Sektörde Nüfuz Tacirlerine Dikkat

Denizcilik sektöründe Ali'nin külahını Veli'nin başına geçirerek, abi diye yanaştığı insanların iyi niyetini suistimal eden nüfuz tacirlerine dikkat ediniz.

banner227

Sektörde Nüfuz Tacirlerine Dikkat

Denizcilik sektöründe Ali'nin külahını Veli'nin başına geçirerek, abi diye yanaştığı insanların iyi niyetini suistimal eden nüfuz tacirlerine dikkat ediniz.

13 Eylül 2007 Perşembe 14:48
1671 Okunma
Sektörde Nüfuz Tacirlerine Dikkat

Sektörde Nüfuz Tacirlerine Dikkat

Denizcilik sektöründe Ali'nin külahını Veli'nin başına geçirerek, abi diye yanaştığı insanların iyi niyetini suistimal eden nüfuz tacirlerine dikkat ediniz.

Sitemize bu konuda çok sayıda ihbarlar gelmektedir.

Biz bu konuda genel bir uyarı yapmakla yetiniyoruz.

DenizHaber.Com

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Hasan Tava 2007-09-14 11:29:06

sanayi toplumu boyunca izleyicilik gibi edilgen bir konuma terkedilmiş bireylere toplumsal anlamda üretici olma ve interaktivite imkanı veren bir mecra. bu yolla tek kaynaklı kontrollü üretim yerini çok kaynaklı fakat kontrolsüz enformasyon üretimine bırakmıştır. kontrolsüz enformasyon üretimi bir yandan özgürlüğün tanımı olarak nitelendirilse de oluşmaya başlayan bu yeni kamusal alan, “ilk elden deneyim sahibi olmadan sorumluluk almaksızın ve almayı istemeksizin tüm kamusal sorunlar hakkında fikir sahibi olduğu ve yorum yaptığı tarafsız bir dünya olma” yolunda yönlendirildiğini dile getirir. yani fikir sahibi olmayan, manipülatif insanlar da internet medyasına rahatça sızabilmektedirler.

başlangıçta edindiği, devletle insanlar ve pazar arasında iletişimi sağlayacak araç, demokrasinin ve demokratik prensiplerin sağlamlığını gözetecek güç gibi özelliklerini kısa süre sonra devletlerin ve daha sonradan da baron de tott'ların* emrine girmesiyle yitiren medyanın, bu özgür ve bağımsız kimliğine tekrardan ulaşabilmesi potansiyelinin en canlı haliyle var olduğu medium. google amcaların çin hükûmetiyle dirsek temasına girmesi benzeri gelişmeler biraz hayâl kırsa da gelişip serpilecek daha abisi ablası.

türkiye'de anadolu ajansıhaberlerini ve rakip sitelerinin haberlerini kopyala yapıştır yöntemi ile çalışan medya. yazılı ve görsel medyada haklı ya da haksız yere pozisyonunu kaybedenlerin ilk günlerde geleneksel medyaya kin kustuğu, kendisini işinden eden müdürü hakkında ipe sapa gelmez iddialar dizdiği*; kıytırıktan muhabirlerin aslan köşe yazarı kesildiği; oldu ya yeniden yazılı görsel basında iş bulduğunda sırtını döndüğü mecradır.

geleneksel medyanın işlevini büyük bölümde üstlenmeye başlayan bir olgu. ancak internetin sadece bir medya işlevi üstlendiğini söylemek yanlış olacaktır. internet, medyayı kapsayan, bu anlamda sanayi toplumunun bildik kitlesel medyasını (mass media) aşan yeni bir iletişim biçimidir. yeniliğinin temel dayanağı, geleneksel medyanın tek elden, merkezi bir denetim yoluyla belirli bir kitleye yönelik, uzmanlaşmış üretim biçimine dayanmamasıdır.

poğaçacıların bile dernek kurduğu memlekette elbette ki onlar da geri kalmamıştır ve dernekleşip güzelleşmişlerdir.

Avatar
Cem Tabu 2007-09-16 17:35:15

makyavelli'nin amaca hizmet eden mubah yolunda ilerlediğini düşünen gurebaların oluşturduğu ucubeler sirkidir medya. yazarı, çizeri, falanı, filanıyla. gureba dediğimize bakmayınız onlar memleketimizin en cevval ve uyanık kesimini oluşturur aslında. dereceyi kıçımıza sokup; "Kılavuz , ateşin var. bir şeyler seni kızdırmakta" diyen, öyle olmasa bile bu durumu bizzat kendi korkunç gücüyle yaratan en hareketli, en gözü kara, en cin fikirli ve dehşetengiz gurebadır. üçüncü sayfaların yarattığı hard core görünümü es geçtik. ona alıştık ama artık kapanmayan bozuk iştahları birinci sayfalara taşındı. yerle yeksan oldu medya estetiği. isyana bile başladı televizyon kumandaları. sanki durum alegorik bir korku filmi gibi. miniskül kaderimizi medya yazsın, yaşayalım. sahi bu yaptırım gücü nasıl oluştu? bu hep böyle miydi? aklım almıyor.



kamçı ve gem onun elinde. o vurmaktan biz de artık vurulmaktan haz alıyoruz.

"medyanın dediği olur"-yok. bu çok adi bir şey...

banner209

banner191

banner148

banner145

banner179

banner176