Enerji Bakanlığına Marmara Kıyıları Çağrısı

  Sualtı Araştırmaları Derneği (SAD) tarafından geçtiğimiz aylarda başlatılan ‘Türkiye Kıyıları’nda Önemli Doğa Alanları’nın Savunulması ve Korunması Projesi’nde (ÖDA SAVUN) ilk sonuçlar gelmeye başladı.

banner217

Enerji Bakanlığına Marmara Kıyıları Çağrısı

  Sualtı Araştırmaları Derneği (SAD) tarafından geçtiğimiz aylarda başlatılan ‘Türkiye Kıyıları’nda Önemli Doğa Alanları’nın Savunulması ve Korunması Projesi’nde (ÖDA SAVUN) ilk sonuçlar gelmeye başladı.

04 Aralık 2015 Cuma 16:22
291 Okunma
Enerji Bakanlığına Marmara Kıyıları Çağrısı

-ENERJİ BAKANLIĞI’NA ‘MARMARA KIYILARI’ ÇAĞRISI

  Sualtı Araştırmaları Derneği (SAD) tarafından geçtiğimiz aylarda başlatılan ‘Türkiye Kıyıları’nda Önemli Doğa Alanları’nın Savunulması ve Korunması Projesi’nde (ÖDA SAVUN) ilk sonuçlar gelmeye başladı.

Uzmanlara göre, Enerji Bakanlığı Çanakkale’deki termik santral yatırımları konusunda doğru yönlendirilmezse, Marmara kıyılarının çok değerli bakir, bozulmamış kıyıları yok olma tehlikesiyle karşı karşıya.   Projenin yürütücüsü Nesimi Ozan Veryeri, ÖDA SAVUN’un temelinde hassas ve doğal alanların korunması olduğunu belirterek, yasa dışı ve doğal alanları tehdit eden  yapılaşma süreçlerini de değerlendirmeye aldıklarını söyledi.  

“Karabiga geri dönülmez bir yola girmemeli”  

Çanakkale’nin 90 km. kadar kuzeyinde yer alan Karabiga ilçesi kıyılarında yapılması planlanan termik santral yatırımlarının karada ve denizde ekolojik yıkıma neden olacağını anlatan Veryeri, “SAD olarak Karabiga kıyılarında yapımı planlanan termik santrallerin yer seçiminin pek çok açıdan hatalı olduğunu vurgulamak istiyoruz. Enerji ve enerjiye dayalı konuların yüksek kamu çıkarını temsil ettiğini biliyoruz. Ancak ülkemizde el değmemiş ve son derece hassas doğal alanların da aynı şekilde yüksek kamu çıkarı taşıdığı inancındayız” dedi.  

Karabiga’nın geri dönülmez bir yola girmemesi gerektiği uyarısında bulunan Veryeri, şöyle devam etti:   “Marmara’da son bakir ve bozulmamış kıyıların alternatifi yok. Ancak enerji tesisleri yeri için sualtı enerji nakil hatlarına yakın ve hassasiyeti daha düşük bölgeler var. Yapım,işletim maliyeti artar diyerek son derece değerli doğal alanların heba edilmesi  resmi kurumların  saygınlık ve sorumluluklarına da ters düşer. “Kamu çıkarı” ve “zaruriyet” terimleri, yer seçimi prensibi olamaz. Marmara kıyıları zaten büyük oranda insan baskısı altında. Marmara’da, Enerji Bakanlığı’ndan üst seviyede dikkat ve analitik yaklaşım bekliyoruz. Niteliksiz , taraflı ÇED süreçleri, sübjektif bilirkişi raporlarının kurumları yanlış yönlendirdiğine defalarca şahit olduk. Aksaz – Karabiga arasındaki bakir kıyılar biyolojik açıdan bir yaşam cennetidir.

  “Baskı değil , koordinasyon sağlanmalı”  

Veryeri ayrıca, kurumlar arası baskıcı tavır değil koordinasyonun önemine vurgu yaparak “Yeni Enerji Bakanı Sayın Berat Albayrak başta olmak üzere tüm ilgili birimlerden doğayı, çevreyi, insanı  korumakla sorumlu  diğer kurumlarla nitelikli ve gerçekçi bir koordinasyon kurarak yer seçimleri konusunda  özenli kararlara imza atmalarını bekliyoruz. Karabiga’da yapımı devam eden enerji santrali dağları yerinden oynattı, dinamik sualtı ekosistemi milyonlarca metre küp dolguyla yok oldu. Bu alanda bir tek tesisin etkileri büyük yanlışın resmi oldu. Kıyıda yapımı planlanan yeni santraller henüz onay almadı. Bu noktada ilgili bakanlıkların üreteceği alternatif plan ve uygulama kararları kurumlara olan güveni arttıracak ve ancak bu şekilde yüksek kamu çıkarlarını temin edecektir” ifadesini kullandı.

Anahtar Kelimeler:
MarmaraSualtı
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner209

banner191

banner148

banner145

banner179

banner176