Anadolu’dan Endonezya’ya optium/afyon ticareti

Yayınlanma: 21.02.2026 12:51 Güncelleme: 21.02.2026 13:12

Dr.Jan Schmidt’in emsalsiz belge çalışmalarıyla   Anadolu’dan Endonezya’ya optium/afyon ticareti  Yazan: Osman Öndeş  Günümüzde birbiri ardından yapılan  uyuşturucu salgını araştırmalarının ve tutuklamaların yarattığı rahatsızlık, İzmir’den afyonundünya pazarlarına  ihraç edilmesine ait  birkaç asırlık hikayesini de gündeme getirmektedir.   Afyon-Opium araştırmaları konusunda “From Anatolia to Indonesia- Opium Trade and The Dutch Community of İzmir,1820-1940” başlıklı belge çalışmalarıyla Dr. Jan Schmidt hertürlü hayranlığın ve saygının da ötesinde bir akademisyen idi.  Afyon” konusunu  irdeleyen bu eser, 1998’de Neederlands Historisch- Archaeologische Institutte İstanbul tarafından yayınlanmıştır ve konusunda benzersiz bir ciddiyeti,  bilimselliği  ifade eder.  Dr. Joannes (Jan) Schmidt 11 Ağustos 2025 tarihinde vefat etti. Leiden Üniversitesi Osmanlı Dilbilimcisi Öğretim Görevlisi  Dr. Petra de Bruijn, Dr.Joannes Schmidt’in vefatı üzerine yaşam öyküsünü şöyle anlatmıştı;  Eşine, arkadaşlarına ve ailesine güç ve teselli diliyoruz. Jan Schmidt, Osmanlı kodikolojisi ve tarihi alanında en üretken ve bilgili bilim insanlarından biri olarak hatırlanacaktır.”  “Jan Schmidt, 1951 yılında Hollanda'nın Arnhem şehrinde doğdu. 1969 ile 1985 yılları arasında Leiden Üniversitesi'nde aralıklı olarak Tarih ve Orta Doğu Dilleri ve Kültürü eğitimi aldı. 1992 yılında, Künhü l-aḫbâr'ın (1590'lar) yeni bir yorumu ile doktorasını tamamladı.   İngiltere'deki Manchester Üniversitesi'nde Türk ve Osmanlı çalışmaları alanında öğretim görevlisi oldu ve daha sonra mezun olduğu üniversiteye geri döndü. 1998'den 2007'ye kadar, Üniversite Kütüphanesi'nde NWO (Hollanda Araştırma Konseyi) tarafından finanse edilen çeşitli projelerde kataloglama uzmanı olarak çalıştı. Ayrıca, 2004'ten 2016'ya kadar Orta Doğu Çalışmaları Bölümü'nde Türkçe alanında öğretim görevlisi olarak çalıştı. 2016'da emekli olduktan sonra, Leiden Üniversite kütüphanesi (2017-2019) ve bölüm (2019-2020) ile misafir araştırmacı olarak bağlantısını sürdürdü. Özellikle, Leiden Üniversitesi Kütüphanesi ve Hollanda'daki Diğer Koleksiyonlardaki Türkçe El Yazmaları Kataloğu (2000-2012) adlı dört ciltlik eseri, Osmanlı-Türkçe el yazmaları konusundaki titiz ve cömert araştırmasının bir kanıtıdır. Leiden Üniversitesi Doğu El Yazmaları koleksiyonunun eski küratörü Prof. Jan Just Witkam tarafından başlatılan proje, o zamanki yüzyılı aşkın süredir kullanılan Latince kataloğun yenilenmesini içermekteydi. Jan Schmidt, kataloğu güncel hale getirmekle kalmadı, aynı zamanda el yazmalarını çok daha ayrıntılı ve kapsamlı bir şekilde tanımladı.”  Dr.Jan Schmidt’in “From Anatolia to Indonesia- Opium Trade and The Dutch Community of İzmir,1820-1940” belge çalışmalarından oluşan bu eseri Afyon konusunda yapılacak araştırmalar hakkındaki nice takdirlere bir kaynaktır. İngilizce dilindeki bu eserin 2009 yılı  fiyatı 59,50 Euro  idi ve  “Nederlands Instituut Voor Het Nabije Oosten Witte Singel 25, Postbus 9515, 2300 Ra. Leiden The Netharlands” adresi bulunmaktadır.    İzmir’e yerleşmiş Hollandalı levantenler  İzmir’de yerleşmiş Hollandalı levantenlerin gemi acentesi olarak faaliyetlerini incelerken, Jan Schmidt van Lennep ve Dutilh aileleri konularında da çalışma yapmış ve bir kısmını “Vapur Donatanları ve Acenteleri Tarihi”başlıklı eserimde yayınlamıştım.   Dutilh ailesinden zamanımıza gelen son kuşak temsilcisi Hendrik Dutilh’i tanımaktan ve muhtelif vesilelerle sohbet etmekten derin mutluluk duymuşumdur. İzmir’den afyon ihracatçısı olarak nedense Jacop (Jan) Schmidt van Lennep ön sıralarda görünmesine karşın, derinlemesine araştırıldığında  Baltazzi, Alfred Keun, Wissing, Dutilh gibi isimlerin çok önemli sıralarda  yeraldığı tespit edilecektir.  Hollanda’lı tüccarların İzmir- Ege bölgesini afyon yetiştirmek üzere seçmesinin birinci nedeni Kapitülasyonların kendilerine sağladığı hudutsuz derecedeki ayrıcalıklar olmuştur. Sonuçta Osmanlı Devleti afyon belasının da kurbanı yapılmıştır. Böylece  Afyon pazarının kaynakları Karahisar, Konya, Gediz, Akhisar, Çal, Alaşehir, Balıkesir,Uşak,Kula ve Çeşme idi.  Turhan Baytop, Seyfettin Gürsel, Reşat Kasaba ,Uygur Kocabaşoğlu, Hüsnü Sarım, Kamran Şerif, Afet İnan, Ayhan Songar, Turgay A.Üner gibi değerli Türk akademisyenlerin  Afyon konusundaki eserlerinin de yeraldığı geniş kaynakçaya dayanan bu eser, son sayfalarında (Sf.170) “More  shocking to the foreing residents in the Empire was the abolotion of the Capitulations on September 7,1914” satırbaşı ile  Afyon belasının Türklerle eşleştirilmesi felaketine ve bu felaketten sıyrılmasına bir cevap getirmektedir.   Başlangıçta,Anadolu’dan Endonezya’ya afyon sevkiyatının özü, sömürge Endonezya ahalisini afyona alıştırmaktı. Bu konu İzmir’deki levantenlerin gemi acentesi olmak gibi özelikleri üzerinden yaptırım çalışmalarının da özüne ulaşmaktadır.  Sanayi devrimi, sömürgeleştirme sürecinin giderek daha etkili hale gelmesine ve dolayısıyla afyon ticaretinin genişlemesine önemli ölçüde katkıda bulunmuştur. Bu süreç, yeni tekniklerin icadı ve bunların küresel ölçekte uygulanmasıyla ortaya çıkan iletişim devrimiyle daha da güçlenmiştir. Bu gelişmenin en önemli unsurları demiryolları, telgraf ve buharlı vapur taşımacılığı olmuştur. Levant bu icatlardan büyük ölçüde etkilenmiş ve özellikle yüzyılın ikinci yarısında İzmir afyon ticaretin gelişmesinde ihra limanı olmuştur.  İzmir, Manisa, Kasaba, Uşak ve Afyon Karahisar arasında, hepsi de önemli afyon merkezleri olan bir demiryolu inşa edilmesini emreden ferman, Levanten tüccarları ve gemi acentalarını daha da etkin kılmıştır.  Zira Karahisar, Anadolu afyonunun üçte ikisini üretiyordu ve İzmir'e ulaşım süresi yirmi ila yirmi beş günden sadece on sekiz saate inecekti. Anadolu demiryolları tarımsal üretim üzerinde büyük bir etkiye sahipti ve 1863 ile 1838 yılları arasında İzmir'den deniz yoluyla yapılan ihracatın iki katına çıkmasına katkıda bulundu. (Kaynak:Jan Schmidt)  ilk afyon seferi yapan Yolcu/yük gemisi yandançarklı“Tagus”. Kaynak:P&O Arşivi.  İzmir ve İstanbul arasında ilk düzenli buharlı gemi seferi, iki İngiliz ve bir Avusturya gemisi tarafından işletilerek 1835 yılında kuruldu. Haftada iki kez, her iki varış noktasına da altı günde  ulaşmak mümkündü; Oysa yelkenli gemilerin bazen bir aya ihtiyacı oluyordu. 1840 yılında, İngiliz Peninsular & East  ve Steamships Inc.  (P&O), İngiltere ve Mısır arasında düzenli bir hizmet başlattı. Aynı zamanda şirket, Londra'yı Malta, Atina (Pire), İzmir, İstanbul, Beyrut ve Yafa ile bağlayan yolcu ve kargo hizmetleri da gerçekleştirildi. İstanbul hattı, İstanbul tüccarlarının 1842 ve 1843 yıllarında tek başına 1,2 milyon sterlinlik ithalatı ve 1 milyon sterlinlik ihracat hacmine yaklaşması bu hatta olan ilgiyi artırdı.   Buharlı  vapurlarla  taşınan ilk afyon, 1837'de inşa edilen P&O Liner "Tagus" gemisiyle sevk edildi.   Trading Co. adına İlk 40 sandık afyon A.J. Johnson &  Co. tarafından İzmir’den  Batavia’a gönderildi. P&O yandan çarklı yük/yolcu vapuru “Achilles” vasıtasıyla  4 Ocak 1847’de Kaptan Wilson kumandasında İzmir’den denizaşırı ülkelere afyon sevkiyatı  yapıldı.     İzmir Limanı’na afyon seferi yapan vapurlardan yandan çarklı yük/yolcu vapuru Achilles. Kaynak: P&O Arşiv    Afyon  sevkiyatı 1852’den itibaren P&O gemileriyle East India Company adına Singapore ve Avusturalya’ya onbeş günlük aralıklarla yapılmaya başlandı.  Bu süreçte birkısım yükler ise karayolu üzerinden Batavia’ya gönderildi..1838 inşa 992 grt olan yandan çarklı  “Achilles”  1845‘de  De J&G Burns satın alınmıştır. (Kaynak:The Ships Lists)  Jacop Van Lennep'in yeğenleri, 1853'ün başlarında P&O'nun Singapur'da tahliye  yapmadan Batavia'ya afyon yükü alabileceğini  bildirdi. Zira 1846'da inşa edilen ancak 1849'da genişletilen demir gövdeli  P&O çarklı buharlı vapur "Pottinger"den çok etkilenlenmişti. Mart 1850'de ilk kez ortaya çıkan bu vapur, Levant'ta görülen en büyük vapurdu. Eylül ayında bu vapuru gezdi  ve muhteşem olduğunu gördü. Southampton'dan İstanbul'a ve geri dönüşü on gün ve birkaç saat içinde birden fazla kez gerçekleştirmişti.  1846 ‘da William Fairbairn & Sons’un Millward County tezgahında inşa edilen yandan çarklı “Pottinger” yolcu vapuru  P&O  filosunda yeraldı.  1,300 grt.,890 nrt, ve Tam boy:  68.25m. (224.0 ft), Davlumbazlar dahilGenişlik: 18.59m (61.0ft), Draftı: 5.330m (17.6ft)  idi.  Ravenhill & Co Works Blackwall Country yapımı  buhar ana makinesi 450 ihp azami güç üretiyordu ve azami seyir sürati 10 knots idi.  Birinci sınıf olmak üzere 90 yolcu alabiliyordu. Yük kapasitesi ise 325 metreküp idi. Ayrıntılı olarak yazmamın nedeni o yıllarda Türk bayraklı  ticaret gemilerinin bulunmamasını hatırlatmak içindir.    İzmir’e sefer yapan  İngiliz bayraklı ilk  vapurlardan biri  “Osmanlı”  olmuştur  ve  28 Ocak 1848’de bazı Yunanlı tüccar tarafından Liverpool için  11 sandık/kasa  afyon yüklendi.   C.Michell & Co. Low Walker kızaklarında 394 Kızak No.su ile inşa edilen “Osmanlı”  2283 grt.,1492  nrt. ve ana buhar makinesi 283 nhp azami güç üretiyordu.İlk armatörlük şirketi Glasgow’dan Moss Steam Ship Co.Ltd. olmuştur. 3 Ocak 1911’de  İskenderiye’den Ipswich’e seyrederken makine arızası yapmış ve  Hamilton tarafından yedeklenerek Spithead’a ulaştırılmıştır. 5 Mart 1912’de ise  yine makinesi bozulmuş ve yükü  bir başka gemiye kavanca edildikten sonra terk edilmiştir. Müteakiben  Bo’ness’deki Forth Shipbroking Co. ‘de sökülmüştür. (Kaynak:Tyne Built Ships & Shipbuilding).     Yandan çarklı  “Bosphorus” da 1 Ocak 1850 tarihinde  İzmir’den 21 kasa afyon yüklü olarak hareket etti.İzmir Limanı özellikle afyon ihracatıyla birlikte  İngiliz P&O, Hollanda NHM,  ve diğer armatörlük firmalarının önde gelen limanları arasına girmiş ve Southampton ile İzmir arasında düzenli vapur seferleri  İngiliz Screw Steam Company vapurlarıyla  İzmir-Liverpool olarak başlamıştır. Bu vapurlar her ayın 15-16’sında İzmir’den yükleme yapmıştır. Fakat  özelikle P&O vapurları ABD limanlarına daha fazla afyon yükü taşımışlardır. Jacop Van Lennep  yandan çarklı buharlı vapurlara ne yük varsa yüklediklerini yazmıştır.    İzmir limanına uğrak yapan gemiler listesinde; “Hendrica Elisabeth,  Jonge Maria, Boreas,  Twee Gebroeders, Meeuw, Achipel,  Herstelling, Anna Rebecca, Anna Pawlowna, Snelheid, Amstel, Jansen, Ariadne, Briseis,Courier, Jarjen Brower,  Jan Jacob, Fortuna, Pottinger, Jupiter, Clara Zoe, Geertruida, Madras, Haddington, City of London, Euxine, Rajah, Sultan, Austria,Saxon, Conte Dandolo, Jonge Maria, Vrouw Maria, Nijverheid, Carolina, Militiades, Jews, Sevea, Singapore, Hesperus, Alarm, Zeeneeuw, Eendragt, Twee Gebroeders, Queen gibi yelkenli, yelkenli yandan çarklı ve son yıllarda pervaneli  vapurların uğrak yaptıkları görülür.İzmir’den Afyon ihracatında  Jacop Van Lennep, Dutilh, Lochner & Co., Salamon di Heym Lewi, Raphael di Haim Levi, Wissing, Hoeting & Co., Dul P.van Veen & Sons,  Pagy & Buess, P. Pasquali  ve diğer tüccarlara ait ayrıntılı kayıtlar bulunmaktadır. (Kaynak: Joannes Schmidt, Clyde ve Tyne Built Ships & Shipbuildings).    Herşeye rağmen pervaneli vapurlar giderek denizlerde yer almaya başladıklarında teknoloji açısından çok  başlarda idiler. Yüksek basınç yüzünden yetersiz kalan pistonlar zaman zaman kırılıyor veya veriştiriyordu. Afyon tüccarları ise yüklerinin denizden etkilenmesinden çekinmekteydiler. Buna karşın  gemicilik şirketleri arasında kırıcı bir rekabet olduğundan navlunları durmadan düşürmüşlerdir. 1852’de P&O dışında bir başka armatörlük şirketi Levant- Çin limanları arasında  daha yüksek sürate sahip gemileri sefere koymaya başladı. P&O gemilerinin azami seyir sürati 8.5 knots iken bu şirketin gemileri azami 10.5 knots yüksek seyir yapabiliyorlardı.  O sene mayıs ayında Cunard Ship Co.Ltd.’e ait  ilk sac gövdeli pervaneli buharlı yük/yolcu gemisi “British Queen”  İzmir’e sefer yaptı. Bu şirket  Liverpool- İzmir arasında  posta anlaşması yapması haklarına sahipti. 1851’de İzmir’e her ay bir sefer yapılırken, Kırım Harbi’nin patlak vermesinde önce 1853’de P&O 16 yandan çarklı yolcu/yük vapuruna sahip bulunuyordu. Cunard Line 1855’de 5 pervaneli buharlı yk yolcu gemisine sahip hale geldi.  Jacop van Lennep Hollanda’nın İngiliz gemicilik şirketleri karşısnda geri kalmasından yakınmıştır. Bu süreçte  Trading Company  devamlı olarak İngiliz gemieriyle daha fazla  afyon sevketmeye devam etmiştir. Buna karşın en son  21 Şubat 1848’de  yelkenli Hollanda bayraklı  “Boreas” a yüklenen en son 140 kasa afyon İzmir’den  Kaptan C. Van Gelderen idaresinde  Vlaardingen ve Rotterdam limanlarına  gönderilmiştir. Bu gemilerin navlunları buharlı gemilerin navlunlarından düşüktü, fakat seyir süreleri daha fazlaydı. (Kaynak: Joannes Schmidt).  Mayıs 1854 başlarında  P&O ve Cunard gemileri İstanbul’a asker sevkiyatı nedeniyle seferlerine ara verdiler. Bu süreçte “British Queen” arada aksamalar olsa da İzmir’den ayfon yükleme devam etmiştir. Böylece 852 tam kasa ve 909 yarım kasa afyon son destinasyonu Çin olmak üzere İzmir’den   yüklenmiştir.  1851 yılına gidersek, o sene  Osmanlı Hayriye şirketi  hizmete girmiş ve 1853’de Mısır Aziziye şirketi İstanbul, İzmir seferlerine başlamıştır. Ayrıca  Société Hellenique de Navigation a Vapeur ve Compagnie Grecque et Oriental gemileri  İngiltere ve Hollanda limanlarına İzmir’den afyon yükü taşıdılar. .Daha sonralarında bu seferlere, Belçika, İtalyan, İspanyol, ABD ve Alman bayraklı vapurlar katılmışlardır.1870’den önce İzmir’e Hollanda gemileri çoğunlu meydana getiriyorlardı.  1857’de Koninklijke Stoomboot Maatschappij- Kraliyet Hollanda Buharlı gemicilik şirketi KNSM beş gemiyle önce Marsilya – Genova seferlerine başlamış ve ilk Hollanda bayraklı yandan çarklı  yelkenli yolcu/yük vapuru 1823 inşa “Nederlander” 1866’da İzmir limanına sefer yapmıştır.  Jacop van Lennep tarafından Trading Company adına İzmir’den ihraç edilen ana ürün hep afyon olmuştur. Fakat İzmir’deki diğer Hollandalı aile Dutih’lerin afyon ihracatı ana işleri olmasna karşın, Van Lennep’in toplam ticaret faaliyetleri arasında afyon ihracatı daha az yer kaplamıştır.      Kasım 1870'te Alfred Lavino, Lavino Ticaret şirketi vasıtasıyla İzmir'e varmak üzere olan bir KNSM buharlı gemisiyle 125 sandık afyonu sevk etmesi için görevlendirilmişti. Richard van Lennep, anılarında bunun Hollanda ile Osmanlı İmparatorluğu arasında daha yoğun ticari ilişkilerin başlangıcı olduğunu kaydetmiştir.   1856 yılında Greenock'taki Scott & Co. tarafından inşa edilen ve 848 tonajlı "Rhone" vapuru, Kaptan Wilko Wilkens komutasında, İstanbul'dan uğrak yapmış ve  aynı ayın sonlarında İzmir'e  gelmişti.. Alfred Lavino, bu vapurla  75 sandık afyon ihraç etmiştir. Rhone  daha sonra  9 sandık( Kasa) daha  yükleme yapmış ve  Çeşme ve Malta üzerinden toplam 84 sandık afyon yükünü  Rotterdam'a götürmüştür.  Rhone 3 direkli pervaneli ve sac gövdeli idi.  Greenock’taki Sctoot & Co.’nun Cartsdyke East kızaklarında 32 Kızak no.’su ile inşa edilmişti. 600dwt. olup Glasgow’daki  A.& J. Nelson’un Hyde Park Foundrt’de imal edilmiş olan ana buhar makinesi  160 nhp. azami güç üretiyordu.   1864’de Rotterdam merkezli Geritt & Co.’ya satıldı. 1865’de Amsterdam’daki Koninklijke Nederlandsche Stoomboot Maatschappij (KNSM) satın aldı. İzmir’den kuru üzüm yüküyle Amsterdam’a seyrederken şiddetli bir fırtınaya yenik düşerek  9 Aralık 1870 günü  Tunis yakınlarında karaya oturdu. Yolcular dahil 25 kişi boğuldu. Sadece bir porsun gemici kurtuldu. (Kaynak:Tyne Built Ships & Shipbuildings).   Yolcu/yük gemisi yandan çarklı “Tagus”. Kaynak:P&O Kolleksiyonu.  İzmir’e ilk  afyon seferi yapan “Tagus” 1837-1864 yıllarında  seferlerine devam etmiştir.  Bu süreçte; Richard Bourne & Partners; Willcox & Anderson; Peninsular Steam Navigation Company; P&O Steam Navigation Company filolarında yer aldı. Yandan çarklı yolcu/yük  vapuru ve ilk armatörlük firması  Dublin’den “Richard Bourne & Partners”  idi.  1843’de The Peninsular and Oriental Steam Navigation Company satın aldı ve İskenderiye seferine veridi. 1843’de ilk Southampton/İstanbul seferini yaptı İkinci seferinde Gibraltar, Malta, Pire, İzmir, Midilli, Çanakkale, Samsun, Sinop  ve Trabzon’a uğrak yapıştır.   1847’de  Osmanlı deveti adına askeri birlikleri İstanbul’dan Selanik’e ve daha sonra İstanbul’dan Trabzon’a taşımak amacıyla kiralanan  “Tagus” 1848’de bir Osmanlı fırkateyni ile çatmaya maruz kalmış ve onarım amacıyla İngiltere’ye dönmüştür.  Seydiköy'lü sayılan Jacob van Lennep  1 Şubat 1855’te İzmir’de vefat etti ve Seydiköy’deki mezarlıkta defnedildi. Henry John van Lennep'in kız kardeşi Eulalie Catherine van Lennep  1822'de Türkiye'de İzmir’de doğdu ve 1909'da İzmir- Seydiköy'de vefat etmiştir.                

Devamını Okumak İçin Tıklayınız