'Denizciliğimizin Lideri Binali Yıldırım'dır'

Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, DTO Meclis Toplantısı'na katılarak bir konuşma yaptı. Yılmaz, Türkiye'nin durumu ve geleceği için olumlu mesajlar verdi.

banner217

'Denizciliğimizin Lideri Binali Yıldırım'dır'

Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, DTO Meclis Toplantısı'na katılarak bir konuşma yaptı. Yılmaz, Türkiye'nin durumu ve geleceği için olumlu mesajlar verdi.

30 Eylül 2011 Cuma 21:19
2018 Okunma
'Denizciliğimizin Lideri Binali Yıldırım'dır'

Donanma Tuzla tersanelerine emanet

Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, güçlü Türkiye için güçlü ordu, güçlü ordu için güçlü ekonominin gerekli olduğunu belirterek, ''Ekonominiz zayıfsa, bunların hiç birisinin güçlü olması mümkün değil'' dedi..

Bakan Yılmaz, Deniz Ticaret Odası'nın (DTO) meclis toplantısında yaptığı konuşmada, denizcilikte iki önemli sözün olduğunu anımsatarak, ''Birincisi 'Denizciliği Türk'ün milli ülküsü olarak düşünmeli ve onu az zamanda başarmalıyız', diğeri ise 'Denizlere hakim olan, cihana hakim olur'. Cihana hakim olacaksın, Türk'ün bayrağını her yerde dalgalandıracaksın, taşıyacaksın. Neyle olacak bu? Tabii öncelikle güçlü bir filonuz olacak. Güçlü bir filo gerekli. Şimdi o filoya ulaştık mı? Yabancı bayraklı olabilir, ama biz isteriz ki her yerde Türk bayrağı taşınsın'' diye konuştu.

Bunun Türkiye'de bir potansiyelin bulunduğunun göstergesi olduğunu dile getiren Yılmaz, ''Bu konudaki ikinci hususun gemilerinizi kendi ülkenizde inşa edebileceksiniz. Bu potansiyel de var mı? Var. Hem filo, hem de gemi inşa bakımından Türkiye çok iyi bir yere geldi'' dedi.

-''GÜÇLÜ TÜRKİYE İÇİN GÜÇLÜ ORDU''-

Bu menfaatlerin korunması için de güçlü bir donanmaya sahip olunması gerektiğini vurgulayan Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü: ''Güçlü bir donanmanız olursa, deniz menfaatlerini korursunuz. Şimdi çok daha iyi ortaya çıkıyor, Kıbrıs'ın kenarındaki, çevresindeki, Ege'deki, Akdeniz'deki Türk menfaatlerini korumak. İşte bunun için de güçlü bir donanmaya sahip olmanız lazım. Güçlü bir ordunuzun olması lazım ki sözünüz dinlensin, itibarınız olsun. Bunun için güçlü Türkiye için güçlü ordu gerekli, güçlü ordu için güçlü ekonomi gerekli. Ekonominiz zayıfsa, bunların hiç birisinin güçlü olması mümkün değil. 10 yıldır Türkiye'her alanda büyüyor, yükseliyor. Zaten büyümeye geçince, her alanda büyüyorsunuz.''

Türk Silahlı Kuvvetleri donanmasına 27 Eylül'de ''TCG Heybeliada'' adlı milli gemiyi teslim ettiklerini, ''TCG Büyükada''yı da denize indirdiklerini hatırlatan Yılmaz, özel sektör tersanelerinde bu gemilerden 6 tane daha yapılacağını söyledi.

Milli Gemi (MİLGEM) Projesi'nin, ilk kez Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'nın ihtiyacı bir savaş gemisinin milli olarak tasarlanmasının yanı sıra 50'den fazla özel sektör firmasının katılımıyla yüzde 65'in üzerinde yerli katkı oranına ulaşıldığını ve dünya çapında performansa sahip bir harp gemisinin ortaya çıktığını anlatan Yılmaz, ''Malzeme Yerleştirme sergilerimiz var. Önceki yıllarda gemide kullanılan 25 bin parça sergiye sunulurken, sektörümüze diyoruz ki; 'biz bunları dışarıdan alıyoruz. Eğer üretebiliyorsanız gelin, üretin sizden alalım.' Üç yıl önce 25 bin olan sergi var diye düşünüyorum, bu rakam 5 bine düştü. Bu, Türkiye'nin savunma sanayiinde dışa bağımlılıktan kurtarıldığını gösteriyor. 50'den fazla yedek parçaçı yerli firmadan hizmet almışız ve yerlilik oranı yüzde 65'e çıkmış'' şeklinde konuştu.

-''DONANMAMIZI YERLİ ÜRÜNLERLE GÜÇLENDİRECEĞİZ''-


''Son dönemde Tuzla'daki özel sektör tersaneleriyle imzaladığımız sözleşmelerin bedeli 2.5 milyar avro'' diyen Yılmaz, ''TCG Heybeliada'' gemisini indirdikten sonra savunma sanayine iş yapan tersaneleri ziyaret ettiklerini, bu tersanelerin ulaştıkları kapasiteyi gururla izlediklerini ve Türkiye'nin çok şey yapabileceğini gördüklerini anlattı.

Bu tersanelerinden bir çoğunun bir çok ülkeye ihracat yaptığını belirten Yılmaz, ''Biz bundan sonra hem yerli ürünlerle, kendi donanmamızı güçlendireceğiz, hem de yurt dışına ihracat için her ne gerekiyorsa o desteği de vereceğiz. Bu bedelin 1.5 milyar avroyu aşan kısmının da yerli katkı olacağı hesaplanmaktadır. Ordusunu yabancı savunma sanayi ürünleriyle donatan ülkeler, savaş zamanında yabancının insafına terk edilmiş demektir'' diye konuştu.

Yılmaz, bugün askeri gemi projelerinde ulaşılan teknolojik seviye ve özel sektör tersanelerinin de askeri gemi inşa projelerine girmesinin sağlanmasıyla, tüm su üstü askeri gemi ihtiyaçlarının Türkiye'de milli olarak tasarlanıp, üretilmesine başlandığını kaydetti.

Gemi inşa alanındaki yerli katkı oranlarının yüzde 60'ı geçmeye başladığını, bu sayede Türk Silahlı Kuvvetleri'nin ihtiyaçlarının tamamı ele alındığında, savunma sanayi sektöründe yerlilik oranının ilk hedefi olan yüzde 50'nin aşıldığını anlatan Yılmaz, ''Malzeme Yerleştirme Sergisi'nde 5 bin parça sergiliyoruz ya, o sergide bir tane ürün dahi sergilenemeyecek duruma geldiğimizde başardık demektir'' dedi.

-''SAVUNMA SANAYİ İTHALATINDA 14'ÜNCÜ SIRADAYIZ''-

Türkiye'nin 2004-2010 yılları arasında dünyada en çok askeri tesisat ithal eden ülkeler arasında, 6'ncı sıradan 14'üncü sıraya gerilediğini belirten Yılmaz, Türkiye'nin daha önceki yıllarda savunma sanayi ürünlerini en fazla ithal eden ülke konumunda olduğunu ifade etti.

Savunma sanayi ürünleri ihracatında 27'nci sırada olan Türkiye'nin 21'inci sıraya yükseldiğini dile getiren Yılmaz, ''Hükümetimizin yürüttüğü kararlı politikalar sayesinde, güçlenen savunma sanayimizde yerlilik oranı daha yüksek seviyelere ulaşacaktır'' dedi.

Kara araçlarının tümünü yerli imkanlarla üretebilen savunma sanayinin, son yıllarda su üstü deniz araçlarını üretebilir duruma geldiğini, ''Önümüzdeki dönemde hedefimiz, milli savaş uçağımız dahil olmak üzere Türk Silahlı Kuvvetleri'nin ihtiyacı olan hava aracı ve uzay platformlarının da ülkemizde üretilmesi olacak. 2030'lu yıllarda kendi uçağımızı elde edebilecek durumda olacağız'' şeklinde konuştu.

Türkiye'nin yıllarca Avrupa'ya işçi gönderdiğini, şimdi artık bu göçün durduğunu, tam tersi geri döndüğünü belirten Yılmaz, Türkiye'nin artık tersine aktığını, yabancıların Türkiye'de çalışmayı talep ettiğini söyledi.

Denizciliğin sorunlarının da Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım'ın liderliğinde çözüleceğini dile getiren Yılmaz, ''Türkiye iyi olduğuna göre, denizcilik de bu sürede iyi olacaktır'' dedi.

-DTO YÖNETİM KURULU BAŞKANI KALKAVAN-


Deniz Ticaret Odası (DTO) Yönetim Kurulu Başkanı Metin Kalkavan da, Deniz Turizm yönetmeliğinin Bakan Yılmaz'ın Kültür ve Turizm Bakanlığı Müsteşarlığı döneminde çıktığını, Yıldırım'ın bürokratlığının ardından zor bir göreve geldiğini söyledi.


En geniş sektör olmasına rağmen denizciliğin talihsiz bir yapısı olduğunu anlatan Kalkavan, siyasilerin bu kadar gelişmiş bir sektörü kolay kolay akıllarına getirmediklerini ifade etti.

Kabinede iki denizci bakanın bulunmasının Türkiye Cumhuriyeti tarihinde bir ilk olduğunu belirten Kalkavan, kabine dışında ise bir bakan yardımcısı ve bazı milletvekillerinin de denizci kökenli olduklarını dile getirdi.

Meclis toplantısına Milli Savunma Bakanlığı Bakan Yardımcısı Kemal Yardımcı, Denizcilik Müsteşarı Hasan Naiboğlu, Türk Armatörler Birliği Başkanı Şadan Kalkavan da katıldı.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Müh.Kaptan Refik Akdoğan 2011-10-05 10:55:07

Tabii ki denizciliğimizin şimdiki lideri Sayın Binali Yıldırım Beyfendidir. Ama sizin kökeniniz Sayın İsmet Yılmaz denizciliktir. Bir Yüksek Denizciliik Okulu mezunu olarak YDO

RUHUNU unutmak, ondan ayrılmak mümkün değildir. T.C Bahriyesi şimdi nekadar şanslı. Onu kıskanmamak mümkün değil. Bu nedenle liderimiz Sayın Yıldırımsa manevi destekçimiz, Beybabamız sizsiniz Sayın Yılmaz. Lütfen bunu hiç unutmayınız.Allah'ın selameti üstünüzde olsun. www.refikakdogan.com

Avatar
kpt.şevket özdemir 2011-10-01 21:57:13

.............



yazıda sayın kalkavanın sarfettiği bir cümle varki



"En geniş sektör olmasına rağmen denizciliğin talihsiz bir yapısı olduğunu anlatan Kalkavan, siyasilerin bu kadar gelişmiş bir sektörü kolay kolay akıllarına getirmediklerini ifade etti."



şeklindeki cümle ise gerçeği en çarpıcı şekliyle açıklamaktadır.



kazasız belasız günler dileklerimle



allah selamet versiz.









banner209

banner191

banner148

banner145

banner179

banner176