"Batı tıkanacak, doğu ile aşacağız"

Taşımacılık sektörünün küresel oyuncu haline gelmesi için çok çalışacağını belirten Tamer Dinçşahin, yeni dönemde lojistik yapılanma ve lojistik üsler konusuna ağırlık verecek.

banner217

"Batı tıkanacak, doğu ile aşacağız"

Taşımacılık sektörünün küresel oyuncu haline gelmesi için çok çalışacağını belirten Tamer Dinçşahin, yeni dönemde lojistik yapılanma ve lojistik üsler konusuna ağırlık verecek.

05 Temmuz 2007 Perşembe 12:27
1747 Okunma

UND Başkanı Tamer Dinçşahin: "Batı tıkanacak, bu tıkanıklığı doğu ile aşacağız"

Taşımacılık sektörünün küresel oyuncu haline gelmesi için çok çalışacağını belirten Tamer Dinçşahin, bu nedenle yeni dönemde lojistik yapılanma ve lojistik üsler konusuna ağırlık vereceklerini söyledi. Sektörün en önemli sorunlarının vize ve kotalar olduğunu da vurgulayan Dinçşahin, sektörün birleşme adresi olarak UND'yi gösterdi. Kendisine yönelik 'Gölge Başkan tipi ifadelere ise Dinçşahin şu cevabı verdi: "Hiç kimseye şunu anlatamazsın: Ben gölge Başkan değilim."

UND'ye Başkan olma sürecinden bahseder misiniz?

Bizdeki başkanlık sürecinde tüzük gereği hareket edilir. Tüzüğümüzde, bir Başkan 2 dönem başkanlık yaptıktan sonra bir daha başkanlık yapamaz diye bir kural var. Ancak bu tüzüğümüze işlenmesine rağmen sayın Çetin Nuhoğlu'nun başkanlığını bir dönem daha devam ettirme şansı vardı. Ancak Sn. Nuhoğlu " vermiş olduğumuz sözler var, bizlerin bu sözleri göz ardı etmemiz yanlış olur, Etik olarak bu durum yanlıştır " diyerek durumu açıklamıştır, ve kendisine UND'ye yakışanı yapmıştır.Bu düşünce kendisinin nasıl hizmet için burada olduğununda kanıtıdır. Genel Kurul'dan önce Çetin Nuhoğlu ile yaptığımız karşılıklı görüşmede, 'bu görevin artık kendisi tarafından yapılmayacağını, ayrıca UND'de 6 yıldır Genel Sekreterlik görevi yaptığımdan, konuları bildiğimizden, konularda birlikte hareket ettiğimizden, devam eden planları ve projeleri bildiğimizden dolayı benim Başkan olmam gerektiğini' ifade etti. Karşılıklı görüşmeden sonra konuyu Yönetim Ku-rulu'ndaki arkadaşlar ile paylaştık. Sayın Nuhoğlu'nun başkanlık talebi olmaması durumunda bu talebin kabul edilebileceğini söyledik. Seçimden sonra yaptığımız ilk Yönetim Kurulu toplantısında da, Çetin Nuhoğlu, 'bu dönem artık kendisinin başkanlığa talip olmadığını, Yönetim Kurulu Üyesi olacağını ve Tamer Bey'in de başkanlığa aday olduğunu' söyledi ve Yönetim Kurulu'ndaki arkadaşlarında oybirliği ile başkan oldum.

Başkan olmanız kendi şirketinizde ve ailenizde nasıl karşılandı?

Aslında baktığınızda bu bir süreçtir. Çünkü bir yıl önce çevrede sayın Nuhoğlu'nun başkan olmaması seslendiriliyordu ve Çetin başkan yoksa Tamer kendini hazırlamalı deniliyordu. Bu süreçle ilgili şirkette bir kulak aşinalığı vardı ve son bir ay içerisinde bu daha da çok dillendi-rilmişti. Firmamdaki arkadaşlarla bu durumu artık ben de paylaşınca, iki farklı duyguyu bir arada yaşadılar. Birincisi, şaşırdılar. Çünkü, bu büyük bir sorumluluk, büyük özveri isteyen, fazlaca mesai harcanması gereken bir görevdi. Ama ben 6 yıllık Genel Sekreterlik döneminde icra tarafında fazlaca mesaimi harcadığım için bu tempoya alışmıştım. Ancak şimdi daha değişik bir sorumluluk var ve bu biraz daha yük getirecek. Tabi arkadaşlarımın bu aşamada pek yüzleri gülmedi. Çünkü, tam kavuştum derken, işten biraz daha uzaklaşacağız, onların sırtlarına biraz daha yük bindi. Diğer taraftan ise sektörü başkan olarak temsil etmek arkadaşlarıma da gurur vermektedir. Aileme gelince; Genel Sekreterlik döneminde, 'Ne yapıyorsunuz, Ne oldu?' diye arkadaşlar sorduğunda eşim; 'Eğer ki, hedeflerine ulaşmak, isteklerini başarmak için bu şekilde mutlu olabiliyorsa, ben onun bu yoldaki durumuna katlanırım' diyordu. Ben bu iş hayatına başladıktan birkaç yıl sonra evlendiğimde, eşim ve iş bir arada gittiği için ortak olduklarını biliyorlardı. Hatta hiç unutmam, nişanlıyız ve eşim ile buluşacağız, ben sen şu durağa gel, ben seni alırım diyordum ama durağa hep başka bir arkadaşımı gönderiyordum eşimi işe getirtiyordum. O zaman eşim, 'bir kere de sen beni duraktan al' derdi, yapamazdım. İki çocuğum var. Kızım üniversitde okuyor, o beni anlayışla karşılıyor. Onunla baba-kız değil bir arkadaşız. Ama oğlum orta öğrenimde ve onun ile fazla ilgilenemeyeceğim duygusu içinde; oğlumun bu hassasiyetini de gün içerisinde ve hafta sonları gidermeye çalışıyorum.

Saffet Ulusoy ve Çetin Nu-hoğlu'ndan sonra UND Başkanı olmanız dolayısıyla, bir 'gölge başkan' ve benzeri yakıştırmalar oldu sanırım.Bu durumu nasıl değerlendiriyorsunuz?

İki başkan da beni çok iyi tanır, geçmişte bu iki başkan ile de çalıştım. Benim nasıl çalıştığım, nasıl çaba harcadığım, nasıl çözümün peşinde koştuğumu bu iki başkan da çok iyi biliyorlar. Çünkü birisiyle profesyonel çalıştım, diğeriyle de sektörel bazda çalıştım. 17 yıl Ulusoy Crubu'nda çalıştım. 6 yıl Çetin Nuhoğlu'nun başkanlığında UND Genel Sekreterliği yaptım. Hep ben şunu söylüyorum, 'Sayın Ulusoy, arkasından sayın Nuhoğlu. Sayın Nuhoğlu'nun getirmiş olduğu yüksek bir başarı çıtası var.' Çetin Nuhoğlu'nun başarısının arkasındaki ekipte önemliydi, ama Nuhoğlu'nun bu çıtanın yükseltilmesinde, ekibin farklı bakış açıları oluşturmasında çok önemli katsı oldu. Bu nedenle bundan sonraki görev çok zor. Çünkü beklentiler çok yüksek. Bizim amacımız getirilen çıtayı hiçbir zaman aşağıya değil, daha da yukarıya taşımak. Gölge Başkan, konusunda ise, biz bir kural yaptık. Her yönetim kurulu geçişinde eski başkan talep

edildiği zaman 2 yıl birlikte çalışacak. Deneyimlerini anlatacak, devam eden projelerde işbirliği yapacak. Çünkü başlanılan projeler var. Bu projelere yeni yönetim baksa bile, ağırlıklı kendisi koşacaktır. Ama kimseye şunu anlatamazsınız 'Ben gölge Başkan değilim.'Bu zaman içerisinde anlaşılacaktır.

Belki bu tür yakıştırmalar, Çetin Nuhoğlu'nun Yönetim Kurulu Üyesi olması ve sizin muhalefet yaparak başkan seçilmemeniz olabilir..

Alışılmış bir şey değil. Genel Kurul'dan sonra bir arkadaşım beni aradı ve dedi ki, 'ilk defa sen UND'de hiç seçim çalışması yapmadan başkan oldun.' Ama bilmiyor ki, bizim 6 yıldır bir çabamız var. Tamam, başkanlık bir önemli görevdir ama bizim de 6 yıldır bir çabamız var. 6 yıllık çabada, kendinizi yetiştirmekle, konular ile iç içe olmakla, bunlara zaman ayırmakla olmuyor. Başkanlık sadece muhalefet yapmakla olacak diye bir kural yok. Ama bu zaman içerisinde anlaşılacaktır. Zaman içerisinde oturacaktır.

Çıtayı yükseltmekten bahsettiniz. UND Başkanı olarak sektöre yönelik marjinal bir projeniz var mı?

Bizim sektörümüzün önündeki en büyük engeller kotalar ve vizeler. Bugün önümüze şu projeyi koyuyorum demek sakladım, getirdim demektir. Çünkü ben geçmişte faal olarak yönetimin içerisindeyim. Bu zamana kadar olan projeler devam edecektir. Bizim bu dönemdeki en önemli projelerimizden bir tanesi lojistik yapılanma ve lojistik üsler konusunu içeriyor. İstanbul Avrupa ve Anadolu Yakası haricinde, Mersin, Antakya, Ankara, Konya, Kayseri'de lojistik üsler yapacağız. 2008'in sonunda İstanbul Hadımköy projesi biter arkasından Orhanlı projesi. Baktığınız zaman bunlar 5 yıllık bir proje. Bu projeler ben ve benden sonraki başkanında devam ettireceği projeler olacak. Biz artık küresel bir oyuncuyuz.

Şimdi baktığınız zaman taşımacılıkta nesil değişti. 2.jenerasyon dediğimiz jenerasyon taşımacılığa hakim. Arkamızdan 3.jenerasyonda geliyor. Bu neslin getireceği şey, küresel oyuncu olmak, firmalarında lojistik yapılanmayı sağlamak, dünya lojistikçileri ile işbirliği içine girmek ve firmaların küresel rekabet ve ortaklıklara açık hale getirmek. Benim en çok istediğim şey sektörün küresel oyuncu haline gelmesi. Bunlar için çok çalışacağız. Biz hep batıyı yani Avrupa'yı düşünüyoruz ancak doğumuzu hiç unutmamalıyız. Arkadaşlarımızla şunun kararını aldık; artık doğu tarafındaki Türki Cumhuriytele-rl, Irak, İran, Suriye ve bunun gibi ülkelere taşımacılık faaliyetlerini artırmak, Çin ve Hindistan gibi büyüyen ekonomilerden payımızı almak. Batı tıkanacak, bu tıkanıklığı doğu ile aşacağız.

Başkan olduğunuz tarihten bu yana sektörde bir birleşme çağrısı yapıyorsunuz. Kendinize neden böyle bir misyon yükleme gereği duydunuz?

Geçmişte, Saffet Ulusoy ve Çetin Nuhoğlu kavgası diye adlandırılan fakat yanlış adlandırılan bir olay vardı. Bu farklı yapılanmanın, bu bölünmüş gözükmenin sebebi bu taraf değil. Biz 2001'de seçimle geldikten sonra olay farklılaştı. Evet biz şunu söylüyoruz: eğer ki bunda iki uç nokta farklı duygularla nakliyeciler tarafından algılanıyorsa, gelin hareketi beraberce yapalım. Ama UND çatı örgüt olarak her zaman var. Çünkü UND'nin 33. yıllık bir geçmişi var, kurumsal yapısı var. Eğer bir beraberlikle bir bütünlük ile hareket etmek gerekiyorsa, bir şekilde bir noktada buluşmak gerekiyorsa, bunun buluşma noktası burası olmalı. Biz bunun dışında UTİKAD ile de biz görüştük, UTİKAD ile de konuşuyoruz. UTİKAD ile UND'nin birleşmesi, UTİKAD'ın UND'nin içine girmesi veya 2. plan, yok böyle bir şey. Biz diyoruz ki, bize üye olabilirsiniz, çünkü be-

nim üyem farklı modeller ile taşımacılık yapıyor. Lojistik hizmetleri veriyor, forvvarder hizmeti veriyor, artık oyunun yapısı değişti, kurallar değişti. Bu çatı altında da herkese biz açığız. Değişen Karayolu Taşıma Kanunu'nun içinde çıkarılan belgelerin isimleri değişti. R2 Belgesi diye bir belge oluştu. Birlikte gücümüzü bir araya getirerek değişik projeler üretelim. İşte bu düşüncelerle R2 belgesine sahip taşımacılarında UND asil üye olabilmelerine imkan sağladık. Bu konuyla ilgili eleştirilere ise şu cevabı vermek istiyorum: Benim C2 belgeli firmam UTİKAD'da üye değil mi? Benim üyelerimin arasında Ro-der'e üye olan olmadı mı? Bundan korkacak, bundan çekinecek hiçbir şey yok. UTİKAD, sadece R belgelilerin üye olduğu bir dernek değil ki.eğer bu şekilde düşünülürse, bu kişilere dönük çalışma yapılırsa yanlış olur, geride G ve H belgeli diye adlandırdığımız taşımacılar vardı, bunları görmezlikten ge-liniyormuş gibi bir durum ortaya çıkar. Konuyla ilgili Kosta Bey'de dahil UTİKAD'daki bütün arkadaşlar ile konuştum.

UND'de siz başkan oldunuz, Diğer derneklerde de başkanlık değişimleri var. Bu yeni jenerasyonu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Bakış açıları çok fazla değişmedi. Zaten bahsedilen kişilerin hepsi kendi sektörlerine hizmet veren kişiler. Bizim çok farklı bakış açılarımızın olması geçmiş dönemde yanlış şeyler yapıldığı anlamına gelir. Yeni jenerasyon aynı bakış açısıyla sektöre hizmet vermeye devam edecek ama bu dönem işbirlikleri daha da artacak.

KAYNAK: TRANSMEDYA DERGİSİ

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner209

banner191

banner148

banner145

banner179

banner176