibi. Fausta Zonaro. “Deniz kenarında dinlenme” Selahattin BATU (1905-1973): Batu, şiir, gezi, deneme, makale, ---- ve çeviri alanında pek çok eser verdi. Şairin “RÜYALARIN YAŞI” şiirinden birkaç mısra: Yosunlu, denizli gece. Bir yeşil kıyıya veda. Kimi ta yanımda Denizcilik Kimi bir uzak kıyıda. Delidir suların aşıkı Ahmet Muhi DRANAS (1909-1980: Şair, şiirlerinde aşk, doğa, mutluluk gibi temaları işledi. Şairin “OLVİDO” şiiri: Ey unutuş! Kapat artık pencereni, Çoktan derinliğe çekmiş deniz beni, Çıkmaz artık sular altından o dünya Orhan Veli KANIK (1914-1950): Türk şiirine yeni bir ses getirmiş olan şair birtakım kalıplardan kurtararak yalın bir dile kullanmıştır. Şairin “DENİZİ ÖZEYENLER İÇİN” şiirinden birkaç mısra: Gemiler geçer rüyalarımda, Allı pullu gemiler, damların üzerinden; Ben zavallı, Ben yıllardır denize hasret. Şairin “GEMİLERİM” şiiri; Gemilerim, yan yata yata; Gemilerim, kurşunkalemiyle çizilmiş; Gemilerim, kırmızı bayraklı. Elifbamın yapraklarında Kız Kulesi, Gemilerim. “DENİZ” şiirinden; Deniz, benim eskiden yaptığım gibi, Aynasını odamın tavanında Dolaştırıp beni kızdırmaktan Hoşlanır. Melih Cevdet ANDAY (1915 ): Yeni şiiri öncülerinden olan Anday’ın “KAPI” şiirinden birkaç msra: Ben de sizlerdenim ben de Yerli yerimdeyim ben de ağaç gibi Taş gibi soğuk Güneş gibi scak Rahat mı rahat deniz gibi... Behçet NECATİGİL (1918-1979): Şiirimizin çağdaş ustaları arasında yer alan Necatigil kent insanının günlük yaşantısını, kendine özgü dili ve biçimiyle işledi. Şairin “BARBAROS MEYDANI” şiirinden birkaç mısra: En gürültülü şarkılar Çalarken plakta Onlar orda oturur Denize bakarlar Fahri ERDİNÇ (1917-1986): Toplumcu gerçekçi bir sanatçı olan Erdinç’in “DENİZ ŞİİRİ”nden birkaç mısra: Bu toprak tulumunun Kaç bucak olduğumu bilen deniz! Tekneler çift sürer poyrazında Meltemler ekin eker, Lodosun harman kaldırır Uçsuz tarlalarında. Cahit KÜLEBİ (1917-1997): Yeni edebiyat akımı içinde yer alan Külebi Anadolu insanının sorunlarını yurt gerçeklerini yalın bir dille anlatmıştır. Şairin “BİR DAMLA DENİZ” şiirinden birkaç mısra: Bir damla deniz işte görüp göreceğin Ey yoksulluklardan yola çıkan kişi! Altmış yıl yaşadın, altı günlük ne kaldı? Ne kaldı anılardan, acılardan başka? Salah BİRSEL (1919-1999): Birsel, kendine özgü şiir dili ve ile pek çok ödül kazanmıştır. Şairin “JALE” şiirinden birkaç mısra: Ben takma gönüllerde yaşamadım Gündüz gece açık denizden geçtim Saçlarımı dağıtır gibi sevgilerimi dağıtmadım. Necati CUMALI (1921): Cumalı, hikaye, roman, ----, deneme ve günce türündeki eserleriyle birçok ödül kazanmıştır. Şairin “DENİZ GÖRÜNÜR” şiirinden birkaç mısra: Sonsuz denizin eliyle Kutsandın bağışlandın Denizsin artık sen de Ey mutlu ölümlü. “YAĞMURLU DENİZ” şiirinden birkaç mısra: Bırakın beni dışarıda yağan yağmurlar alsın Yanı sıra yağan yağmurların Kaldırımların dibinden dibinden Mutludur denize doğru giden Adnan ARDAĞI (1922-1998): Aynı zamanda ders kitapları da yazan şairin “KARADENİZ” şiirinden birkaç mısra: Karadeniz ses verir Sanki yürek seslenir Gökler gürülder gibi Sular kemençelenir...sular kemençelenir. Şükrü Enis REGÜ (1923-1976): Şair, son dönemlerinde daha çok çocuk şiiri ve masalları yazdı. Şairin “HAYDİ YOLA ÇIKALIM” şiirinden birkaç mısra: Haydi yola çıkalım deniz, Gemiler hazır Dalgalar emrimizde Rüzgar bizimle beraber Sıla içimizde ufuklar Yolumuzun üstünde bulutlar Günler güvertemizde misafir; Haydi yola çıkalım Denizcilik bize göre değil bu şehir Feyzi HALICI (1924-): Fezai mahlasıyla saz şirleri yazdı. Şairin “MAVİ BOĞAZ” şiirinden birkaç mısra: Özlemini duyduğum şey, bütün bir yaz, Boğazlar içinde ille mavi boğaz En güzele, en yüceye, en maviye doğru Üzengesinde, bir hırçın atın, ... Bülent ECEVİT (1925-2005): Merhum Başbakanımız, değerli devlet adamı Sn. Bülent ECEVİT Tagore, T.S. Eliot, Ezra Paund gibi şairlerden çeviriler yaptı. ECEVİT’in çok bilinen şiiri TAKA: Takalar geçiyor allı yeşilli Takalar geçiyor dümenleri nazlı Takalar geçiyor en nazlı Yelkenlilerden de güzel Güvenli sularda işsiz dönenen Gezi yelkenlilerden çok duyarak denizi Takalar geçiyor enginlere Yamalı gögsünü gere gere Takalar geçiyor yükle yürekle Takalar geçiyor emekle dolu Günlük güneşlik kıyılardan kopmuş Denizlerde Anadlu Kıyılar kadın olmuş Açılır gider erkeği Takalar takalar toprağın Denizde çarpan yüreği Sabri ALTINEL (1925-1985): Şair, zengin bir dize işçiliğiyle yazdığı şiirlerde yalnızlık ve yabancılaşma gibi temaları işledi. Şairin “EY AŞAĞIlARDA OYALANAN DENİZ” şiirinden birkaç mısra: Ey aşağılarda oyalanan Deniz Nasıl olsa varır insan özgürlüğe Taçlandırır kendini ışıyan usuyla Çılgınca aldanışlar kırık sevinçler Akan durmadan akan yaşam Aşar doğayı ve zamanı Şafağa bulanan elleriyle Taştan sesten bir denize Kanı ürperten yağmurlar Sonra düşündüren sonra alıp Götüren birdenbire Taştan sesten bir denize Can YÜCEL (1926): Şair yalın bir dili ve çok çeşitli buluşlarıyla özgün bir şiir dili yarattı. Dünya şiirinden çeşitli şiirler çevirdi. Şairin “ARİFE TARİF” şiirinden birkaç mısra; “Biraz taş biraz hayvan biraz düş” Ve göğe aşırdığım kuş Denizin mor bostanından Süngerim al soğanım Soluğumdan açan lale Mutluluğa geleceğe Hasan HÜSEYİN (1927-1984): Genellikle toplumcu anlayışta şiirler yazan mizah dergilerinde öyküler yazan şair çeitli şiir ödüllerini de kazandı. Şairin “DEMEDİM Kİ” şiirinden birkaç mısra; Bu kenti sevdim dedim Benim olsun demedeim ki Sevdim dedimse akşam kızıllığını Gönlüm gibi akıp giden şu çayı Şu ormanı şu denizi şu dağı Benim olsun demedim ki Metin ELOĞLU (1927-1985): Şair, resim yaparak sürdürdüğü yaşamında özel bir dil oluşturarak toplumsal sorunları ve insan ilişkilerini inceleyen şiirler yazdı. Şairin “UYAN” şiirinden birkaç mısra; Hadi uyan Günışığı çilemeye başladı başucunda Denizler bir mavilik edindi günden Seher yeline uyup kuşlar tüneğinden uçtu Bu türküyü dinlemeyecek misin İlhan DEMİRASLAN (1928-1980): Dr. Demiraslan’ın çeşitli dergilerde yayımlanan yaşam anılarından kaynaklanan duygu yüklü şiirlerini daha sonra öykü-şiir çizgisinde sürdürmüştür. Şairin “ESKİ SESLER ESKİ KULAKLARDA” şiirinden birkaç mısra; Gelibolu’da kadı iskelesi çocukluğum Teneke kayıklarım yelkeni bezden Boğazda bata burunlu gemiler Kimbilir şimdi hangi denizlerde Kibilir şimdi nerelere gider Halil KOCAGÖZ (1930-1984): Yurtgerçeklerini ve evrensel sorunları işleyen şiirleriyle tanınan şair, oyunlar ve çocuk romanları da yazmştır. Adına çocukları tarafından bir şiir ödülü oluşturuldu. Şairin “GÖK SU” şiirinden birkaç mısra; İlk deniz kızıdır arınan düşüncelerimizde İner tül merdivenden sızan ışığıyla tanınan Görünürken Samanyolu gergin usuyla denizde Yılmaz GRUDA (1930): Şiirleri çeşitli dergilerde yayınlanan şairin “KARA ŞAPKALI HAYDUT’TAN” şiirinden birkaç mısra; Bir gün baktı ki bu dünya yaşanmayacak kadar güzel Sili ak kağıtlarda yazılmış sabahlarını, akşamlarını, Bir büyük deniz düşünerek sustu Artık sana şiir yok. Artık kimseler yok Şimdi bir nehire gidiyor kara şapkası Ece AYHAN (1931): Ayhan, Türk şiirine getirdiği yeni solukla İkinci Yeni akımın en çok sözü edilen şairlerinden biri oldu. Günce deneme ve söyleşi türünde ürünler verdi. Şairin “SEVDA YARATAN ” şiirinden birkaç mısra; -Sayın padişahım muhbir Denizin altındaki bandolarda çalıyor muydu? Cevat ÇAPAN (1933): Şairin tiyatro sorunları üzerine çeşitli yapıtları olup çok sayıda şiir çevirileri yapmıştır. Şairin “UYAN” şiirinden birkaç mısra; Her şey ne kadar kül rengi ve dağınık Gökle denizin maviliği ötesinde … Ve uzakta düşlediğim Girit’te, belki de, Denize inen çamları yıkıyor denizler Caillebotte, Gustave “Tekneler” Gülten AKIN (1933): Şiirleri çeşitli dergilerde yayımlanan şair, oyunlar da yazdı. Şairin “TELEZAMAN” şiirinden birkaç mısra; Deniz uzaklaşıyor gitgide Ufuk çekiliyor Kumsal genişliyor Kısalıyor adımlarımızsa Ümit Yaşar OĞUZCAN (1926-1984): Birçok şiirleri yayımlanan şairin kitabı ile aynı adı alan “ACILAR DENİZİ” şiiirnden birkaç mısra (3); Ben acılar denizinde boğulmuşum İşitmem vapur düdüklerini, martı çığlıklarını Dalgalar her gün bir başka kıyıya atar beni Duyarım yosunların benim için ağladıklarını Şairin “DENİZ MUSİKİSİ” şiirinden birkaç mısra; Deniz insanlarının hepsi cömert Denizler, denizler doldurdu beni Denizler mavi, denizler lacivert Deniz insanlarının gönlü gani. Afşan TİMUÇİN (1939): Prof. Dr. Timuçin felsefe dalında eğitimini tamamlamıştır. Felsefe ile ilgili kitaplar yanı sıra öykü ve deneme kitaplarıyla da tanınmıştır. Şairin “YAZDAN KALAN” şiirinden birkaç mısra; Kocaman bir yazdan Kala kala bu deniz kaldı baş edilmez bir aşktan Kala kala bu sevinç Camp, Joseph Rodefer de “Durgun Hava” Ergün GÜNCE (1938-1983): Ekonomist ve planlama uzmanı olan şairin “KIYIDA ÖLÜM” şiirinden birkaç mısra; Ölürken görünmesin diye Yumar sımsıkı gözlerini Öper kendi dudaklarından Güneydeki deniz aldırmaz buna M. Alaeddin ASNA (1939): Türkiye’nin ilk halkla ilişkiler firmasını kuran Asna, şiir ve hikayeler yazmıştır. Şairin “GEMİCİ” şiirinden birkaç mısra; O mutsuz bir gemicidir Yanlış bir okyanusa yelken açmıştır Uzanır halatların dibine arada bir Güçsüz yumruklarıyla gözlerini siler Nedenini bilemez. Ataol BEHRAMOĞLU (1942): Şiirimizde 1960 kuşağının öncüsü olan Behramoğlu, çeviri, anı ve antoloji alanında ürünler vermiştir. Şairin “YAŞADIKLAIMDAN ÖĞRENDİĞİM BİR ŞEY VAR” şiirinden birkaç mısra; İnsan saatlerce bakabilir gökyüzüne Denize saatlerce bakabilir, bir kuşa bir çocuğa Yaşamak yeryüzünde, onunla karışmaktır Kopmaz kökler salmaktır oraya …. Yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var: Yaşadın mı büyük yaşayacaksın, ırmaklara, göğe, bütün evrene karışırcasına Çünkü ömür dediğimiz şey, hayata sunulmuş bir armağandır Ve hayat, sunulmuş bir armağandır insana. Güven TURAN (1943): Yunus Nadi Öykü ve Şiir Ödülü’nü kazanan şairin öykü, eleştiri ve deneme çalışmaları vardır. Şairin “BİR KENT VE KENDİSİ” şiirinden birkaç mısra; Denize bakarken bile Denizi düşlemek İşte bu yaptığı çoktandır Ve kendini bir kentte tasarlıyor Ali Rıza ERTAN (1944-1979): Şiir eleştirmenliğiyle de tanınan şairin “GÜLLE BÜYÜYECEK ADI” şiirinden birkaç mısra; Denizin maviliği ulaşıyor sana; O, en kendinden olana. Geliştireceğiz daha; dünü karanlık olanı, O, ölümle bir tutulanı, Yenilmez, girişken bir güne. Ahmet ÖZER (1946): Çeşitli ödüller kazanan şairin “SEVGİN SENİN” şiirinden birkaç mısra; Gül bahçelerinden geçen yağmur Saçlarını dağıttı günlerime Yüzün şiir ülke oldu/kuş sevinçleri yüreğin Sevgi serptim geçtiğim denizlere Ahmet ADA (1947): Çeşitli ödüller kazanan şairin “RESİM” şiirinden birkaç mısra; Denize çıkan sokak soğuktur üşürsün Ey ince gömlekli Akdenizli çocuk Yaz geride kaldı yetişirsin saonbahara Bütün ömrün yok olan mavi bir bakış Gibi geçiyor bir solukta bilmiyor musun İsmail UYAROĞLU (1948): Uyaroğlu, şiir, çocuk şiir ve romanları ve tiyatro oyunu türündeki çalışmaları ile çeşitli ödüller almıştır. Şairin “ÖMRÜM, BANA BAĞIŞLA BU ŞİİRİ” şiirinden birkaç mısra; Kumsalı döven denizlerden Nasıl beyaz ve ince Köpükler doğarsa, öyle Beyaz ve vahşi Vahşi, ve ince Ömrüm, bana bağışla bu şiiri Mustafa IRGAT (1950-1995): Ait’siz Kimlik Kitabı ile 1995 Orhon Murat Arıburnu Şiir ödülünü alan şairin “TEMSİL EDİLMEYEN’E” şiirinden birkaç mısra; Soluğunu aileden birinin soluğunda duyduğuydu, Anısı ten kimya ve katran safran meleği uç-uç; Günü toz içre kaydırılan toprak tabut, -yönü Havzapol yerine geçmiş kuyruklu bir külyıldız Estikçe denizi yağan revnağa, yürü ya kulu’m Barış PİRHASAN (1951): Senaryo yazarı olarak tanınan şairin “MARTILAR” şiirinden birkaç mısra; Deniz gökyüzüdür Kara bulutlar Dalgalandıkça Gültekin EMRE (1951): Çeşitli şiir ödülleri alan şairin “GECE DÜŞLERİ” şiirinden birkaç mısra; Gece düşleri alır götürür beni Dimdik yüreklerin yanında nöbete Şarkı, türkü, şiirle dolmaya Kilit vurulmuş denizlerin dilinde Balıkçıların ağında mavi köpük olmaya Arif AY (1953): Öykü ve deneme türünde eserler veren şairin “SU DÜŞÜ” şiirinden birkaç mısra; Denize bir şeyler diyor adam Çiviler çakarak denize Gözlerinden Denize bir şeyler diyor adam Metin CENGİZ (1953): Şiir çevirileri yapan, antolojiler hazırlayanve 1996 Behçet Necatigil Şiir ödülü alan şairin “DENİZİ DONATIN” şiirinden birkaç mısra; Karın öteki yüreğini duyuyoruz birlikte Müziğini kendisi besleyen karın Çağrımı anlamak isterseniz diyor beyaz ses Biraz da denizi yapraklarla donatın Boudin Eugene, “Marine Scene” Ali CENGİZKAN (1954): Cengizkan’ın şiir kitapları dışında deneme kitapları da yayınlanmış olup çeşitli ödüller kazandı. Şairin “BAĞIMLI ŞİİR” şiirinden birkaç mısra; Denizi düşün; bir oluşumdur, devinir. Bir bütündür, ama parçalanır dalgalandığında Yine de kuruduğu görülmemiştir ırmaklar gibi, Bir trajedidir onu besleyen ırmakların kuruması. Hüseyin Avni CİNOZOĞLU (1955): Şiirleri çeşitli dergilerde yayımlanan şairin “ŞAFAK BEKÇİSİ” şiiiriden birkaç mısra; Çocukluğum tahta sandalyeli kasaba sinemasında Nehirde yankısı abla kemancının Nektar içeren bir nergis miydi ablam Kıyısını denizlerin süslediği bir şehrin Claude Monet, "The Fisherman’s House, at Varengeville" Ahmet GÜNTAN (1955): Müzik yazıları, şiirleri çeşitli dergilerde yayımlanan şairin “YAĞMUR YAĞMUR ÇAKTI ŞİMŞEK” şiirinden birkaç mısra; Deniz kıyısında koşuyordum Birden ormanın içine girdiğimi fark ettim Şimşek çaktı, gök gürledi, yağmur başladı Ormanda yapayalnızdım Haydar ERGÜLEN (1956): Reklam yazarı olan Ergülen’in şiirleri çeşitli dergilerde yayımlanmış olup şair, çeşitli ödüller almıştır. Şairin “PERİLER AŞKA UÇAR” şiirinden birkaç mısra; Denizin üstünde uyku yasaklandığından beri Karadayım, boğulsam da kırpmıyorum gözlerimi Her zaman benim gözlerin değil uykusuz Görüyorum beni okşayan gözlerdeki geceyi Adnan ÖZER (1957): Çeşitli dergiler çıkaran Özer 1992 Cemal Süreyya Şiir Ödülü’nü kazandı. Şairin “MARMARA’DA AKŞAM” şiirinden birkaç mısra; Deniz/ah! O uçsuz bucaksız gögsünde Yeşil hareler oluşan/deniz Gece dev bir çoban gibi Kara kepeneğiyle abanınca üstüne Çırpınır bırakır kendini Engin TURGUT (1957): Resimle de uğraşan şair 1997 Orhon Murat Arıburnu Şiir Ödülünü kazandı. Şairin “SULARA KARIŞTIM” şiirinden birkaç mısra; Aldanmayı, her yeni buluşmayı Hüzün sayıyorum çiçek öpmeyi, kuş koklamayı Yaşamak anlıyorum duygularımın terlemesini Denizi ve gögü aşkla içime katmayı Boudin, Eugene, “The Port of Ke Havre” Çiğdem SEZER (1960): Şiirleri çeşitli dergilerde yayımlanan şair 1998 Orhon Murat Arıburnu Şiir Ödülünü kazandı. Şairin “ANNEM UÇURUM DOĞURACAK” şiirinden birkaç mısra; Böyle yalnız böyle iyi Bir öyküyü yeni baştan okur gibi Yeniden başlar gibi denize Ama hiç bilmediğim bir denize Sami BAYDAR (1962): Kişisel resim sergileri açan şairin öykü kitabı da yayımlandı. Şairin “AŞK” şiirinden birkaç mısra; Ben, kaplumbağların çıldırmasında İşe yaramaz kanıtların sahibiyim. Günlerce bir deniz kıyısında yürüdüm Bilmiyordum yüreğime bir gün Anımsanan insan gücü saklanacak. Hüseyin ATLANSOY (1962): Çeşitli dergilerde şiirleri yayımlanan şair, 1990 yılında Türkiye Yazarlar Birliği tarafından yılın şairi seçilmiştir. Şairin “GELEN DALGA BİR” şiirinden birkaç mısra; -bir yanımız yere düşen yağmur damlacıklar arasında delilikle inat edebilirse bilgeliye erişebilecek -bir yanımız dumanlarını denize vuran yangınlarda, ve o deniz Halil GÖKHAN (1967): Çeşitli, dergilerde şiirileri yayımlanan ve çeşitli ödüller kazanan şairin “DENİZ KİMİN” şiirinden birkaç mısra; Taşıldır su ağırdır, yol yorgunu ve zahmet içindedir Ermiş bir yelken takılır açılmaz kulaçlarına Deniz senindir; bizim teknelerimiz var oysa Çölün kalçasından bir borda Kıçsız bir tekne, sağrısı ,insan derisiyle kaplı Kitaplar yazmıyor bunu, deniz sizindir. Satırlarıma; Yunus EMRE’nin Bu dünyada kalmayalım Fanidir aldanmayalım Bir iken ayrılmayalım Gel dosta gidelim gönül dörtlüğünde vurguladığı gibi; insanların sevgi, saygı ve hoşgörü ile insanları, doğayı ve doğa varlıklarını kucaklayarak evrensel sevgiye ulaşması temasını işlediğim “SEVGİYE ÇAĞRI” isimli şiir kitabımda yer alan içinden deniz değil ama her seyrin son limanı olan ve dünya insanının en fazla ihtiyacı olduğu sevgi geçen en kısa şiirim “Sevgi Sepeti” ile son vermek istiyorum. Bana bir çiçek ismi söyle Göstereyim sana yüreğimin neresinden kopardığımı.... Siz de “İçinden Deniz Geçen Türk Şiirlerinden” bir demet koparıp sevdiklerinize sunabilirsiniz. Sevgiyle kalın. Kaynakça 1) Kuçuradi, Ioanna,“Sanata Felsefe ile Bakmak, Ayraç Yayınevi (1997) 2) Abdullah ÖZKAN-Refik DURBAŞ, “Cumhuriyetten Günümüze Türk Şiiri Antolojisi, Boyut Dosya Yayınları (1996).