Dünyanın En Prestijli Yatları Türkiye'ye Geliyor!
C Level'da Dünya Taşlardan'ın konuğu olan Begüm Doğulu: Türkiye yat turizminde güçlü, ancak yeni marina ve net kurallara ihtiyaç var dedi.
Begüm Yatçılık CEO’su ve Yat Turizm Derneği Başkanı Begüm Doğulu, Türkiye’nin yat turizminde güçlü bir potansiyele sahip olduğunu ancak sektörün büyümesi için yeni marina yatırımları, daha sıkı denetim ve net düzenlemelere ihtiyaç duyulduğunu söyledi. Doğulu, özellikle bakım-onarım alanında marinalarda verilen ağır teknik hizmetlerin sektörde hem güvenlik hem de itibar kaybına yol açtığını belirtti. CNN Türk’te katıldığı programda değerlendirmelerde bulunan Doğulu, Türkiye’nin yat turizminde avantajlı bir coğrafyaya sahip olduğunu, ancak mevcut altyapı ve uygulamaların sektörün rekabet gücünü sınırladığını ifade etti. Doğulu, konuşmasına Türk yat inşası açısından sevindirici bir gelişmeyle başladı. Begüm Şirketler Grubu tarafından tamamen öz kaynakla inşa ettiği, Türk bayraklı ve Türk yapımı 32 metrelik Lady Luna isimli yatın, Venedik’te düzenlenen ve “tekne Oscarları” olarak anılan yarışmada kendi kategorisinde finale kaldığını açıkladı. Bunun Türkiye adına önemli bir başarı olduğunu vurgulayan Doğulu, teknenin 2 Mayıs’ta ödül alma ihtimalinin yüksek olduğunu söyledi. “Marinalar tersane gibi çalışmaya başladı” Doğulu, son dönemde bakım ve onarım amacıyla Türkiye’ye gelen yabancı bayraklı yat sayısındaki düşüşün en önemli nedenlerinden birinin, marinalarda kontrolsüz biçimde ağır teknik hizmet verilmesi olduğunu savundu. Mevzuata göre marinaların teknelere barınma, su, elektrik, yakıt ve sınırlı ölçüde küçük bakım hizmeti vermesi gerektiğini belirten Doğulu, buna karşın birçok marinanın fiilen tersane gibi çalıştığını söyledi. Ağır bakım, refit, motor ve teknik işlemlerin yalnızca lisanslı tersanelerde yapılması gerektiğini dile getiren Doğulu, marinalarda bu faaliyetlerin yaygınlaşmasının hem hukuki hem de çevresel açıdan sorun yarattığını kaydetti. Marinalarda tehlikeli atıkların depolanması ve arıtılması için yeterli altyapının bulunmadığını söyleyen Doğulu, solvent, boya ve yağ gibi atıkların ciddi risk oluşturduğunu ifade etti. Yetkisiz alanlarda yapılan bakım-onarım faaliyetlerinin yangın ve kaza riskini artırdığına dikkat çeken Doğulu, olası bir olayda sigorta kuruluşlarının da devre dışı kalabileceğini belirtti. “Türkiye refit pazarından hak ettiği payı alamıyor” Dünyadaki yıllık refit iş hacminin yaklaşık 25 milyar dolar, Akdeniz çanağındaki hacmin ise 5 milyar dolarseviyesinde olduğunu belirten Doğulu, Türkiye’nin bu pastadan henüz yüzde 10’luk payı bile alamadığını söyledi. Bunun nedenini kuralsızlık, denetim eksikliği ve sistem sorunu olarak gösteren Doğulu, net kurallar konulması halinde Türkiye’nin bu alanda çok daha güçlü bir konuma gelebileceğini ifade etti. “Marina kapasitesi yetersiz” Türkiye’de marina kapasitesinin mevcut talebi karşılamadığını söyleyen Doğulu, son iki yılda Türk yat sahipliğinde de ciddi artış yaşandığını, bu nedenle yeni yatırımların kaçınılmaz hale geldiğini belirtti. Özellikle mega yatları ağırlayabilecek daha büyük marinalara ihtiyaç olduğunu vurgulayan Doğulu, Türkiye’nin refit ve yat turizminden daha fazla gelir elde etmek istiyorsa önce konaklama altyapısını güçlendirmesi gerektiğini kaydetti. “Mega yatlarda sayı değil gelir önemli” Mega yat segmentinde Türkiye’nin daha az tercih edildiği yönündeki yorumlara da değinen Doğulu, Türkiye’nin aslında halihazırda güçlü bir destinasyon olduğunu söyledi. Son dönemde uygulamaya alınan charter lisansı düzenlemesinin önemli bir adım olduğunu belirten Doğulu, geçmişte yabancı bayraklı bazı teknelerin Türkiye’de yeterli katkı sunmadan ticari faaliyet yürüttüğünü, yeni sistemle bunun daha hakkaniyetli hale geldiğini ifade etti. Doğulu, bu nedenle bazı çevrelerde “yat sayısı azaldı” algısı oluştuğunu ancak bunun gerçeği tam yansıtmadığını söyledi. Türkiye’ye artık daha az sayıda ama daha yüksek gelir bırakan, daha büyük ve daha prestijli yatların geldiğini belirten Doğulu, “Nicelik değil nitelik önemli. Sayı azalsa da gelir artıyor” değerlendirmesinde bulundu. “Marinasızlık kirlilik yaratır” Göcek’te uygulanan tonoz ve rezervasyon sistemine de destek veren Doğulu, koylarda uzun süre kontrolsüz konaklamanın çevre kirliliğine yol açtığını söyledi. Bir yatın marinaya girmeden günlerce ya da haftalarca koyda kalmasının atık yönetimi açısından ciddi sorun oluşturduğunu belirten Doğulu, marinaların kirlilik değil, aksine çözüm ürettiğini savundu. “Marinaların mevcudiyeti kirlilik yaratmaz, marinasızlık kirlilik yaratır” diyen Doğulu, Göcek’in daha sıkı korunması gerektiğini, hatta milli park statüsünün değerlendirilmesi gerektiğini dile getirdi. Devlete çağrı: Teşvik ve düzenleme Sektörün gelişimi için devletten iki temel beklentileri olduğunu söyleyen Doğulu, ilk olarak mega yatları kabul edebilecek yeni marinalara teşvik verilmesini istedi. İkinci olarak ise gemi ve yat acentalığı alanında daha sıkı bir düzenleme yapılması gerektiğini ifade etti. Acentaların Türkiye’ye gelen yatların ilk temas noktası olduğunu vurgulayan Doğulu, bu nedenle sektörde işin ehli firmaların faaliyet göstermesinin ülke itibarı açısından kritik olduğunu söyledi. İlgili yönetmeliğin bir an önce yürürlüğe girmesi gerektiğini belirtti. Entegre hizmet modeli öne çıkıyor Programda şirket yatırımlarına da değinen Doğulu, Begüm Group of Companies bünyesinde akaryakıt ikmal şirketi kurduklarını açıkladı. Yat turizminde entegre hizmet modelinin önemine dikkat çeken Doğulu, acentelik, kumanya, tersanecilik, danışmanlık ve yakıt tedariki gibi alanların tek çatı altında toplanmasının müşteri güvenini artırdığını ifade etti. Yeni kurulan akaryakıt şirketinin faaliyete başlamasının üzerinden sadece 10 gün geçmesine rağmen 450-500 bin litre satış yapıldığını belirten Doğulu, yıl sonu hedeflerinin 15 milyon litre olduğunu söyledi. “Türkiye bir numara olmaya layık” Küresel yat turizminde halen İtalya, Fransa, Yunanistan ve Hırvatistan’ın güçlü destinasyonlar arasında yer aldığını belirten Doğulu, Türkiye’nin ise doğal koyları, uzun kıyı şeridi, tarihi zenginliği, iklim avantajı ve hizmet kalitesiyle çok daha güçlü bir konuma yükselebileceğini söyledi. Türkiye kıyılarının yaz aylarında meltem rüzgarına karşı daha korunaklı olduğunu, koyların seyir ve konaklama açısından önemli avantajlar sunduğunu ifade eden Doğulu, hizmet kalitesi ve misafirperverlik açısından da Türkiye’nin rakiplerinden ayrıştığını belirtti. Doğulu, “Türkiye aslında bir numara olmaya layık. Ancak bunun için yatçılığın daha ciddi ele alınması, kuralların netleşmesi ve devletin sektöre daha fazla özen göstermesi gerekiyor” dedi.