Karaburun Köyleri Çevre İçin Birleşti

Balık çiftlikleri, taş ocakları ve rüzgâr enerjisi santrallerinin tehdidi altında yaşayan İzmir'in Karaburun Yarımadası sakinleri, büyük bir çevre buluşması başlattı.

banner106

Karaburun Köyleri Çevre İçin Birleşti

Balık çiftlikleri, taş ocakları ve rüzgâr enerjisi santrallerinin tehdidi altında yaşayan İzmir'in Karaburun Yarımadası sakinleri, büyük bir çevre buluşması başlattı.

18 Ağustos 2013 Pazar 01:02
2672 Okunma
Karaburun Köyleri Çevre İçin Birleşti
Karaburun köyleri çevre için birleşti

Uzun zamandır balık çiftlikleri, taş ocakları ve rüzgâr enerjisi santrallerinin tehdidi altında yaşayan İzmir'in Karaburun Yarımadası sakinleri, büyük bir çevre buluşması başlattı. Perşembe günü İzmir'e doğru yürüyüşe geçen sakinler; kapsamlı bir bilgilendirme etkinliği yapıyor. Bugün 10.30'da  Cumhuriyet Alanı'nda buluşacak olan Karaburunlular, yatırımların yol açtığı tahribatı yerinde görmek için keşif yolculuğuna çıkacak.

Önce Yaylaköy’deki rüzgâr enerji santrallerinin doğa ve kırsal yaşama etkilerini, sonra da Küçükbahçe-Salman-Parlak köylerindeki balık çiftliklerinin zararlarını tespit edecek sakinler, pazar günü de Karaburun Belediye Salonu’nda gerçekleşecek panele katılacak. Yarımadanın sorunları, çözüm ve mücadele yollarının tartışılacağı panelin moderatörlüğünü Prof. Dr. Ümit Erdem yapacak.

Geçtiğimiz yıllarda pek çok bağımsız yürüyüş ve panel düzenleyen, ayrıca hukuksal yollara da başvuran yarımada sakinleri, temiz enerjiye karşı olmadıklarını sadece yaşam alanlarının, zeytinlerinin, keçilerinin yok edilmesine karşı olduklarını özellikle belirtiyor.
 
“Biz plansız, yereli yok sayan, sürdürülebilirliği olmayan, doğal kaynaklarımızı hızla ve ölçüsüzce tüketen yatırımlara karşıyız.” diyen Karaburun Kent Konseyi açıklamasına şöyle devam ediyor:
 
“Karaburun Yarımadası Doğu Akdeniz Havzası’nın en bozulmamış bölgesidir. Yarımada; aralarında Akdeniz foku, ada martısı, kızıl şahin, ada doğanı ve küçük kerkenez gibi küresel ölçekte koruma altında olan türlerin de bulunduğu nadir bitki ve hayvan varlığıyla çok zengin bir biyoçeşitliliğe ve ekosisteme sahiptir.
 
Hurma zeytini, nergisi, sümbülü, enginarı, erkenci mandalinası, kara keçileri ve peyniri, değerli balık ve diğer deniz ürünleriyle Karaburun Yarımadası kendiliğinden bir doğal ürün markasıdır. Yarımadanın, doğal değerleri ve bununla birebir örtüşen kalkınma potansiyeliyle, bütüncül bir yaklaşımla korunmasını istiyoruz. Aksi halde burası da insan ve doğa yaşamında sözü dahi edilemeyecek ölçüde kısa vadeli yatırımlara feda edilecek.”
 
Anahtar Kelimeler:
çevreKaraburun
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner209

banner191

banner148

banner145

banner179

banner176