İMEAK DTO Meclisi toplandı

İMEAK Deniz Ticaret Odası Kasım Ayı Olağan Meclis Toplantısı bugün Faruk Ürkmez Başkanlığında gerçekleşti.

banner220

İMEAK DTO Meclisi toplandı

İMEAK Deniz Ticaret Odası Kasım Ayı Olağan Meclis Toplantısı bugün Faruk Ürkmez Başkanlığında gerçekleşti.

30 Kasım 2017 Perşembe 23:39
966 Okunma

İMEAK DTO Meclisi toplandı

İMEAK Deniz Ticaret Odası Kasım Ayı Olağan Meclis Toplantısı bugün Faruk Ürkmez Başkanlığında gerçekleşti.

Oda münakalesi Bülent Şener tarafından okundu. Faaliyet raporu sunumu ise DTO Yönetim Kurulu Başkanı Metin Kalkavan tarafından yapıldı.

Yaklaşık 2 saat süren faaliyet raporları sunumunun adından söz alan Koster Armatörleri ve İşletmecileri Derneği (KOSDER) Yönetim Kurulu üyesi Salih Zeki Çakır, piyasalardaki navlun meselesinin uzun zamandır konuşulmadığını söyledi.

"Genel olarak piyasalarda navlun baharı dediğimiz bir dönem yaşanmakta”

Çakır, 2008 krizi sonrası endekslerin yükselip azaldığını ancak bugünlerde “navlun baharı” denilen bir dönemin yaşandığını belirtti. Salih Zeki Çakır navlunun denizciliğimiz için en önemli unsur olduğunu iyi bir navlun yoksa gerisinin teferruat olduğunu anlattı.” Çünkü iyi bir navlun, ofisler için, şirketler için bu döngüleri rahat geçirmek için ve sektörün sosyal barışının korunması için çok önemli. Uzun süren kriz sürecinde özellikle tedarikçiler nezdinde sektör üyelerimiz ciddi sorunlar yaşadı ve kısmen de yaşamaya devam ediyor. Şu anki gelinen navlun seviyeleri, neticede bahar da bir mevsim bir süresi var uzun sürmezse açıkları kapatacak seviyede olması temennimiz." Diye sözlerine devam eden Salih Zeki Çakır, tonajlarda artış sağlandığı ve bu artış sayesinde firmaların piyasa borçlarını ödeyebileceklerine değindi.

“Geçmiş kötü günlere dönülmeyecek”

Uzmanlardan geçmiş kötü günlere dönülmeyeceğine dair bilgi aldığını belirten Çakır, hangi seviyeye gelirse gelsin mevcut inşa standartlarında, özellikle Türkiye’deki inşa maliyetlerinin dikkate alındığında üst düzeyde navlun seviyelerinin kazanılması gerekildiğini söyledi.

Çakır, "Denizciliğimiz neticede büyüyen bir sektör. Krizden sonra her ne kadar özellikle deniz taşımacılığı bağlamında küçülmeye girdiyse de büyümesinin önemli bir motivasyonu kaynak girdisinin sağlanmasıdır. Üyeler, girişimciler sektörde kendi imkânlarıyla mevcut bankacılık ve finans istemiyle bunu sağlayamıyorlarsa bu büyüme gerçekleşemez. Şu anda sektörümüzün böyle bir kısır döngüsü var. Bu süreçleri geçebilmek için devletin desteğinin devreye girmesi kaçınılmazdır. Biz bunu sağlamaya çalışıyoruz. Bunun dışında da alternatifler neler olabilir diye de çalışmalar yapmak lazım. Geçmişte zaman zaman gündeme geldi fakat pek hayata geçirilemedi." şeklinde konuştu.

Denizcilik sektörüne bir kaynak yaratmaya çalıştıklarını söyleyen Çakır "Bu anlamda biz vakıf yatırımla bir iletişime geçtik. Onların gayrimenkul sektöründe yaptıkları bir çalışma var, bunun benzerinin denizcilik sektöründe de uygulanabilirliği konusunda talebimiz oldu. Sermaye piyasası kuruluna müracaatla bir çalışma grubunun kurulmasını talep ettik. Sermaye piyasasından denizcilik sektörüne gayrimenkulde olduğu gibi nasıl bir kaynak sağlayabiliriz. En azından durumumuzu bir görelim. Bu anlamda gelişmeleri yine sizinle paylaşacağım." dedi.

Salih Zeki Çakır’dan sonra söz alan Türkiye Gemi İnşa Sanayicileri Birliği (GİSİR) Yönetim Kurulu Başkanı Murat Kıran, "Gemi inşa sanayinin önemli bir yer teşkil ettiğini hepimiz biliyoruz. Türkiye’nin en eski sivil toplum örgütlerinden biri olarak, türk gemi sanayisindeki eksiklerimizde ve taleplerimizde gerçekçilik anlayışı altında yoğun şekilde geçirdiğimiz bir yılın daha sonuna geldik." dedi.

"En çok denizcilik ve gemi inşa sektörleri etkilendi"

Murat Kıran, 2008 yılında başlayan global ekonomik krizden en çok denizcilik ve gemi inşa sektörlerinin etkilendiğini söyleyerek, "Bu kapsamda dünyada ve Türkiye’de gemi inşa sanayiinde güçlü olması gerektiğini hem devlet yönetimine her yönüyle anlatabildik. Bu konuda; Binali Yıldırım, Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanımız Ahmet Arslan, Suat Hayri Aka ve Genel Müdürlerimiz Hızır Reis Deniz ve Salim Özpak gibi ve genel müdürlerimizin gemi inşa mühendisi ve denizcilik kökenli olmalarının gerçekten çok büyük avantajları var." Dedi.

Gündemde yoğun şekilde lanse edilen green ve eco gemiler konusunda tersanelerin teknolojilerini geliştirerek çalışmalarına devam ettiğini, yeni pazarlar aranacağını dile getiren Kıran, "Gemi inşa sanayimizde genel olarak bakacak olursak; enerji gemileri, offshore gemileri, römorkör, kimyasal tanker, koster, ahşap tekne, askeri gemi yat gibi branşlaşmış olduğumuz gemi inşa alanları, altyapı ve teknoloji, tersane sayıları, teslim süresi, ve kaliteli üründen üretim kapasitesi, müşteri isteklerine karşı esneklik ve aynı anda gemi inşa ve bakım onarım yapan tersanelerimizin varlığı ürün yelpazesinde çeşitlilik. 52 ülkeye 3 saatlik uçuş mesafesi ile uygun coğrafi konumumuz gemi inşa sanayi alanında bölgenin güçlü ülkesi olma, demir- çelik endüstrisinin desteği, gemi geri dönüşüm sanayinin mevcudiyeti, üniversiteler ve eğitim kurumlarının sunumlarıyla tecrübe, sayı ve yeterlilkte insan kaynağı, türk gemi inşa sanayinin rakip ülkelerle kıyaslandığında öne çıkan güçlü yanları arasında olmuştur." Şeklînde konuştu.

“MİLGEM birçok önyargıyı kırdı”

Murat Kıran, konuşmasına şöyle devam etti: "‘MİLGEM’ Projesi'nin Türk gemi inşa sanayi tarafından Türk Deniz Kuvvetleri'ne kazandırılması birçok önyargıyı yıkmıştır. Artık Savunma Sanayi Müsteşarlığı'nın peş peşe askeri gemi ihalelerine çıktığını görüyoruz. Bugün bu konuda Türk tersaneleri önemli imkân ve kabiliyete ulaşmıştır. Yüzde 65-70 oranındaki yerli katkı oranı gönül ister ki yüzde 100’e ulaşsın. Bu gemilerin içindeki tüm donanımlar ve sanayi ürünleri Türkiye’de üretildi. Yan sanayi anlamında da önemli gelişmeler olduğunu görmek bizi daha da umutlandırmakta. Havuzlu çıkarma gemisi Sahil Güvenlik arama kurtarma gemisi, yeni tip karakol botu, çıkarma gemileri, denizaltı kurtarma ana gemisi, kurtarma ve yedekleme gemisi gibi askeri gemi türlerini başarıyla inşa eden ve etmekte olan ve bu gemilerin bir kısmının ihracatını gerçekleştiren nerdeyse 9 adet tersanemiz mevcut."

Türk gemi inşa sanayi gelişme kaydediyor

Murat Kıran, Türk gemi inşa sanayinin son yıllarda son derece önemli gelişme kaydettiğini vurgulayarak, "Yeni gemi inşa talebindeki olumsuz gelişmeler, tersanelerimiz yapısal olarak gerekli reaksiyonları göstermiş savunma sanayi gemi inşasına ve özellikle bakım onarım faaliyetlerine ağırlık vermiştir. İzmir olarak, yönetime geldiğimizden bu yana gemi inşa sanayinin köklü sorunlarının çözülmesine de ayrıca odaklandık. Bu kapsamda sektörün 2008 yılından beri yaşadığı sıkıntıların çözülebilmesi için ortalama 18 yıl kalan irtifak hakkı sürelerinin tekrar uzatılmasının getireceği kaygıları idaremize anlattık. Yapılacak yatırımların geri dönebilmesi için daha uzun sürelere ihtiyaç duyulmaktaydı. Ayrıca, sektöre yabancı sermeye girişinin önünün açılabilmesi için irtifak hakkı sürelerinin 49 yıla çıkarılması ve global krize bağlı olarak iş durumuna göre kiraların çok azına tekabül eden cironun binde birine indirilmesi önem arz etmekteydi. Gerçekleştirilen yeni düzenlemelerle yabancı yatırımcının ülkemize gelerek Türk gemi inşaat sektörüne bilgi ve tecrübesini aktarma fırsatına da ulaşacağız. Sektörümüzün uluslararası arenada daha çok söz sahibi olması amacıyla dünya genelinde gemi inşa sanayi, ilk 3 sırasında yer alan Çin, Güney Kore ve Japonya gibi Asya ülkelerinin de dahil olduğu ASEF'e yoğun çalışmalarımız ve toplantılarımız sonucunda 9 Kasım 2016 tarihinde bir protokolle üye olduk. Üye olmamızla birlikte gemi inşa sanayi faaliyetlerinin gelişmelerinin aktif olarak daha yakından izleme ve faydalanma olanağını elde ettik." dedi.

"Sektörümüzün ihracat rakamı 2 milyar 640 milyon dolar"

"Son dönemlerde ülkemiz ve sektörümüz üzerinde oluşturulmak istenen olumsuz yargıyı yıkmak için yurtdışı fuar ve organizasyonlara ağırlıklı katılım sağladık. Sektörümüzü ve tersanelerimizi tanıttık. Global ekonomik kriz öncesinde sektörümüzün ihracat rakamı 2 milyar 640 milyon dolar. Tersanelerimizdeki istihdam sayısı 33 bin 480 kişiyken göreve geldiğimiz 2011 yılında ihracat rakamı 1 milyar 270 milyon dolar istihdam sayısı ise 20 bin 516 kişiye kadar düşmüştü. Bugün itibariyle 1 milyar 175 milyon civarında ihracat rakamımızın 2017 yılı itibariyle beklediğimiz rakam 1 milyar 250 milyon dolar. Tersanelerimizdeki istihdam sayısı kademeli olarak 30-31 bin çalışanımız var."

2018 yılında 'denizcilik sektörü' yükselecek

Kıran, "Ortadoğu Balkanlar ve Kafkas bölgelerinin ortasında yer alan ve deniz yolları bakımından önemli geçiş yolları üzerinde bulunan ülkemizin çevresinde yaşanan olumsuz ekonomik ve politik gelişmeler, doğal ve direct olarak ülkemizi etkilemektedir. 2018 yılında denizcilik sektöründe yukarı hareket için buralardaki gelişmelerin istikrarlı yapıya dönüşmesinin beklentisi içinde olacağız. 2018 yılından itibaren denizcilik sektörünün dünya ve türkiye ölçeğinde yukarı harekete başladığı günlere döneriz. Ülkemizin zor şartlardan geçtiği bu dönemde Ulu Önder Atatürkümüzün ekonomi alanındaki söylemiş olduğu şu sözleri aktarmak isterim. Biz Batı emperyalistlerine karşı kurtuluş ve bağımsızlığımızı korumakla yetinmiyoruz aynı zamanda Batı emperyalistlerin kuvvetleri ve bilinen her aracıyla Türk ulusunu emperyalizme araç yapmalarına engel oluyoruz. Bu suretle bütün insanlığa hizmet ettiğimize inanıyoruz." diyerek konuşmasını sonlandırdı.

Vapur Donatanları ve Acenteleri Derneği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Kenan Türkantos söz aldı. Türkantos, ordino ve acente yönetmeliğinden söz edeceğini söyledi.

“Ordino patırtısı konteyner taşımacılığından çıkıyor”

Ordino patırtısının konteyner taşımacılığından çıkıyor, geçen sene de aynı grubun bir patırtı çıkardığını söyleyen Kenan Türkantos “armatörler konteyner vermiyor ”iddiasında bulunulduğunu anlattı. UTİKAD dışındaki bazı forwerder kuruluşlarının kıyamet kopardığını zaman kendisinin bu insanların bu kadar zarar ettiler şeklinde düşündüğünü belirten Türkantos bu patırtıyı koparanların armatörlere hiçbir yardımda bulunmadıklarını anlattı.

Vapur Donatanları ve Acenteleri Derneği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Kenan Türkantos konuşmasında Ünsped Gümrük Müşavirliği yönetimi ile PAGEV Genel Sekreteri’ni ordino için söylediklerinden dolayı ağır bir şekilde eleştiri yağmuruna tuttu. Ordino polemiğinin konteyner taşımacılığından kaynaklandığını belirten Türkantos, UTİKAD’I tenzih ederek şu ifadelere yer verdi: “Bazı forwerder kuruluşları konteyner vermiyor söylentileri çıkardılar. Oysa konteyner taşımacılığı yapanlar milyonlarca dolar zarar ettiler. Bu patırtıyı kopartanlar armatörlere yardımda mı bulundu? Acentelerin bir günahı yok. Geçtiğimiz günlerde bir Plastik Sanayicileri Araştırma Geliştirme ve Eğitim Vakfı PAGEV’in Genel Sekreteri acentelerin  6 bin dolar avanta aldıklarını söylemiş. Genel Sekretere sesleniyorum! Elinde varsa böyle bir ordino getir şu 6 bin dolarlık ordino bedelini DTO Başkanı’na teslim et. Çok büyük bir holdingimiz de, ordino yok diye konşimentoya mal çekmeye kalktı. Hele Ünsped Gümrük Müşavirliği’nin yaptığı açıklamaya ise hiç inanmadık. Bu kadar rezil ifadeleri acentelere nasıl yakıştırabilirsin? Yazıklar olsun! Güya 1998’den sonra uygulamanın gereksiz olduğunu gören gümrük idaresi ordinoyu kaldırmış. Sen git bunu Yeşilköy şubesine sor. Bir gümrük müşaviri de bazı kurum ve kuruluşlar Bakanlığa ordinonun kaldırıldığını söyleyerek bilgi kirliliği yapıyor.”

Türkantos ayrıca acenteler yönetmeliğininde değiştiğini anlatarak bu konuda bilgi verdi.

“İnteraktif bir modele geçiyoruz”

Meclisteki son konuşmayı İMEAK Deniz Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Metin Kalkavan yaptı.Kalkavan geçtiğimiz meclis toplantısında konuşma süresinin uzun olmasına yönelik eleştiri yapan üyelere; ‘‘Hadi hadi bitir gidelim’ düşüncesi çok büyük haksızlık. Ayda bir 4 saatinizi bize ayıramayacaksanız yeni meclise aday olmayın. ‘ dedi.

“48 gün üzerine toplanıyoruz, yaptığımız etkinlikleri anlatmazsak olmaz. Bir dahaki meclis toplantısında yönetimin görevlerini okuyup size anlatmamız lazım” diyen Kalkavan Sistemin değiştiğini ve interaktif bir modele geçildiğini dile getirdi.

 Kalkavan sözlerini şöyle devam etti; ‘Sistem değişiyor, sorulu cevaplı interaktif farklı bir modele geçiyoruz. Bilgi paylaşıyoruz, başka bir şey yapmıyoruz. Yaptığımız birçok aktivite var. Aktivitelere harcadığımız zaman çok fazla, onu size birkaç dakikada anlatmaya çalışıyoruz.”

“Yoksa burada tozu dumana katardı”

Kenan Türkantos’un konuşmasına da atıfta bulunan Başkan Kalkavan, “Geçenlerde IMO’da 4 resepsiyona katıldık. Sabah 9’da girdik binaya akşam 9’da çıktık. Bazılarından ‘hadi kalk gidelim, yoruldum bittim’ gibi sözleri işittim. Kenan Bey’de vardı orada ve ben ilk defa Kenan Bey’in ‘enerjim bitti’ dediğini duydum. İyi ki de enerjisini aldık ki burada öyle konuştu. Yoksa bugün tozu dumana katardı(gülüyor)” dedi.

“Ordinoya basit bir olay olarak bakmayın”

Ordino konusunda yaşanan sıkıntılara da değinen Kalkavan, Bu seferki ordino hadisesinin teknik bir nedenle ortaya çıkmadığını belirtiyor ve “Zaman zaman bunları görüyoruz. Hatta Kenan (Türkantos) Bey önemli şeyler söyledi. Bu konuda neden bir açıklama yapmadık veya bir basın bildirisi yayınlamadık? Çünkü işin içinde farklı alanlardan topa girenler olduğu zaman beklemek zorunda kaldığınız şeyler oluyor. Ortalıktaki toz bulutunun inmesini beklemek zorundasın! Bu yıllarca olur. Hatta geçmiş yıllarda yaşanan bir olayda geçen konuşmayı aktarayım; ‘-Konteyner vermiyorsunuz? –Tamam siz kimsiniz(dedim)?- Ben Mermer(?) İhracatçılar Birliği…’ Canımıza okudunuz! Siz 100 dolara konteyner taşıtırken, konteynerleri bozarken, şimdi piyasa iyileştiği zaman tabi ki bir taşıyıcı konteynerini en son size verecek. Konteyner bulunmazken, yükler gelmişken tabi ki sıranın sonuna gidecektiniz. Konteynerleri kıra kıra 100 dolara taşıtırken hiç düşünmediniz mi bunu? Bir de dediler ki ‘öyle mi yaptık?’ Öyle yaptınız! Normal serbest ticaretin olduğu yerde daha da acısı… Biz anlıyoruz bunları anlatıyoruz ancak bu işin temeli uluslararası büyük firmalar; verilen hizmetin karşılığı ama bir dolar ama bin dolar olmak mecburiyetinde! Burada yük teslim belgesi mi dersiniz ordino mu dersiniz deyin bu belge büyük sorumluluk. Burada dolandırıcılık yapılıyor. Bu 2 sene önce de gündeme geldiğinde anlattık 5 sene önce de… Tamam, evrakı kaldıralım bir kutu koyalım dedik, kutuya acente onay vermeden olmaz. Bu Amerika modelidir. Gidersiniz evrak falan yoktur, gümrükte eşleştirme için acentenin mutlaka onayı olmalıdır, kutuda tik vardır. O tik olmadan malı kimse oradan alamaz. Kısacası ordinoya basit bir olay olarak bakmayın. Bugün ordino yarın boşaltma ücretleri, navlun ücretleri gibi başka şeyler çıkar. Bunun arkasında iyi niyetten yoksun bir politika oluşturmak var. Bu gerçekten bizim sektörümüze görüntü olarak ciddi zarar veriyor. Ve sektörümüzü bilmeyen insanlar konuşuyor” şeklinde açıklıyor.

“Yunanistan’ın uyguladığı çıkış yasağı ciddi bir problem”

Kalkavan, Yunanistan ile yaşanan ticari yatların çıkış yasağı konusunu da dile getiriyor ve ticari yatların klaslı olsa dahi Yunanistan’a çıkış yasağının devam etmesinin ciddi bir problem olduğunu söylüyor.

“Deniz acımasızdır hiç affetmez”

Başkan Kalkavan son olarak, Şile açıklarında batan kuru yük gemisi Bilal Bal konusunda DTO’nun tavrını eleştirenlere şu şekilde yanıt veriyor: “Bu yaşanan elim olay karşısında ‘armatörümüze ne yapıyorsunuz?’ şeklinde eleştirilere maruz kaldık. İsterdik ki bizlere ‘Efendim bu konuda bir açıklamanız olmadı. DTO’nun bu konuda bir görüşü var mı?’ şeklinde sorular yöneltin. Bize bu soruyu yöneltenler armatör tarafından bakıyor ancak biz konuya giden canlarımız açısından bakıyoruz. Ha bir de kurallar var. Kuralları delerseniz maalesef kurallar çok acımasız olur. Çünkü deniz acımasızdır hiç affetmez. Ama burada hatalar zinciri devam ediyor. Geminin iyisi kötüsü bakım tutumla alakalıdır, yaşla değil! Yaşın tabi ki etkisi vardır. Ama baktığımızda bugün Amerika’da 50 yaşın üstünde çalışan konteyner gemisi var. Gemiye bakarsanız kuralları uygularsanız sorun olmaz. Ama bakmazsanız 15-20 yaşındaki gemiler elinizde kalır.  Bilal Bal gemisine dönersek biz geçmiş olsun dileklerimizi ilettik. Onun dışında arama kurtarma haricinde yapabileceğimiz çok fazla bir şey yok. Bundan sonraki süreç hukuk ve sigortaya gidiyor. Esas üzücü olansa, bu kadar küçük bir alanda bu kadar canı kaybetmek, bu zamanda gerçekten çok hazin.”  

Son Güncelleme: 06.12.2017 14:19
Anahtar Kelimeler:
imeak dto meclisi toplandı
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner209

banner208

banner148

banner145

banner179

banner176