İdam fermanı gibi çevre cezası

Armatör, 16 bin TL cezayı ödeyemeyince 1 yıl takside bağladılar, ancak ‘borç bitene kadar gemini seferden men ettik’ dediler....

banner227

İdam fermanı gibi çevre cezası

Armatör, 16 bin TL cezayı ödeyemeyince 1 yıl takside bağladılar, ancak ‘borç bitene kadar gemini seferden men ettik’ dediler....

28 Ağustos 2009 Cuma 13:19
1926 Okunma
İdam fermanı gibi çevre cezası

İdam fermanı gibi çevre cezası

Armatör, 16 bin TL cezayı ödeyemeyince 1 yıl takside bağladılar, ancak ‘borç bitene kadar gemini seferden men ettik’ dediler. 

Denizi, çevreyi kirleten tabi ki cezasız kalmamalı. Çevre Koruma Müdürlüğü de, denizi kirlettiğini tespit ettiği M/T Sarınaz adlı geminin armatörüne 16.075 TL ceza kesti. Geminin bağlı olduğu Önal Gemicilik, bu meblağı ödeyemeyeceğini beyan edince takside bağladı. “Tamam, seferden men kararını kaldırın çalışıp öderiz” diyen armatöre ise “Olmaz, siz 12 ayda borcun tamamını ödeyeceksiniz, sonra seferden men kararını kaldıracağız” denildi.

Global kriz nedeniyle özellikle denizcilik sektörü kötü bir süreçten geçiyor. Yıllardır gemilerin demir bölgesi olarak bilinen Kumkapı açıkları yetmeyince, Kartal kıyıları da bekleyen yüzlerce gemiye ev sahipliği yapar hale geldi.  Ancak, o gemilerin arasında M/T Sarınaz isimli bir kimyasal tanker var ki, onun bekleme nedeni işsizlik değil. Sarınaz’ı İstanbul Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Daire Başkanlığı’na bağlı Çevre Koruma Müdürlüğü alıkoymakta. Gemi sahiplerinin de haklı gerekçelerle olduğunu kabul ettiği bir çevre cezasının son taksidi bittiğinde özgür kalacak M/T Sarınaz…

“15 Ocak 2009’da evsel atık nedeniyle denizi kirlettiğimiz iddiasıyla ceza yazdılar” diye başladı sözlerine Önal Gemicilik Grubu’nun sahibi Fahrettin Önal ve devam etti: “Bizim iddiamız ise, yardımcı makine jeneratörünün devri daim suyundan kaynaklandığı şeklindeydi. Alınan tahliller neticesinde evsel atık olduğu anlaşıldı. Kabul, mürettebatımızın dikkatsizliği ve bilgisizliğinden kaynaklanan bir nedenle denizi kirlettik. Ancak, uygulamada büyük bir yanlışlık var. Bulaşık suyundan denizi kirlettin diyorlar. Borudan numune alıyorlar, suyun aktığı yerden alıyorlar. Bir de şuradan al diye daha uzak bir noktayı gösteriyorsunuz, oradan almıyorlar. Halbuki Kartal’dayız ve denize lağım aktığı için su zaten kirli. Sonunda tutanaklar tutuluyor ve denizi kirlettiğimize karar veriliyor. Yaptırım kararıyla da cezamızı tespit ediyorlar.”

Konu para olunca sözün burasında şirketin Mali Müşaviri Ayhan Tekinel devreye giriyor, o da sonrasını şu sözlerle sürdürüyor: “16 bin lira bir ceza tahakkuk ettirdiler. Ödeyecek durumumuz yok. Ödemek için ya bir bankadan teminat mekubu, ya da P&I Sigorta’dan teminat belgesi getirmemiz gerekiyormuş. P&I sigortamız yok. Bankadan teminat mektubu almanız da nakit ödemeniz anlamına gelir. Dolayısıyla 1 ay sonunda bize idari para cezasının tahsili için bir ödeme emri gönderdiler. Ödeyemeyeceğimizi söyleyince, ‘mal beyanında bulunun borcu taksitlendirelim’ dediler. Gemimizi ve arabamızı beyan edince borcu 12 ay takside bağladılar. Taksitlendirme yapınca, geminin seferden men kararını kaldırmalarını söyledik. ‘Olmaz, siz 12 ayda borcun tamamını ödeyeceksiniz, sonra seferden men kararını kaldıracağız’ dediler.”

Kamyona farklı, gemiye farklı muamele

Fahrettin Önal, sorunu çözmek adına belediyeye gittiğinde de ilginç bir ayrıntı yakalamış. Bunu da şu sözlerle aktarıyor: “Bir kamyon inşaat hafriyatını yol kenarına atmış, 90 bin TL ceza kesmişler. Onlara da taksitlendirme yaptılar. Onları da seferden men ettiniz mi diye sorduğumuzda ‘hayır’ diye yanıtladılar. ‘Kamyonlara koyamıyoruz. Çünkü, onlar Türkiye’de.’ Biz de Türkiye’deyiz. Gemi, gayrimenkuldür. Geminin sicili vardır, hiçbir yere kaçamaz. Takip eder, ABD’de, Çin’de ya da herhangi bir limanda bağlarsınız gemiyi. Gemi, hurdaya gitmez, sicilin kaydı olmadan satılamaz. Ama, kamyon kaçabilir.”

İdare Mahkemesi’ne dava açtılar

Çevre kirliliği suçlarının Kabahatler Kanunu’na göre işlem gördüğünü belirten Mali Müşavir Ayhan Tekinel, “Ancak, ödemeyince Amme Alacaklarının Tahsili Usulu kanuna göre tahsil etmeleri gerekiyor. Diğer gemiler genellikle P&I sigortaya müracaat ediyor, kulüp teminat mektubunu veriyor ve itiraz ediyorlar. Biz, yaptığımız hataya itiraz etmedik. Bir yazı yazdık. Gemi üzerine konulan haciz, teminat yerine geçer. Haciz koyun ama gemimizin seferden men kararını kaldırın! ‘Hayır kaldıramayız’ deyince, biz de son olarak dava açmak zorunda kaldık” diyor.

“7 aydır çalışmıyoruz”

Bir yandan küresel ekonomik kriz, diğer yandan da seferden men kararı iyice bunaltmış armatör Fahrettin Önal’ı… “Diyoruz ki, bir tane gemimiz var. O para kazanacak ki, borcumuzu ödeyebileceğiz. Ocak ayından bu yana tam 7 aydır çalışmıyoruz. Personelin tamamını çıkarmak zorunda kaldık. Önemli olan geminin çalışması ve senin de parayı tahsil etmendir. Gemiyi durduruyorsun personel mağdur, kiracılar mağdur, akaryakıtçılar mağdur, kumanyacı mağdur, üçüncü kişiler mağdur. Yani ekonomiyi kitliyorsun” sözleriyle anlatıyor çaresizliğini…

Armatör Fahrettin Önal, bütün bu şikayetlerin yanı sıra, kurumun başındaki Çevre Koruma Kontrol Daire Başkanı İbrahim Demir’in çabalarına da özel bir yer ayırıyor. “En az bizim kadar uğraşıyor” diyen Önal, “Bir iç yazışma ile Çevre ve Orman Bakanlığı’na konu ile ilgili uygulamanın yeniden değerlendirilmesi hususunu belirtmiş. Şu ana kadar sözlerinin arkasında durdu, çözeceğine inanıyoruz” sözleriyle tamamlıyor beklentisini.

Anahtar Kelimeler:
M/T Sarınaz
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Vehbi Kara 2009-08-28 19:58:17

Yaklaşık 10 yıldır gemi kaptanlığı yapıyorum İstanbul'a gelince içim cız ediyor.Zira çevre botları çokacımasızca ceza kesiyor. ben tersane de dahil olmak üzere hiç ceza ödemedim fakat yapılan işlemleri tasvip etmiyorum. Şu an Çin'deyim ve gemi sahibi armatörüm gemisini burada tersaneye soktu. niçin işte böyle salakça uygulamalar yüzünden. burada iş güç olsun insanlar para kazansın diye çok esnek davranıyorlar.

Aynı salaklığı ABD'de yapıyor. her gemiden yok lumbuzunu açık bıraktın, yok şurası eksik diye 1000 dolar ceza kesiyorlar. farkında değil salaklar bu şekilde zaten orada ölmekte olan denizcilik sektörünü blmeden kendileri baltalıyor.

Elbette denizi kirleten cezalandırılmalı ama denizi kirleten diyorum. mutfak suyuna balast suyuna ceza kesilmez. bunun acısını navlun fiyatlarını arttırarak çıkarıyorlar.

Müsteşarlık laf üretmeyi değil bu haksız uygulamayı sona erdirecek çareleri üretsin, vesselam.

Avatar
ue 2009-08-29 01:37:52

gunumuz krız ortamındakı duruma saygımız var ama bu navlonlar yuksekken kımse konusmaz......yok arkadaslar bır armatorr 16 bın tl yı odeyemıyorsa bu ısı yapmasın gunumuz navlanları mınımum 50 ıle 100 bın dolar arasında gezınırken bu komık fıyatı odeyemıyorsa allah bu fırma calısanlarını korusun...16 bın tl odeyemıyen personel maası ve gemı kumanyasınıda odeyemez allah denızcı arkadaslara yardım etsın saygılar

Avatar
Denizler 2009-08-29 11:57:35

Çevreye acımayana, ona zarar verene bu cezalar az bile. Cezayı ödeyince çevre eski durumuna geri dönecek mi ? Öncelikle denizcilerin denize zarar vermeye hakkı yoktur. Bunu yapanlara denizde çalışma hakkı tanınmamalı.

Avatar
Ali Deniz 2009-08-29 13:17:10

Kanunlar güzel ama Uygulayıcılar sorun yaratıyor.

Cezayı yazan Büyük Şehir Belediyesi zabıtaları

çarşi,Pazar denetiminde uzman kimseler..



Zabıta denizi/gemiyi tanımıyor, makina soğutma suyunu

bulaşık suyu sanıyor, tabiki denize kanalizasyondan lağım aktığından alınan numuneden mikroskopla yapılan incelemede doğal olarak evsel artık izleri çıkıyor.



Oysaki Plajdan alınanla gemiden alınan numuneler aynı sonucu veriyor Tüm marmarada evsel atık izleri var.



Maalesef bu hatalar daha çok can yakar. Bu denetimi

ya denizi tanıyan İDO mensupları yapmalı , Yada Sahil Güvenlik

Gemiyi tanımayan Çarşı Zabıtasıyla bu iş olmaz..

Avatar
Vehbi Kara 2009-08-29 13:37:37

Mutfak suyu yüzünden ağır cezalar verirsen işte şimdi olduğu gibi denizciliğimiz batar.

Eğer bir armatör 16000 tl veremiyorsa durumunun vahim olduğu ortadadır. Sanki diğer armatörler çok mu iyi.

Uyanalım beyler.

Denizcilik elden gidiyor. Devletimiz de akıllı olmalı. Kim çevrenin kirlenmesini ister. Ama zaten zor durumda olan gemi sahibini öldürmeye çalışırsan bu işten hepimiz zararlı çıkarız.

Unutmayalım, denizci olarak hepimiz aynı gemi içindeyiz. Sektörümüz batarsa hepimiz batarız. Bu işten binlerce kişi ekmek yiyor. Şimdi destek vermeyeceksek ne zaman vereceğiz.

Devlete sırtını dayamış geçinenler için kolay... Salla başını al maaşını. Ahkam da kesersin. Gebersin gitsin diye. Ulan armatör ölürse binlerce insan nereden ekmek yiyecek...

Yatırım yapmış gemisini yenilemeye çalışmış nice gemi sahibi ağlarken böyle yorum yapıp ölsün- gebersin demek ayıptır.

Hizaya gelin bakalım...

Avatar
Ahmet Kağıtçıbaşı 2009-08-29 21:17:41

Denizcilikteki krizden armatörlerin haricinde kimsenin haberdar olmadığı anlaşılıyor.2bin dolar için bekleyen gemiler var,2bin dwt.un altındaki kosterler can çekişmektedir,onların çektiği sıkıntıyı dışardan anlamak pek mümkün değil.2007 yılında 3milyon dolara alınan gemi, 1milyon doların altında şuanda alıcı bulamamakta, günlük masraflarını çıkartamamakta bunun yanında banka,tersaneci ve ikmalcilerle boğuşmakta.Ucu görünmeyen tünelde ayakta kalma mücadelesi vererek ağır ağır ilerlemekte.50bin 100bin dolarlık navlUna gidecek gücü bırakmadılar.Her armatör filmlerde gördüğünüz şartlarda değil günümüzde.Sorunlara çözüm bulunması amacıyla yapılan bu habere sektör gözünden bakılırsa denizci arkadaşlara da bir yardımı olacaktır.

banner209

banner191

banner148

banner145

banner179

banner176