M/V ACT isimli gemide neler oluyor

M/V ACT isimli gemide çalışmak üzere yola çıkan gemi kaptanı yaşadıklarını sosyal medya hesabından duyurmaya çalışıyor.

banner227

M/V ACT isimli gemide neler oluyor

M/V ACT isimli gemide çalışmak üzere yola çıkan gemi kaptanı yaşadıklarını sosyal medya hesabından duyurmaya çalışıyor.

09 Ocak 2016 Cumartesi 20:12
2345 Okunma
M/V ACT isimli gemide neler oluyor

Önceki yıl İstanbul merkezli Kartal Gemi İşletmeciliğinin mülkiyetinde bulunan ve BRN Deniz Taşımacılığı tarafından işletilen 4 bin 298 DWT taşıma kapasitesine sahip M/V ACT isimli Türk bayraklı kargo gemisi, Paris Memorandumu  kapsamında yapılan denetimler sonucu, Yunanistan'ın Igoumenitsa Limanı'nda tutuklanmıştı.MV ACT isimli gemide çalışmak üzere yola çıkan gemi kaptanı yaşadıklarını https://www.facebook.com/Able.Seman.Serhat/?fref=nf sosyal medya hesabından duyurmaya çalışıyor.

Sosyal medya hesabından sesini duyurmaya çalışan ve söz konusu gemide çalıştığını belirten gemi kaptanının yazdıklarını sizlerle paylaşıyoruz.

"İyi günler, 1 hafta için katıldığımız eski adı ACT Denizcilik, yeni ismiyle BRN Denizciliğe ait M/V ACT gemisinde 2 Aralık 2015 tarihinden bugüne kadar yaşadıklarımızı özetle anlatmaya çalışacağım.

Burada başımıza hayatımızı kaybetme dahil gelebilecek her türlü müessir olayda, durumumuzdan bilgisi olan Pire Başkonsolosluğu, Dışişleri Bakanlığı, Denizcilik Müsteşarlığı ve İstanbul Liman Başkanlığı başta olmak üzere tüm makamların sorumluluğu olacağını hatırlatarak erken bir suç duyurusunda bulunmak istiyorum. Ben emekli deniz subayı ve uzakyol kaptanı yeterliliğinde bir gemi adamıyım. Yeşil pasaportumuz olması sonucu Avrupa ülkelerinde vizeye ihtiyaç duymamamız nedeniyle benim gibi emekli deniz subayı/astsubayı olan diğer 5 meslektaşım ile birlikte,  ile telefonla aranarak liman/gemi ve şirket ismi söylenmeden (ki tek hatamız budur) Yunanistandan bir geminin kadrosunu doldurmak ve Türkiye Aliağa limanına 19 saat sürecek bir seyir ile gemiyi getirip bir haftada gemiden ayrılacağımız ve tüm 6 gemi adamına bir haftalık ücretin peşin verileceği vaadine kanıp 30 Kasım 2015 tarihinde Havayolu ile Atina havaalanına geldik. bizler de 19 saat seyir süresini duyunca geminin bulunduğu limanın Pire veya Elefsis olduğunu düşündük.

Havaalanında kimse karşılamayınca Atina merkeze kendimiz intikal ettiğimizde geminin Igoumenitza limanında olduğu söylendi (Arnavutluk sınırına yakın, Corfu adasının karşısında) 2100’da kalkacak otobüs için soğukta 9 saate yakın bekledik ve otobüs paralarını, kafile kıdemlimize verilen yollukla kıtı kıtına ödeyerek aç ve uykusuz geçen 7 saatlik yolculuğun ardından Igoumenitza limanına geldik. Kendi adıma bu işi kabul etmemin sebebi, 25 Aralıkta ilk celsesi olan ve katılsaydım karara bağlanacak duruşma tarihine kadar boşta olmam ve burada bahsetmek istemediğim kişisel nedenlerle verilecek ücrete çok ihtiyaç duymamdır.

Gemiye geldiğimizde gemide kaptan dahil 6 mürettabatın olduğunu, son bir ayı limana aborda, gerisi demirde olarak 7 aydan beri şirketin borcundan dolayı geminin Igoumenitza limanında tutuklu ve personel ayrılış/katılışına kapalı olduğunu, ayrıca yakıt kalmaması nedeniyle geminin karanlık olduğunu öğrendik. Bunun yanısıra geminin yıllık class sörveyinin olmaması nedeniyle yunan makamlarının, limanda sörvey yapılmadan gemiye seyir izni vermeme konusunda ısrar ettiklerini öğrendik.

Gemi kaptanından müteakip paragraflarda belirteceğim bazı arızaları öğrenince seyir izni verilene kadar gemiye katılmamaya karar verdik, şirket sıcak bakmasa da bastırdığımız için zorla geç saatte bir otele yerleştik. 2 Aralık 2015 tarihinde gemiye çok sınırlı (20 ton) yakıt alınıp seyir müsaadesi gelince gemiye katıldık. Gemi, 7 ay seyir yapmadığı için karinası ve altının komple böceklenmesi/midye bağlaması nedeniyle 4 kts sürati geçemedi ve yakıtın erkenden kritik seviyeye düşmesi sonucu 6 Aralık 2015 günü Maleas Burnu batısında Neopolis koyuna demir attık. Buraya intikal esnasında otopilot, gyro ve dümen aynı anda 24 volt problemi nedeniyle devreden çıktı, birkaç saat önce yekeden, sonra otopilot ve gyroyu devreden çıkarınca köprüüstünden yıldızlara bakarak dümen tutup Neopolis koyuna geldik. 10 Aralık tarihine kadar demirde yakıt bekledik.

10 Aralıkta gemiye yağ varilleri ile 6 ton dizel yakıt alındı ve gece hareket edildi. Ana yakıtın Siros veya Milos adasından alınacağı ve bu konuda talimat verileceği söylendi. Ancak hava koşulları sebebiyle gemi sürat yapamayınca Maleas burnunun hemen batısına, trafik hattının içine demir atıldı. 2 gün kadar havanın sakinleşmesi beklenerek 13 Aralık sabahı iyi hava koşullarında yola çıkıldı. Ancak 1600’da ana makine arızası sebebiyle kendimizi sürüklenmeye bıraktık, kaptan şirketten römorkör talep etti ve 14 saat sürüklenmenin ardından Maleas burnu 2 mil kuzeyine demir attık. Demir atmadan hemen önce echo sounder (iskandil) 40 metre derinlik gösterince demiri attık ancak gerçek derinlik 130 metre idi. Frenler demiri tutmadı, balatalar yandı ve yanımdaki gemici ile birlikte can emniyetimiz için başüstünden kaçtık, şansımıza demir hırca mapaya dayandı ve kopmadan gemiyi tuttu.

15 Aralıkta kuzeyden fırtına başladı. Bulunduğumuz yer dip tabiatı ve sahili itibarıyla demirde beklemeye müsait değildi ve kuzey rüzgarına karşı korunaksızdı. Fırtına şiddetini artırınca demir tarayarak direk kayalıklara sürüklenme ihtimali hız kazandı. Can yeleklerimizi ve inmersion süit kıyafetlerimizi hazırladık. 17 Aralık öğle saatinde gemi birdenbire dalgalara borda verdi ve şiddetle sancak/iskeleye 20 dereceden fazla yatmaya başladı. Sancak demirin dipten koptuğunu ve taramaya başladığımızı anladık.

Başta gemi kaptanı süratle başüstüne koşuldu ve iskele demir atıldı. Bu esnada sahildeki kayalıklara 2 gomino (350 metre) mesafemiz vardı ve sağımız solumuzdaki kayalıklar çok daha yakındı. Ana makinamız çalışmadığı için demir taramamız durumunda direk kayalıklara çarpacak, derinliğin fazla olması nedeniyle de batacaktık. Cansallarının bizi kurtarıp kurtaramayacağı meçhuldü, çünkü binebilsek bile sallar büyük ihtimalle kayalıklara sürüklenip parçalanacak, kaç personelin hayatta kalabileceği bilinemeyecekti.

Demir atmayı hemen müteakip kaptan, şirketten yeniden römork talep etti. Sancak demir vira edildiğinde ise demirin zincire bağlandığı kilitten koptuğunu gördük, halen sadece iskele demirimiz mevcut. 18 Aralık sabahı nihayet römorkör geldi. Römorka halat verene kadar 3 gün boyunca hepimiz ölüm kalım mücadelesi verdik. Bilahare hava sakinleşene kadar üzerimizde römork ile birlikte önce Neopolis koyuna yakın demirde bekledik, bu esnada ekibimizden bir personel bir balıkçı teknesine para vererek gemiden kaçtı, ancak otoritelere verilen bilgi sonucu yakalanarak gemiye teslim edildi.

Bilahare römorkun yedeğinde Evoia (Eyriboz) adasının güneyinde Karystos koyuna 21 Aralık erken saatlerinde demir attık. Ancak buraya gelene kadar römork bizi oldukça dolaştırdı, Siros adası, Milos adası derken kendimizi burada bulduk. Römorkun yedeğinde bir gün daha seyir yaparak Aliağa limanına gitmek için hava koşulları dahil tüm şartlar uygun olduğu halde neden halen bulunduğumuz Karystos limanına getirilip demir attığımız sorusuna bir türlü anlam veremiyoruz. 23 Aralık erken saatlerinde, önceki teşebbüsünde yakalanan personelin rescue bot ile sahile kaçtığını tespit ettik, ancak bu defa yakalanmadı. Sabah yunan sahil güvenlik ekipleri, acenta olduğunu iddia eden bir yunanlı ile birlikte gemiye gelerek personeli kontrol etmelerinin ardından gerekçe göstermeden ve sahile çıkış izni olan Shore Pass vermeden pasaportlarımızı alıp gittiler.

Kişisel olarak 25 Aralıkta mahkemem olduğu ve bizzat duruşmada bulunmak zorunda olduğum için Gemi Kaptanına gemiden inmek için dilekçe vermiştim. Normalde ayrılış ve yol masraflarını şirket karşılamak zorunda olduğu halde tüm masraflarımı kendim karşılamaya hazır olduğumu belirttim. Gemi sahibi Y.D., bana kişisel olarak söz verdi ve 22 Aralık tarihine kadar gemi nerede olursa olsun, 10000 dolar masraf da yapsa beni alacağını söyledi.

Gemiden kaçan personel de mazeretlerini öne sürerek inmek için daha önce dilekçe vermişti. Gemiden ayrılış işlemlerim başladığında son safhada, o esnada zaten bir personelimiz eksik olduğu için seyir yapamayacak durumda olduğumuz halde geminin seyre çıkacak personeli olmayacak gerekçesi ile Harbour Master çıkışımıza izin vermedi. Bu esnada diğer 3 meslektaşım da yol masraflarını kendileri karşılayarak gemiden inmek için dilekçe verdi ama liman tarafından işlem yapılmadı.

Bu konuda Dışişleri Bakanlığı Elçiliklerden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Hanımefendi ile, Pire Konsolosu Hanımefendi ve memurları ile ve dolaylı olarak Atina Büyükelçiliği ve Yunanistan Askeri Ateşeliği ile çeşitli temaslarda bulunduk. En kötü ihtimalle sizi sahilden alırız, konsolosluğa getirir, geçici pasaport vererek Türkiye’ye göndeririz denildi. Sonuçta mahkeme tarihime yetişemedim, şansıma davam 15 Ocak tarihine ertelendi. Bu periyotta 28 Aralık tarihinde bir ay için 5500 usd karşılığı yurtdışında bir gemiye katılmam teklif edildi, maalesef katılamadım. Bu arada, ekibimizden olan Başmakinistin, yerine görevlendirme yapılmadığı takdirde gemiden ayrılmasının regülasyonlar gereği mümkün olmadığını, bir yıldan beri gemide kalan eski personelin de birikmiş alacaklarını (bir yıldır maaş almıyorlar) temin etmek için gemiden ayrılmak istemediklerini belirtmek isterim.

Muhtemel insan kaçakçılığına karışan yunanlı ve isminin Georgi olduğu bilinen, benim yakın arkadaşım dediği bir kişi ile, anlattığım süreç boyunca gemiyi Aliağa’ya götürmek dışında anlam veremediğimiz türlü senaryolar oynamışlar ve kanımca oynamaya da devam etmektedir.

Bir yıldır personelini aç ve sahipsiz bırakmış, maaş ödememiş, türlü yalan ve yeminlerle gününü kurtarmaya çalışan, kendisini armatör ve gemi işletmecisi gibi gösteren, sistem içersinde düzgün ve dürüst bir şekilde işini yapmaya çalışan bizlerin anlayamadığı bir şahıstır. Öğrendiğimiz kadarıyla Y.D.’ın Yunanistana, Georgi denilen şahsın da Türkiye’ye giriş yasağı vardır. Bu gözlemler altında her iki şahsın da yukarıda atıfta bulunduğum insan kaçakçılığı dahil illegal iş ve eylemlere karışmış olabileceğini değerlendiriyorum. 28 Aralık 2015 günü Georgi denilen, kaptan olduğu rivayet edilen şahıs botla gemiye geldi ve bize “sizin ülkeniz sizi kurtaramaz, konsolosluğunuz size yardımcı olamaz, ben yardım etmezsem bir sene burada kalırsınız” diye bizimle alay etti, aklınca bizi aşağılayarak tehdit etti. Kendisine orada cevap verdik. Bu sözleri Pire Konsolosu hanımefendiye ilettim ve geçici pasaport ile çıkma opsiyonumuzun ne durumda olduğunu sordum, cevaben Dışişleri Bakanlığının firari olarak çıkmamıza sıcak bakmadığını söyledi.

Ben de istemeden ve iradem dışında zorla tutulduğum Türkiye Cumhuriyeti bayraklı bir gemiden, doğduğum, büyüdüğüm ve vatandaşı/ait olduğum ülkem Türkiye Cumhuriyetine gitmek istediğimi, bunun neresinin firar olduğunu sordum ve kim olduğu ve vasfı belirsiz bir yunanlının söylediği sözlerin demek ki doğru olduğunu söyledim, ancak yanıt vermemeyi tercih edip konuyu değiştirdiler. Bir Türk olarak bu kadar utanç duyduğum çok ender olmuştur.

Aynı gün akşam saatlerinde Acenta, yokluğumuzun geminin demirde emniyetine zarar vermeyeceğine dair bayrak devleti olan İst.Liman Başkanlığından bir yazı gelmesi halinde Liman Başkanının gemiden ayrılmamız için izin vereceğini söyledi. Durumu konsolosluk memuruna bildirdim ve 30 Aralık sabahı Konsolosluk – Dışişleri Bakanlığı – Denizcilik Müsteşarlığı kanalıyla öğlen saatlerinde İstanbul Liman Başkanlığına talep gitti. Bu satırların yazıldığı an itibarıyla İstanbul Liman Başkanlığından geminin İzmir’e intikali için tek seferlik seyir müsaadesi verildiği ve benimle birlikte bir meslektaşımın daha ayrılabilmesi için safe manning’te değişiklik yapıldığı ve Karystos Harbour Master’a gönderil(eceği)diği öğrenilmiştir. An itibarıyla yunanlı Georgi denen ne vasıfta olduğu bilinmez şahsın gemi üzerinde tasarrufunun kalmadığını değerlendiriyorum. Geminin gerçekte İzmire gidip gitmeyeceği ise tarafımızdan bilinmemektedir. Ayrıca 5 Ocak günü az önce bahsettiğim meslektaşım ve benim gemiden ayrılmamız için yerimize iki romen gemicinin görevlendirildiği konsolos hanım tarafından bildirilmiş ve Y.D. tarafından teyit edilmiş ise de hangi sebeplerle olduğu bilinmez, romen gemicilerin gelişi de diğer yalanların arasına eklenmiş bir satır haline gelmiştir. Gemide bugün itibarıyla yiyecek ve temizlik malzemesi ve tatlı su kalmamıştır. Bir miktar motorin için talimat gelmiş, deniz durumuna göre varillerle gelmesi planlanmıştır.

Gemi kaptanı yiyecek ve ihtiyaçları almak için sahile çıkmak istese de liman başkanı izin vermemiştir. Karystos Liman Başkanı keyfi uygulamalarına devam etmektedir. Biz iki kişi için çıkış müsaade yazısı gelse dahi Georgi denen adamla aralarında akçeli işler olduğunu düşündüğümüz Karystos Liman Başkanının çıkışımıza izin verip vermeyeceği meçhuldür. 10 gündür duş alamıyoruz, geminin her yanını pislik götürmektedir.

Tuvaletler ve kıyafetlerimiz rezalet, beslenmemiz sağlıksız, deniz suyunda boğulmasak bile kolera gibi ölümcül hastalıklara yakalanma yolunda ilerliyoruz. Gemide ağrı kesici dışında ilaç kalmamıştır. 3 gündür soğuk algınlığı nedeniyle sadece yatarak kendimi iyileştirmeye çalışıyorum ki zayıf düşen bünyelerimizle ne kadar dayanabiliriz, bilinmez.

Gemiye katıldığımız tarihten itibaren gördüğümüz sıkıntılar aşağıdaki gibidir:

1. Gemiye yiyecek çok az ve yetersiz miktarda alınmaktadır. Günlerce sabah öğlen akşam makarna ve bakliyat ile karın doyurmaya çalıştık. Şu ana kadar sağlıksız biçimde kas dokusu kaybederek 8+ kg verdim ve gücümü kaybettim. Diğer personel de farklı durumda değildir.

2. Gemide ne bulaşık, ne çamaşır, ne de yer veya tuvalet temizliği için deterjan mevcuttur. Pislik içinde yaşamaya bağlı olarak salgın ve ciddi hastalıklarla karşılaşmamız yakındır.

3. Geminin her yeri kakalak doludur ve uyumayı geçtim, otururken bile üzerimizde gezinmektedirler.

4. Geminin ana makinası problemlidir, bu haliyle seyir yapmak emniyetli değildir.

5. Gemide çalışan tek dizel jeneratör vardır. Diğer jeneratörler devre dışıdır. 6. Gemide aküler bitik vaziyettedir. Dizel jeneratörün durması halinde birkaç denemeden sonra yeterli gücü sağlayacak akü yoktur. 7. Emercensi yangın pompası çalışmamaktadır.

8. Kurtarma botunun motoru arızalıdır, çalışmamaktadır.

9. Inmarsat C cihazlarının borcu ödenmediği için kullanıma kapalıdır.

10. Tek demirimizin başına bir şey gelmesi halinde geminin mevcut durumda bir yere demir atma/sığınma/bekleme imkanı yoktur.

11. Igoumenitza limanından kalkışı müteakip AIS cihazı, şirket talimatı ile kapalı tutulmuştur (ki bu husus seyir için son derece emniyetsiz durumlara sebep olmuştur) Muhtemel sebep, Y.D.’ın gemiyi borçlularından kaçmak için saklamaya çalışmasıdır. Karystos limanın para cezası ile tehdit etmesi sonucu AIS cihazı açılmıştır.

12. 3 Ocak 2015 tarihinde ciddi astım rahatsızlığı olan bir personelimiz hastaneye çıkmak için müracaat ettiğinde acentadan “hastane masraflarının 2500 euro olacağı, şirket para göndermediği için bu miktarın kendisine ödenmesi halinde personelimizi hastaneye götüreceği” cevabı alınmıştır. Dünyada hiçbir yerde muayene ücreti 2500 euro olmaz. Konsolosluğun devreye girmesi de sonucu değiştirmemiştir.

13. Bir hafta için yola çıkmamız nedeniyle yanımıza sadece bir hafta idare edecek malzeme aldık. Traş bıçağı, diş macunu, iç çamaşırı, sigara, yiyecek vs. şahsi ihtiyaçlarımızı gidermemiz için dahi sahile çıkmamıza izin verilmemektedir. Sadece özel bazı durumlarda gemi kaptanı ve başmakinist ender olarak sahile çıkıp dönmekte idi ki an itibarıyla liman başkanı artık bu izni de vermemektedir.

Yanımızda nakit Euro kalmaması sonucu kendilerine sipariş veremiyoruz ve insan gibi yaşamak için kişisel ihtiyaçlarımızı temin edemiyoruz. Gemi sahibi Y.D. ile arkadaşım dediği yunanlı muhattabı Georgi, gemiyi Aliağaya götürmek dışında türlü karanlık hesaplar yapmışlar, bizleri yalanların ve oyunların arasında emniyetsiz ve aç/sefil/pis bir şekilde piyon yerine koymuşlardır

Y.D., borçları nedeniyle gemiyi Türkiye’ye getirmek istememiş, bir şekilde bu Yunanlıya veya bir başkasına, üzerimizdeki 4000 ton pik demir ile birlikte devretmek istemiş ve bu amaçla bizim anlayamadığımız bir takım planlar yapmışlardır. Bu planların içinde fırtınada can sallarına binip gemiyi terk etmek ve gemiyi yunanlı georginin ayarladığı bir geminin yedekleyerek denizde mal bulanındır prensibine göre geminin el değiştirmesini sağlamak da vardır, çok şükür ne sebeple bilinmez, uygulama safhası hemen öncesinde yürürlüğe konmamıştır.

Biz personelin canını düşünmeden, hayatımıza mal olabilecek bu muhtemel eylemleri ve karanlık hesapları konusunda ilgili makamları bir kez daha bilgilendirmek ve başımıza gelebilecek bir olayda görevini yerine getir(e)meyen bahsettiğim makamlar hakkında suç duyurusunda bulunmak istiyorum. Atina Büyükelçiliği ve Pire Konsolosluğunun hem gemi sahibi Y.D.’a hem Karystos liman başkanına diplomasi çerçevesinde baskı yaptıklarının farkındayız ancak bu baskı ve girişimler sonuç vermemektedir.

Anlattıklarımın her satırının gemi personeli tarafından doğrulanacağı konusunda hiçbir tereddütüm yoktur. 1 yıldır personeline maaş ödemeyen Y.D.’ın süreç sonunda personeline alacaklarını ödemesi konusunda içimde en ufak bir umut dahi yoktur. Burada gemiden ayrılmam durumunda yol masraflarımı da ödeyeceğini sanmıyorum ki bunu göze aldım. Yeter ki ruh ve beden sağlığım bozulmadan bu gemi denilen teneke pislik ve sefalet yığınından kurtulayım. Devletimin olaylara seyirci kalmasını değil çözüm üretmesini, ilgililerin biz Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına sahip çıkarak görevlerini yerine getirmelerini ve bizleri bir an önce kurtarmalarını talep ediyorum.

Saygılarımla.

Murat Hüseyin DEMİRAY

Uzakyol Kaptanı

E-posta: mrtdemiray@gmail.com

Gsm:0 532 3240946

Not: Bu yazıyı kaleme alana ve yayınlayana kadar fazlasıyla bekledim. Sözün bittiği yerdeyim. Lütfen kopyala/yapıştır yaparak tüm resmi ve özel platformlarda sesimizi duyurmamıza yardımcı olunuz."

Anahtar Kelimeler:
M/V ACT Gemisi
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner209

banner191

banner148

banner145

banner179

banner176