Otoyol ve Köprü Özelleştirmeleri TBMM'de

Otoyollar ve üzerindeki hizmet tesisleri ile köprülerin özelleştirilmesiyle ilgili kanun tasarısı, TBMM Başkanlığına sunuldu.

Otoyol ve Köprü Özelleştirmeleri TBMM'de

OTOYOL VE KÖPRÜLERİN ÖZELLEŞTİRİLMESİ TBMM'DE
 
ANKARA - Otoyollar ve üzerindeki hizmet tesisleri ile köprülerin özelleştirilmesiyle ilgili kanun tasarısı, TBMM Başkanlığına sunuldu.

Erişme Kontrollü Karayolları Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısına göre, erişme kontrollü karayollarının (otoyol) yapımı, bakımı ve işletilmesi Karayolları Genel Müdürlüğü veya görevlendirilmiş şirket veya şirketlerce ya da otoyol işletme hakkı verilmiş işletici şirket veya şirketlerce yürütülecek. Bazı Yatırım ve Hizmetlerin Yap-İşlet-Devret Modeli Çerçevesinde Yaptırılması Hakkında Kanun hükümleri de saklı olacak.

Karayolları Genel Müdürlüğünün teklifi Ulaştırma Bakanlığının onayı ile otoyol yapılacak veya kaldırılacak.

Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun hükümleri çerçevesinde işletme hakkı verilen otoyollarda bağlantılar, işletici şirketin başvurusu üzerine Karayolları Genel Müdürlüğünün kararıyla kurulacak veya kaldırılacak. İşletici şirket tarafından işletilen otoyollarda, şehir geçişleri güzergahının veya karayolunun şehir ile bağlantı ve ilişkilerinin değişiminde, işletici şirketin olumlu görüşü alınacak.

Otoyol yapımı, gelişmesi ve çevresinin korunması ve düzenlenmesi için gereken genişlikte arazi şeridi kamulaştırılacak. Özelleştirme sonucu işletme hakkı devredilen otoyollarda ihtiyaç doğması halinde, kamulaştırma işlemleri Karayolları Genel Müdürlüğünce yapılacak. İşletme hakkı devir sözleşmelerinde, kamulaştırma bedelinin tamamen veya kısmen, şirketçe ödenmesi hususu hükme bağlanabilecek. Kamulaştırılmış arazi ile üzerinde yapılacak tesisler devlet malı olacak.

Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından işletilen otoyol ve köprülerde ücretin tespiti ve zaruri hallerde ücretsiz olması uygun görülen kesimlerinin tayini, Karayolları Genel Müdürlüğünün teklifi üzerine Ulaştırma Bakanı'na ait olacak.

DenizHaber.Com

YORUM EKLE
YORUMLAR
yıldırım DELİDUMAN
yıldırım DELİDUMAN - 11 yıl Önce

Bir alternatif başlık daha atalım. Yaşanan her şeye rağmen yolun sonu belliymiş! Şaka mı? Değerli dostlar, Avrupa Birliği'nin (AB) verdiği karardan çok önce bu köşede, "Basınımızdaki birçok arkadaşımızın AB ile ipler kopmadı algılamasını yaymak için kendini parçaladığı şu günlerde benim görüşüm tamamen farklı" cümlesi ile görüşlerimi sizlere aktarmış ve olmayan AB projesinin nasıl sonsuzluğa doğru yol aldığını maddeler hainde vurgulamıştım.

O günden sonra "AB ile asla bitemez" diyen aynı arkadaşlar, yeni bir slogan geliştirdiler: "Yolun sonu belli, yolculuk ne kadar sıkıntılı olursa olsun, hedef değişmez." Bu arkadaşların, algılamada bu kadar büyük sorunları olduğunu düşünmememe rağmen, bütün iyi niyetimle bu işi neden yaptıklarını anlamış değilim. Her neyse, herkes istediği fikri savunabilir, saygımız sonsuz. Sonsuz ama ben de "Yolun sonu belli" sloganından sonra "AB ile hangi noktadayız" tespitlerimi maddeler halinde sizlere yeniden aktarmak istiyorum. İşte son birkaç hafta içinde yaşananlardan vardığımız noktaya ve varacağımız noktaya dair benim algıladıklarım:



İmtiyazlı üyeliğe dönüyor

* AB ile müzakereler sözde bir süre önce başladı. Tarama süreci ve müzakere süreci kamuoyunda birbirine karıştı ve hala müzakere edilmiş, Türkiye'nin AB standartlarına uyduğuna dair onaylanmış tek bir başlık dahi yok.

* Alınan kesin karar ile başlayamayan müzakereler askıya alınmış oldu.

* Askıya alınan başlıklar; malların serbest dolaşımı, taşımacılık, Gümrük Birliği, tarım, balıkçılık, dış ilişkiler, mali hizmetler ve iş kurma hakkı. Bu başlıkların çok büyük önemi var. Bu başlıkları çıkardığınızda tam üyelik süreci Chirac'ın ortaya attığı imtiyazlı üyelik sürecine dönüşüyor.

* AB'den yapılan açıklamada "Bazı başlıklar hemen açılabilir" dendi, oysa dün şöyle bir karar daha alındı; "Hangi başlık açılırsa açılsın, Türkler Rum tarafını Kıbrıs olarak tescil etmezse, o başlık kapanmaz."

* AB aynı karar ile Türkiye'nin limanlarını açıp açmayacağına dair gözlem süresi koyuyor ve 2007, 2008, 2009 yıllarında rapor yazılacağını belirtiyor. Bunun anlamı çok açık; 3 yıllık bir süre için an azından ilerleme yok.



Dev ilaçla uyuşturuluyor

Sonuç: Birçok kez yazdım ama bu cümleyi bir kez daha yazacağım. Bana göre Türkiye'nin gerçekten AB süreci yok. Yoktu, son yaşananlar ile yokluğu kesinleşti. Türkiye'nin içine girdiği AB süreci bir devin beynine sıkılan ilaçla uyuşturulmasından başka bir şey değil. Avrupa, Türkiye'den her istediğini alıyor ve karşılığında hiçbir şey vermeden bizi uyuşturuyor. Bir Türk vatandaşı olarak tek bir temennim var, bu ilaçtan bir an önce kurtulmalı ve yeni senaryoları sorgulamalıyız.

Son söz: Bütün bunların yanı sıra bir de Barosso diye bir adam var. Sanki sahibimiz. Her konuda akıl veriyor, hatta Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne, yargı kurumlarına müdahale etmeye çalışıyor.



Gelirin yüzde 10'u 25 kişide

Not: Bir okuyucumuz bu haftaki Forbes dergisinde okumuş. Türkiye milyarder sayısı açısından bölgesinde lidermiş! Bana soruyor, böyle bir gelişmeye ne diyorsunuz? Açıkça maddeler halinde arz edeyim:

1- Dolar milyarderleri dediğimiz 25 kişinin serveti 75 milyonluk ülkenin milli gelirinin yüzde 10'una eşit.

2- Sayı olarak baktığımızda 25 zengin, Fransa, Japonya, İtalya, Brezilya gibi ülkelerden fazla ama aslında değer olarak baktığımızda durum çok farklı. 25 zenginimizin toplam serveti yaklaşık 37 milyar dolar. Oysa Japonya ve Fransa'da bir zenginin toplam serveti 36 milyar doları geçtiği gibi bu ülkelerdeki zenginlerin toplamı bizim gibi 36 milyar dolar filan değil 3-4 trilyon doların üstünde rakamlara ulaşıyor.

3- Bu sınıflama içinde Türkiye gibi iki en ayıplı, yani servetlerin milli gelirin yüzde 10'una ulaştığı hatta daha üstüne çıktığı iki önemli ülke var, Rusya ve Hindistan. Bu ülkelerde para yukarıda süzülüp halkın eline asla ulaşamadığı için Rusya'da en zenginlerin servet toplamı milli gelirin yüzde 30'u, Hindistan'da ise yaklaşık yüzde 23'ü. Referans / 10.04.2008 / Yiğit Bulut /



NOT : Kim bu YİĞİT : YİĞİT BULUT : KANAL D ‘de haber sunan ŞULE’( eski bakan Namık Kemal ZEYBEK ( AYDIN DOĞAN’ın bacanağı )’in kızı )’nin eşi, mülkiye mezunu çok değerli, samimi ve ülkesini ve de ülkesinin insanlarını seven, kaliteli bir ekonomist…Dumanlı Dağların Delisi.



SIRADAKİ HABER

banner209

banner191

banner148

banner145

banner179

banner176

banner190