Unesco'dan Uyarı: Görüntüyü Bozmayın!

Galataport için UNESCO’nun hazırladığı rapor: “İstanbul’un tarihi yarımadasının görsel bütünlüğü tehdit edilmemelidir”

banner106

Unesco'dan Uyarı: Görüntüyü Bozmayın!

Galataport için UNESCO’nun hazırladığı rapor: “İstanbul’un tarihi yarımadasının görsel bütünlüğü tehdit edilmemelidir”

02 Nisan 2008 Çarşamba 00:03
1776 Okunma
Unesco'dan Uyarı: Görüntüyü Bozmayın!

Unesco'dan Uyarı: Görüntüyü Bozmayın!

Galataport, Haydarpaşa ve Dubai Kuleleri için UNESCO’nun hazırladığı raporda, “İstanbul’un tarihi yarımadasının görsel bütünlüğü tehdit edilmemelidir” denildi

Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, AKP hükümeti ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin büyük önem verdiği Dubai Kuleleri ve Galataport gibi projelerin yeniden gözden geçirilmesi için UNESCO’dan rapor geldiğini açıkladı.

Detaylı rapor hazırlandı

Bakan Günay, CHP İstanbul milletvekili Çetin Soysal’ın soru önergesine verdiği yanıtta, UNESCO’nun, Dubai Kulelerine ilişkin rapor hazırladığını belirtti. Günay, “2006 yılı Nisan ayında İstanbul Valiliği ve Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nın daveti üzerine UNESCO (Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Kurumu) Dünya Miras Merkezi ve ICOMOS (Uluslararası Anıtlar ve Sitler Konseyi) uzmanlarından oluşan bir heyet İstanbul’da inceleme yapmışlar ve detaylı bir rapor hazırlamışlardır” dedi.

 Yeniden gözden geçirin

Bakan Günay, “Bu raporlarda Tarihi Yarımada’nın görsel bütünlüğünü tehdit edebilecek tüm büyük ölçekli yeni gelişim ve altyapı projelerinin (Dubai Kuleleri, Haydarpaşa yüksek katlı binaları), Galataport ve Haliç Köprüsü projelerinin, Four Seasons Oteli’nin genişletme projesi ile birlikte yeniden gözden geçirilmesi ve bunların uluslararası standartlarda etkileşim çalışmalarının yapılması istenmiştir” dedi.

Haliç Tersanesi yok

Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, “Türkiye’ye gelecek olan UNESCO heyetinin kararında Haliç Tersanesi’nin yıkılmasının nasıl bir etkisi olacaktır?” sorusuna ise, “İstanbul’un tarihi alanları, Dünya Miras listesine 4 ana bölüm olarak dahil edilmiştir. Bunlar, Hipodrom, Ayasofya, Aya İrini, Küçük Ayasofya Camii’ni içine alan Arkeolojik Park; Süleymaniye Koruma Alanı; Zeyrek Camisi ve çevresini içine alan Zeyrek Koruma alanı ve Tarihi Surlar Koruma alanını içermektedir. Haliç Tersanesi belirtilen alanlar dahilinde bulunmamaktadır” yanıtını verdi.

Vatan

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Selim Yula 2008-04-02 01:16:33

karşı olduğum anlamsız bir projedir bu... karşı olmamın sebebi ise ne ihalede döndüğü söylenen yolsuzluklar, ne seçilen şirketin yerli yabancı oluşu vs. değildir.. işin maddi yönüyle ilgilenmiyorum, ama şehrini seven bir istanbullu olarak karşıyım projeye...



karaköy'deki mevcut binalar gayet sevimsizdir boktandır evet ve mümkünse yıkılmalıdırlar ancak yerine yenisini yapmak da abesle iştigaldir... o binalar oraya yapıldığı zaman memlekette hava ulaşımının olmadığını ve şehrin alışveriş merkezinin karaköy, perşembepazarı, eminönü civarı olduğunu bilmek lazım.. haa tabii bir de ortada yağmalanmış sahil şeridinin de sayıca fazla olmadığını hatırlamak lazım.... bu açıdan halka açık alan demek, işlevini değiştirmediğiniz sürece x binası yerine y binası koymakla olmaz...



her ne kadar kitabına uydurulsa da mevcut yasalarımıza göre askeri alanlar ve gümrük kapıları hariç, kıyı şeridi halka açık olmalıdır yani halkın kullanımına açık olmalıdır...



ama insanlar sanıyorlar mı ki orasının işi bittiği zaman ellerinde çekirdek paketleriyle sahile karşı çay içip sevgilileriyle ele ele dolanacaklar? gülerim buna... herşeyden önce orası bir gümrük kapısı olacak. yani polisiyle, korumasıyla, pasaportuyla bildiğiniz gümrük kapısı... hanginiz atatürk havalimanı'nda apronda gezinebiliyorsunuz? orası ne kadar halka açıksa burası da o kadar halka açık olacak.. çünkü olması gereken bu... işlevi gereği öyle olacak... mevcut antrepolara ne kadar ulaşamıyorduysak yine öyle olacak orası... çehre değişmiş olacak sadece...



tabanlıoğlu'nun projeleri konuyla bağımsız olarak ele alındığında gayet başarılıdır falan ama her 3d hilesinde olduğu gibi binayı göstermeyi amaçlamıştır çevre ile bağlantısını değil, bu yüzden ön görünüm silüet verilmemiş sağdan solda perspektif yanılsamalarıyla hayal etmek kalmıştır bize bu da ayrı konu...



yani boğaz öngörünüm açısından o binaların yüksekliğinin ve üstelik aynı anda yanaşabileceği söylenen altı adet 12 kat bina yüksekliğindeki gemilerin park vaziyette günlerce orada durmasının silüetin nasıl içine edeceği ayrıca irdelenmesi gereken bir konudur.. sen 4 katlı silüete uygun bina yap ama önünde günler geceler boyu 12 katlı azman duvarlar dursun...



hem kardeşim ben vızır vızır vapurlarla motorlarla evim işim arasındaki güzergahta gidip dururken ne işim var habire hayvan gibi gemilerle yolum kesilsin? bana ne yani? ukrayna'dan gelen kıçıkırık 2 şilep geçerken bile saatlerce kesilen boğaz trafiği bu vızır vızır hayvani gemilerle pek bir neşeli olacak eminim...



şimdiki durumda o koca yolcu gemileriyle cruise'a başlayacak olan zevat güverteye ışınlanamayacağına göre bir yerlerden* otobüsle falan gelecekler buraya.. e sorarım size, bu durumda havalanına daha yakın olan ve mevcut durumda boğaz öngörünümüyle falan ilgisi olmayan ataköy civarına hatta çekmece göllerinin oralara falan neden yapılmaz bu proje? hem istediğin kadar yayılırsın hem havaalanına yakın olursun, hem de fatih'e özenir gibi koca gemileri haliç'in burunun dibine yanaştırmamış, 49 yıllığına boğaz trafiğinin içine sıçmamış olursun... ayrıca canın isterse zengin turistlerini ufak teknelerle de boğaz turuna çıkarabilirsin galataport alanına ufak bir iskele de yap bunun için gerekiyorsa karışmam valla...



ama karaköy gibi zaten sıkışık ve tarihi bir alana ben böyle bir proje yapılmasına karşıyım kardeşim.. o kadar...

Avatar
Şener Yılmaz 2008-04-02 01:18:00

Fatih Sultan Mehmet, İstanbul’u aldığında, Ayasofya önünde şöyle bir beddua yapıyor: “İstanbul’da edindiğim yerleri ecnebilere satanlar Allah’ın gazabına uğrasınlar.”

Fatih, niçin bu sözleri söylemek mecburiyetinde kalmıştı? Bunca okuma merakımıza rağmen ilk kez Zülfü Livaneli’nin anlatımıyla öğreniyordum. Heyecanlandım ve irkildim!.. 552 yıl öncesinden günümüz nasıl görülebilirdi? Bu kadar tesadüf olur muydu? Olayı, bir kez de burada tekrarlayalım:

“Fatih, İstanbul’u alıp da Ayasofya önüne geldiğinde derinden derine bir inilti işitti. Sesin geldiği tarafa bir adam gönderdi.

Sakalları uzamış, hali perişan bir keşiş bulup getirdiler. Huzura çıkardılar. Korktu, teskin ettiler.

Niçin hapsedildin diye sordular. Keşiş, fala baktığını ve kuşatma hazırlıkları sırasında Konstantin’in kendisini çağırıp, İstanbul’u Türklerin alıp alamayacağını bildirmek için remil atmasını söylediğini, remilde İstanbul’un Türklerin eline geçeceğini söylemesi üzerine de Konstantin’in kızarak onu zindana attırdığını hikaye etti. Ve şimdi karşınızda bulunuyorum, demek ki falım doğru imiş dedi.

Bunun üzerine Fatih de İstanbul’un kendi elinden çıkıp çıkmayacağına dair remil atmasını ve doğruyu söylerse ödüllendirileceğini bildirdi.

Keşiş remil attı ve şöyle dedi:

-İstanbul Türklerin elinden harp ve darp ile çıkmayacak. Lakin öyle bir zaman gelecek ki emlak ve arazileriniz satılacak, bu suretle İstanbul Türk malı olmaktan çıkacak.

Bu falın bildirdiği sonuçtan büyük üzüntü duyan Fatih ellerini kaldırarak “İstanbul’da edindiğim yerleri ecnebilere satanlar, Allah’ın gazabına uğrasınlar! Diye beddua etti.”

Siz de benim gibi heyecanlanıp irkildiniz mi? Acaba keşişin falı gerçek mi oluyor? Şu halimize bakın, değil İstanbul, neredeyse Türkiye parsellenip satılıyor! Sami Ofer denilen Yahudi bir günde neredeyse bir milyar dolar kara geçiriliyor. Olmuyor, kapalı kapılar ardında Galata peşkeş çekiliyor. Bütün değerlerimiz “mirasyedi” edasıyla teker teker yabancılara sunuluyor…

Biz, İsrail Devleti’nin nasıl kurulduğunu çok iyi hatırlar ve biliriz. Arap Milleti, yüklü paraları görünce topraklarını Yahudiler’e sattılar. Kendi kuyularını kendileri kazdı. 1949’a gelince de iş işten çoktan geçmişti…

Kendilerine “Muhafazakar Demokrat” diyenler, size soruyorum: Fatih’in bedduası acaba kimi çarpacak?..

banner209

banner191

banner148

banner145

banner179

banner176