Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Hilmi Güler, Karadeniz ülkeleri için önemli malların taşımacılığında hayati öneme sahip İstanbul ve Çanakkale boğazlarının, petrol boru hattı olarak artık daha fazla kullanılamayacağını bildirdi.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nın resmi ev sahipliğinde EUF Türkiye, BEM ve ITE Group tarafından organize edilen "4. Türkiye Hazar, Karadeniz Petrol, Doğalgaz Konferansı 2006" konferansı gönderdiği mesajda, Türkiye'nin enerji ihtiyacının ekonomik büyüme ve refah düzeyinin artışına paralel olarak her yıl yüzde 6 civarında arttığına işaret ederek, halihazırda Türkiye'nin toplam enerji talebinin yaklaşık yüzde 30'unun özkaynaklarla karşılandığını, geriye kalanının ise ithal kaynaklardan çeşitlendirilmiş bir portföy ile temin edildiğini bildirdi.

Türkiye'nin Hazar bölgesi, Orta Asya ve Ortadoğu gibi hidrokarbon zengini ülkelerle, çoğunluğu Avrupa'da bulunan tüketici pazarları arasında doğal bir köprü olma yolunda çok önemli enerji projeleri geliştirdiğini belirten Güler, Hazar bölgesi enerji kaynaklarıyla, Karadeniz'in enerji potansiyelinin de dünya enerji ihtiyacının karşılanmasında son derece önemli bir gündem maddesi olduğunu vurguladı.

Türk boğazlarından petrol taşımacılığının çevresel, sosyal, fiziksel ve ekonomik sebeplerden dolayı çok kritik ve tehlikeli bir seviyeye ulaştığına dikkat çeken Bakan Güler mesajında "Türk boğazlarından taşınan ham petrol miktarı her yıl tedrici olarak artmaktadır. Bu artış Türkiye'nin ve İstanbul'un çevresel özellikleri açısından ciddi bir tehdit konumundadır. 2005 yılında Türk boğazlarından 150 milyon ton ham petrol taşınmış olup, 2009 yılında bu miktarın 190-200 milyon tona ulaşması beklenmektedir. Karadeniz ülkeleri için önemli malların taşımacılığında hayati öneme haiz olan bu doğal su yolu bir boru hattı olarak daha fazla kullanılamaz. Büyük bir kaza önemli çevresel zararlara sebep olabilir ve deniz taşımacılığı uzun bir süre kesilebilir"dedi.

DenizHaber.Com

Editör: TE Bilişim