İdarede uzman kadrolar iş başında

İzmir Liman Başkanı Levent Köleteli, denizcilik ile ilgili kamu kurumlarında, yüksek eğitim almış kişilerin görev yaptığını, bu durumun denizciliğe katkısı olduğunu söyledi.

banner227

İdarede uzman kadrolar iş başında

İzmir Liman Başkanı Levent Köleteli, denizcilik ile ilgili kamu kurumlarında, yüksek eğitim almış kişilerin görev yaptığını, bu durumun denizciliğe katkısı olduğunu söyledi.

08 Mayıs 2006 Pazartesi 16:52
1868 Okunma
İdarede uzman kadrolar iş başında

DENİZCİLİKTE UZMAN KADROLAR GÖREV BAŞINDA

Son 3 yıldır denizcilik kurumlarında, denizcilik eğitimi alanlar çalışıyor. Bürokrasi azaldı, zaman kaybı önlendi. 16 günde sona eren işlemler şimdi bir günde tamamlanıyor.

İzmir Liman Başkanı Levent Köleteli, son yıllarda denizcilik ile ilgili kamu kurumlarında, yüksek eğitim almış, üst düzeyde yeterliğe sahip kişilerin görev yaptığını, bu durumun da denizciliğin ve deniz ticaretinin gelişimine önemli katkısı olduğunu söyledi. Köleteli, uygulanan sistem sonucunda sektör ile idarenin aynı dili konuştuğunu ve sorunların daha çabuk çözüme kavuştuğunu dile getirdi.

Dünya ülkelerinde bu durumun uzun süredir uygulandığını Türkiye’nin ise bu duruma son yıllarda adım attığını vurgulayan İTÜ Denizcilik Fakültesi kökenli Köleteli, “Son yıllarda Denizcilik Müsteşarlıkları ve Bölge Müdürlüklerimizde istihdam edilen personel sayısında artış söz konusu. Bu artış, denizci personelin istihdamına yönelik politikalardan kaynaklanıyor. Bölge müdürlüğümüzde 128 personel görev yapıyor. Bu personelden 43 kişi denizcilik ile ilgili fakültelerden mezun. Liman Başkanlıkları, Bölge Müdürlükleri ve Müsteşarlık bu uygulama ile denizciliğin önünü açmaya çalışıyor. Aynı dilden konuşmak ve sektöre anlayan kişi gözü ile bakmak çok önemli. Çünkü, aynı dili konuşmaya başladığımız takdirde daha kısa sürede sorunları çözebilir, hedefe ulaşabiliriz” diye konuştu.

YENİ SİSTEM, BÜROKRASİYİ AZALTTI

Köleteli, bu dönemde gemi adamlarına yönelik hizmetlerin de önem kazandığını, işlerin daha çabuk sonuçlandırıldığını dile getirdi. Köleteli, uygulanan sistem ile ilgili şunları anlattı:

“Denizcilik sektöründe en önemli unsurlardan birisi gemi adamlarına yönelik verilen hizmetler. Bölge Müdürlüğümüzde hizmetler, daha önce farklı bir sistemle gerçekleştiriliyordu. 2005 yılı içinde yeni bir sisteme geçtik. Şimdi sadece bir yerden evrak alıyoruz ve aynı noktadan evrağı teslim ediyoruz. Daha önce gemi adamı cüzdanları, yeterlilik belgeleri gibi işlemler ortalama 16 günde tamamlanırken şimdi 1 gün içerisinde tamamlanıyor. Bunun yanında zabitan sınıfının yeterliliğine yönelik olarak yenileme ve kayıp gibi işlemlerde belgeler Ankara’ya gönderilmeyecek, burada düzenlenecek. Artık yavaş yavaş bölgeden yani yerinden hizmet verme anlayışı yerleşiyor. Ayrıca, denizcilerimiz Bölge Müdürlüğümüz tarafından oluşturulan interaktif ortam sayesinde işlemlerini internet üzerinden takip edebiliyorlar. Sektör ile ilgili sorunlarımız ise yok denecek düzeye inmiştir”

ÖZELLEŞTİRME, REKABETİ ARTIRACAK

Ülke ekonomisine büyük getirisi olan İzmir Alsancak Limanı’nın 2007 yılına kadar özelleşmesini beklediklerini ifade eden Köleteli, “Limanın özelleşmesi; verimliliğin artması ve rekabetçi ortamın doğmasına neden olacak. Tarama işleminin gerçekleşmesiyle de tonajlar artacağı için daha çok işleyen liman olma özelliği oluşacak. İhracatımız, denizciliğimiz ve ülkemiz için faydalı bir özelleştirme olacağını tahmin ediyorum” diye konuştu.  

DenizHaber.Com-Özel

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
RECEP CANPOLAT 2006-05-08 18:08:24

Sayın CAN BOZKURT rumuzlu okuyucumuz, Göndrediğiniz yorumda eleştiri sınırları aşan ifadeler kullandığınız için yorumunuzu yayınlayamıyoruz.

Avatar
İ.HAKKI BAYSAL 2006-05-08 23:49:53

Yoruma katılmamak mümkün değil.Mütevazi bir anlatımla iafde edilmiş.Aynı lisanı konuşan insan sayısı arttıkça,başarı artacak.Lisanı daha iyi konuşan insan arayışı başlayacaktır.Teşkilatta,denizclik eğitimi almış insan istihdamı hala Dünya standartlarının altındadır.Her sektörde başarılı olmak zonundayız.Bu ülke hepimizin

Avatar
Can Bozkurt 2006-05-09 10:07:13

Sayın Recep CANBOLAT hemşehrim,,, bu sitenizde çok daha ağır elştirilere yer vermenize rağmen, "uzman kadrolar işbaşında" isimli habere yazmış olduğum gayet güzel eleştiriyi yayınlamamınızı esefle kınıyorum.

Yapılan yorumun nasıl ağır olduğu yönünde de ayrıca e-mail adresime b,ilgi verirseniz sevinirim.

Bu sitede yayımlanan bu haberle sanki birileri için bir yerlere mesaj verilmek istendiği anlaşılmaktadır.

Sayın Recep bey unutmayalım Müsteşarlıkta gemi şöförlüğü yapılmamaktadır. Devletin bu kurumunda her meslek dalından insana ihtiyaç vardır. Gerçek bir gazeteci olarak bunları sizin bildiğinizi zannadiyorum.

Ayrıca sektör dili nedir açıklarmısınız!

Avatar
Ali Cömert 2006-05-12 15:18:56

İzmir Liman Başkanı Sayın Kaptan Levent Köleteli ve Denizcilik Müsteşarlığımızın tüm uzman kadrolarını kutlar ve başarılarının devamını dilerim. Kendi konularındaki uzmanlıklarının omuzlarındaki sorumluluğu daha da arttırdığına inanıyorum. Başka mesleki disiplinlerden yetişen, fakat görevlerine uygun vasıfları ile liyakatle çalışan ve vazifelerini sürdüren diğer Müsteşarlık mensuplarını da kutluyor ve bu denizci kökenli kadrolarla birlikte çalışmaktan memnun olduklarına inanıyorum. Her mesleğin, her sektörün bir ifade tarzı, üslubu, jargonu olabilir, uzmanlıktan kaynaklanan bu ifade biçimlerini bu sektörün insanları daha iyi anlarlar. Bu nedenle Sayın İ. Hakkı Baysal’a yorumları için teşekkür ederim. Fakat Sayın Can Bozkurt isim veya rumuzuyla yazan okuyucunun yorumunu doğrusu çok yadırgadım. “unutmayalım Müsteşarlıkta gemi şöförlüğü yapılmamaktadır” ifadesinde kendince sanki aşağılamaya çalıştığı kaptanlık mesleğini, çeyrek asırdır içinde bulunduğum denizcilik mesleğinde ulaştığım son ve en yüksek rütbe, makam ve görev olarak, on yılı aşkın bir süredir fiilen yapmakta olan biri sıfatıyla, kaptanlık unvanını onur ve gururla taşımaktayım. Hakkıyla ve namusuyla yapılan her mesleğin de onurlu ve gurur duymaya değer olduğuna yürekten inanıyorum. Bu itibarla gemi kaptanlığını veya araba şoförlüğünü veya başka herhangi bir mesleği aşağılayan insanların gerçekten de bir meslek, bir zanaat sahibi olduklarına, işe yarar bir üretim yaptıklarına inanmakta güçlük çekiyorum.



“Devletin bu kurumunda her meslek dalından insana ihtiyaç vardır.” ifadesindeki düşünceyi de anlamak için çabalamak, en azından duygudaşlık (empati) kurmaya çalışmak da benim hayal gücümü oldukça zorluyor. Örneğin, bir bale dansçısının, bir veterinerin, bir tütün eksperinin, bir moda tasarımcısının, bir kuyumcunun, bir akrobatın, bir botanikçinin, bir ses sanatçısının veya akla gelebilecek diğer birçok saygıdeğer meslek erbabının devletin bu kurumunda hangi ihtiyacı karşılayabileceklerini doğrusu pek gözümde canlandıramıyorum. Her meslek dalına ihtiyaç duyulan (!) bu devlet kurumunda, yalnızca kaptanlara, burada her ne demekse “gemi şöförlüğü” yapılmadığı için yer olmamasının ise, ortalama bir insanın idrak sınırlarını zorladığı düşüncesindeyim. Denizciler genelde iyi yetişmiş, vasıflı ve mütevazı insanlardır. Başka işkollarında istihdamları da, bildiğim kadarıyla, oldukça sınırlıdır. Hatta kendi meslek ve bilgi alanlarında çalışan diğer meslek kökenli insanlara karşı da oldukça mülayim ve hoşgörülü davranırlar. Bu yüzden ülkemizin denizcilik İdaresinde çalışan başka meslek kökenli yönetici ve bürokratları dahi, eleştirmek bir yana hizmetleri için takdir ve teşekkür etmeyi bilmiş, hatta meslek derneklerinde fahri üyelikler vermişlerdir. Bu yüzden bu güne kadar ülkemizin Denizcilik İdaresinde diğer meslek kökenli çalışanların meslekleri bile tartışma konusu olmaz iken, denizcilerin ve özellikle kaptanların varlığı konusunda eleştiri içeren bir yorumu oldukça aşırı ve şaşırtıcı (hatta sürrealist ve fantastik) buldum. Hatta yorum gönderilen yazının ana unsurlarından biri olan, ülkemizde örneklerini yeni yeni ve az sayıda gördüğümüz (İngilizcede “Harbour Master” yani Limanın Kaptanlığı olarak da ifade bulan, Amerika’da “Captain of the Port” olarak ifade edilen) Liman Başkanlığına dahi bir kaptanın, bir denizcinin gelmesini hazmedemeyen zihniyetin çok marjinal olduğunu, taraftar bulmayacağını umuyorum. (Aksi takdirde, ülkemizde biz denizcilerin de ciddi ve acil bir itibar ve imaj sorunu olduğu ortaya çıkar.). Denizciyi dışlayan bir “kara adamı” zihniyetiyle, Atatürk’ün “Denizciliği milli ülkü olarak kabul ederek az zamanda başarma” hedefine biraz zor ulaşırız.



Saygılarımla

Kaptan Ali CÖMERT

banner209

banner148

banner145

banner179

banner176