Sermayenin Yabancı Olmadığı Ülke...

Bugün global sermaye , ABD ' de temmuz ayının sonlarında başlayan ve etkisini halen aralıklarla hissettiren bir sarsıntı ile sıkıntılı günler yaşıyor .

banner227

Sermayenin Yabancı Olmadığı Ülke...

Bugün global sermaye , ABD ' de temmuz ayının sonlarında başlayan ve etkisini halen aralıklarla hissettiren bir sarsıntı ile sıkıntılı günler yaşıyor .

20 Aralık 2007 Perşembe 12:47
1719 Okunma
Sermayenin Yabancı Olmadığı Ülke...

SERMAYENİN YABANCI OLMADIĞI ÜLKE

Türkiye yabancı sermaye girişinde yakaladığı yükseliş trendini koruyabilecek mi ?

Bugün global sermaye , ABD ' de temmuz ayının sonlarında başlayan ve etkisini halen aralıklarla hissettiren bir sarsıntı ile sıkıntılı günler yaşıyor .

Sarsıntının boyutlarının ne olacağı ve ne kadar devam edeceği ise hiç kimse tarafından kestirilemiyor .

İç içe geçmiş ekonomik ilişkiler ise bu sarsıntının dünyanın her köşesinde hissedilmesine neden oluyor . Uluslararası piyasalarda kırılganlık artıyor . Gelişmiş piyasalar , sarsıntının kaynağına farklı enstrümanlarla fazlasıyla bağlı olduğu için yaranmaya çok fazla güven vermiyor .

Öte yandan gelişmekte olan piyasalar , sermayenin her çeşidini kendine çekebilmek için tüm imkanlarını kullanıyor .

Bu piyasaların başında da Türkiye geliyor . 2000 yılından önce yılda sadece 1 milyar dolar yabana sermaye çeken Türkiye ' de bugün artık ilerleyen yıllar için 100 milyar dolar gibi bir he def telaffuz edilebiliyor .

Peki bu rakam çok mu iyimser ?

Aslına bakılırsa pek sayılmaz .

Dünyada bugün 1 trilyon dolar hacmi olduğu tahmin edilen bir yatırım dolaşıyor ve uygun koşullar arıyor .

Bu sermayenin büyük bir kısmını da Türkiye ' de gelişmesi muhtemel sektörlerde faaliyet gösteren şirketlere yatırım yapmayı planlayan girişim sermayesi oluşturuyor .

Ekim 2007 itibariyle 20062007 yıllan içinde toplam 4 . 5 milyar do Girişim sermayeleri 1ar övannda bir yatırım Türkiye yatırım gerçekleştirdi .

Girişim sermayelerinin 2008 yılı içinde Türkiye ' ye çok daha fazla ilgi gösterecek olması .

Zira girişim sermayeleri , fonlarını oluşturdular ve Türkiye ' de adeta alışverişe çıktılar . Cariyle , Kohlberg Kravis Roberts ( KKR ) , Texas Pasific Group gibi büyük girişim sermayeleri , yatırım yapmak için Türkiye ' de arayış içinde olan sermayelerinin başında geliyor .

UN Ro Ro gibi bir devin KKR tarafından satin alınması bu arayışın ilk sonuçlan . Aynca Carlyle ' ın Sabah - ATV için girişimde bulunması bu sermayelerin çok geniş bir alanda yatırım planladıklarını gösteriyor .

Bu yatınmlann devam edeceğine inan Bedminster Capital Managemet Türkiye Fon Yöneticisi Ercan Ergül , " Bu hacmin 2008 yılından başlayarak 2010 yılına kadar sürebilecek bir dönem içerisinde yaünma dönüşecektir " diyor .

Öte yandan girişim sermayeleri , yatarım yapmak için uygun koşullara sahip işletme bulma konusunda çok da rahat değiller .

Özellikle şirketlerin iç yapılanmalan ve mali yapıların yeterince şeffaf olmaması girişim sermayelerinin işini zorlaştırıyor . Ancak elbette artan rekabet ortamında büyüme zorunluluğu hissedecek olan şirketlerin , yapılanmalarını yatınm yapmaya uygun bir hale getirmek için harekete geçtikleri göz ardı edilmemeli .

UYGUN ORTAMI YARATMAK

Peki yatınmlann artarak devam etmesi için Türkiye , yaranmaya daha uygun koşullar sunmayı başarabiliyor mu ?

Dünya Bankasının 178 şirket arasında yaptığı araştırmanın sonuçlanna göre ; Türkiye kolay iş yapılan ülkeler sıralamasında 91 . sıradan 57 . sıraya yükseldi . Fakat halen bu alanda sıkıntılar mevcut .

Özelleştirme süreci içerisinde yatırımcılar pek çok sorun veya süreci yavaşlatan prosedür ile karşılaşıyor .

Bununla birlikte makro anlamda pek çok reform gerçekleştirildi Oysa hedeflenen yabana yatarım rakamlarrna ulaşmak için Türkiye ' nin , makro reformlardan daha uzun vadede hayata geçen ve daha pahalıya mal olan mikro reformlan da gerçekleştirmesi gerekiyor . Özellikle reel sektöre hareket kabiliyeti sağlayacak ve yabana için şirketleri daha cazip hele getirecek olan mikro reformlar , uluslararası arenada Türkiye ' nin kaba ekonomik kazanımlar konusundaki ısrara bir politika izlediği yönünde kanaati arttırabilir .

Tabii Türkiye ' nin üzerine düşeni yapmış olacağı farz edilse bile , global piyasaların da bu trendi destekler bir havada olması büyük önem taşıyor . 2007 yılanda başlayan dalgalanmanın 2008 yılı içerisinde de devam edeceği gelişmekte olan ülkelerin sermaye sıkıntısı yaşamasına neden olabileceği halen bir gerçek . Deloitte Türkiye Yönetim Kurulu Üyesi ve Yönetici Ortağı Hüseyin Gürer , " Türkiye , özel fonların hâlâ gözdesi ama buna rağmen gelişmiş ülkelerin ellerindeki fonlarda meydana gelen daralma bizi de etkileyecektir " diyor . Bu etkinin ne kadar olacağını ve yabana sermaye girişini ne kadar etkileyeceğini ise zaman gösterecek .

Yabancı sermayenin Türkiye macerası artan bir ivme ile devam ediyor .

Türkiye bir zamanlar 2 milyar dolar dış ticaret hacmi olan ülkeden 200 milyar dolar dış ticaret tacmine ulaşan bir ülke haline geldi

Ancak cari açığın büyüklüğü düşünüldüğünde bu rakamlan yeterli görmek mümkün değil .

Gidilecek daha çok yol var , üstelik bu işlerin çok olumlu olmayan global ekonomik bir havada tamamlanması gerekiyor .

 Sinan Koparan | BW | BUSINESSWEEKTÜRKİYE 16 ARALIK 2007

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner209

banner191

banner148

banner145

banner179

banner176