Kaptanın Ölümü ve İlginç Rastlantılar

10 haziran 1997 de dünya denizciliğin GEBZE tankeri kaptanı iken 10 metreden koferdama düşerek vefat eden görev şehidi Nihat Ekşi'nin vefat yıldönümü ve ilginç rastlantılar..

banner227

Kaptanın Ölümü ve İlginç Rastlantılar

10 haziran 1997 de dünya denizciliğin GEBZE tankeri kaptanı iken 10 metreden koferdama düşerek vefat eden görev şehidi Nihat Ekşi'nin vefat yıldönümü ve ilginç rastlantılar..

10 Haziran 2007 Pazar 10:57
2255 Okunma
Kaptanın Ölümü ve İlginç Rastlantılar

Kaptan Nihat Ekşi'nin Vefat Yıldönümü

01.02.1945 Rize - İkizdere doğumlu olan Nihat Ekşi; 1965 yılında kabataş Erkek Lisesi'nden mezun olduktan sonra Yüksek Denizcilik Okulu'na girmiş ve bu okuldan 1969 yılında mezun olmuştu.

Sinirlenip heyecanlanınca kekeleyen pepe dünya tatlısı bütün petrolofis tüpraş ditaş botaş product tankerciler rafineriler dolum tesisleri çalışanları kılavuz kaptanlar römorkörcüler palamarcılar kısaca bulunduğu sektörde çok sevilen şahsına münhasır soyadı ekşinin aksine tatlı bir insandı.

Mezun olduğu 1969 yılında sınıf arkadaşları okul yıllığında onun için şunları yazmışlardı:

"İster bedene sar, ister volta at

İstersen hiç kalkma saatlerce yat

Yalnız senden sınıfça ricamız:

Şu hamsi pilavından bizler için tat.

Sabahları üç güçlü arkadaşının çelik bilekleri onu yatağından adeta Sökerek kaldırabilirdi. Tek şikâyeti derslerinin yatakhanede yapılmamasıdır.Beykoz fabrikaları onu 46 numara ayakkabılarla teçhiz eder. Uzun ayakları üzerinde yükselen heybetli kalıbına rağmen bazen bir çocuk kadar saftır. Zeytinyağlı yemeklere ve domatese düşmandır nedense…"

Nihat Ekşi kaptan; 10 haziran 1997 de dünya denizciliğin GEBZE tankeri kaptanı iken 10 metreden koferdama düşerek vefat ederek görev şehidi oldu. Gemi Çanakkale Boğazından kılavuz kaptan ile geçti ve varış limanı olan İzmite kadar kaptansız olarak devam etti. Burada gemiye Kaptan olarak yıllar sonra kendisi de görev şehidi olacak Lütfü Berk iltihak etti.

İşte Kaptan Nihat Ekşi'nin ölümünden sonra meydana gelen ilginç rastlantılar:

  • 10 haziran 2007 tarihinde yani Nihat Ekşi kaptanın vefatının tam 10. öüm yıldönümünde ailesi erkek torun sahibi oluyor.
  • Kazadan hemen sonra askeri helikopterle naaşı gemiden alındı gemi kaptansız yoluna devam etti.
  • Gebze tankeri 10.06.97 de çanakkale boğazını güney kuzey kaptansız kılavuz kaptanlı geçti.
  • Vefat eden Nihat Ekşi kaptanın yerine atanan ve gemiyi İzmitte kaptansız teslim alan kişi; yine yıllar sonra kaza sonucu hayatını kaybedecek olan Lütfü Berk (Lütfü Baba) idi.
  • Baba Lütfü de, Nihat Ekşi kaptan da gemi üstünde 10 metreden düşerek vefat ettiler. Her ikisi de 52 yaşında vefat etti. Biri ardında 3 yetim biri 2 yetim bıraktı.

DenizHaber.Com

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
K. E. 2007-06-10 20:10:03

Yokluğunu her bir gün, her bir hücrende an be an yaşadığın birinin bu dünyadan ayrılıp da uzak bir yerlere gittiği o günün ardından araya giren ve katedilen her bir 365 gün 6 saatin takvimlerdeki adıdır ölüm yıldönümü. o'nunla geçirdiğin günlerin, yılların ardından ayrılık gelip de çattığında kapanan binlerce yazılmış sayfasına, yine o'nunla dopdolu ama o'nsuz bir dünyanın izdüşümlerini yazmaktır kelime kelime, satır satır... giderek azalmanın verdiği acıdan ziyade, o'nunla, o henüz yaşıyorken hisetmediğin kadar bütünleşmektir bir anlamda da ne yazık ki. bir aradayken çok da fazla önemsemediğin dakikaları, saatleri, ayları ve yılları; her bir ânıyla bir kez daha yaşamak zorunda olmanın ve birlikte yaşayacağın "yeni" zamanların bir daha olmayacağının bilincine varıldığı bir yıllık takvimdir ölüm yıldönümü. gözünü kapattığın an sana hâlâ ve bu kadar yakın olan birinin, aslında bilmediğin ve çok uzak bir yerde olduğunu kavradığın her bir ayrı günün çetelesidir. tarifsiz bir çetele. günlerin üzerine attığın her bir çeltik, o günü nasıl yaşadığını kimseciklere haber vermez. "bir gün daha başlıyor", "bir gün daha bitiyor"ların ardı arkası kesilmez sürekliliğini, her gün ve her gece bir kez daha yaşamışsındır da o'nsuz; geçivermiştir işte bir sene üzerinden ayrılığın... "daha kaç sene özleyeceğim seni?" diye sorarsın, cevap alamazsın. bir aşk-ı kıyamettir her soluğun da, yorulmazsın nefes almaktan... sevgin bir sevdaya, o başlıbaşına bir masala dönüşür her geçen gün, her geçen saat. kıyıda köşede kalmış her yazısını toplarsın .ölümünün ardından geçmiş olan 10 seneyi tamamladığın gün, aynı hayretle bakarsın bu kavrama. 10.yıldönümü! ölüm yıldönümü! 10 yıl dediğin, yıldönümü dediğin nedir ki? anlar bir asır gibiyken...



Gidişinin ardından tam 10 sene geçti işte. şimdi elimde biriktirmiş olduğum tüm zamanların tek bir güzü kaldı. rüzgarı üşütmüyor... güneşi yakmıyor. yağmuru tek tek akıttığım gözyaşlarımı gökyüzünden katıklayıp, toprağına götürüyor... senin toprağına... ruhun şâd olsun Ekşi Kaptan...

Avatar
Ahmet ŞEN 2007-06-11 00:34:25

Her ikiside genç yaşta kaybettiğimiz pırlanta gibi deniz emekçileri idi.İsimlerini yaşatmak adına;BÜYÜK LİMAN KAPTAN LÜTFÜ BERK KILAVUZLUK İSTASYONU sözünün gerçekleşmesini dilerim.

Dünya Denizcilik Suay Umut Bey G lerden şaşmaz.

Off shore tekneler daha uzun ömürlü oluyor.

Bu kadar römorkör üretimimiz var,sektörümüzden birileri ön ayak

olursa neden NİHAT EKŞİ ismi milli üretimimiz bir römorkörde yaşamasın.

Tüm sektörümüzü bu görev şehitlerimizin isimlerini yaşatmaya davet ediyorum.



Saygılarımla,

Avatar
Mustafa Bağcılar 2007-06-11 16:45:55

Kendisini Petrol Ofisinie giriş yılımız olan 1987 Ağustos ayında tanıdım.1997 yılında da Altunizade camiinden ebedi aleme uğurladık.Adını yaşatmak yeni denizcilere onun meslek ahlakından örnek aldırmak gerek.Ayrıca bir gemi Kaptanının Koferdam üstünde hayatını kaybetmesi de zaten başlı başına bir sorumluluk ve görev bilinci dersi.Onunla deniz hayatında çok anılarımız oldu.Gerçekten tam bir denizci idi.



Allah Rahmet Eylesin.

Avatar
Vedat KUZEY 2007-06-11 16:56:12

POAŞ gemilerinde beraber çalışma şerefine nail olduğum dünya iyisi Ekşi ağabeyin Ölümünün 10. yılında ruhu şad olsun. Allah Rahmet eylesin.Ailesine ve yakınlarına sabırlar diler ve adının uzun yıllar torununda yaşamasını dilerim. Vedat Kuzey Makine/79

Avatar
Dündar Kantarcı 2007-06-12 01:35:26



Babası, İkarus'a çok alçaktan uçarsa nemli havanın kanatlarını ağırlaştıracağını söyler. Çok yükseğe çıkarsa da güneş, balmumunu eritecek, kanatları yakacaktır.

İkarus anlamış görünür; ama semayı ufukta görenlerin yükselmesini engellemek ne mümkün...

Aydınlığa doğru yükseldikçe yükselir İkarus...

Ta ki güneş, kanatlarını tutan balmumunu eritene kadar...

O zaman, yanık kanatlarla Ege'nin sularına düşüp kaybolur.

Azat olmanın, tırmanmanın, aydınlığa uçmanın karşı konulmaz çağrısı, ona pahalıya mal olmuştur.

İkarus'uydu Türk denizciliğinin...

Onun kadar tutkundu hürriyetine...

Bilgi için, meslek için, her tehlikeyi göze alacak kadar gözü kara ve ona ulaşana dek yılmayacak kadar tutkuluydu.

Güneş, yükselmesini sağlayan kanatlarını kavurduğunda dahi vazgeçmedi yükselmekten...

Bu, hürriyetin bedeliydi.

Ve geri dönmek, ona göre değildi.

Bireysel yeteneği, merakı, çabası ve tutkusuyla kısa zamanda çok yükseklere çıkan "İkarus"; orada kanatlarının yanacağını fark etse de ışığa uçmaktan vazgeçmedi.

"Sağanak altında sığınak"tı dostlarına...

Huzur içinde yatsın.

Avatar
Timuçin Burali 2007-06-14 23:58:18

" kaptan amca beni geçerken

karşı kıyılara bırakır mısın?

oralarda ne mi var? herşey

çocuklar, sesler, ışıklar var

bayramlar ve her türlü uzaklar



kaptan amca beni bırakır mısın

gittiğin kıyıların ötesine?

oralarda ne mi var? herşey

oralarda çalgı var, sevinç var



kaptan amca beni götürmez misin

gittiğin güzel yerlere şimdi?

uzakların tutkusu nicedir

çöller gibi yakıyor içimi "



afşar timuçin

Avatar
Z. Tankal 2007-06-16 00:09:33

Hayatının rotasına ve yaşam alanına kimseyi karıştırmamak, nereye gittiğini kendi belirlemek ve ve o yöne doğru tek başına gidecek gücü olmak... "ben" olmanın yanında hırsı, yalnızlığı, kariyerizmi de çağrıştırıyor.

kendi hayatında bile olan herşeyden haberi olmuyor bazen insanın. kendi hayatının kaptanı olmak da buna çözüm değil, çünkü kaptanlar kaptan köşkünde, dümenle, pusulayla, hava durumuyla ilgilenirken gemilerinde neler döndüğünü kaçırabiliyorlar. kendi hayatımızın yönetimi dahil herşeyi paylaşmaya açık olmak; "bu benim hayatım" konusunda hassasiyeti abartmamak gerekiyor. özgürlük bazen minimal birşeydir, sınıfta en arkada oturmaktır,kendi gemisinin kaptani olmak.

Hayatı dış etkenlerin rüzgarına kapatıp, rotayı istenen yöne doğru çizmektir.

geminin dayanıklılığı ve dahi kaptanın mahareti, zamanın bir yerinde kendini gösterir.

ancak, göze almayı gerektiren bir durumdur. günahlar da sevaplar da kaptanın mülkiyetindedir.

bazısı gemisini , yükünü , mürettebatını , zabitanını veya kendini kurtaramaz...

Avatar
Ohannes Gürünlüoğlu 2007-06-16 00:45:24

Yanılgı: detayları fark etmek, bütün olası işaretleri ve bunların anlamlarını değerlendirmek çabasında (açıklığında, mertebesinde, frekansında) olmadan da biz, karsımıza çıkan rastlantıları* anlayabilir ve bunları kendi hayatimiz için layıkıyla kullanabiliriz.



Gerçek: duygularımızı ve olan olayları, olayların içindeki kişileri ve ayrıca kendimizi ayrı ayrı değerlendirebilmeyi, her adımda yeni ve başka şeyler fark edip, yeni gerçekler keşfetmeyi bırakmadıkça biz, mucizeler(rastlantılar) olmaya devam edecektir.

banner209

banner191

banner148

banner145

banner179

banner176