"Denizciliğin geleceği hâlâ sadece teknolojiye değil, insanlara bağlı"

Yayınlanma: 29.01.2026 09:51 Güncelleme: 29.01.2026 09:51

At Yılı yaklaşırken denizcilik sektörünün bazı kesimlerinde temkinli bir iyimserlik öne çıkıyor.

Denizcilikte At Yılı İyimserliği: Fırsatlar Artıyor, Riskler Yakından İzleniyor At Yılı yaklaşırken denizcilik sektörünün bazı kesimlerinde temkinli bir iyimserlik öne çıkıyor. Ancak sektör, teknolojik dönüşümün hızı, yeni düzenlemeler ve alternatif yakıtların getirdiği belirsizlikler nedeniyle önemli endişelerle de karşı karşıya. Denizcilik Enstitüsü CEO’su Kaptan John Lloyd, fırsatlarla risklerin birbirinden ayrılmaz olduğunu vurguluyor. Lloyd’a göre yeni teknolojiler, düzenleyici çerçeveler ve alternatif yakıtlar sektörü yeniden şekillendirirken, asıl sınav bu dönüşümün ön saflarında yer alan denizcilik profesyonellerinin yeterince desteklenip desteklenmediği. “At Yılı’nın iyimserliği simgelediğinin farkındayız ve önümüzdeki yılın değişimlerle dolu olacağından eminiz” diyen Lloyd, bu güvenin temelinde insan unsuruna yeniden odaklanılması olduğunu ifade ediyor. İnsanların güvenli, etkili ve sürdürülebilir denizciliğin merkezinde yer aldığının artık geniş kabul gördüğünü belirten Lloyd, değişimin hiç bu kadar yoğun olmadığı bir dönemde bilgi, yetkinlik ve profesyonelliğin hayati önem taşıdığına dikkat çekiyor. İnsan Faktörü ve Karar Alma Baskısı Lloyd, Denizcilik Enstitüsü’nün küresel erişimini önemli bir avantaj olarak tanımlıyor. Kurumun, dünya genelindeki denizcilik profesyonellerini dinleyerek elde edilen bilgiyi sektörle paylaşma konusunda benzersiz bir konumda olduğunu vurguluyor. Bu yaklaşımın, daha iyi karar alma süreçlerini ve daha dayanıklı bir sektör yapısını desteklediğini söylüyor. Buna karşın Lloyd, zorlukların hafife alınmaması gerektiği uyarısında bulunuyor. Asıl endişenin değişimin kendisi değil, denizde ve karada alınması gereken kararların sayısı ve karmaşıklığı olduğunu belirtiyor. Bu kararların doğrudan insanların, gemilerin ve çevrenin güvenliğini etkilediğinin altını çiziyor. En kritik sorulardan biri ise mürettebatın ve kıyı personelinin bu sorumluluklara hazır olup olmadığı. Lloyd, tüm denizcilik profesyonellerinin güvenilir bilgiye erişebilmesi, sürekli mesleki gelişimi benimsemesi ve güçlü bir güvenlik kültürü içinde çalışmasının hayati olduğunu ifade ediyor. 2026’ya Damga Vuracak Üç Başlık Lloyd, 2026’ya girerken günlük operasyonları şekillendirecek üç temel gelişmeye işaret ediyor. Bunların ilki, alternatif yakıtlara geçiş. Yeni yakıtların beraberinde yeni operasyonel ve güvenlik riskleri getirdiğini belirten Lloyd, bu risklerin doğru şekilde tanımlanıp yönetilmesi gerektiğini söylüyor. İkinci başlık ise dijitalleşme, otomasyon ve yapay zeka. Bu teknolojilerin sektörü hızla dönüştürdüğünü vurgulayan Lloyd, yeni sistemleri benimserken “deneme-yanılma lüksünün olmadığını” ifade ediyor. Üçüncü unsur ise değişmeyen bir gerçek: insan kaynağı. Değişim hızlandıkça beceri gereksinimleri ve iş gücü beklentilerinin arttığını belirten Lloyd, liderlik ve karar alma süreçlerinin önümüzdeki yılın en büyük zorluklarından biri olacağını söylüyor. IMO’nun Merkezi Rolü Sürüyor Düzenleyici cephede artan baskılara rağmen Lloyd, Uluslararası Denizcilik Örgütü’nün (IMO) merkezi rolünü koruyacağı görüşünde. IMO’nun dünya ticareti ve denizcilik için vazgeçilmez olduğunu belirten Lloyd, örgütün gemilerin ve denizcilerin sınır ötesinde güvenli şekilde faaliyet göstermesini sağladığını vurguluyor. Ayrıca IMO’nun, sektörün gelişimi için iş birliği ve açık tartışmaların yürütüldüğü temel platform olmayı sürdürdüğünü ifade ediyor. Teknolojide “Denizde İşe Yarar mı?” Testi Teknoloji tedarikçilerinin pazarı yeni ürünler ve iddialı vaatlerle doldurduğunu belirten Lloyd, basit ama kritik bir ölçüte dikkat çekiyor: gerçek deniz koşullarında işe yarayıp yaramadığı. Ona göre asıl soru, teknolojinin güvenli operasyonları ve doğru karar vermeyi destekleyip desteklemediği. Bu yaklaşım, Lloyd’s Register Vakfı tarafından finanse edilen Denizcilik Enstitüsü’nün yeni STEER Projesinin de temelini oluşturuyor. Proje kapsamında, dünya genelindeki denizcilerden doğrudan geri bildirim toplanarak hangi teknolojilerin gerçekten iyi karar almayı desteklediği ve yeniliğin insan yeteneğiyle nasıl dengelenebileceği araştırılacak.

Devamını Okumak İçin Tıklayınız