İDO Yabancıya Satılırsa Ne Olur?

Perşembe Rotası yazarı Prof. Dr. Necmettin Akten, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş'ın İDO'ya Avrupa ve Körfez ülkelerinden talip var sözlerini yorumladı...

banner217

İDO Yabancıya Satılırsa Ne Olur?

Perşembe Rotası yazarı Prof. Dr. Necmettin Akten, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş'ın İDO'ya Avrupa ve Körfez ülkelerinden talip var sözlerini yorumladı...

31 Temmuz 2009 Cuma 02:21
1895 Okunma
İDO Yabancıya Satılırsa Ne Olur?

İDO YABANCIYA SATILIRSA NE OLUR?

Perşembe Rotası Yazarı, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş'ın İDO'ya Avrupa ve Körfez ülkelerinden talip var sözlerini yorumladı...
 
İDO, karasularımız içinde yolcu-araç taşımacılığı yapan AŞ statüsünde bir İBB iştirakidir. 815 Sayılı Kabotaj Kanunu’na göre bu şirketin yabancılara satılması halinde karasularımızda taşımacılık yapabilmesi için Türk şirketi olma konumunu sürdürmesi gerekir. Bunun için de, ortaklarının yüzde 51’i Türk uyruklu olmak ve yabancı hisselerin nama muharrer (adı sanı belirlenmiş) olma gereği vardır.

Bu şartları yerine getirmeyecek bir satış hem Şehir Emini’nin itibarını sarsar, hem de Türk hukukunun dışarıda yanlış yorumlanmasına ortam hazırlar. Ayrıca, İDO’nun yabancı şirket statüsüne dönüştürülmesi durumunda, şirketin sahibi olduğu gemiler, Türk gemisi olma niteliğini yitireceğinden yolcu ve araç taşıması bir anda duracaktır.

Prof. Dr. Necmettin Akten 

Kabotaj Kanunu ne diyor? 

TÜRKİYE SAHİLLERİNDE NAKLİYATI BAHRİYE

(KABOTAJ) VE LİMANLARLA KARA SULARI DAHİLİNDE

İCRAYI SAN'AT VE TİCARET HAKKINDA KANUN 

          Kanun Numarası              : 815

          Kabul Tarihi                     : 19/4/1926

          Yayımlandığı R.Gazete     : Tarih : 29/4/1926 Sayı : 359

          Yayımlandığı Düstur         : Tertip : 3   Cilt : 7   Sayfa : 759 

             Madde 1 – Türkiye sahillerinin bir noktasından diğerine emtia ve yolcu olıp nakletmek ve sahillerde limanlar dahilinde veya beyninde cer ve kılavuzluk ve her hangi mahiyette olursa olsun bilcümle liman hidematını ifa etmek yalnız Türkiye sancağını hamil sefain ve merakibe munhasırdır

             Ecnebi sefaini ancak memaliki ecnebiyeden almış oldukları yolcu ve hamuleyi Türk liman ve limanlarına ihraç ederler ve Türk liman ve limanlarından ecnebi liman ve limanlarına gidecek yolcu ve hamuleyi de alırlar.

             Madde 2 – Nehirler ve göller ve marmara havzasiyle boğazlarda bilumum kara sulariyle kara sularına dahil bulunan körfez, liman koy ve sairede vapur, romorkör istimbot, motörbot, mavna, salapurya, sandal, kayıt velhasıl makine, yelken, kürek ile müteharrik merakibi kebire ve sagire ile tarak, prizman, maçuna, algarina, şat ve her nevi  nakliye ve su dubaları limyo, sefaini tahlisiye ve emsali ile şamandıra, sal gibi sabit ve sabih vesait bulundurmak ve bunlarla seyrüsefer ve nakliyat icra etmek suretleriyle ticaret hakkı Türkiye tebaasına munhasırdır.

             Madde 3 – Kara suları dahilinde balık, istridye, midye, sünger, inci, mercan, sedef ve saire saydı, kum ve çakıl ve saire ihracı ve gerek sathı bahirde ve gerek ka'rı bahirde mevcut kazazede sefain ve merakiple enkazı metrukenin ihraç ve tahlisi dalgıçlık, arayıcılık, kılavuzluk, deniz bakkallığı, bilcümle Türk vesait ve merakibi bahriyesi derununda kaptanlık, çarkçılık, katiplik, tayfalık ve amelelik ve saire icrası ve iskele, rıhtım hammallığı ve bilümum deniz esnaflığı icrası Türkiye tebaasına munhasırdır.

             Madde 4  – Hükümet, muvakkaten ve hiç bir hak temin etmemek şartiyle ecnebi tahlisiye gemilerinin icrayı sanat etmelerine ve Türk tahlisiye gemilerinde ecnebi mütehassıs ve kaptan ve tayfa istihdamına müsaade edebilir.

            Madde 5 – Bu Kanunun 1 inci maddesi hükmüne aykırı olarak Türkiye limanları arasında kabotaj yapan gemilerin kaptanlarına ve yabancılara ait deniz taşıtlarının sahiplerine bin Türk Lirasından yirmibeşbin Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir. Donatanı yabancı olan gemilerle yabancılara ait sair deniz taşıtları, idarî para cezası tahsil edilinceye kadar elverişli bir limanda masrafları kendisine ait olmak üzere tutulur. Bu Kanunun 2 ve 3 üncü maddelerinde  belirtilen  yalnızca  Türk vatandaşlarına  tanınan  hakları  kullanan  yabancılara beşyüz Türk Lirasından beşbin Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir ve gemi ve sair deniz taşıtları seferden alıkonulur.

Birinci fıkrada yazılı olan idarî para cezalarına o yerin mülkî amiri, diğer idarî tedbirlere liman başkanı tarafından karar verilir.

             Madde 6 – İşbu kanun ahkamı 1 temmuz 1926 tarihinden muteberdir.

             Madde 7 – İşbu kanunun icrasına Ticaret ve Adliye Vekilleri memurdur. 

Türk Bayrağını çekme hakkı ve mükellefiyeti:

             I - Şartları:

             Madde 823 – ( Değişik: 20/4/2004 – 5136/2 md.)

Her Türk gemisi Türk Bayrağı çeker.

Yalnız Türk vatandaşlarının malı olan gemi Türk gemisidir.

Birlikte mülkiyet esaslarına göre birden fazla kişilere ait olan gemiler, pay çokluğunun Türk vatandaşlarına ait olması şartıyla Türk gemisi sayılırlar.

Türk kanunları uyarınca kurulup da;

1. Tüzel kişiliği haiz olan teşekkül, müessese, dernek ve vakıfların malı olan gemiler idare organını teşkil eden kişilerin çoğunluğu Türk vatandaşı olmak,

2. Türk ticaret şirketlerinin malı olan gemiler, şirketi idare ve temsil etmeye yetkili ortakların çoğunluğu Türk vatandaşı olmak ve şirket sözleşmesine göre oy çoğunluğu Türk ortaklarda bulunmak, anonim ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketlerde ayrıca payların çokluğunun nama yazılı ve bir başkasına devri şirket yönetim kurulunun iznine bağlı bulunmak,

Şartıyla Türk gemisi sayılırlar.

Türk ticaret siciline tescil edilen donatma iştiraklerinin malı olan gemiler; paylarının yarısından fazlası Türklere ait ve iştiraki idare ve temsil etmeye yetkili müşterek donatanların çoğunluğu Türk vatandaşı olmak kaydıyla Türk gemisi sayılırlar.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Tamer Belgin 2009-07-31 17:04:36

istanbul'a metro ve kentsel dönüşümü tamamlamak adına yapılacak özelleştirmeler.

yok hayır, kesinlikle borçları kapamak için değil, daha fazla lale ekmek için de değil.... lütfen öyle düşünmeyiniz.

ordan gelen parayla bütçe açığı kapanır mııı hiç?





bir türk özelleştirme klasiği olarak %51'i yabancı ortaklı türk şirketler grubuna yine verilecek sosyal hizmetlerimiz.

şöyle biraz da halka falan arz ederler. gönlümüz olur...



zaten türkiye'de hangi kurum makyajlanmaya başlasa anlayın ki orada bir özelleştirme olmak üzeredir. yapılan özelleştirmeleri benzetecek bir durum bulmak gerekirse; kafasına mafya tarafından silah tutulan bir adamın fabrikasını paraya sıkıştığı için tetikçilere yok pahasına devretmesidir.

ha bu şirketler zarar falan da etmemiştir, igdaş 2007'de 65 milyon, ido'da 45 milyon ytl kar etmiş şirkettir.



alana hayırlı, satana ders olsun.

igdaş'a gazprom girer gibi. ya da bir arap şirketi bekliyorum.

Avatar
Bir Uzak Yol Kaptanı 2009-07-31 17:10:50

Türk Bayrağını çekme hakkı ve mükellefiyeti:I - Şartları:

Madde 823 – ( Değişik: 20/4/2004 – 5136/2 md.)o zamanlar armatörün ucuz gemi adamı çalıştırma düşüncesi ve yabancı bayraktaki gemileri Türk bayrağına çekme amacı ile yapılmıştır.Ancak o zaman gelen romen ,ukraynalı personel bile gemilerimizdeki kötü şartlardan dolayı kaçmışlardır.Bugün Filipinli gemi adamları bile Türk gemi adamlarına nazaran daha iyi şartlarda çalışmaktadır. 2004 yılında yapılan bu düzenleme 815 sayılı Kabotaj Kanununa aykırı ve yasal değildir.Birileri iptali için başvursa herhalde iptal edilebilir.Kabotaj kanunu %51 olarak yorumlanamaz.Böyle yorumlanması halinde örneğin cer ve kılavuzluk hizmetleri ve her türlü liman hizmeti vermenin, Türk bayraklı gemilerin tekelinde bırakılmasının nasıl olacağı ilgililer tarafından açıklanmalıdır.Ayrıca İstanbul barosunun 1 temmuzdaki açıklamasını okumanızı tavsiye ediyorum.http://www.istanbulbarosu.org.tr/Detail.aspCatID=1&SubCatID=1&ID=4296. Böyle komedi ve insanın gözünün içine bakarak aldatmak olmaz ,eğer kabotaj kanunu varsa bunu %51 olarak yorumlamak mümkün değildir.Bunu hukuk fakültesinden yeni mezun bir avukat bile bilir.

Avatar
Teoman Konan 2009-07-31 17:19:05

kadir topbaş tarafından özelleştirileceği açıklanan şirket.

türkiye'de devlete ait bir işletme güzel makyajlanıp, iyi hizmet vermeye çalıştırılıyorsa özelleştirilecektir varsayımını tekrar doğru kılan şirkettir aynı zamanda.

türkiye'de altın yumurtlayan tavukların satışına devam projesinin bir sonraki ayağı.



2009 yılına girmemize rağmen hala web standartları, erişilebilirlik, kullanılabilirlik gibi kavramlardan bi haber son derece lame karakterlere web sitesini hazırlatan kurum. evet evet, hala safari, firefox, chrome hiçbirşey ifade etmiyor bu adamlar için. onca yeniliğinin yanında bir tanesi var ki, dillere destan: otomatik kapı. böyle bir hidrolik sistemiyle vapur yanaştıktan sonra açılıyor, öyle kurtlanıp da vapur yanaşmadan atlamak yok. ne güzel, medeni işte. sonra da bir platform açılıyor ve iskeleye inişi sağlıyor, bu da güzel. ama bu platformun eğimi sağlıklı inip binmeyi olanaklı kılmadığı için ve de bu eğimle başa çıkabilmeyi sağlayacak korkuluklar sadece iki uçta bulunduğu için, bırakın yaşlı veya engelli arkadaşları, benim diyen gencin tehlikesiz bir şekilde binmesi ve inmesi mümkün olmamış.



ya kardeşim, bir yolcu vapurunun fonksiyonu nedir? yolcu taşımak. o zaman ilk neye bakarsın: i) denizde güvenli seyredebilir mi? ii) yolcular hızlı ve güvenli bir şekilde binip inebilir mi? şimdi sen bunlardan bir tanesini sağlayamıyorsan, ben ne diyeyim senin yaptığın işe? al işte, lodos da birazcık sallayınca vapuru, o çok modern ve yepyeni vapurun seferlerini ancak 5-10 dakikalık rötarlarla gerçekleştirebiliyorsun, o da inerken ve binerken insanları "ha düştüm ha düşeceğim" diye korkutarak.



at gözlüğüyle bakmakla suçlanacak bir durum değil bu, beklenti aslında basit ve anlaşılır: herkes işini yapsın, onu da bir zahmet düzgün yapsın. sen işini düzgün yapmayıp, üzerine bir de "sizin için yapılmayanı yaptık" diye ortalığı çınlatırsan, ben de gördüğümü söylerim, kusura bakma. böyle zeka ötesi bir vapur iskele mekanizması, gerçekten de dünyanın başka yerinde yapılmamıştır; o açıdan aslında dediğinde de haklısıniz.

Avatar
KADRİ TOPÇU 2009-07-31 18:53:02

KABOTAJ; Bir devletin kendi limanları arasında yük ve yolcu taşıyan tüm gemilerinin kendi bayrağını taşıyan ve kendi vatandaşları ile donatılan gemiler olmasına ve yer hizmetlerinde limanlarda da tamamen kendi vatandaşlarının çalışabileceğine hükmedilmesi hakkıdır.



Osmanlı Devleti’nin önem vermediği veya veremediği kabotaj imtiyazı, 1535 yılında Türk gemilerinden tamamen alınmıştır. Ancak, 1923 yılında imzalanan Lozan Antlaşması ile, kabotaj imtiyazı yabancı gemiler için kaldırılmış, 1 Temmuz 1926 gününden itibaren de Türk kıyılarındaki kabotaj imtiyazı, Türk gemilerine tanınmıştır. 19 Nisan 1926 tarih ve 815 sayılı “Türkiye Sahillerinde Nakliyatı Bahriye (Kabotaj) ve Limanlarla Karasuları Dahilinde İcrayı Sanat ve Ticaret Hakkındaki Kanun ile Türk kıyılarında kabotaj hakkı, Türk Bayrağını taşıyan gemilere ve Türk vatandaşlarına hasredilmiş bulunmaktadır.



Kabotaj Kanunu; Türkiye Limanlarında her türlü yük ve yolcu taşıma hakkının Türk bayraklı gemilere ve Türk vatandaşlarına ait olmasına dair bir kanundur. İşte bu kanunun yürürlük tarihi olan Temmuz ayının ilk günü bu nedenle Kabotaj ve Denizcilik Bayramı olarak kutlanır. Osmanlı İmparatorluğu dönemin en güçlü imparatorluklarından birisi olması nedeni ile Akdeniz ve Karadeniz’i Türk gölü haline getirilmesine rağmen denizlerdeki ticaret hakkını elinde tutamamış ve 18. yy başlarında kapitülasyonların verdiği haklara dayanarak yabancı ülkeler tüm ticaret hayatını ele geçirmişlerdir. Kabotaj hakkı, devletler hukukuna göre 1921 Barcelona Sözleşmesinde, 1944 Chicago konvansiyonunda açıkça belirtilmektedir.



1 Temmuz 1926 tarihinden itibaren kutlamakta olduğumuz Kabotaj Bayramının Ulusal Egemenliğimiz açısından büyük önemi tartışılmaz bir gerçektir. 13 Nisan 1926 tarihinde yürürlüğe giren 815 sayılı “Türkiye Sahillerinde Nakliyatı Bahriye (Kabotaj) ve Limanlarla Karasuları Dahilinde İcrayi Sanat ve Ticaret Hakkında Kanun”un Türk Denizciliği ve Deniz Ticaretine kazandırdığı faydaların yanında Türk Vatandaşlarına sağladığı ayrıcalıklı katkılar da önemlidir.



Zira, Kabotaj Kanununun 1. maddesi ile, Türk kıyılarında bir noktadan başka bir noktaya yük ve yolcu taşıma ticareti, kıyılarda limanlarda çeki römorkaj kılavuzluk hizmetleri ile tüm liman hizmetleri yerine getirme hakkı Türk bayrağına sahip gemiler ve deniz vasıtalarına aittir.



Yine Kabotaj Kanununun 3. maddesi ile yabancılara yasaklanan meslekler sayılmıştır.



Bu meslekler arasında balık istiridye, midye,inci, mercan, sedef avcılığı, kum, çakıl ihracı kazazede gemi kurtarma, enkaz kaldırma, batık çıkarma, dalgıçlık arayıcılık, kaptanlık, çarkçılık, tayfalık, amelelik, rıhtım hamallığı ve bilumum deniz esnaflığı yabancılara yasaklanmıştır.



Kabotaj Kanununun 4. maddesi kurtarma-yardım hizmetlerinde dahi yabancı gemilerin çalışması yabancı kaptan gemi adamı mütehassıs eleman istihdamı Bakanlar Kurulunun iznine tabidir.



Hal böyle iken yabancı şirketlerin çoğunluk hisseyle ihaleye katılmasında hiçbir sakınca görmeyen Özelleştirme İdaresi Başkanlığı, Kabotaj Kanunu'nu farklı şekilde yorumluyor. ÖİB yetkilileri, liman ihalelerinde her şeyin yasal olarak düzenlendiğini belirterek "Bu kanun, seyr-ü sefer ile ilgili konuları kapsıyor, liman işletmeciliğini değil. Yabancı şirketlerin ihaleye katılmasında hiçbir sakınca görmedik. Yabancılar tek başına ya da Türk ortakla liman ihalesine katılabilir. Yabancıların liman işletmesinde yasal hiçbir sakınca yok" diyor. Pek çok siyasetçi, bürokrat ve akademisyen de bu görüşe katılmaktadırlar. Hatta Kabotaj hakkının kaldırılmasını isteyen ve “bu kabotaj bayramı değil sabotaj bayramıdır” diyenler bile vardır. Liman hizmetlerinin çok uluslu şirketlere devredilmesi halinde; cer ve kılavuzluk hizmetleri ve her türlü liman hizmeti vermenin, Türk bayraklı gemilerin tekelinde bırakılmasının nasıl olacağı Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından açıklanmalıdır.



Limanların Özelleştirme ile Karasuları egemenliği de, işletme hakkının devredildiği çok uluslu şirketlerin etkisi altına girmiş olacağı açıktır. Osmanlı İmparatorluğu’nun İngiltere’ye verdiği kapitülasyonlar ve imtiyaz hakları ile önce İngiliz gemileri bir süre Ege’de bayrak dolaştırmaya başlamış ve bir süre sonra da İzmir limanı ve gümrük idaresi Osmanlıdaki azınlıkların kontrolü altına girmiştir. ABD’nin Karadeniz’e açılması da 1825 yılında yapılan bir anlaşmanın sonucunda gerçekleşmiştir. Şimdi globalleşme adı altına özelleştirme ile İzmir ve Samsun limanlarını devralacak çokuluslu şirketler arasında örtülü olarak Ermeni Diasporası ve Yunan Şirketlerinin olduğu söylenmektedir.



1950 öncesi İstanbul bağlantılı Akdeniz Ege ve Karadeniz limanlarımız arasında yapılan yolcu gemisi seferilerinin bugün hiçbiri kalmamıştır. Yani yabancıların kanunen yapamadığı bu işi artık biz de fiili olarak yapamamaktayız.



Kabotaj hakkının getirdiği iki önemli sınırlamanın biri Türk limanları arasında çalışma hakkının Türk bayraklı gemilere ait olması iken diğeri de Türk bayraklı gemilerde Türk vatandaşı personelin çalışması idi. 21.12.1999 tarihinde yürürlüğe giren 4490 sayılı Türk Uluslar arası Gemi Sicili kanunu ile zaten kabotaj hattında Türk bayraklı gemilerde yabancı uyruklu personel çalıştırılmasına imkan sağlanmıştır.



Bugün pek çok Avrupa Birliği ülkesinin Avrupa Birliğine dahil diğer ülkelere karşı bile koruduğu kabotaj hakkı, bugünkü uygulaması ülkemizde delik deşik edilmiş durumdadır.



Büyük Atatürk’ün Kasım 1937’de TBMM’yi açarken söylemiş olduğu “Denizciliği Türk’ün Milli ülküsü olarak düşünmeli ve onu az zamanda başarmalıyız” direktifi doğrultusunda ulusal denizciliğimizi, ülkemiz ve milletimizin gelişmesi ve refahı için çok ileri düzeylere ulaştırmanın azmi ve kararlılığı Kabotaj Kanunu ve bu kanun nedeniyle kutlanan Kabotaj ve Denizcilik Bayramına sahip çıkmakla ortaya konabilir.

Avatar
BİR UZAK YOL KAPTANI 2009-07-31 19:12:09



Özelleştirmelerle Kabotaj kanunu 2004 de iyice sulandırılmaya çalışılmıştır.Yarın bu hakkımızı elimizden iyice alacaklar.2004 de çıkarılan kanunda Türk Bayrağı ile kast edilen gemidir. Limanlar veya Kılavuzluk ,Römorkaj hizmetleri asla bu kanuna göre yorumlanamaz KABOTAJ KANUNU BU KONUDA ÇOK AÇIK VE NETTİR.Ama Müsteşarlık en son yürürlükte olan Kılavuzluk ve Römorkaj yönetmeliğine Kabotaj Kanununa açıkça aykırılık teşkil etmesine rağmen %51 ibaresini koymuştur.Bugün bırakın %51 i bazı limanlarda çoğunluk hissesi yabancının eline geçmiştir.Örneğin Mersin Limanında da Hamdi Akın %51 hissesini de satacağını söyleyebilmektedir.Bu durumda ne olacaktır?

Yabancı şirketler Türkiyedeki partnerleri vasıtası ile yerli şirketler kurmakta , kazandıkları parayı Ülke dışına çıkarmaktadır.Bu yerli gözüken şirketlerin ikincil hatta üçüncül köküne bakıldığında vergi cenneti adalarda kayıtlı kime ait olduğu bulunamayan şirketler olduğu görülmektedir.

2004 de bu kanuna itiraz etmesi gerekenler bugünde itiraz etmezse

1-Tüm Limanlarımız yabancı tekellerin eline geçecektir.

2-Kılavuzluk ve Römorkaj işleri yabancıların eline geçecektir

3-Türk Armatörü bu nedenle yabancılar ile rekabet edemez hale gelecektir

4-Ticaretin ana arteri olan limaları ele geçiren yabancılar Ticarette eskiden olduğu gibi üstün duruma geçecektir.

Avatar
MERT CERTKALI 2009-07-31 19:21:47

HOCAM BU NE BİÇİM İŞ ? KABOTAJ KANUNU HADIM EDİLMİŞ KİMSENİN HABERİ YOK.BARİ SEN BU %51 İŞİNİN PERDE ARKASINI ANLAT DA MİLLET ÖĞRENSİN.EMİNİMKİ BU KONUYU EN İNCE AYRINTISINA KADAR BİLİYORSUN VE EMİN OL Kİ TARİHİ BİR SORUMLULUK TAŞIYORSUN.

Avatar
H.Hüseyin Dostukem 2009-07-31 20:33:46

AKILCI OLMAK LAZIM,BAHİS KONUSU SATIŞTAN GELMESİ BEKLENEN MİLYAR DOLARLARI GARANTİSİ OLMADAN HİÇBİR YABANCI BURAYA GETİRMEZ.YÖNETİM HAKKI OLMADAN %49 LA BU PARAYI KİMSE YATIRMAZ , AKIL İŞİ DEĞİL.TİCARETİN KURALLARINA AYKIRI..BİR YOLUNU BULUP GETİRECEK OLSA BİLE ZATEN BANKALARDAN KREDİ ALMAK ZORUNDA .BUNLARDA YABANCI BANKA OLUR. BİR ŞEKİLDE PARAYI ÖDEYEMEYECEK DURUMA DÜŞERSE BANKAYA SEN YABANCISIN ALAMAZSIN MI DİYECEKSİN?BU MÜMKÜN DEĞİL .ÖYLEYSE YİNE MERSİNDE OLDUĞU GİBİ BİR EMANETÇİ BULURLAR. KILIFINA UYDURURLAR.ULUSLAR ARASI TAHKİMLEDE KENDİLERİNİ KORUMAYA ALIRLAR.BİZDE KOYUN GİBİ SEYREDERİZ DEĞİLMİ HOCAM?

Avatar
Prof.Dr. S.Aydın ŞALCI 2009-07-31 20:43:24

Geleceğimiz için bu son derece önemli konuyu gündeme getirmesi nedeniyle Sn. Prof.Dr. Necmettin AKTEN'i kutluyorum. Söylenecek o kadar çok şey var ki; sadece ikisini söyleyeceğim.

1) Bu satışın yabancılara da olabileceğini aklına getirenlere, Yüce ATATÜRK'ün Türk Gençliğine hitabesini okumalarını tavsiye ediyorum.Bilmem anlatabildim mi ?

2) Başlar ayak, ayaklar baş olursa böyle olur. Üniversitede kendime asistan dahi yapmayacağım liyakatsiz kişiler zirvelerde dolaşır ve gözleri, haketmeden daha da yukarılarda olursa böyle olur.

Saygılarımla...

banner209

banner191

banner148

banner145

banner179

banner176