ABD'den onlarca gemiyle tahıl geldi

Türkiye genelindeki büyük tarım şirketleri ile yem fabrikaları, susuz ve kurak geçen yaz sonrası tarım ürünü ihtiyacını karşılamak için dünyanın çeşitli ülkelerinden milyonlarca...

banner227

ABD'den onlarca gemiyle tahıl geldi

Türkiye genelindeki büyük tarım şirketleri ile yem fabrikaları, susuz ve kurak geçen yaz sonrası tarım ürünü ihtiyacını karşılamak için dünyanın çeşitli ülkelerinden milyonlarca...

22 Kasım 2007 Perşembe 21:19
1721 Okunma
ABD'den onlarca gemiyle tahıl geldi
ABD`den onlarca gemiyle tahıl geldi

Türkiye genelindeki büyük tarım şirketleri ile yem fabrikaları, susuz ve kurak geçen yaz sonrası tarım ürünü ihtiyacını karşılamak için dünyanın çeşitli ülkelerinden milyonlarca ton tarım ürünü ithal etti.

Bandırma Gümrük Müdürlüğü `nden ve Ticaret Odası Genel Sekreterliği `nden alınan resmi rakamlara göre, AB ülkeleri dahil 12 yabancı ülkeden Türkiye çapındaki büyük gıda tarım ve yem fabrikaları Eylül ve Ekim ayında 56 milyon 135 bin dolar karşılığında toplam 7 milyon 422 bin 449 ton tarım ürününü gemilerle Bandırma Limanı `na indirip silolara yerleştirdi.

Tarım ürünlerinin büyük kısmı Balıkesir , Bursa , Bolu , Çanakkale , İzmir , İstanbul , Ankara , Erzurum , Diyarbakır , Urfa , Antalya , Erzincan , Kayseri , Malatya , Manisa , Aydın , Van , Samsun , Trabzon ve Adana `ya götürüldü.

Gümrük Müşaviri Selim Dinçer Ünver , "Türkiye `nin değişik illerindeki yem fabrikalarının gümrük müşavirliğini yapıyorum. Susuz ve kurak geçen yaz sonrası tarım ürünü işleyen yem fabrikaları yurtdışına bağımlı kaldı. Bunun üzerine başta ABD olmak üzere Romanya , Rusya , Birleşik Krallık , Ukrayna , Kazakistan , Moldova , İspanya , Mısır , Arjantin , İtalya , gibi çok sayıda yabancı devletten buğday, mısır , ayçiçek, arpa, yulaf, kepek, yem katkı maddesi gibi birçok tarım ürünü ithal edildi.

Türkiye tarım ülkesi ama kuraklık büyük şirketleri çok etkileyince ithal tarım ürünlerini yem fabrikaları milyonlarca döviz verip satın almak zorunda kaldı" dedi.

Bandırma Ziraat Bankası Müdürü Haluk Seyit Çelik ise, susuz ve kurak geçen yaz sonrası bölgede tarımla uğraşan 5 bin çiftçiye kuraklıktan zarar gördüğü için devlet tarafından dönüm başı destekleme ödemesi yapıldığını belirtti.

Haber7
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
yıldırım DELİDUMAN 2007-11-23 15:49:44

MİLLİ PARK



Biliniyor şarkıların sırası bizde



Biliniyor hayat bizden razıdır



Otların sarardığı yerlerde güneş



Kurşunun değdiği yerde heves kalmıştır



Beni artık kimseler aramasın



Aşkın en tabanında yattığım anlaşılmasın



Korkunçtur yalnızlığımız



Bir oyun oynanır oyalanırız



Orman değiliz artık



Milli parkız



Gözyaşları gizlenir



İdare edilir durum



İstesek de istemesek de



Beraberiz yavrum



Şimdi bir çok sayfasını



Atlayarak bitirdiğim şu kitabın



Başından başlayabilirim de



Sonsuz gözyaşların



MASHAR ALONSON-İSMET ÖZEL ÇALIŞMASI









İSMET ÖZEL MFÖ'YE VERDİĞİ ŞARKI SÖZLERİNİ ANLATTI



Şehrin yalnızlığında yüreğimizi dağlayan ve albümde parlayan 'Milli Park' şarkısının sözleri şair İsmet Özel'e ait. Bu sebeple görüştüğümüz İsmet Özel, Mazhar Alanson ile ilişkilerini ve 'Milli Park' şarkısının nasıl ortaya çıktığını anlattı:'Biliyorsunuz Mazhar dini hassasiyetleri olan birisi, tasavvufa meraklı. Benim şiirlerime karşı çok büyük hayranlığı var, bunu kendisi söylüyor; 'Abi sen Türkiye'nin en esaslı şairisin' diyor. Daha önce de 'Mazeretim Var Asabiyim Ben' adlı albümlerinde 'Ağlamadan' adlı şiirimi şarkı yapmışlardı. Bu şarkının sözlerini de yine Mahzar istedi. 'Milli Park' aslında benim bir şiirim değil. Hadise şöyle: Mahzar benim bazı şiirlerimi ve cümlelerimi harmanlayıp yeniden biçimlendiriyor, söz yazıyor. Bana da 'olmuş mu abi' diye soruyor. Yani bu bir ortak çalışma. Ama sonuçta benim şarkı sözlerim olmuş oldu. Bu parçayı 'Ağlamadan'dan daha çok beğendim.



Avatar
Şevki Marmara 2007-11-24 00:05:46

ingiliz tarihinde tahıl ihracı ve ithali ile ilgili düzenlemeler yapan yasalar. ilk kez 12. yüzyılda çıkarılmış, 18. yüzyılın sonlarıyla 19. yüzyılın başlarında nüfus artışı ve savaşların neden olduğu darlık nedeniyle önem kazanmıştır. sanayicilerin yoğun tepkisi üzerine de 1846'da kaldırılmıştır.

yasaların yürürlükte olduğu yıllarda tahıl fiyatları sürekli artmış, bu artış kötü hasat dönemlerinde daha hızlı olmuştur. yasalar, bir dizi ayaklanmaya da yol açmıştır.



britanya'da yerli tahıl üreticilerini korumak için, tahıl ithaline yüksek gümrük vergileri koymak suretiyle, 1815'te yürürlüğe girmiş yasalar (bkz: corn laws). tahıl üreticilerinin ya da tahıl üretimine tahsis edilmiş toprakların sahiplerinin aristokratlar olması nedeniyle, burjuvazi ile aristokrasi arasında bir mücadeleye neden olmuştur bu yasalar.



şöyle ki, ingiliz burjuvazisi (fabrika sahipleri) için ucuz tahıl temin etmek, üretimde daha düşük maliyet ve böylece mallarını dış pazarda daha ucuza satarak rekabet avantajı sağlamak demekti. o sıralar, uydurmuyorsam, amerikadan ucuz tahıl geliyordu. fabrikada çalışan işçilerin amerika'dan gelen tahılla beslenmeleri ve fabrikalarda hammadde olarak bu ucuz tahılın kullanılması da, toprak sahiplerinin (aristokratların) topraklarını işleyenlerin ürettiklerini satamaması ya da dışarıdan gelen tahılla rekabet edebilmek için karlarını hayli düşürmeleri neticesinde, işledikleri toprağın kirasının düşmesi, bu yüzden de toprak sahiplerinin gelirinin azalması demekti. aristokratların argümanı, kendi menfaatlerinden bağımsız olarak, tahıl ithalatının, yerli tarım işçilerinin maaşlarının düşmesine ve çoğunun işlerini kaybetmelerine neden olacağıydı. 1815'te aristokratların baskısı üzerine tahıl ithalatına yüksek gümrük vergileri ve koruyucu yasalar konulması, işte bu sınıf ve gelir mücadelesi altında oldu, sonrasında mücadeleyi daha da kızıştırdı.

bu yasalar aristokratları çok sevindirse de, fabrika sahiplerini çileden çıkardı ve halkı yanlarına almaya çalışmaya başladılar. "ucuz tahıl demek, maaşlarınızda gıda harcamasının azalması demek, ayrıca sanayinin kalkınmasıyla daha çok kişinin iş bulması ve maaşların yükselmesi demek" gibi argümanlar sunulması sonucu halk da bu yasaların kaldırılmasını destekledi. peterloo katliami da bu yasaların kaldırılması için 1819'da düzenlenen bir gösteride yaşandı. tahıl yasalarının kaldırılması yanında, ırk, cinsiyet, statü vs. ayrımı olmaksızın tüm yetişkinlere oy hakkı (universal suffrage) gibi istekler ile manchester'da toplanan on binlerce kişiye askerlerin saldırması sonucu 11 kişi öldü, 500 kişi kılıç darbeleri ve ezilme yüzünden yaralandı (haberleri sunduk, esen kalın).



ancak tahıl yasaları derece derece hafifletilse de 1846'ya kadar tamamen kaldırılmadı.



not: yasalar kalktıktan sonra tahıl fiyatları bayağı düştü; britanya'da tahıl üretimine tahsis edilmiş topraklarda da (1885 yılına kadar) %25 azalma oldu; tahıl bağlamında diğer devletlere bağımlılık hızla arttı; tarım işçisi sayısı azalırken, göç ve üretimdeki artış sayesinde şehir işçisi (sanayi işçisi) sayısı arttı; toprak sahiplerinin iddia ettiği gibi (daha doğrusu, benim bir entry'de iddia ettiklerini varsaydığım gibi) tarım işçilerinin maaşları azaldı mı azalmadı mı bilemeyeceğim ama (1880'lerde bile) avrupa'daki en yüksek maaşları aldıklarını biliyoruz.

banner209

banner191

banner148

banner145

banner179

banner176