Kahraman Babanın Cesedi Bulundu

Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü'ne bağlı arama-kurtarma ekipleri saat 15:15' de kıyıdan 90 mt açıkta kahraman baba Cemal Tayfun Gökhan'ın cesedini buldular.

banner106

Kahraman Babanın Cesedi Bulundu

Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü'ne bağlı arama-kurtarma ekipleri saat 15:15' de kıyıdan 90 mt açıkta kahraman baba Cemal Tayfun Gökhan'ın cesedini buldular.

22 Kasım 2007 Perşembe 19:13
1772 Okunma
Kahraman Babanın Cesedi Bulundu

Kahraman Babanın Cesedi Bulundu

Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü'ne bağlı arama-kurtarma ekipleri saat 15:15' de kıyıdan 90 mt açıkta  kahraman baba Cemal Tayfun Gökhan'ın cesedini buldular.

Denize düşen minik kızını kurtarmak için kendini azgın dalgalara atan babanın trajedisi, insan hayatında herşeyin anlık olduğunu bir kez daha ortaya koydu.

Bir lojistik firmasında yönetici olan Cemal Tayfun Gökhan, 18 Aralık Pazar günü eşi Aleksandra, 6 yaşındaki kızı Aylin, 11 yaşındaki oğlu ve kayınbiraderi Colombiya uyruklu Carlos Franklin ile denizi izlemek için Rumeli Feneri sahiline gelmişlerdi. Dayısı Franklin ile denizi seyreden ana okulu öğrencisi minik Aylin, azgın dalgaların çarpması sonucu kayalıklara düşerek hayatını kaybetmişti. Aylin'i kurtarmak için denize giren baba Cemal Gökhan ise dalgalar arasında kaybolmuştu. Olayda yaralanarak Amerikan hastanesine kaldırılan anne Aleksandra Gökhan ve kardeşi Carlos Franklin taburcu edilmişti.

Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü'ne bağlı ekipler olayın meydana geldiği saatten bu yana aralıksız olarak aramalarını sürdürmekteydi.

DenizHaber.Com

 

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
m.levent büyükşener 2007-11-22 20:46:03

hayatının en güzel yıllarında elim bir kaza sonucu aramızdan ayrılan sevgili kardeşim ve kızının kederli ailesi ile yakınlarına sabırlar dilerim.BAŞIMIZ SAĞ OLSUN !!!!!!

ruhunuz şad mekanınız cennet olsun.........

Avatar
İlke İnme 2007-11-23 23:54:45

arkanda kalanlara ihanet etmektir.



sen gideli neredeyse bir yıl olacak soner. günüme dokunduğun zamanlardı. geçen yıldı. sondan bir önceki güneşindi senin. sahildeydi şehir. denizin içindeydi sanki. yokuştu şehir, yokoluştu. bütün gün yürüdük. kapıları çaldık, insanlara gülümsedik. çıkarsızdı, ardı şeffaftı gülüşümüzün o gün. sıcaktı, yaz ortası. en rahat ayakkabılarımız, en dağınık saçlarımızla yürüdük şehirde, akşama kadar. üniformalıları bile sevdim ben o gün. bizi takip ediyorlardı, hatırlıyor musun? onları bile sevdim, onlara bile gülümsedim. yaşlı bir otobüste türkü söyledin sen. otobüsün yüzü eskiydi, kimleri gördüğünü anımsamaya çalışıyordu yıllardır. sen türkü söyledin, ağırlığınca güldün. aydınlandı otobüsün yüzü, fısıldadı kulağıma "bu çocuğu unutamam kızım, nasıl genç, nasıl da kaynıyor kanı." gülümsedim. sus artık dedim sana o gün soner, affet beni. sondan bir önceki güneşindi.



göz gözü görmezken tuttun elimi, "kardeşim, bak nasıl da karanlık gece sen bir gülsen, ah bir gülsen aydınlanacak, yıldızlar bayram edecek, yanıp yanıp sönecekler, festival olacak gökyüzü. bu şehrin umutsuzluğu kalenin üzerinden uçup gidecek." dedin. güldün yine, ağırlığınca güldün. denizdeki su kadar, gözlerindeki yeşil kadar güldün. ben de güldüm. ateşin etrafı bir avuç insan, bir dünya umuttu. gençti hepsi, gülüşleri mutlaka biraz kırık. bağlamayla sevişti biri, biz türkü söyledik. davetsiz misafirdik bağlamayla onun arasında. kızmıştı hatırlıyor musun? son yıldızın, son türkün olduğunu bilse kızmazdı.



uyandım. kocaman siyah bir inek bacağımı yaladı, haber verircesine. uyandım, kimse yoktu. ufka baktım, kıyı kalabalıktı. koştum. sadece sol kolunu gördüm giderken soner. gülüşüne bakamadım son bir kez. senin bir daha asla basamayacağın toprağa bastım yalın ayak. asla sesini dinleyemeyeceğin deniz kabuklarına bastım. dinlemiştik bildin mi? çok mu sevdin o sesi soner? bu türkü kahverengi, içinde kaybolmak istiyorum demiştin. o sesi de böyle mi sevdin? içinde kaybolmak mı istedin?



aradık seni. seni dememeliyim, bedenini. ruhun ara sıra sığmazdı bedenine, kaçıp bize dokunurdu. yine de aradık bedenini. yalın ayak, günlerce aradık. kayalara tırmandık, şehrin umutsuzluğunun surlarına takılıp kaldığı kalenin dibinde, önümüzdeydin. baktım, pişman değilim. unutamıyorum bedeninle son karşılaşmamı. annem çok kızdı sonra, aklında güzel görüntülerle kalsaydı arkadaşın, bakmasaydın dedi. dedim ki onun ruhu güneştir, kötülüğü yakıp kavurur, güzelliği aydınlatır. biz yine o yaşlı otobüsle döndük soner, sen önümüzde son model bir minibüsün içinde. bak şimdi, reva mı bu? yaptın yine yapacağını, bir de gıdıklar dalga geçersin sonra. ruhunu denize, bedenini toprağa hediye ettin. kaç kürek toprak eder ki bedenin, ruhunun karıştığı sonsuz denizin yanında? kaç demet kırmızı karanfil isterdin üzerinde? ne yazsaydık başucundaki taşa? kaç kez gitme diyerek ağladım yattıgın toprağın başında bilmiyorum. ölüme baktım, gözlerim yandı. gözlerim yandı, kaybolduğun deniz gözlerimden boşaldı.



şimdi beni duyuyorsan, dünya hala güzel bir yer değil soner. istediğin gibi özgür değiliz biz de. sen biraz paketleyip göndersen şu sonsuzluktan bu taraflara nasıl olur? bir şiir söyledim arkandan, dalga seslerine karıştı sesim. ali gelip sırtımı sıvazladı. yokluğun cehennemin öbür adıdır dedim, üşüyorum kapama gözlerini...

banner209

banner191

banner148

banner145

banner179

banner176