Kıyı Emniyeti, İddialara Cevap Verdi

Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü, yazılı basında yer alan ve teknik olarak konu hakkında bilgisi olmayan kişilerin maksatlı olarak ileri sürdüğünü belirttiği iddialara cevap verdi.

Kıyı Emniyeti, İddialara Cevap Verdi

KEGM: "Haberler mesnetsiz ve karalamaya yönelik"

 Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü, yazılı basında yer alan ve teknik olarak konu hakkında bilgisi olmayan kişilerin maksatlı olarak  ileri sürdüğünü belirttiği iddialara cevap verdi.

Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü'nün açıklaması şöyle:

"04.12.2012 tarihinde Şile’nin 9 mil açığında Volgobalt-199 isimli gemiye verilen arama-kurtarma hizmeti esnasında vuku bulan elim kaza sonucu hayatını kaybeden kuruluşumuz personelinin ve balıkçı kardeşimizin acısı halen yüreklerimizi yakarken, vaki kazanın oluştuğu andan itibaren gerek yazılı gerek görsel basında ya bilgi eksikliğinden yada birtakım çevrelerin etkisi altında kalınarak kuruluşumuzu ve yöneticilerini  hedef  alan asılsız, mesnetsiz ve tek taraflı haberler yapılmış ve yapılmaya devam etmektedir.

Bugün itibarıyla bir kısım yazılı basında yapılan haberler üzerine gerek idari açıdan değerlendirilen gerekse de yargıya intikal etmiş ve soruşturma aşamasında bulunan elim kaza hakkındaki gerçeklerin bilinmesi için aşağıdaki açıklamayı sayın kamuoyunun takdirine sunuyoruz.

Kuruluşumuz denizde can ve mal kurtarma görevi ifa etmektedir. Denizdeki kötü hava şartları nedeni ile herkesin sığınacak bir liman aradığı ortamda bizler denizde kurtarılmayı bekleyenlerin yardımına koşmakla mükellefiz.

Kurtarmacılık zor ve zahmetli bir iş olup 7-8 şiddetinde bir denizde can kurtarmak için denize açılan her personel yaptığı işin, taşıdığı riskin bilincinde olarak göreve çıkarlar. Kurtarma botlarındaki tüm personel gerekli ehliyet ve tecrübeye sahip olup benzeri havalarda defalarca kurtarma operasyonları geçekleştirmiş ve yüzlerce can kurtararak bu gururu ve onuru taşımışlardır.  Kuruluşumuz bu güne kadar, en son Volgobalt-199 gemisinden kurtarılan 4 kazazede de dahil olmak üzere toplam 1538 kişinin hayatını kurtarmıştır.
Can kurtarmakla görevli personelimiz, hayatlarında hiç tanımadıkları ve yardıma muhtaç kişiler denizde ölümle pençeleşirken, kendi canlarını hiçe sayarak, görevlerini cansiperane bir şekilde yapmaktadırlar.

Kuruluşumuzun sahip olduğu hizmete yönelik deniz araçları dolayısıyla kurtarma botları da kendi alanında dünya standartlarında teknik imkan ve kabiliyete sahip botlardır.

Bugün yazılı ve görsel basında çıkan haberlere ilişkin teknik açıklama aşağıdadır.

OTO PİLOT ZORUNLU DEĞİL

Kıyı emniyeti sınıfı botların mevcut tonaj durumu nedeniyle idare, klas ve uluslararası Kurallar gereği oto pilot bulundurma mecburiyeti bulunmamaktadır. Ayrıca botun tüm seyir güvenliği, can güvenliği, yangın güvenliği ile diğer güvenlik ve teçhizat kontrolü yıllık olarak yapılan liman ve klas denetimleri esnasında kontrol edilip, bu kontrol sonucu gemilere denize elverişlilik belgesi verilmektedir.
 
Oto pilot ya da diğer adıyla Gyro pilot; gemilerin normal hava ve deniz şartlarında, uzun intikal seyirleri esnasında kullanılan ve dümenci personelin kullanılmasının istenmediği durumlarda gemi kaptanının talimatı ile devreye alınan ve dar sularda, liman manevralarında, kötü hava koşullarında, arama kurtarma faaliyetlerinde kullanılmayan bir sistemdir.

Oto pilotun çalışıp çalışmamasının yaşanan elim kazayla ilişkili olarak gemi emniyeti açısından teknik olarak hiç bir olumsuz etkisi bulunmadığı gibi, kötü hava şartlarında kullanılması son derece sakıncalıdır. Ayrıca oto pilotun faal olmadığına dair tüm kayıtlar ilgili mercilere de verilmiştir.

AKÜNÜN KAZAYLA İLGİSİ YOK
 
Ayrıca, bitik olduğu iddia edilen emergency akünün, ana makine ve su jeti sistemlerinin çalıştırılması ile kısaca botun seyir emniyetine aykırı yada mani hiçbir etkisi ve ilgisi bulunmamaktadır.

Emergency akü grubunda beheri 2x180 amper gücünde birbirini yedekleyen 2 grup olmak üzere toplam 4 adet akü bulunmaktadır.

Bu akülerden 2 adedi seyir ve GMDSS sistemleri (haberleşme) için,  diğer 2 adedi ise emergency aydınlatma için kullanılmaktadır. Emergency aydınlatma için kullanılan akülerden sadece 1 adedinin amperajının sıfır olduğundan bahsedilmektedir.
Birbirini yedekleyen bu 4 adet aküden birisinin amperajının sıfır olması durumu bile sistemin çalışmasına ve emergency aydınlatma işlemine engel teşkil etmemektedir.

HABERLER MAKSATLI

Basında yer alan arızalı bot ifadesi, gerçeği yansıtmayan, tamamen mesnetsiz, denizcilik alanında bilgi sahibi olmayan, mühendislik açısından gerekli teknik donanımı bulunmayan bir takım çevrelerce ifade edilmek suretiyle kamuoyunda infial yaratılmak suretiyle Kuruluşumuzu ve yöneticilerini karalamaya yönelik gerçek dışı iddia ve ifadedir. Oysaki bu akü grubunun tahrik ve sevk sistemlerinin çalışması ile yani botumuzun ana makinelerinin çalışması ile hiçbir ilgisi yoktur.

Kuruluşumuz her olayda olduğu gibi, bu olay öncesinde de deniz araçlarıyla ilişkili, planlı bakım tutum ve seyir emniyetinin gerektirdiği tüm hususları zamanında ve eksiksiz olarak yerine getirmektedir. Kıyı Emniyeti 7 botumuzun da söz konusu seyrine kalkışından hemen önce ana makine de dahil olmak üzere, her türlü sistemleri kontrol edilmiş ve buna ilişkin gerek bot makinisti, gerekse bot kaptanımızdan seyir emniyetine mani bir durum olmadığı teyidi alınmıştır.

Kuruluşumuzu ve yöneticilerini asılsız, mesnetsiz ve tek taraflı haberlerle kamuoyu nezdinde karalayanlar hakkında gerekli yasal yollara başvurulmuş olmakla birlikte; aynı zamanda gerçeği yansıtmayan bu iddialar, başta bu elim kazada yakınlarını kaybeden aileleri, personelimizi ve dolayısıyla kuruluşumuz ile denizcilik camiamızı derinden üzmektedir.

Kuruluşumuz can ve mal kurtarmakla sorumlu olup, devletimizin bize vermiş olduğu görevleri bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da yapmaya devam edeceği hususunu değerli kamuoyunun bilgi ve takdirlerine sunarız.

KIYI EMNİYETİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ "


Hürriyet Gazetesi ne yazmıştı?

Konuyla ilgili Hürriyet Gazetesi Orhan Can/Fatma Aksu imzalı haber yapmıştı. Hürriyet Gazetesi'nin haberinde şu iddialara yer verilmişti:

Fırtınalı havada yardıma giderken, daha Şile Limanı’ndan ayrılmadan kayalara çarparak batan kurtarma botunun arızalı olduğu ortaya çıktı. Bottan kayalıklara atlayarak hayatta kalan Ahmet Kasarcı, kazadan sonra verdiği ifadesinde, botun motoru durduktan sonra Kaptan Cemil Özben’in bir kişiyi telefonla arayarak, “Makine kaput. ‘İş akdinizi feshedeceğim’ demiştiniz. Şimdi biz ölüyoruz, ne biliyorsanız yapın!” dediğini söyledi.
4 ARALIK sabahı İstanbul müthiş bir fırtınayla uyandı. Ancak kızılca kıyamet Boğaz’ın Karadeniz girişindeydi. Volgo Bolt 199 gemisi şiddetli rüzgâra ve dev dalgalara dayanamayarak ortasından kırıldı. Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü’nden Şile Limanı’nda bulunan KEGM-7 Acil Müdahale Botu personeline “Olay yerine çık” talimatı verildi. Kaptan Rıfkı Çırtlık ve ekibi botla iç mendirek başına kadar iki sefer gitti ancak dev dalgalar nedeniyle denize açılamadı. Rıfkı Çırtlık denize açılamadığını raporlayarak merkeze iletti. İddiaya göre Rıfkı Çırtlık’a yanıt olarak, “Savunmanı yaz, istifanı ver, botu boşalt” denildi.

‘DERHAL ŞİLE’YE GİT’

Botun bir diğer kaptanı Cemil Özbey o gün izinliydi. Telefonda arayan bir kişi, “Derhal Şile’ye git, Rıfkı Kaptan’dan botu teslim al ve kurtarma operasyonuna katıl” talimatı verdi. Eşi Günay Özben’in anlattığına göre, Cemil Özben telefondaki kişiye, “Gerekçeniz nedir? Bugün ben vardiya istirahatindeyim. Beni niye gönderiyorsunuz? Orada görevli kaptan var, o çıksın” diye direndi. Telefondaki kişi ısrarla, “Hayır sen gideceksin. Ya botu alıp çıkacaksın ya da istifanı vereceksin” dedi.

‘BENİ DE BOĞACAKLAR’

Cemil Özben telefonu kapattıktan sonra eşine, “Başıma gelene bak. Dedem de denizde boğuldu. Beni de denizde boğacaklar” diye fısıldadı. Bu sırada telefon bir kez daha çaldı. Telefondaki kişi Cemil Özben’e, “Derhal denize çıkman lazım” dedi. Cemil Özben de beraberinde tecrübeli bir ekiple çıkmak istediğini söyledi. Bunun üzerine Ahmet Kasarcı ve Seçkin Özdemir, Harem’den Şile’ye gönderildi. Cemil Özben evden çıkarken eşine, “Şile’ye gideceğim ama ben de denize çıkmayacağım” dedi.

‘ÇIKMAZSAM KOVACAKLAR’

Cemil Özben Şile’ye vardığında ilk karşılaştığı kişi denize çıkmayan ekibin çarkçısı Ali Çiftçi oldu. Ali Çiftçi yanından selam vermeden geçen Cemil Özben’e, “Cemil Kaptan selamsız sabahsız geçtin, hayırdır?” diye sordu. Cemil Özben de Ali Çiftçi’ye, “Ali, ne dediler bana biliyor musun? Eğer kurtarmaya çıkmazsam, iş aktimizi feshedeceklermiş” dedi. Cemil Özben daha sonra denize açılmak istemeyen Rıfkı Çırtlık’la bir araya geldi. Denize birlikte açılmayı teklif etti. Rıfkı Çırtlık’ın verdiği yanıt çarpıcıydı, “Gitme. Ölüme gidiyorsun.”

Kaptan Cemil Özben, Çarkçıbaşı Mehmet Genç, Yağcı Turgay Sarıboğa ve Ahmet Kasarcı tekneyle denize açıldı. Ancak limanın çıkışında ağır bir dalga yiyen su jetleri durdu.

‘MAKİNE KAPUT’

Tekne sürüklenmeye başladı. Tekneden tek kurtulan Ahmet Kasarcı o anı şöyle anlattı: “Makine off olunca, Cemil Kaptan dev dalgaların kayalara çarptığı tekne parçalanmadan hemen önce telefonla bir yetkiliyi aradı. Telefonla konuştuğu kişiye, ‘Makine kaput. ‘İş akdinizi feshedeceğim’ demiştiniz. Şimdi biz ölüyoruz, ne biliyorsanız yapın!’” dedi. Rıfkı Çırtlık’ın anlattığına göre de, kazada hayatını kaybeden Mehmet Genç kendisini arayıp, “Biz karaya gidiyoruz, bizi kurtarın” diye yardım istedi.

Kara ekibi olsa kurtulurlardı

KIYI Emniyeti Genel Müdürlüğü’nde çalıştığı için ismini vermek istemeyen bir kaptan, 4 kişinin ölümüyle sonuçlanan bot faciasının nedenlerini şöyle anlattı: “Helikopter deniz üzerinde boş boş geziyordu. Helikopterden halat atılsa hepsi kurtulmuştu. Cemil Kaptan tekne kayalara çarptıktan sonra denize indi. İki kez de liman taşlarına çıkmaya başardı. Bu esnada karada tahlisiye personeli yoktu. Çünkü Genel Müdürlük sayılarını düşürmüştü. Eğer 72 saat vücudu soğutmayan, özel kıyafetli, özel donanımlı kara tahlisiyesi hazır bekletilseydi o teknedeki herkes kurtulabilirdi. Arkadaşlarımız göz göre göre gittiler.”

Hangi vicdanla yaşayacaklar

KAPTAN Cemil Özben’in ağabeyi, Beykoz Belediyesi’nin AK Partili eski Meclis Üyesi Hasan Özmen “Bu kazanın aydınlanması için mutlaka Salih Orakçı görevden alınmalı. Orakçı ve ekibi katildir. Bu kadar insanın ölümünden sorumludur. Hangi vicdanla yaşayacak. Ömür boyu ona katil gözüyle bakacağım. Benim gözümde çocukları bilerek ölüme gönderdi” dedi.

İhmal üstüne ihmal

Şile’de 4 Aralık’ta yaşanan faciadan büyük ihmal çıktı. Belgelere göre kayalıklara çarpa çarpa batarak 4 kişinin hayatını alan kurtarma botunun otomatik pilotu arızalıydı ve bu kazadan 8 gün önce biliniyordu. Ayrıca motoru çalıştırmaya yarayan emergency akülerden biri boştu.

ŞİLE Limanı’ndan, Rus gemisinin mürettebatına yardım etmek için çıkmaya çalışırken motorunun stop etmesi sonucu kayalıklara çarparak batan KEGM-7 Acil Müdahale Botu’nun arızalı sefere çıktığı ortaya çıktı.

OTOMATİK PİLOT DEVREDIŞI

Belgelere göre, Kaptan Cemil Özben, Çarkçıbaşı Mehmet Genç ve Yağcı Turgay Sarıboğa ile kazazedelere yardım etmeye çalışan balıkçı Mümin Akgün hayatına mal olan botun otomatik pilotu arızalı. Ayrıca acil durumda stop eden su jetli motoru çalıştırmaya yarayan emergency akülerden biri boş, diğer 4’ü ise eksik güçte. Kıyı Emniyet Genel Müdürlüğü’ne görevli tüm bot ve teknelerin haftalık bakımları yapıldıktan sonra formlar merkeze gönderiliyor. Şile’de batan KEGM-7 Acil Müdahale botunun haftalık kontrollerini de botun kaptanlarından Serkan Dinç 26 Kasım 2012’de yaptı. Serkan Dinç botun otomatik pilot mekanizmasının çalışmadığını tespit etti. Arızayı tuttuğu raporla Kıyı Emniyeti’ne bildirdi. Tahlisiye Daire Başkanlığı’nda çalışan bakım personeli de raporu imzalayarak Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü’ne havale etti. Bot o günden sonra tamir görmedi, kazanın olduğu gün otomatik pilotu çalışmıyordu.

EMERGENCY AKÜLERİ BİTİK

KEGM-7 botunun kaza günü mesaide olan kaptanı Rıfkı Çırtlık ve Çarkçıbaşısı Ali Çiftçi’nin, Deniz Hizmetleri Daire Başkanlığı’na kazadan bir gün önce gönderdiği raporda ise, KEGM-7 botunun emergency akü grubunun ömrünü tamamladığını ve acil olarak değiştirilmesini isteniyor. Rapora göre acil durumda stop eden su jetli motoru çalıştırmaya yarayan emergency akülerden biri boş, diğer 4’ü ise eksik güçteydi.

İLK KAPTAN BURNU VURDU

KEGM-7 Acil Müdahale Botu’yla ilgili bir diğer belge de, kazanın olduğu gün Rıfkı Çırtlık’ın teknenin önünü yanaşma sırasında iskeleye vurduğuyla ilgili hazırladığı rapor. Rıfkı Çırtlık ve makinist Ali Çiftçi, Rus gemisinin battığı ihbarı geldikten sonra limandan çıkmaya çalışıyor. Ancak dalgalar nedeniyle limandan çıkış yapamıyorlar. Rıfkı Çırtlık limana yanaşırken aşırı rüzgâr nedeniyle botun ön tarafını iskeleye dokunduruyor. Teknenin bağlanmasına yarayan ön usturmacalardan biri kaynağından kırılıyor. Rıfkı Çırtlık ve Ali Çiftçi birkaç saat sonra Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü’ne durumu yazılı bildiriyor. Bu rapor üzerine Rıfkı Çırtlık yerine kaptan Cemil Özbey evden çağırıldı ve denize açılması talimatı verildi.

ARIZALI BOTUN BELGELERİ ORTAYA ÇIKTI

Aküler motor için çok önemli

ADINI vermek istemeyen Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü’nden emekli bir kaptan, 7 numaralı botun kayalıklara çarpmasıyla ilgili şunları anlattı: “Emergency aküleri kurtarma botlarında bulunan tüm seyir cihazlarını besler. Ayrıca jeneratör devre dışı kaldığında makine dairesi dahil geminin tüm aydınlatmasının çalışmasını sağlar. En önemlisi de motorun stop etmesi durumunda jeneratöre elektrik takviyesi yaparak makinanın çalışmasında görev alır. Makine stop ettiği zaman emergency aküleri 3 dakika içerisinde çalışıp motoru tekrardan aktif hale getirir. Şile’deki faciada kurtarma botunun motoru devre dışı kaldı. Akünün ömrü bitmiş olduğu için de motor tekrardan çalıştırılamadı. Gemi sürüklenerek kayalara çarptı.”

YORUM EKLE
YORUMLAR
Umut Metin
Umut Metin - 6 yıl Önce

Bence bu işte esas kilit sözü söyleyecek kişi botun vardiyada olan kaptanıdır. Sonucunda ölüm olan bir olayda çıkıp şerefiyle olanları anlatmasını bekliyorum. Eğer söylendiği gibi "çıkamıyorsan istifa et" dendiyse aynı cümle rahatlıkla başka birisine de söylenebilir. Böyle bir durum yoksa o zaman neden vardiya dışındaki kaptanın bota çağrıldığını da yine kendisi açıklamalıdır. Ancak şuana kadar ses seda yok.

Bu olaydan umarım gerekli merciler ders çıkarırlar. Tüm denizcilere selametler, pruvanız neta olsun.

ahmet öztürk
ahmet öztürk - 6 yıl Önce

iddia edildiği gibi denize çıkmıyorsan istifanı ver denmiş mi? onun cevabını göremedim

Selim Yıldırım
Selim Yıldırım - 6 yıl Önce

Bende merak ettim. Önceki çıkamam diyen kaptan istifa ettirilmiş mi? O neden çıkacaksın diye zorlanmamışta bu zorlanmış? İnsiyatif kaptanda değil mi? Allah rahmet etsin ölünün arkasından konuşmak bizim kültürümüzde yok ,insanın aklına takılıyor yani başarsaydı kahraman olacaktı.

Kurdoğlu Muslihiddin Reis
Kurdoğlu Muslihiddin Reis - 6 yıl Önce

Kaza talihsiz bir kazadır. Bu kazayı fırsat bilen akbabalar da fırsattan istifade etmeye çalışmaktadır. Talihsiz kaza elbette araştırılmalıdır. zaten bu konuda gerekli araştırma incveleme yapılıyor. Ama akbabaların da sabrının olmadığı anlaşılıyor. Hazır araştırılmaya başlanmışken sektöre üşüşmüş bu "akbabala"rın da bir araştırılması hiç fena olmayacak. Günün sözü: "Besle akbabayı, yesin leşini"...

Ahmet Şimşek
Ahmet Şimşek - 6 yıl Önce

Konuşanların söyledikleriyle yorumluyoruz.Sadece orada olanlar kendi arasında konuşsun istiyorsanız o başka. Olması gereken giysileri yokmuş üzerlerinde,eğer 7-8 kuvvetinde denizde kurtarma yapamayacaklarsa denize yüzmeye gidenleri mi kurtaracaklar.??

Mustafa
Mustafa - 6 yıl Önce

Olay oldugunda orda olmayanlar yattıkları yerden ahkam kesiyolar yok elbiseymiş falanmış filanmış o havaya astronot olsa dayanmaz. Orda omayan kişilerin yaptıkları yorumlar tamamen yanlı yorumlardır canı yanan onlardan biri olsaydı emin olun bu tepkilerden çok daha fazlasını yapardı. Ayrıca bu yapılan yorumların sahipleride umarım bi gün böyle bir sonla karşılaşırlar

Selim Yıldırım
Selim Yıldırım - 6 yıl Önce

Akbabalara fırsat vermemek lazım ama kıyı emniyetinin bu tür görevler için daha idmanlı,fizik,beceri olarak donanımlı elemanlar alması gerekmez mi? Gerekli giysilerini bile giymemişler,ne yani giysilerini de Genel Müdür mü emredecekti de giyeceklerdi??

M.genç
M.genç - 6 yıl Önce

bu işi o kadar iyi bildiğiniz çok belli.Benim eşimin ilk işi değil bu kaptan bey, bu arada niye adınızı açıklamadığınızıda çok merak ediyorum kimden neden çekiniyorsanız.Benim eşim 11-12 yıldır kıyı emniyeti genel müdürlüğünde şerefiyle çarkçıbaşı olarak görev yapan bir aslandı.(Genel müdürünün tabiriyle) O aslanlar bu kurum için o kadar değerliydilerki Kıyı emniyeti genel müdürlüğünden bugün 26.gün bir Allahın kulu arayıpta başsağlığı bile dilemedi.Benim eşim 8-9 luk çok hava şartlarında da çalıştı.Çünkü görevi can kurtamaktı.Bu işin zorluklarını bilerek ve kendi isteğiyle mesleğini sürdürüyordu ki sizde çok iyi bilirsiniz ki bottakilerin önce kendi can güvenliği vardır.Herkes oturduğu yerden ahkam kesmeye bayılıyor Karadenizin o 15 metrelik dalgasında 360 derece dönebilen batmayan bot diye tabir edilen ama kayalıklara çarptığında parçalanan uyduruk bot la hayat kurtarmaya çalışan aslanlarımızın yaşağıdı elim kazayı Allahım kimselere yaşatmasın.Lütfen oturduğunuz yerden de o ortamı görmeden atıp tutmayın.

kaptan
kaptan - 6 yıl Önce

konuyu iyice irdelemek gerekir.bizim meslekde kazalar herzaman öplandadır ve enaza indirilmesi için nelerin yapıldığını hep birlikte biliyoruz.bilmeyenle re tavsiyen yazı yazmadan önce bir bilene danışım.burda amaç gayet açık seçik bellidir.genel müdür uzun süredir bu görevde ve harcanması gerekir. bu görevde ölmeninde var olduğunu bilerek bı şirkete girmek için kimbilir hangi siyasilerin kapısını aşındırdınız.yoksa kuruluşun adında belirtilediği gibi"gemi murtarma" yani hernekadar görevi tehlikedeki gemileri kurtarmak olsada isminde belirtilen kurtarma,yani neden kötü havada botları çıkarırsın da adamlar kazaya maruz kalır.şimdi neolacak? bizim işimizin bir parçasıdır kazalar.vatan gazetesindeki yazıya yaşadığım olayı facebook sayfamda paylaşarak bir yorum yaptım orada daha net bilgiler i-okyanuslarda kıyısı olan abd ve diğer ülkeleri düşünelim.hangi hava şartlarında hizmet veriyorlar.eğer bu hizmeti vermeye yemiyorsa bu kuruluş personeline tavsiyem evinde otursunlar sakın ha bir daha böyle operasyonların yapıldığı görevleri üstlenmesinler.çünkü gemiler ağır deniz şartlarında kazaya maruz kalırlar.normal deniz şartlarında değil.akbabalarada genel müdürü yemek istiyorsanız başkalarının naaşı üzerinden değilde göğsünden vurmayı deneyin.

ARİF ALTU
ARİF ALTU - 6 yıl Önce

ahmet cavit gur
ahmet cavit gur - 6 yıl Önce

bizim meslekte hasetlik eski bir hastalik.bugunku kegm yonetimi belki de gelmis gecmis en basarili yonetim.bir kaza olmus kotu hava sartlarindan.vurun abaliya.siz hic bir doktorun baska bir doktor aleyhinde rapor tuttugunu duydunuz mu? ya da bir hakimin baska bir hakime ceza verdigini.. cok enderdir bu haller.fakat denizcilikte boyle olmaz.hasetler firsat bekler.denizciye en buyuk kotuluk yine denizciden gelir.ben sehitlerimize gani gani rahmet dilliyorum.yakinlari na sabir ve dayanma gucu temenni ediyorum.olayi tenkit edecekleri de sagduyulu olmaya cagiriyorum.


banner112
SIRADAKİ HABER

banner209

banner191

banner148

banner145

banner179

banner176