IALA VTS Komitesinde Temsil Edecek

Kaptan Cahit İstikbal; 14-18 Eylül tarihlerinde Paris'te yapılacak IALA VTS Komitesi toplantılarında Uluslararası Kılavuz Kaptanlar Birliği'ni temsilen katılacak.

banner217

IALA VTS Komitesinde Temsil Edecek

Kaptan Cahit İstikbal; 14-18 Eylül tarihlerinde Paris'te yapılacak IALA VTS Komitesi toplantılarında Uluslararası Kılavuz Kaptanlar Birliği'ni temsilen katılacak.

27 Temmuz 2009 Pazartesi 19:17
1822 Okunma
IALA VTS Komitesinde Temsil Edecek

IALA VTS Komitesinde Temsil Edecek

14-18 Eylül 2009 Tarihlerinde Paris'te yapılacak olan IALA VTS Komitesi Toplantılarında Uluslararası Kılavuz Kaptanlar Birliği'ni (IMPA) bir Türk temsil edecek.

2002 Yılından bu yana kurumun Başkan Yardımcılığı görevini yürütmekte olan TDİ İstanbul Limanı kılavuz kaptanlarından Kaptan Cahit İstikbal; Saint Germain en Laye'deki IALA Genel Merkezinde yapılacak olan toplantılarda Uluslararası Kılavuz Kaptanlar Birliği'ni temsilen hazır bulunacak.

Denizhaber'e ulaşan bilgilere göre IMPA Üyesi ülkeler tarafından Başkan yardımcılığı görevine 2 kez üstüste seçilen Kaptan Cahit İstikbal; IMPA'nın gelecek yıl Avustralya'nın Brisbane kentinde yapılacak olan Genel Kurulunda da başkanlık için en güçlü aday konumunda.

 

Anahtar Kelimeler:
ParisIALA VTS
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Ramiz Erdem 2009-07-27 21:51:59

Türk Kılavuz Kaptanlarını en iyi şekilde temsil eden ve kılavuzların haklı gururu olan Cahit Kaptana IMPA başkanlığı'nın yakışacağını ve yerini dolduracağını düşünüyorum. Bu yolda kendisine başarılar dilerim..

Avatar
Tahir Hikmet 2009-07-28 01:28:39

Ramiz Erdem'e katılıyorum.. Hislerime tercüman olmuş..Tüm Türkiye kendisini böyle başarıyla temsil edenleri alkışlayıp desteklemelidir...

Avatar
Engin KISABACAK 2009-07-28 09:49:27

Mesleğe yeni atılmış genç deniz olarak uzun zamandır düzenli olarak yazıları, ' İşim , Hayatım ' programında üslenmiş olduğu misyonu ve diğer tüm işlerinin altından başarı ile kalkan sayın kaptan Cahit İSTİKBAL'in bu işi de en iyi şekilde yapacağından hiç şüphem yoktur. Bu olay Türk denizciliğini ve denizcisini ilerilere taşıyacaktır. Teşekkürler Cahit İSTİKBAL

Avatar
hüsamettin canbilen 2009-07-28 11:48:12

Meyve veren ağaç herzaman taşlanır.Sayın Cahit İstikbal elde ettiği başarıların ve geldiği konumaların hepsini çalışmak ve üretmek üzerine kazanmıştır.Çalışan ve üreten kişiyide kurumlar haliyle desteklemiştir.

Tembel ve üretken olmıyan kişinin IMPA başkan yardımcılığı gibi bir göreve 2 kez seçilmesi diyelim ki Türkiye gibi bir ülkede abi kardeş ilişkisi veya '' çok iyi adam yaw'' mantığı ile seçilmiş olsun ama 7 düvelin bulunduğu bir ortamda kendinizi kabul ettirmeniz ancak ürettiğiniz iş ve kabiliyetiniz ile olur.



Seni tebrik ediyor ve başarılarını diliyorum sayın meslekdaşım



Hüsamettin Canbilen

Kılavuz Kaptan

Avatar
Gönül Yıldız 2009-07-29 18:31:57

ağaç meyve veriyor, birileri de onu taşlıyor. yaygın anlayışa göre burada "meyve veren ağaç" üretken kişiyi sembolize ediyor, taşlanması da onun bu başarısını kıskanan, çekemeyen, onu türlü vesilelerle yeren kimselerin varlığını bize bildiriyor ve taşlanma gerekçesini ağacın meyve vermesine bağlıyor. atasözlerinin metaforik yapıda olduklarını elbette biliyoruz fakat aynı zamanda da ayaklarını somut bir zemine basmak durumundadırlar. atasözünün doğası budur. peki hangi embesil, "ulan ağaca bak ne erik yapmış bu sene ya, " deyip yerden aldığı taşı ağaca sallıyor? veya karalamaya çalışıyor, "dallar yüklü ama şeftaliler de hep kurtlu, üstelik kıllı." var mı böyle bir gerçeklik? ha, maksat ağaca zarar vermekse kesersin kökünden olur biter; taşlayınca ne oldu, ne olabilir?



burada ister istemez alternatif bir anlayış da devreye giriyor. nedir? ağaç meyve veriyor, meyvesini düşürmek veya meyvesinden faydalanmak isteyenler de ağacı taşlıyor. bu, ilk görüşte daha akla yatkın geliyor olsa da sırıkla, sopayla dut ağacı kurutmuş olanlar buna da şüpheyle yaklaşır.

Avatar
Ali Bozoğlu 2009-07-31 00:47:03

Sevgili Kaptanım seninle dost olmaktan duyduğum mutluğu tarif edemem Türk Kılavuz Kaptanlarını dünya'ya tanıtmaktaki mücadelende her zaman başarılı oldun önüne içten ve dıştan mani olmak isteyenler olmasına rağmen hedefin doğrultusunda yalnızda olsan tek başına mücadele ittin başarılarının devamını dilerim

Avatar
Cahit İstikbal 2009-07-31 09:27:54

Değerli Büyüğüm, Ali Bozoğlu;

Evet, belirlemeleriniz doğrudur.

Köy Eğitim Enstitüsü mezunu olan Babam, yaşamı boyunca pek çok aydın insan yetiştirdi. Ya da yetişmesinin alt yapısını hazırladı.

Bize bıraktığı en büyük miras, "İnsan olma onuru" dur.

Bugünkü "konjonktür" (diyelim), bu kelimeleri ne kadar anlamsız bıtakıyor oysa değil mi?

Namus, şeref, onur... diyorsunuz, bir de bakıyorsunuz, namussuz, onursuz, şerefsiz en baş köşeye kurulmuş, oradan size sırıtıyor.

Yalancının, iftiracının yalanından utanması beklenmez; çünkü o zaten insan olma onurundan uzaktır ki yalan söyleyebiliyor, iftira atabiliyor. Peki yalancının yüzüne tükürmeyi, iftiracıyla merhabayı kesmeyi unutan toplumdan umudu kesecek miyiz?

Biz geleceğe insanlık onurunu nasıl miras bırakacağız?

Babamdan bir anı nakledeyim:

Memleketimiz Rize'nin şimdi ilçe olan Güneysu nahiyesinde evliya olduğu yakıştırması yapılan değerli bir hoca vardı. Yusuf hoca.

1950'li yıllarda merkez Camiinde imam imiş.

Pek çok konuda "geleceği bildiği, sıradan insanların bilemeyeceği konularda önceden görüş bildirdiği" rivayeti hala yaygındır.

Bir gün, cami avlusunda otururlarken, kendisine şöyle dediğini anlatırdı Babam:

"Muallim bey, sen şu çevredeki insanların hepsini iki ayaklı görüyorsun değil mi? Oysa onların hepsi iki ayaklı değiller..."

Babam kimi insanların Hocanın gözüne gerçekten böyle gözüktüğüne inanırdı bazen.

Tevfik Fikret; "hak bildiğin yolda yalnız yürüyeceksin" der.

İnsanlar, Yusuf Hoca kimilerini anlık başka kisve altında görmüş olsa da, bu evrendeki seçilmiş varlıklardır ve insanlık sürekli ilerleyecektir. Bu ilerleyiş te sizin gibi "insanlık onuru"na sahip değerli insanlar sayesinde olmaktadır.

Her "onurlu" davranış, insanlığın onurlu geleceğini bina eden harçtır. Çocuklarımıza bırakacağımız en güzel mirastır.

Sevgi ve saygılarımla.

banner209

banner191

banner148

banner145

banner179

banner176