Türk Armatör ‘Silahlı Koruma’ İstiyor

Sigorta şirketleri Aden Körfezi geçişlerinde gemi kaptanlarının, gemiye silahlı koruma almasını istemeye başladı.

banner106

Türk Armatör ‘Silahlı Koruma’ İstiyor

Sigorta şirketleri Aden Körfezi geçişlerinde gemi kaptanlarının, gemiye silahlı koruma almasını istemeye başladı.

26 Nisan 2012 Perşembe 13:52
2415 Okunma
Türk Armatör ‘Silahlı Koruma’ İstiyor

Mevcut yasalar Türk bayraklı gemilerde silah bulundurma hakkını sadece kaptana veriyor. Bu nedenle armatörler, silahlı koruma alabilmek için Türk bayraklı gemiler için bir düzenleme istiyor.
 
Korsanlıkla mücadele konusunda gemilere silahlı muhafız alımına izin konusunu Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO) bayrak devletlerinin yetkisine bıraktı. Norveç’in kabul etmediği silahlı koruma önerisini son olarak İtalya ve İngiltere kabul etti.
 
IMO, silahlı koruma ile ilgili görüşünü şu şekilde ifade etti: “IMO, yüksek riskli bölgelerde ticari gemilerin silahlı özel güvenlik personeliyle korunması konusunda, gerekli yasal düzenlemelerinin bulunması halinde bu uygulamayı bayrak devletlerinin inisiyatifine bırakmıştır.”
 
T.C. Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı, Deniz ve İçsular Düzenleme Genel Müdürlüğü’nün konuyla ilgili Deniz Ticaret Odası’na gönderdiği sikülede; uluslararası sefer yapan gemilerde özel güvenlik şirketleri marifetiyle silahlı özel güvenlik görevlileri tarafından koruma ve güvenlik hizmetinin sağlanması hususunda gerek ulusal gerek ise uluslararası mevzuatta düzenleyici, yada önleyici bir hüküm bulunmadığı belirtilerek “Bu nedenle, Türk bayraklı ticari bir gemide yabancı veya milli silahlı özel güvenlik personeli uygulaması sonucu gerçekleşebilecek, gemi personeli, güvenlik personeli ya da korsanlara yönelik silah kullanımı sonucu ölüm, yaralama veya korsanların ele geçirilmesi halinde ortaya çıkacak ciddi hukuki problemler söz konusu olup, Türk bayraklı ticari bir gemide yabancı / milli silahlı özel güvenlik personeli ile koruma sağlama uygulamasına mevcut itibariyle izin verilmesi henüz mümkün görülmemektedir” denildi.
 
Sigortacılar şart koşuyor
 
Konuyu DTO meclisine taşıyan Kaptan Hüseyin Şener, “Devletimizin bugüne kadar gemilerde silahlı muhafız bulundurma konusu bizim en önemli sıkıntılarımız haline geldi” dedi. Geçen yıl Aden Körfezi geçişi sırasında muhafız koruma alamadıkları için sigorta şirketinin, bir sefere mahsus güvence verdiğini belirten Şener,  “Şu günlerde gemimizi tekrar oradan geçirmek zorundayız fakat sigorta şirketleri mutlaka silahlı koruma istiyorlar. Alamadığımız için sıkıntı yaşıyoruz. Üç sigortacıdan teklif istedim. Bayrak devletimizin bu konunun çözümü için yardım istiyoruz. Çünkü şu sıralar Uzakdoğu’ya giden gemilerin navlunları şu anda çok iyi. Sebebi de riskli bölgelerden geçtiğimiz içindir. Türk bayraklı gemilerin oraya gidip para kazanmasının ne sakıncası var” diye konuştu.

Talep var mevzuat yok
 
OMNI brokeri Kaptan Murat Volkan da bazı sigorta şirketlerinin kaçırma ve el koyma (K&R) sigortası vermek için düşük hızlı ve freeboard’u alçak gemilerden silah koruma istediğini belirterek “Sigortacılar kaçırılma riski olan gemilere K&R sigortası vermemeye başladı. Harp sigortacıları artık fideye ve geminin tutulduğu sürece navlun giderini ödemek istemiyor. Bu nedenle gemiler artık risklerine göre riskli bölge geçişlerinde K&R sigortası yaptırmak zorunda. Harp sigortacıları artık riskli bölge geçişlerinde yüksek prim alıyor. Eğer K&R sigortası ve silahlı muhafızı varsa primde indirim yapıyorlar” bilgisini verdi. Türk bayraklı gemilerde silahlı muhafız bulundurmanın yasal olarak mümkün olmadığını söyleyen Volkan, bunun için Bakanlar Kurulu veya Meclis kararı gerektirdiğini kaydetti. Volkan, Türk bayraklı gemi sahiplerinden silahlı muhafız alma konusunda talep olduğunu da sözlerine ekledi.
 
IMO, personelin silahlandırılmasına karşı
 
Gemilerde profesyonel silahlı güvenli personelinin bulundurulmasına olumlu görüş veren Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO),  gemi personelinin silahlandırılmasına ise şiddetle karşı çıkıyor. Gemilere yapılacak silahlı korsan saldırılar karşısında kendini koruma maksadıyla gemi personelinin silah bulundurması ve silahla karşı koymasına ilişkin olarak IMO, ‘‘silah kullanması düşünülen gemi adamlarının özel olarak silah ve muharebe eğitimi almamış personel olması ve olası bir muharebede gereksiz can kaybına yol açabileceği ya da arttırabileceği, geminin saldırganlar tarafından doğrudan hedef olarak algılanabileceği, silah kullanımı halinde patlayıcı, yanıcı ve tehlikeli tipteki kargo taşıyan gemiler nedeniyle kayıpların daha da büyüyebileceğine inandığı olumsuz yönde görüşünü açıkladı. IMO “Bugün için ticaret gemilerinde gemi adamlarının silahlandırılması mümkün görülmemektedir” açıklamasını yaptı.

Anahtar Kelimeler:
GemiKaptanArmatörKoruma
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Haluk Kuru 2012-04-27 00:27:13



1.Bu konuda Yıllardır bir zaafiyet var.Deniz taşımacılığında oldukça navlun kaybı,endişe ve riskler oluştu.Birde sigorta şirketleri artık çözün bu işi diyor.Kimse konuya rasyonel bir çözüm getirmek istemiyor.İMO bayrak devletine,sigortacı armatöre,bayrak devletide,hükümetide Allah cc.ya havale ediyor.

Rusya bayraklı gemiler de İMO ya,sigortaya,herkesin ait olduğu kanunlara tabi.Onların gemilerinde uzun namlulu silahlar var.Risk almadan risk bertaraf edilemez.doğasına aykırı.Bu meslek leyli pop mesleği hiç değil..ayağı kayıp denize düşen,çarpmadan yoluna gitmeye çalışmakla,var olan bir gerçek ile yüzleşmemek ayni şeydir.gemisine sahip çıkmak için haydutla çarpışmadan kim kaçar.amaç bayrağı,gemiyi korumak,idame ettirmektir.

2.Sorunu çözmek adına ecnebi koruma almakta rasyonel değil..!ne kadar güvenilir..ne çıkar altından..

3.mevcut6136 s.kanunun,91/1779 s.yönetmeliğinde 8a(2) ye,virgül bir düzenleme olabilir. ile,şöyleki(gemide can ve mal güvenliğini zaten korumak,sevk idare etmekle görevli kaptanın uygun göreceği bir zamanda,tamamen kaptanın emrindeki kilit altında zimmetli silahlar ile,kaptanın karar vermesi ile,güven timinin göreve başlaması, enaz 2 adet daha uzun namlulu silah kullanma,koruma,güvenlik eğitimi almış,devletin göstereceği yerden,kurumdan,kurstan bunu alarak belgelemiş olan diğer gemi adamlarınından oluşur şeklinde)safe manninge konulması ile bu iş bitmiş olur.kendi personeli,kendi millliyetinden bir tim oluşur..

4.yani 2-3-4 ay nasıl stcw için kurslar var ise,bu konuda denizcilik otoritesinin gemi adamı sıfatında,asli görevi koruma,güvenlik olan kaptan emrinde,gadamalarını safe manninge koyması halinde bilerek,isteyerek bu görevi yapacak olan 2 adet personel epeyce etkili olur.caydırıcı olur.yetrki İMO sirküle ile dünyaya bildirsin,korsanlık yaparken zayi olanın hakkını aramasın

5.Bu donanım sirküle ile dünyanın dikkatine sunulacak,korsanda nasipini alacaktır.Onlar biliyorki,savunmasız bir ganimet var..neden ele geçirmesin,milyon dolarlar var..hemde çok kolayca bu iş yapılıyor..

6.Yani çözüm bayrak devletinde kaçarak,korkarak,görmezden gelerek,aman ne olursa olsun,bu zamana gelmiş diyerek öğle denizcilik olmuyor..



Avatar
AHMET SADE 2012-04-28 09:56:12

YA BUNLARDA DOGRUDA BİZİM TÜRK ARMATORLERININ COGUNUN SILAH TAŞİMA RUHSATI BILE YOK NEDENI İSE CIRO V.S LAKIN YASALARA GORE 100 KOVAN ARISI OLAN A SILAH TAŞİMA RUHSATI VERILIYOR BI DOGRU GELİRİ YOK ADAMIN AMA EN KOTU ARMATORUN ELİNDEN AYDA 100.000 UDS GECIYOR AMA SILAH TAŞİMA RUHSATI ALAMIYOR BUNA NE DEMELİ

Avatar
Murat ŞÖHLEN 2012-05-03 14:28:24

Yaklaşık 3 yıldır, tehlikeli sulardan geçen gemilerimize SECURİŞÖHLEN DENİZ ÖZEL GÜVENLİK Şirketi olarak destek sağlamaktayız. Maalesef, bu sıkıntıları birebir denizcilik şirketlerimiz ile beraber yaşıyoruz. Yabancı bir devletin bayrağını kullanan armatörümüz çok rahatlıkla bizden bu hizmeti alabiliyor. Fakat, anlı şanlı Türk bayrağından vazgeçmeyip, gemisini TÜRKİYE'nin gemisi olarak göstermekten kaçınmayan Armatörümüz bu hizmeti alamıyor. Bu ona bir ceza değil mi? Bu durumu yetkili otoritelerimiz göremiyor mu? IMO 8 ay önce yayımladığı sirkü'de "gemiler silahlı muhafız alabilir" diyor. Biz IMO üyesi isek, hala bu serbestliği sağlayıcı yönetmeliği NEDEN DÜZENLİYEMİYORUZ? Kimden neden çekiniyoruz? Bu işin uzmanı Türk Deniz Komandoları ile çalışan güvenlik şirketlerine mi, Türk bayrağı taşıyan denizcilik şirketlerimize mi, yoksa tüm yurtdaşlarımıza mı güvenemiyoruz? Bu GÜVEN sorununu artık devletimiz aşmalı. Elinde ki kıymetlerin farkına varmalı. Şirketlerine destek vererek, yurtdaşlarımız kazanmasına imkan sağlamalı. Devletin Anayasal görevidir, Vatandaşını korumak, kollamak. Öyleyse neden, Somali korsanlarının cirit attığı bir bölgeye, gemilerimiz savunmasız bir şekilde gönderiliyor. Bu o bölgede ki kötü insanları mükafatlandırmak, kendi vatandaşımızı da cezalandırmak değil midir? Sonuç olarak; " Çivi çiviyi söker" ünlü bir Türk Atasözüdür. Silahla saldırana HUKUK veya IVIR ZIVIR ile karşı koyamazsınız. Silahla karşılık vermelisiniz ki, geminizi ele geçiremesinler. Aksi takdirde; Geminiz rehin alınır, ahlaksızca oluşturdukları kazanç düzenleri devam eder. Bununla da kalmıyabilir, denizcileriniz yaralanır, hatta ölebilir, belki de aylarca rehin kalarak ailelerine ve kendilerine büyük mağduriyetler yaşatılabilir.

banner209

banner191

banner148

banner145

banner179

banner176