Van Gölü, geçmişteki canlılığı arıyor

Mehmet Demirtaş, 19. yüzyılda Tatvan'a bağlı Reşadiye (Sorp) köyü limanında 150-200 tekne bulunduğunu, bu teknelerin yakıt, kereste ve ticaret kervanlarını taşıdığını söyledi.

banner217

Van Gölü, geçmişteki canlılığı arıyor

Mehmet Demirtaş, 19. yüzyılda Tatvan'a bağlı Reşadiye (Sorp) köyü limanında 150-200 tekne bulunduğunu, bu teknelerin yakıt, kereste ve ticaret kervanlarını taşıdığını söyledi.

25 Aralık 2009 Cuma 15:41
2177 Okunma
Van Gölü, geçmişteki canlılığı arıyor

Van Gölü, geçmişteki canlılığı arıyor

Bitlis Eren Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Mehmet Demirtaş, Van Gölü'nün, Osmanlı İmparatorluğu döneminde bölgenin ulaşımı ve ticareti bakımından büyük öneme sahip olduğunu bildirdi.

Yrd. Doç. Dr. Demirtaş, AA muhabirine yaptığı açıklamada, bugün Van Gölü gibi büyük bir gölden yararlanılamadığını, bugünkü durumun geçmişle kıyaslanamayacağını söyledi.

Günümüzde göldeki taşımacılığın, geçmişle kıyaslanmayacak kadar kötü durumda olduğunu savunan Demirtaş, şöyle konuştu:

''Van Gölü, Osmanlı İmparatorluğu döneminde bölgenin ulaşımı ve ticareti bakımından büyük öneme sahipti. Öyle ki, 17. yüzyılın ortalarında Van Gölü'ndeki ticaret gemilerinden vergiler almak üzere, Tatvan'da çeşitli görevliler bulunuyordu. Bunlar Tatvan'da limana yakın bir kalede görev yapıyordu.''

Bunun sonucu olarak Tatvan'da ''Ticaret İskelesi'' anlamına gelen ''bender'' inşa edildiğini anlatan Demirtaş, burada dönemin Van Beylerbeyi tarafından gönderilen bir gümrük görevlisinin görev yaptığını söyledi.

Evliya Çelebi'nin Seyahatnamesi'nde de Van Gölü'nün yer aldığını ifade eden Demirtaş, Seyahatname'de, ''17. yüzyıl ortalarında Van Gölü'nde ticari hayat öylesine canlıydı ki gölün etrafındaki yerleşim birimleri arasında yolcuları ve tüccarları taşıyan 50 parça gemi faaliyet göstermekteydi'' ifadesinin kullanıldığını belirtti.

Evliya Çelebi'den kısa süre sonra bölgeyi gezen batılı seyyah Tavernier'inde göldeki canlılığı gözlemlediğini anlatan Demirtaş, ''Gölde büyük kayığın barınabildiğini, limandan Van'a ticaret malları taşıyan tüccarların faaliyetlerinin bulunduğunu'' aktardığını kaydetti.

-''REŞADİYE'DE 200 TEKNE VARDI''-

Mehmet Demirtaş, 19. yüzyılda Tatvan'a bağlı Reşadiye (Sorp) köyü limanında 150-200 tekne bulunduğunu, bu teknelerin yakıt, kereste ve ticaret kervanlarını taşıdığını söyledi.

Van'da 1741 yılında yaşanan kıtlığın ortadan kaldırılması için Diyarbakır'dan temin edilen buğdayın Tatvan üzerinden Van'a göl yoluyla ulaştırıldığını bildiren Demirtaş, şöyle devam etti:

''Bu sırada Van'a 30 bin kile buğday (yaklaşık 750 ton) gönderilmişti. Doğu seferlerinde de Osmanlı Devleti'nin en çok yararlandığı yollardan biri Tatvan-Van deniz yoluydu. Bu konuda Başbakanlık Osmanlı Arşivi'nde yer alan bir belgede, İran üzerine yapılan seferlerde ordunun ihtiyacı için Van Gölü üzerinden Van'a zahire gönderildiği belirtilmektedir. 19. yüzyılın ikinci yarısında gölün iş hacminin oldukça artış gösterdiği anlaşılmaktadır. Bu dönemde Reşadiye Limanı'nda yaklaşık 200 tekne bulunuyor, bunlardan biri yaklaşık 150-200 ton ağırlığında.''

-''VAN GÖLÜ ŞİRKET-İ OSMANİYE KAĞIT ÜZERİNDE KALDI''-

Demirtaş, 19. yüzyıl sonlarına doğru Osmanlı vatandaşlarından Artin Sarafyan ve Abraham Kavafyan'ın devlete başvurarak Van Gölü'ndeki çeşitli iskeleler arasında yük, yolcu ve hayvan taşınmasıyla ilgili gemi işletme imtiyazı talep ettiğini söyledi.

Bu vatandaşlara talepleri uygun bulunarak gemi işletme imtiyazı verildiğini anlatan Demirtaş, ''Bu amaçla 1879 yılında bir nizamname de hazırlanmıştı. Ancak çeşitli siyasi düşüncelerle, bu proje uygulanamamıştır. Böylece kurulmuş bulunan Van Gölü Şirket-i Osmaniye de kağıt üzerinde kalmıştır'' diye konuştu.

Osmanlı Devleti'nin son dönemlerinde Van Gölü'nde işletilmek üzere Tersane-i Amire'de gemi inşa edilmesi için projeler hazırlandığını ancak gerek bürokratik engeller gerekse ekonomik sıkıntılar nedeniyle bunun gerçekleşemediğini ifade eden Yrd. Doç. Dr. Demirtaş, şunları kaydetti:

''Ardından gemilerin yeniden inşasına karar verilmiş. Bunun için bölgeye gönderilen 2 görevli, yazdıkları raporlarda, gölün seyrüsefer için çok müsait olduğunu belirtmiş ancak bu girişimden de sonuç alınamamıştır. 19. yüzyılın sonlarında Tatvan ve Van Gölü kıyısındaki diğer iskeleler arasında 92 kayığın faaliyet gösterdiği kaynaklarda yer almaktadır. Aynı kaynaklarda bunların sadece 3'ünün Müslümanlara ait olduğu da belirtilmektedir.''

-''GÜNÜMÜZDE HAREKETLİLİKTEN ESER YOK''-

Bugün Van Gölü'ndeki ''yoğun trafiğinden eser olmadığına'' işaret eden Demirtaş, Tatvan-Van arasında yük ve yolcu taşıyan sadece 4 feribot bulunduğunu söyledi.

Feribotların dışında sayıları birkaç adedi geçmeyen balıkçı tekneleri olduğunu belirten Demirtaş, şöyle konuştu:

''Söz konusu 4 feribotun neredeyse ömürlerini tamamlamış olması, yeni gemi inşasını mecburi kılmaktadır. Son günlerde yeniden gündeme gelen gemi inşası, tarihsel süreç göz önünde bulundurulduğunda daha da önem kazanmaktadır. Bu durum Van Gölü'nün gemilerle ve diğer deniz araçlarıyla daha güzel olduğu gerçeğiyle de örtüşmektedir.''

Geçmişte Van Gölü'nün sosyal hayatın önemli bir unsuru olduğunu vurgulayan Mehmet Demirtaş, bugün aynı hareketliliğin yaşanması için gölün her alanda en iyi şekilde değerlendirilmesi gerektiğini sözlerine ekledi.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Arif ERKOÇ 2009-12-29 07:08:04

Siz tarih hocası olarak olayın geçmişte ki boyutuna ve gelecekte olması gerekenleri gayet net bir şekilde analiz etmişsiniz fakat kendim gemi inşaa müh olmam ve Bitlis li olmam dolayısıyla olayın başka bir boyutunu sizlerle paylaşmak isterim,80 ve 90 lı yıllarda tatvan feribot işletmelerinde ki kaptanlar genelde YDo dan yada mesleğinde deneyimli kişilerdi ,bütün zabitlerin eğitim düzeyi gayet iyiydi,kendi öz amcalarımın feribotlarda baş mühendis oluşundan dolayı o çevreyi inceleme şansım olmuştu,okulumun son yıllarında feribot işletmesini bitirme tezimden dolayı ziyaret ettiğimde gördüklerim ve tanıştığım insanlar tam anlamıyla faciaydı,işletme müdürlüğüne orada daha önce güvenlik görevlisi olarak çalışmış daha sonra dışarıdan açık öğretim bitirmiş bir şahıs vekalet ediyordu,kendisinden tatvan van arasında ki seyir harita ve rotalarını istediğimde yaklaşık 1,5 saat aramalarına rağmen bukadar basit olan evrakları ne yazıkki bulamadılar,sayın hocam önemli olan gemilerin eski olması değil o gemiyi doğru karlı şekilde kullanacak yönetecek eğitim seviyesi yüksek personelin istihdam edilmesidir.

banner209

banner191

banner148

banner145

banner179

banner176