Gemi Personelinde Kara Liste Riski

Denizcilik Müsteşarı Hasan Naiboğlu , denetlemelerin yapılmaması durumunda Türkiye'nin gemi adamı yetiştirmede kara listeye gireceğini belirtiyor.

banner227

Gemi Personelinde Kara Liste Riski

Denizcilik Müsteşarı Hasan Naiboğlu , denetlemelerin yapılmaması durumunda Türkiye'nin gemi adamı yetiştirmede kara listeye gireceğini belirtiyor.

28 Ağustos 2007 Salı 01:04
6443 Okunma
Gemi Personelinde Kara Liste Riski

Gemi adamı yetiştirmede kara listeye girme tehlikesi var

Gemi adamlarının çalışabilmesi için ehliyetlerinin Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO) tarafından kabul edilmesi gerekiyor.
 
Denizcilik Müsteşarlığı , Yükseköğretim Kurulu'na (YÖK) bağlı üniversiteler ve diğer eğitim kurumlarının denetleme yetkisine sahipti.

Müsteşarlığın bu yetkisi, gemi adamı yetiştirme standartlarının belirlendiği ve Türkiye'nin de imzaladığı Standard of Training Certification and Watchkeeping (STCW ) sözleşmesine dayanıyor.

Ancak YÖK ve bir grup CHP'li milletvekilinin başvurusu üzerine Anayasa Mahkemesi bu yetkiyi iptal etti.

Müsteşar Hasan Naiboğlu , denetlemelerin yapılmaması durumunda Türkiye'nin gemi adamı yetiştirmede kara listeye gireceğini belirtiyor.

Denetleme yapılmaması durumunda öğrencilerin aldıkları belgelerle gemilerde çalışamayacağını vurgulayan Naiboğlu , "STCW sözleşmesinin amir hükümlerini uygulamadığı için AB yolundaki çağdaş Türkiye'nin kara listeye girmesi gündeme gelecek." diyor.

Bu durumda yabancı bayraklı gemilerde çalışan 4 bin civarında zabitanın da işsiz kalabileceğini söyleyen Naiboğlu , şu bilgileri veriyor:

"Türk bayraklı gemiler uluslararası sefer yapıyor. Limanlarda yapılan kontrollerde personelin ehliyeti ile ilgili eksiklik olduğu zaman kurallara uymayan ülke durumuna düşülecek."

Anayasa Mahkemesi kararın gerekçesini henüz yayınlamadı. Müsteşarlığın yetkisinin iptal edilmesinin olumsuz yansımaları hemen görülmeye başlandı. Türkiye'den gemi adamı almak için gelen Avrupa Birliği ülkeleri denetlemelerdeki eksiklik sebebiyle'Sistem kurulmuş ama denetleme süreci işletilememiştir.` diye olumsuz rapor yazıldı. Avustralya heyeti de denetlemeleri sorduğunda kanuni boşluk yaşandığını rapor etti ve talebini geri çekti.

Zaman

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Tuluğ Gözen 2007-08-28 20:04:51

personel yönetimi;



- iş odaklıdır

- operasyonel faaliyet içindedir

- statik bir yapıya sahiptir

- insana maliyet gözüyle bakılır

- kalıplar ve normlar etkilidir

- klasik yönetim anlayışı benimsenmiştir

- işte çalışan insan anlayışı vardır

- iç planlama vardır

- yüksek standardizasyon vardır

- dolaylı iletişim tercih edilir

- sınırlı eğitim ve geliştirme tercih edilir

- standartlara dayalı ücret dağılımı kullanılır

- zayıf çatışma yöntemi tercih edilir

- oldukça fazla bürokrası vardır.



insan kaynakları yönetiminde ise;



- insan odaklı bir yönetim anlayışı benimsenmiştir

- personele danışmanlık hizmeti verilir

- dinamik bir yapıya sahiptir

- insana önemli bir yatırım gözüyle bakılır

- misyon ve değerlere sahiptir

- modern yönetim anlayışı benimsenmiştir

- stratejik planlama uygulanır

- düşük standardizasyon ile çalışılır

- doğrudan iletişim kurulur

- sürekli eğitim ve geliştirme çabasındadır

- performansa dayalı ücretlendirme sistemi kabul edilir

- güçlü çatışma yöntemi benimsenir

- daha az bürokrası vardır.

Avatar
Orhan Selim 2007-08-28 20:28:36





ne “moda kulübü”nün saygın üyelerindenim

-orası bizim için deniz suyundan daha tuzlu-

ne de eski bir denizci soyundan geliyorum.

buna bakmaksızın,

oğlumun denizci olmasını isterdim.

deniz sonsuz bir kavga alanıdır.

deniz kavgacıdır.

oğlumun kavgacı olmasını isterdim.

en iyi, en temiz, denizde düşünülür.

isterdim ki oğlum,

kavga’dan ayrılmadan,

kavganın içinde düşünen bir adam olsun.

denizin gözü pek’tir.

denizcinin de gözü pek,

denizle yüz be yüz dövüşülür.

isterdim ki oğlum,

yüz be yüz dövüşmekten tat alsın.

diyeceksiniz ki:

“işte bunda haltettin!

arkadan bıçak atmasını bilmeyenler,

bu kara toprak üstünde, kendileri

sırtlarından bıçak yiyerek devrilirler”

iyi ya, işte ben de onun için,

oğlumun karada kancıkça dövüşen bir bücür değil,

denizde yüz be yüz dövüşen bir dev olmasını isterdim.



(orhan selim)

banner209

banner191

banner148

banner145

banner179

banner176